Letonya başkanlık konutundaki dünyanın ilk "First Tavşan"ı stresten öldü.
Letonya'da geçen yıl Cumhurbaşkanlığına seçilen Walter Zatlers, başkanlık konutuna taşınırken küçük oğlunun aldığı ve dört yıldır Riga'daki evlerinde besledikleri "Lisis" isimli tavşanı da beraberinde getirdi. Konutun bahçesine bırakılan Lilis, dilediği gibi dolaşıyordu. Ancak eve alışan Lisis yeni yerini yadırgadı.
Veterinerler tavşanın strese daha fazla dayanamayarak öldüğünü belirledi. Cumhurbaşkanı, bu acı olayın ardırdan basının karşısına çıkarak, 5 yaşındaki Lisis'in öldüğünü ve ailece çok üzüldüklerini açıkladı. Zatlers, devletin resmi haber ajansına yaptığı açıklamada, tavşanın aileden biri olarak görüldüğünü bu nedenle kendilerinden bir parça kopmuş gibi hissettiklerini söyledi.
Friday, 29 February 2008
"First tavşan" öldü
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu otelin her odası sıradışı
Otelin özelliği, hiçbir odasının diğeri ile aynı tasarıma sahip olmaması. Tüm odalarını Alman sanatçı Lars Stroschen tasarlamış.
Yolu Berlin'den geçen ve geceyi, tüm eşyaların tavanda olduğu bir odada ya da bir pedalla 360 derece döndürebildiğiniz yuvarlak bir yatakta veya bir tabutta geçirmek isteyenler; kişibaşı konaklama, (odasına ve tatil günü olup olmamasına göre) 59 avrodan 190 avroya kadar değişiyor.
Yalnız dikkat, kaldığınız odada fotoğraf ya da kamera ile çekim yapmak istiyorsanız, yönetim ile önceden pazarlığa oturmanız gerek.

Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Oğlunun dişiyle yeniden gördü
İki yıl önce bir fabrikada meydana gelen patlama sonucu kör olan adamın, 'oğlunun dişi sayesinde' yeniden görebildiği belirtildi.
İrlanda'da yayın yapan RTE Radyosu'nun haberine göre, bir geri dönüşüm fabrikasında çalışan Bob McNichol (57), Kasım 2005'te bir kimyasal maddenin patlaması yüzünden görme yeteneğini yitirdi. Doktorların kendisine, görme yetisini yeniden kazanabilmesi için yapılacak hiçbir şey olmadığını söylediğini aktaran McNichol, Brighton'taki Sussex Göz Hastanesi'nde yapılan mucizevi bir ameliyattan söz edildiğini duyunca yaşamının değiştiğini söyledi.
1960'LI yıllardan beri İtalya'da yapılan söz konusu ameliyatın, diş kökü ve diş kökünü saran çeneden alınan bir parçanın hastanın göz çukuruna yerleştirilmesi ve bu dişte açılan oyuğa lens yerleştirilmesiyle yapıldığını belirten McNichol, gerekli "malzemeyi" oğlu Robert'ın (23) sağladığını söyledi. 15 saat süren ameliyattan sonra yüzde 65'lik görme şansı olduğunu belirten McNichol, "Şimdi hareket edebilecek kadar görebiliyorum ve televizyon izleyebiliyorum" diye konuştu.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İmkansızı başardılar
Biraraya gelmeleri imkansız sanılıyordu. Ama onlar sadece birbirine saldırmamakla kalmadılar ayrılmaz oldular. Garip ama gerçek sıkı dostlar. 



Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
89 yaşındaki nine seçimlerde aday!
Malezya'da 89 yaşındaki bir nine gelecek ay yapılacak genel seçimlere katılıyor. Hiçbir siyasi deneyimi ve parası bulunmayan Maimun Yusuf, kuzeydoğudaki Terengganu eyaletinden bağımsız aday olarak yarışacak.
"Ülkesi için, yoksul halkın yaşam koşullarını iyileştirmek için mücadele edeceğini" söyleyen Maimun Yusuf, "Ben yaşlı bir insanım. Seçime kendim için girmedim. Ünlü olmaya ihtiyacım yok. Daha iyi eğitim, insanlar için daha fazla fırsat yaratmak, böylece halkın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmasını sağlamak istiyorum" dedi.
8 Mart'ta yapılacak seçimler için adaylığını koyduğundan beri Maimun basının gözdesi oldu. Gazeteler Maimun'u kırmızı bisikletiyle seçmenleriyle görüşmeye giderken veya köyünde kampanya posterlerini yapıştırırken gösteren fotoğraflarını yayınlıyorlar.
Hiç okula gitmeyen Maimun 7 torun sahibi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Ferrari’nin de taklidi yapıldı
Taklitte sınır yok. Ünlü çanta ve saat markalarından sonra artık otomobillerin de taklidi yapılıyor. İtalya’nın Sicilya adasında polis, Ferrari otomobillerin taklidini yaparak gerçek bedelinin onda biri fiyatına satan bir çeteyi çökertti.
İtalya’da efsanevi otomobil Ferrari’nin taklitçilerine karşı düzenlenen operasyonda, 8 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu, 21 adet otomobile de sahte oldukları gerekçesiyle el konuldu.
Mali Polis Müdürlüğü ülke genelinde muhtelif kaportacı ve tamirci dükkanlarına baskınlar düzenledi.
Asti, Casale Monferrato, Milano, Taranto ve Crotone başta olmak üzere çeşitli kentlerde düzenlenen operasyonda, toplam 8 kişi hakkında örgütlü hilecilik ve sahtekarlık suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Mali polisin el koyduğu taklit Ferrarilerin toplam mali değerinin yaklaşık 500 bin Euro olduğu açıklandı. Açıklamaya göre el konulan taklit otomobillerin 14’ü satışa hazır hale getirilmiş vaziyette, 7’si ise imalat aşamasında.
Palermo Mali Polis Müdürü Francesco Carofiglio, taklit otomobillerin sürücülerin can güvenliği açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkati çekerek, “Asıl sorun, patent hakkı ihlalinden de öte, can güvenliğiyle ilgili. Taklit otomobiller güvenli araçlar değil” dedi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
File protez ayak yaptılar
Mayına basıp sağ ön ayağını kaybeden file, protez ayak taktılar. Taylandlı doktorlar, ülkenin Myanmar sınırında mayına basıp, sağ ön ayağını kaybeden Mocha isimli file ufak bir operasyonla protez ayak taktı.
Asya Fil Hastanesi veterinerleri tarafından takılan protez ayak sayesinde talihsiz filin yavaş yavaş da olsa yürümeye başladığı ifade edildi.
Filin protez ayağına alışmaya başladığını ve gün geçtikçe daha iyi olacağını söyleyen doktorlar, Mocha'nın protez ayağı ile kendi ayağı gibi rahat hareket edeceğini umuyor.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Rusya'da ''kuş çocuk'' bulundu
Annesi tarafından bir kuş gibi yetiştirilmiş bir çocuk bulundu. Rusya'da annesinin kuş gibi yetiştirdiği ve sadece kuş gibi "cıvıldayarak" iletişim kurabilen bir erkek çocuğu bulunması büyük şaşkınlık yarattı.
Rus Pravda gazetesinin haberine göre, 7 yaşındaki "kuş çocuk" tüm yaşamını, kendisine evdeki hayvanlardan birisi gibi davranan annesiyle birlikte kuş kafesleriyle dolu bir apartman dairesinde geçirdi.
31 yaşındaki annenin çocuğuyla konuşmadığını ve onu kuş dilini öğrenmeye zorlayarak bir kuş gibi yetiştirdiğini yazan gazetenin bildirdiğine göre, Galina Volskaya isimli sosyal uzman, her yerde kuş pisliği bulunan iki odalı apartman dairesinde buldukları söyledi.
"Onunla konuşmaya başladığınızda, kuş gibi cıvıldıyor" diyen Volskaya, iletişim kuramayan ve kollarını kuş gibi çırpan çocuğun durumunun kendilerinde büyük üzüntü yarattığını belirtti.
Vahşi hayvanlarla büyüyen "Mowgli" karakteri özellikleri gösteren çocuğu yetkililer, annesinden alarak bir tıbbi merkeze teslim ettiler.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Robotu da gerçek gibi!
Robot köpekler de gerçeği kadar arkadaş. Üç huzurevinde yapılan araştırmada, gerçek köpekle Sony'nin AIBO robot köpeğine verilen tepki aynı çıktı.
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, robot köpekler yaşlıların yalnızlık hissini gidermede gerçekleri kadar başarılı. Missouri eyaletinde bulunan Saint Louis Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, üç değişik huzurevindeki yaşlıların Sparky isminde bir köpekle, pek de canlıya benzemeyen AIBO isimli robot köpeğe verdikleri tepki ölçüldü. Araştırmacı Dr. William Banks'e göre en şaşırtıcı sonuç, iki köpeğin de yaşlıların yalnızlık hissini aynı oranda gidermesi ve iki köpeğe de aynı oranda bağlanılması oldu.
Amerikan Tıbbi Yöneticiler Derneği dergisinde yayımlanan araştırma sonuçları, çoğu gerçek bir köpeğe bakacak durumda olmayan yaşlı insanlara arkadaşlık etmek amacıyla robotların kullanılmasının önünü açabilir. AIBO robotu Sony tarafından artık üretilmese de, gelecekte robotlar yaşlılara hem arkadaşlık edip hem de güvenliklerini sağlayabilir.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 28 February 2008
89'luk nine vekil adayı
Malezya'da 89 yaşındaki bir kadın gelecek ay yapılacak genel seçimlere katılıyor. Ülkesi için ve yoksul halkın yaşam koşullarını iyileştirmek için mücadele edeceğini söyleyen Maimun Yusuf, "Ben yaşlı bir insanım. Seçime kendim için girmedim. Ünlü olmaya ihtiyacım yok. Daha iyi eğitim, insanlar için daha fazla fırsat yaratmak, böylece halkın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmasını sağlamak istiyorum" dedi.
8 Mart'ta yapılacak seçimler için adaylığını koyduğundan beri Maimun basının gözdesi oldu. Gazeteler Maimun'u kırmızı bisikletiyle seçmenleriyle görüşmeye giderken veya köyünde kampanya posterlerini yapıştırırken gösteren fotoğraflarını yayınlıyorlar.
Hiç okula gitmeyen Maimun 7 torun sahibi. Seçimlerin renkli geçeceği Malezya'da muhalefetteki İslami parti, oy toplamak için bekar kadınlara koca vaadinde bulunduğunu bildirmişti. Parti, daha önce çirkin kadınların evlilik şanslarının az olduğu için devlet dairelerindeki işlerinde öncelik kazanmasını teklif etmiş, Malezya kamuoyunda tartışmalar çıkmıştı.
222 sandalyeli parlamentonun yeni üyelerini belirlemek için Malezya halkı 8 Mart'ta sandık başına gidiyor. Seçimler için partiler kampanyalara başladı.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Cüzdana 47 yıl sonra kavuştu
İngiltere’nin Hull Kenti’nde yaşayan emekli deniz piyadesi Ron Russell’in (81) çalınan cüzdanı 47 yıl sonra bulundu.
Ağabeyinin fotoğrafını televizyondaki bir duyuruda gören kızkardeşi Agile Anne Brown, polise başvurdu. Cüzdan, üzerinde, "yıllar önce bir sokakta yerde bulundu" yazılı bir notla geçen ay polise gönderilmişti.
İçindeki paralar alınmış fakat Russell’in kurt köpeklerinin, asker arkadaşlarının ve ailesinin fotoğrafları yerindeydi.
Cüzdanın çalındığını hatırlamayan karısı Pauline, cüzdanın içindeki mektuptan kocasına başarılı hizmetleri dolayısıyla yılda 900 sterlin zam yapıldığını yeni öğrendi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 27 February 2008
Evcil Piton evin köpeğini yuttu
Avustralya'nın Quensland eyaletinde 5 metrelik piton aynı evi paylaştığı köpeği yuttu. Aynı yılanın daha önce de evin ‘hamster’ını yuttuğu, kedisini ise boğduğu anlaşıldı.
Evinde 5 metre büyüklüğünde piton besleyen Daniel Peric, yılanın pazartesi günü saat 19.00 sıralarında 5 yaşındaki Chihuahhua cinsi köpeklerini yakalayarak yemeye başladığını gördü.
Sandalye fırlatmasına rağmen pitonun köpeğini yemeyi bırakmaması üzerine aile fertleri telaşa kapıldı. 5 ve 9 yaşındaki çocuklarının gözleri önünde gerçekleşen bu olaydan sonra baba Daniel Peric, çok endişelendiğini ve bir dakika bile olsun çocuklarını gözünün önünden ayırmadığını belirtti.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, February 27, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 25 February 2008
İrlanda'nın Eurovision temsilcisi hindi Dustin
2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda İrlanda'yı bir hindi temsil edecek. Ülke çapında yapılan oylama sonucu beş aday arasından seçilen hindi Dustin, İrlanda'da 1990'lı yıllardan beri tanınan ve kült haline gelmiş bir figür. İlk defa olarak devlet televizyonu RTE'nin çocuk programlarında ortaya çıkan ve daha sonra bir çok televizyon programına daha imza atan Dustin'in Bob Geldof'la birlikte yaptığı bir albümü de bulunuyor.
Eski 'şampiyon' itiraz ediyor
Bir defa da cumhurbaşkanlığına aday olan fakat seçilemeyen hindi, bu yıl ülkede ilk defa yapılan halkoylaması sonunda rakiplerini geride bırakıp, İrlanda'yı temsil için seçildi.
Dustin'in Belgrad'da söyleyeceği 'Ireland Douze Pointe' adlı şarkı Eurovision'la ve eski yıllarda yarışanlarla dalga geçerek tüm ülkelerden 12 puan istiyor.
Eurovision'u yedi kereyle en çok kazanan ülke olan İrlanda, geçen yıl sonuncu olmuştu. Öte yandan halkoylaması sonucu Dustin'in seçilmesi müzik dünyasında tepki gördü. 1970'te İrlanda adına yarışarak birinci olan Rosemary O'Brien "Eurovision'a bir hindiyle katılacağımıza hiç katılmayalım daha iyi. İnsanlar onu tercih etti ama yanlış bir karar" dedi. Kukla Dustin'e can verense Johnny Morrison adlı bir şarkıcı. Dustin'in, Morrison'un sesiyle kaydedilmiş altı albümü var.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 25, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dokunduğu makineleri patlatıyor
Bir yılda 20 ütü, 15 kettle, 10 elektrik süpürgesini nasıl patlattı. Vücudu statik elektrikle yüklü olan 60 yaşındaki babaanne Mavis Price elektronik cihaz düşmanı. Price elektronik cihazlara dokunduğu an makineleri patlatıyor.
Sadece geçen yıl 20 ütü, 15 kettle, 10 elektrik süpürgesini vücudundaki elektrikle kullanılmaz hale getiren Price, "Eşya kaybı mühim değil. Ancak bazen bana dokunan insanlar öyle çarpılıyor ki, kendilerini elektrikli sandalyeye oturtulmuş gibi hissettiklerini söyledi. Kaç senedir torunlarıma sarılamıyorum" diyor.
Price bu sorunun 50 yıldır var olduğunu ancak son birkaç yıldır arttığını ifade etti.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 25, 2008
2
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
75 kaplumbağayı buzdolabında besliyor
Kış uykusuna yatmaları için buzdolabını kaplumbağalara göre düzenledi. Evinde 75 tane kaplumbağa besleyen Shirley Neely isimli kadın, onların kış uykusuna yatmalarını sağlamak için buzdolabını kaplumbağalara göre ayarladı.
Uzun boylu kaplumbağalarını ara raflara, küçük olanları da kapıdaki raflara yerleştiren Neely, aralık-mart ayları arasında hayvanlarını kış uykusuna yatırıyor.
Bu sayede hayvanlar, 3-8 derecelik ortamda kış uykusuna yatıp, vücut ağırlıklarını ve enerjileri koruyabiliyor.
Her gün buzdolaplarının kapısını açarak içeri taze hava girmesini sağlayan Neely, kaplumbağalarının kış uykusuna yatamadıkları zaman sağlık sorunları yaşadığını belirtti.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 25, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Hiç 1.4 milyon $'a tatlı yediniz mi?
Ekonomi dergisi Forbes, dünyanın en pahalı tatlılarının listesini yaptı. "Sultanın Altın Keki "de listede. Amerikan Forbes dergisinin seyahat eki, dünyanın en pahalı tatlılarını açıkladı. Çırağan Oteli'nde bin dolara satılan "Sultanın Altın Keki " dördüncü oldu.
ABD'nin referans ekonomi dergisi Forbes'ın seyahat ekinde, en pahalı tatlıların listesi yapıldı. Derginin yazarı Jessie Knadler'in hazırladığı listeye, İstanbul Ortaköy'deki Çırağan Palace Kempkinsi Hoteli'nde bin dolara satılan "Sultanın Altın Keki" de girdi.
Türk sosyetesinin de gözdesi olan kek ilk, Güneydoğu Asya'nın gözde otellerinden birine transfer olan ünlü aşçı Yusuf Yaran'ın Çırağan'da pasta şefliği yaptığı dönemde üretilmişti. 22 ayar altınla kaplanan pastanın içinde Avrupa'dan gelen çok özel tereyağ, şeker, esmer şeker, rom, meyve, özel baharatlar ve trüf mantarıyla, ceviz bulunuyor.
Paket olarak, gümüş işlemeli ve altın mühürlü bir kutuyla sunuluyor. Peki dünyanın en pahalı tatlısı ne? Listede birinci, ABD'nin New Orleans kentindeki tarihi Arnaud's restoranda hazırlanan 1.4 milyon dolarlık özel çilek tatlısı "Strawberries Arnaud" yer aldı. İkincilik Sri Lanka'nın ünlü oteli The Fortress'in 14 bin 500 dolarlık tatlısının, üçüncülük ise Parisli pasta şefi Pierre Herme'nin yedi bin 414 dolara sattığı kremalı bezelerinin oldu.
En son Katar Prensi yedi
Çırağan Kempinski Hotel'in 15 yıllık aşçıları Şükrü Yıldırım ve Harun Gümüş, "Sultanın Altın Keki" nin kendi buluşları olduğunu söyledi. İki aşçı, içinde trüf mantarı ve 22 ayar altın plaka bulunan kekin bugüne kadar 20 porsiyon satıldığını, en son siparişi Katar Prensi'nin verdiğini söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 25, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 24 February 2008
NY hayvanat bahçesinin göz bebeği kızıl panda
ABD’nin New York kentindeki Prospect hayvanat bahçesinin bugünlerde en çok ilgiyi gören hayvanı, ender görülen kızıl renkteki panda oldu.
Brooklyn semtindeki Prospect Park hayvanat bahçesinin göz bebeği Mao Mi adlı kızıl panda, Michigan’daki Binder Park hayvanat bahçesinden getirildi. Mao Mi’nin, soyu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kızıl pandaları korumak amacıyla Vahşi Hayatı Koruma Derneği tarafından yürütülen üreme programı kapsamında büyütüldüğü kaydedildi.
Siyah bacakları, kızıl tüylü yüzü ve vücudu ile beyaz kulakları bulunan Mao Mi’nin oyuncu olduğunu belirten hayvanat bahçesi yetkilileri, sevimli pandanın en çok ağaca tırmanmayı ve yeni evini keşfetmeyi sevdiğini belirtti.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bir hamamböceği, 30 kişinin işine son verdirdi
Türkmenistan’da, akşam haberlerinde masanın üzerinde gezinen hamamböceğinin beş dakikalık şöhretinin maliyeti ağır oldu. Cumhurbaşkanı, devlet televizyonunda çalışan en az 30 kişiyi işten attı.
Türkmenistan’daki akşam haberleri programı Vatan’ı izleyenler için, gece, her zamanki bültenlerden biri gibi başlamıştı. Ancak spikerin akşam 21.00 haberlerini okumaya başlamasının ardından, izleyiciler stüdyodaki masa üzerinde alışılmadık bir şeyin kıpırdandığını farketti: Kocaman, kahverengi bir hamamböceği.
Hamamböceği masa üzerindeki yolculuğunu stüdyodakiler farketmeden tamamladı, sonra da ortadan kayboldu.
Bülten, akşam 23.00’de hamamböceğiyle birlikte tekrarlandı. Ancak hamamböceğinin beş dakikalık şöhretinin maliyeti ağır oldu.
Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhammedov, böcek haberine o denli sert tepki gösterdi ki, devlet televizyonunda çalışan en az 30 kişiyi işten attı.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Hitler'in Disney çizimleri
Nazi lideri Adolf Hitler'in "sanatçı yönü" tartışmaları... Norveç'teki bir müze, Nazi liderine ait olduğunu söyledikleri Disney karakterlerinin çizimlerini sergiledi.
Müze müdürü William Hakvaag, yıllar önce 300 dolara satın aldıkları çizimleri incelettirdiklerini, 1940'lı yıllardan kalma olduklarını ve üstünde "A.H." imzası olduğunu söyledi.
Hitler'in henüz genç bir askerken sanatçı olmayı arzuladığı yıllarda çizdiğini de iddia etti. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'den iki karakter ve Pinokyo çizimlerinin, Hitler'e ait olduğunu savundu.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
En pahalı oyuncak araba
Dünyanın en pahalı oyuncak arabası görücüye çıktı, üzerindeki mavi elmaslar göz kamaştırdı.
Dünyanın en pahalı oyuncak arabası 72 bin sterlinlik(170 Bin YTL) fiyatıyla görücüye çıktı. Motoru 18 ayar altından imal edilen ve üzerine 2 bin 700 adet mavi elmas yerleştirilen araba, gelmiş geçmiş en pahalı minyatür araba rekorunu ele geçirdi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Belgrat'ta Makedonya'yı "Aşkın adına" temsil edecek
Makedonya’yı, Sırbistan’ın başkentti Belgrat’ta düzenlenecek olan “Eurosong 2008” yarışmasında Tamara, Vrçak ve Adrijan Gaca üçlüsü temsil edecek. Dün akşam Üsküp’ün Metropolis Arenasında düzenlenen yarışmada “Aşkın adına” adlı eser TV başındaki seyirciler ve beş kişilik jüriden en çok oy almayı başardılar.
İşte o şarkı....
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Saturday, 23 February 2008
Bu karavan oteli aratmıyor!
5 yıldızlı otel konforunu aratmayan sıradışı bir karavan!.. Dışarıdan bakıldığında normal karavanlara göre oldukça büyük görünen bu model dağ tatili ve bozuk yollar için fazlasıyla lüks sayılır. Çünkü içinde 5 yıldızlı bir otel konforu barındıran bu karavanın fiyatı tam 2.5 milyon dolar. Bu karavanla yolculuk yaparken otomobilinizden ayrılmamak da mümkün... Nasıl mı? İşte cevabı...




Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Genetik dahisi kızına tuvalet aldı
Genetik Mühendisliğini birincilikle bitiriren kızına İngiltere'de açık artırma ile 214 bin YTL'ye tuvalet satın aldı. Bu ailenin hikayesi çok ilginç...
Tuğba Yumak, başörtülü olduğu için Türkiye'de eğitim göremeyen gençlerden... Türk üniversitelerinin kapılarını kapattığı Tuğba'ya Liverpool Üniversitesi eğitim hakkı tanıdı... Tuğba ise geçen yıl bu üniversitenin Genetik Mühendisliği Bölümü'nü birincilikle bitirdi.
KIZINA TUVALET ALDI
Tuğba Yumak bu kez İngiliz gazetelerine bir tuvalet ile kapak oldu... Aslen Konyalı olan ve bir dönem İngiltere İslam Kültür Merkezi'nin başkanlığını yapan babası İlhami Yumak'ın ona bir tuvalet satın aldı...
REKOR TEKLİF
Liverpool kentindeki bir halk tuvaleti açık artırma ile satışa çıkarıldı. Harap haldeki geleneksel tuvalette "Bay" ve "Bayan" yazıları halen orjinal halleri ile duruyor. İhalede tuvalet beklenden 9 kat fazla bir fiyata satıldı.
Tuvaleti satın alan İlami Yumak oldu... Verdiği fiyat ise tam 90 bin pounda (214 bin YTL...) Yumak, orjinal İngiliz tuvaletini 26 yaşındaki Genetik Mühendisi kızı Tuğba'ya hediye olarak satın aldı.
İngiltere'deki gazetelere konuşan Tuğba Yumak, babasının böyle bir hediye almasına çok şaşırdığını söyledi.
Tuğba, "Babam geleceğim için yatırım yapmak istiyordu.
Kısa vadede bu yapıyı restore edip, kiraya verilmek üzere dükkanlar yapacağım" dedi.
Liverpool'da bu tarz halka açık tuvaletler açık artırma usulü ile satılıyor.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gülücüğün samimi mi alaycı mı olduğunu anlayan cihaz geliştirildi
Japon profesör, kişilerin gülerken samimi mi, alaycı mı olduğunu anlamak amacıyla "kahkaha ölçer" geliştirdi. Gönüllülerin vücuduna başta karın çevresine olmak üzere bazı alıcılar yerleştiren Yoci Kimura, böylece diyafram ve kasların hareketini, kahkaha anında vücudun verdiği elektrik sinyallerini ölçtü.
Kansai Üniversitesinde görevli Kimura, makine sayesinde kişinin zorla mı yoksa içinden gelerek mi, hatta bunun alaycı mı edepsiz bir gülüş mü olduğunun anlaşılabileceğini belirtti.
"Teorime göre beyin komik bir şeyi yakalayınca diyafram harekete geçiyor" diyen Kimura, en içten çocukların güldüğünü, çocukların saniyede 10 kahkaha attığını bunun da yetişkinlerin kahkahasının iki katı olduğunu kaydetti.
Kimura, bazı yetişkinlerin doğallıklarını, gülerken, "acaba g ülmem duruma uygun mu" diye düşünerek kaybettiğini söyledi.
Gülmenin insanda "bilgisayarın yeniden başlatılması gibi" bir etki yarattığını belirten Kimura, insanların "savaşların olduğu çağdan keyif ve hoşgörü çağına geçebileceğine inandığını" da ifade etti.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Makinalar, insanların bedenlerine montajlanacak
Yapay zeka konusunda uzman Amerikalı teknoloji adamı Ray Kurzweil, 2029 yılına kadar, vücuda yerleştirilerek zeka ve sağlığı artıracak minik cihazlar sayesinde, makinalar ve insanların bir bedende birleşeceklerine inandığını söyledi.
Kurzweil, Amerikan Bilimsel İlerleme Vakfı'nın yıllık toplantılarında yaptığı açıklamada, bu öngörüsünün insanın uygarlığının bir parçası olduğunu söyleyerek, "Ama bu akıllı makinaların bizim aklımızı ele geçireceği anlamına gelmiyor" dedi.
Makinaların zaten insanların yaptığı yüzlerce şeyi, insan aklı seviyesinde, hatta bazı sahalarda daha iyi şekilde yaptıklarını söyleyen Amerikalı mucit, teknolojinin yapay zekayı insan seviyesine getirebilecek donanım ve yazılıma 2029'a kadar sahip olacağını belirtti. "Zaten insan makina uygarlığında yaşıyor, teknolojiyi fiziksel ve akli ufkumuzu genişletmek için kullanıyoruz, bu daha da gelişecektir. Kılcal damarlar yoluyla beynimize dek gidebilecek nanobotlar, nöronlarımızla doğrudan etkileşecek" diyen Kurzweil, nanobotların insanları daha akıllı kılacağını, daha iyi anımsamalarını sağlayacağını ve sinir sistemi aracılığıyla sanal gerçeklik oluşturabileceğini söyledi.
Kurzweil, Amerikan Ulusal Mühendislik Akademisi'nin 21. yüzyılda insanlığın önündeki büyük teknolojik gelişmeleri tanımlaması için seçtiği 18 bilim ve teknoloji insanından birisi.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu balık gülüyor !
“Güler yüzlü” vatoz balığına ziyaretçi akını yaşanıyor. İngiltere'nin Hampshire bölgesindeki bir akvaryumda bulunan yavru vatoz, gülen bir insanı anımsatan yüzüyle ziyaretçileri kendisine hayran bırakıyor.
Her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği gülen vatozu en çok çocuklar seviyor. Ancak yetkililer, elektrik yaydığı için ölümcül olabilen bu balıkların "masum" görünüşüne kanmamak gerektiğini belirtiyor.
Ünlü belgeselci Stewe Irwin'in ölmesine neden olanın balıklara dokunmak, hayati tehlike yaratabiliyor.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İspanya ünlü boğalarını kopyalıyor
İspanya, sayıları giderek azalan "kaliteli" boğalarını kopyalatacak. Boğa güreşlerinin dünyadaki merkezi olan İspanya, sayıları giderek azalan "kaliteli" boğalarını kopyalatacak.
İspanya'nın en "ünlü" boğalarının yetiştirildiği Victoriano del Rio çiftliğindeki boğaları bir Amerikan şirketi, Texas'daki laboratuvarda klonlayacak.
Klonlanacak ilk boğanın, güreşlerin en ünlüsü, 16 yaşındaki "Alcalde" olacağı, işlemlerin 3 hafta içinde başlayacağı belirtildi.
Çiftlik sahiplerinden Ricardo del Rio, "Alcalde'nin paha biçilmez olduğunu, boğayı dünyanın tüm altınlarına değişmeyeceğini" söyledi.
Çiftliğin, iki boğa ve boğa güreşlerinde kullanılan iki Portekiz atı da klonlatacağı kaydedildi.
Bir boğanın klonlanmasının 12 bin avro, atların kopyalanmasının ise 150 bin avro olduğu belirtildi.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 22 February 2008
İlanla hacker arıyorlar!
ABD'de, internet sitelerine verilen ilanlarla Çince ve Rusça gibi yabancı dilleri bilen bilgisayar korsanları arandığı öğrenildi.
Bilgisayar güvenliği sağlayıcısı McAfee şirketi tarafından konuyla ilgili bir rapor yayınlandı.
Virüslü elektronik postaların yüzde 67'sinin İngilizce yazıldığı belirtilen raporda, “yurtdışına açılmayı” hedefleyen korsanların, oluşturulacak internet sayfalarının ya da gönderilecek virüslü elektronik postaların inandırıcı olması için, dilbilgisi açısından doğru olmalarını istedikleri, bu nedenle yabancı dil bilen programcı aradıkları bildirildi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kendi kendini onarıyor
Fransız bilim adamları, ikiye ayrılan parçaları tekrar birleştiren madde icat etti. Henüz ismi koyulmayan ve bir çeşit yapay kauçuk olarak tanımlanabilecek olan madde, bitkisel yağ ve idrarda bulunan bir bileşenin birleşimiyle ortaya çıkıyor. Maddenin dikkat çeken özelliği, tamamen ikiye ayrılsa bile, parçaların kendiliğinden tekrar birleşmesi: Bir çeşit kendi kendini tamir edebilmesi...
Maddeyi bulan Fransız bilim adamları, şu anda bille maddeyi büyük miktarlarda üretebiliyorlar. Birkaç küçük düzeltmenin ardından seri üretime geçilebileceği de söylenenler arasında.
Maddenin sırrı, aslında moleküllerin birbirlerine tutunmasında gizli. Araştırmalara başkanlık eden Dr. Ludwik Leibler, normal bir kauçuk ya da lastikte bulunan molekkülleri bir arada tutan bağların yerine farklı bir bağ kullanarak bu sonuca ulaştıklarını söylüyor. Normal kauçukta bulunan bağlar tekrar onarılamazken, yeni bağlar kendi kendilerine tekrar oluşabiliyor.
Pariste'ki Endüstriyel Fizik ve Kimya Yüksek Eğitim Enstitüsü'nde (ESPCI) yürütülen çalışmalar aslında şu iki anlama geliyor: İlki, yeni madde defalarca kullanılabilecek ve geri dönüşüm konusunda önemli bir adım atılmış olacak. İkincisini ise Dr. Ludwik Leibler şu şekilde açıklıyor: "Çocuklar oyuncaklarını kırdıklarında oyuncak kendi kendini tamir edebilecek".
Maddenin geliştirilmesi aşamasına destek veren Fransız şirket Arkema, daha şimdiden bu maddenin önemli bir ticari ürün olacağını düşündüğü ve bu konuda araştırmalar yaptığı biliniyor. Eğer her şey beklendiği gibi olursa, çok yakında kendi kendini onarabilen eşyalarla karşılaşmamız sürpriz olmayacak.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kendini boşluğa böyle bıraktı
Sinbad kıyafetli cambaz 25 metre yükseklikte suya ölümüne atlıyor. Amerika'da bir panayır cambazı masal kahramanı Sinbad giysileri giyerek hergün 25 metre yüksekten ölümüne suya atlıyor.
ABD'nin Florida eyaletinde Joe Egan isimli bir çılgın, masal kahramanı Simbad'ın kıyafetlerini giyerek 25 metre yüksekten suya atlıyor. Korkusuz cambaz her gösteride izleyenleri kendisine hayran bırakıyor. Gösterileri, Martin County isimli panayır yerinde hergün yüzlerce kişi izliyor.
BETONA ATLAMAKLA AYNI
Cambazın mahareti suya, ilk önce ayakları olmak üzere tüm vucudunun dik bir vaziyette düşmesinde. Suya kafa üstü düşerse beyin kanaması geçirebilir. Olimpiyat şampiyonu olan fitness koçu Tony Ally'nin konuyla ilgili sözleri ise ilginç: 'İnanılmaz bir güç, betona atlamakla aynı şey.'
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 22, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 21 February 2008
Böyle motorsiklet görmediniz...
13 ton ağırlığında ve 9 metre uzunluğundaki araç için hangi malzemeler kullanıldı? Akrobatik sürücü Ray Baumann tarafından tasarlanan bu motosiklet tam 13 ton ağırlığında.
Dünyanın en büyük motosikleti olarak adını Guinness Rekorlar Kitabı'na yazdıracak olan motosiklet 29 Şubat'ta Melbourne Motor gösterisinde sergilenecek.
KAMYON TEKERLEĞİ
Dev motosiklet 9 metre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğinde. Baumann bu motosikleti yaparken 6 vitesli kamyonlarda kullanılan dizel motor ve dev tekerleklekleri kullandığını söyledi. Bauman canavar motosikleti sürmenin akrobatik sürücü olmaktan daha az riskli olduğunu kaydetti.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Eşi için estetiğe 2 milyon Sterlin harcadı, en son bu hale geldi
62 yaşındaki Jocelyn Wildenstein isimli İngiliz kadın, 1970 yılından bu yana, sürekli eşini kaybetme korkusu ile yaşadı.
Yakışıklı bir eşi olduğunu söyleyen Wildenstein, eşini elde tutabilmek, kendisini terk etmemesi için hep bakımlı bir bayan olmak istemiş.
Bir süre sonra bu bakım hevesi, kendisinde engellenemez bir hobi halini almış ve 38 yıldır plastik cerrahisi ve makyaj, güzellik ürünlerine 2 milyon Sterlin'den fazla para harcamış.
Paranın her şeyi başaramayacağının en büyük delîli ise, bayan Wildenstein’in şu anda yüzüne bakılarak anlaşılabiliyor.
Geçirdiği onca operasyondan sonra, artık vücudu, özellikle de yüzü daha fazla doğal kalmayı becerememiş ve korkunç bir hâl almış.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gangster balık yakalandı
İngiltere'de yakalanan ve piranadan daha ölümcül olan bir balık yakalandı. İngiltere’deki bir nehirde piranadan daha ölümcül olan yılanbaş balığının yakalanması panik yarattı. "Gangster" lakaplı balığın asıl yaşam alanı Endonezya.
Isırarak insanı bile öldürüyor
Lincolnshire Şehri’ndeki Witham Nehri’nde geçen hafta yakalanan ’gangster’ lakaplı ölümcül balık, bölgedeki halka ve çevrecilere panik yaşattı. Andrew Alder isimli balıkçı tarafından yakalanan ve inceleme altına alınan bir metre uzunluğundaki balığın, insanları öldürebilecek kadar da tehlikeli ısırıkları olduğu belirtildi.
Nasıl geldi bilinmiyor
Piranadan da daha ölümcül olan snakehead (yılanbaş) balığının, doğal yaşam alanı Güneydoğu Asya’dan, İngiltere’nin soğuk sularına nasıl geldiği gizemini koruyor. Uzmanlar, özellikle Endonezya’nın 25-28 derecedeki ılık sularında yaşayan balığın, yasadışı yollardan İngiltere’ye getirildiğini, daha sonra ise bakılamadığı için nehre bırakıldığını tahmin ediyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İşte Türkiye'nin en eski otomobili
1915 model Roadstar marka Türkiye'nin en eski otomobili, açık arttırmada. Otomobil, GittiGidiyor.com sitesinde açık artırmaya çıkarıldı. 17 şubatta 1 YTL bedelle açık artırmaya sunulan antika araç bugün itibariyle 16 bin YTL'lik teklife ulaştı. Yoğun ilgi gören aracın "hemen al" fiyatı ise 150 bin YTL.
Müzelik bir model olan ve 1915 Roadstar için yapılan sanal müzayede 27 şubatta sona erecek.
Açık artırma tamamlandıktan sonra aracın Türkiye'ye getirilmesiyle "1915 Roadstar", Türkiye'nin en eskiotomobili unvanını kazanacak.
Artırma sonucu otomobile sahip olan kişi, 1915 Roadstar'ı evraklarıyla birlikte kendi kapısında teslim alacak.
Mekanik bir problemi olmayan ve trafikte kullanılabilecek araç 3 ay süreyle garanti kapsamında olacak.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İnanılmaz! İnsanlar kaplana saldırdı
Gebe kaplana yapmadıklarını bırakmadılar.. "Medeniyetle" karşılaşan kaplan neye uğradığını şaşırdı !
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Video haber
Çay içip, paspas yapan şempanze
Bu şempamze çay içip, yerleri paspaslıyor.. Hatay'daki bu şempanze sıkıntıdan ne yapacağını şaşırdı!
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Video haber
Tuesday, 19 February 2008
Denizin dibinde canlı laleler
Bilim adamları Antarktika sularında yeni deniz canlıları buldu. Cam laleler gibi görünenler büyüledi.
Bilimadamlarının Antarktika sularında tabak büyüklüğünde deniz örümceği ve pelteleşmiş balıklar gibi dev deniz canlılarını filme aldığı ve bazılarını yakaladığı bildirildi.
Antarktika sularında seyreden üç araştırma gemisinin deniz yüzeyinin bin metreden daha altında yaptığı araştırmalarda bulunan canlılar arasında yemek tabağı büyüklüğünde deniz örümceği ve 6 metre uzunluğunda dokunaçları olan pelteleşmiş balıklar bulunduğu belirtildi.
BÜYÜK KURTLAR, DEVESA KABUKLULAR VE TABAK KADAR ÖRÜMCEKLER
Araştırmaya öncülük eden gemi olan Aurora Australis'de görevli Avustralyalı bilimadamı Martin Riddle, büyüklüğün Antarktika sularında çok sık görülen bir durum olduğunu ifade ederek, gezileri sırasında büyük kurtlar, devasa kabuklular ve yemek tabağı büyüklüğünde deniz örümcekleri topladıklarını söyledi.
Riddle, bazı bölgelerin her santimetresinin canlılarla dolu olduğunu, bazı yerlerde ise buzdağlarının sürtünmesi nedeniyle derin yarıklar ve oyuklar oluştuğunu kaydetti.
Avustralya Antarktika Bürosu'nun düzenlediği geziye katılan bilimadamlarının Antarktika sularında çevresel değişiminin etkilerinin ne olduğunu, atmosferdeki karbondioksit seviyesinin artmasının nedeni olan okyanus asitlenmesinin deniz organizmalarının büyümesini nasıl zorlaştırdığını ve gelişimini nasıl yavaşlattığını anlamayı hedefledikleri bildirildi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Görsel bir şölen: Aurora Borealis
Aurora Borealis (Kuzey Işıkları) denilen bu doğa olayı, kutup dairelerinde gözlenebiliyor. Peki nedir bu "Kuzey Işıkları"?
Kuzey ışıkları (Aurora Borealis) olarak bilinen bu doğa olayı dünya'nın manyetik kuzey ve güney kutup dairelerinde gözlenebiliyor. Peki tam olarak nedir bu "Kuzey Işıkları"?
Bu muhteşem doğa olayı, görüldükleri yerlerde yaşayan toplumların efsanelerinde kimi zaman "koşturan tilkilerin kuyruklarından saçılan ateşler", kimi zaman "dünyayı çevreleyen ateş çemberi", kimi zaman hakkında konuşulursa gökten inip konuşan kişiyi yakacağına inanılan alevler kimi zaman da, tabii ki, "savaşan ölüler" olarak kendine yer bulmuş.
Yüzyıllar boyunca hakkında binlerce açıklama ve fikir geliştirilen kuzey ışıklarının nasıl oluştuklarını anlamaksa, ancak dünya ve uzay hakkında edinilen bilgiler geliştikçe, nispeten yakın zamanda mümkün olmuştur. Bu fenomeni açıklamak için Güneş rüzgarları, dünyanın manyetik alanı, manyetik alan hatları ve ionlar ile elektronların bu hatlar üzerindeki davranışları, elektronlarla bombalanan gazların tepkileri, "renk dediğimiz şey aslında bir ne?" sorusunun cevabı gibi birbiriyle alakasız görünen bir çok alandan gelen bilgilerin birleştirilmesi gerekmiştir.
Belirtmek gerekir ki, bu bilgilerin bir çoğu da hala tamamen anlaşılabilmiş şeyler değil. Gözlenebilen kimi etkilerin var olma sebepleri hakkındaki bilgimiz, çoğu zaman tahminlerden öteye gidemiyor. Aurora sırasında görülen ışıklar, Güneş'ten gelerek yaklaşık 450 km/saniye hızla ilerleyen yüksek enerjili elektronların atmosferdeki gaz molekülleriyle çarpışması sonucunda ortaya çıkar.
Çok yüksek enerjili yeni bir elektron kazanan atomlar, kapasitelerinin çok üstünde enerjiyle yüklenirler. Normal şartlarda bir atom veya molekül yüksek düzeyde enerjiyle yüklendiğinde bu enerjiyi diğer atomlara çarparak hızla kaybeder.
Ancak, molekül yoğunluğunun santimetreküp başına birkaç atom olduğu 80-150km arası yüksekliklerde bir atomun çarparak enerjisini aktaracağı bir diğer atoma rastlaması düşük bir olasılıktır. Bu yüzden atomlar fazla enerjiyi ışık halinde yayarlar.
Kuzey Işıkları (Aurora Borealis) VIDEO
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Arkaya kaykılmayı önleyen sandalye
İngiltere'de bir öğretmen, öğrencilerin sandalyeleriyle arkaya kaykılmalarını önlemek için bir 'okul sandalyesi' tasarımladı.
Tom Wates, öğrencilerin 'sınıfta soytarılık etmelerini', tehlikeli hareketler yapmalarını önlemek, öğretmenlerin de daha sakin bir ortamda ders vermelerini sağlamak için, hocalıktan ayrılarak kendini öğrencilerin 'dimdik oturacakları' bir sandalye tasarımına verdi.
Wates, öğrencilerin sandalyeleriyle arkaya kaykıldıklarını, bu hareket yüzünden düştüklerini, sonra da bütün sınıfın kahkahaya boğulduğunu, dersin kesilmek zorunda kalındığını anlattı.
Eski matematik hocası Wates'in 'Max' adını verdiği sandalyenin arkasındaki sırt desteği öğrencilerin dimdik oturmalarını sağlarken, dışarı doğru çıkıntılı duran arka bacakları geriye kaykılma hareketini yapmaya imkan vermiyor.
Wates, İngiltere'de her yıl 7000 çocuğun sandalye kazalarında yaralandığını hatırlattı.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kız arkadaşının sigarasını yangın tüpüyle söndürdü
Almanya'nın Bielefeld şehrinde sigara karşıtı olan bir kişi, kız arkadaşının sigara içmesine sinirlenince yangın tüpüne başvurdu
Bielefeld Polis Sözcüsü, 42 yaşındaki şahsın arkadaşından sigara içmemesini istediği ancak bu isteği reddedilince sinirlenerek yangın tüpünü kullandığını belirtti. Olay yerindeki meslektaşlarının 'Evde bomba patlamış gibiydi.
Her taraf beyaz köpükler içinde kalmış fakat sonunda sigarayı söndürmeyi başarmış' dediğini aktaran sözcü ayrıca 'Eylemi gerçekleştiren kişi, verdiği zarardan dolayı rahatsız olmadığını ve kız arkadaşıyla ilişkisini bitirdiğini söyledi' dedi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Babunların karda kaplıca keyfi
Dağlık alanlarda yaşayan kar maymunları doğal kaplıcalarda ısınmaya çalışıyor. Japonya'nın kuzeyindeki dağlık alanlarda yaşayan kar maymunları, eksi 10 derecede doğal kaplıca havuzlarında ısınmaya çalışıyor.


Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Meğer koyun gibiymişiz!
"Koyun gibiyiz" sözü gerçek çıktı. Bilimadamları koyunlarla insanlar arasındaki benzerliği belirledi. Kalabalık gruplar halindeki insanlarla koyunlar arasında davranış biçiminde fark yok!
Bazen insanlara da "Koyun sürüsü gibi" denilmesine içerleyebiliriz. Ama bu deyim gerçek çıktı. Bilim adamları üşenmedi araştırdı. Sonuç şaşırtıcı çıktı. Çünkü kalabalık gruplar halindeki insanlar gerçekten koyun sürüsü gibi davranış gösterdi. Araştırmacılara göre kalabalık insan grubuyla koyun sürüsü arasında yok denecek kadar az fark var, çünkü her iki durumda da bazı kişiler grubun diğer kısmını yönlendiriyor.
Davranışı yüzde 5 belirler yüzde 95 buna uyar
Kalabalık grupların davranışlarını anlayabilmek için bazı testler yapan Leeds Üniversitesi’nden bilim insanları, kalabalık bir grup halinde olması durumunda insanların koyun ya da göçmen kuş sürüleriyle arasında pek fark olmadığı sonucuna vardı. Buna göre yüzde 5’lik bir azınlık grubu etkileyebilir, yüzde 95 çoğunluk bunun farkına varmadan azınlığı izler.
Bu sonuca varmak için araştırmacılar büyük bir salonda kobay grubunu gelişigüzel yürüttü. Grup içindeki bazı kobaylara yer değiştirme “emri verildi”. Bir süre sonra aralarında iletişim kurmaları engellenen grubun “örgütlendiği” ve tamamının bu kobayları izlediği görüldü.
Yönlendirilenler bunun farkında bile değil
Farklı büyüklükte, “yönlendirenlerin” sayısının farklı olduğu başka testler de aynı sonucu verdi. Gruptakilerin sayısı arttıkça “motor unsuruna” gereksinim azaldı. Örneğin 200 kişinin bulunduğu bir grup için yüzde 5’lik yönlendiren azınlık yeterli oldu, üstelik bu kişilerin çoğu yönlendirildiklerinin farkına varmadı.
"Animal Behaviour" dergisinde yer alan araştırmanın sonuçlarının kalabalık grupların davranışları ve felaket durumunda olay yerinin boşaltılması stratejilerine ışık tutmaya yarayabileceği belirtildi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Atlar dövüştürülüp ölen atın eti yeniyor
Çin'de ve Filipinler'de atlar meydana çıkartılarak ölümüne dövüştürülüyor. Kavganın sonucunda ölen atın eti kazanana veriliyor. Atın eti mangalda pişirilip dağıtılıyor.Filipinler'in güneyindeki Mindanao kentinde 500 yıldır geleneksel olarak yapılan bir festivalde kışkırtılan atlar dövüştürülüyor.
Bir yıl boyunca festival için özel olarak hazırlanan atlar, dövüş sırasında rakiplerine ölümüne saldırıyor. Atlar dövüş sırasında kan revan içinde kalırken bu insafsız kavgayı büyük bir keyifle izleyen Filipinliler ise atlar üzerine büyük bahisler oynuyor. At dövüşü Filipinler, Endonezya, Güney Kore gibi ülkelerde yaygın olarak sürüyor.
KIRBAÇLIYORLAR
Kısrakları öfkeli hale getirmek için hormon ilaçları kullanılıyor. Kısrak, alana çıkarıldığı zaman kavga için gönülsüzse hayvanlar kırbaçlanıyor. Kavganın sonucunda kaybeden at ölürse bu at eti kazanana veriliyor. Kazanan atın sahibi ölen atın etini mangalda pişirip seyircilere dağıtıyor.
Hayvan hakları örgütleri bunun bir katliam olduğunu ifade ederken vahşetin devam etmesi halinde Uzakdoğu ülkelerine yabancı turistlerin gidişini engellemek için ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dans için kalçalarını büyüttürüyorlar
Batı Afrika ülkesi Fildişi Sahili’nde moda olan bir dans yüzünden, kadınlar karaborsadan temin ettikleri ilaçlarla kalçalarını büyütüyor.
Ülkenin önde gelen müzisyenleri DJ Mix ve DJ Eloh’un “büyük kalça” anlamına gelen “Bobaraba” adlı parçalarıyla meşhur olan dans, her gol attıklarında kalçalarını sallayan Fildişi Sahili futbol milli takımı oyuncuları tarafından da kısa süre önce düzenlenen Afrika Uluslar Kupası maçlarında icra edildi.
Fildişi Sahili’nde şarkı çaldığında dans pistleri kalçalarını sallayan insanlarla dolup taşarken, doktorlar, kalça büyütmek amacıyla satılan ilaçların tehlikeli olabileceği uyarısında bulunuyor.
Başkent Abidjan’ın merkezinde 2 dolara satılan “kalça büyütme” enjeksiyonları, kadınlar arasında büyük ilgi görüyor. Ancak doktorlar, bu ilaçların satılması için Sağlık Bakanlığının izninin bulunmadığını ve bunların içeriklerinin bulunmadığını belirtiyor.
Dansı şarkılarıyla moda edenlerden DJ Mix ise, dansın erkekler ve kadınların büyük ilgisiyle karşılaştığını, ancak kendilerinin Afrikalı kadınlardan esinlendiklerini söylüyor.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 18 February 2008
Hayvanlar sarhoş olursa
Biraz sonra vahşi doğadaki görüntülerini izleyeceğiniz hayvanlar sarhoş! Bakın hayvanlar nasıl sarhoş oluyor ve neler yapıyor.
Afrika'da yetişen ve alkol ihtiva eden bir meyve, hayvanlar tarafından çok seviliyor. Bu meyveden bol bol yiyen hayvanlar, kısa süre içinde sarhoş olup seyredenleri çok eğlendiren görüntüler sergiliyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Video haber
Karınca ve balıklara benziyoruz!
Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya göre,insanlar karıncalar ya da balıklara benziyor.
İngiliz Daily Telegraph gazetesi, bugünkü sayısında Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya yer verdi. Buna göre, iş yönetilmeye geldiğinde, insanlar karıncalar ya da balıklara benziyor.
“Bilim adamları, birçoğumuzun dolambaçlı yoldan götürse bile, yolu bildiğini söyleyen bir kişiyi takip etmekten mutlu olduğunu söylüyorlar.“Aynı şekilde, bize daha kısa bir yol önerilse dahi, bildiğimiz yoldan şaşmamaya eğilimimiz var.
“Doktor Simon Reader, bu verilerin insanların karıncalar ya da balıklardan çok da farklı hareket etmediklerini gösterdiğini söylüyor.''
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bebek gergedana Kofi Annan ismi verildi
Kenya’da soyları tehlikede bulunan gergedanlardan biri doğum yapınca, yavruya ülkedeki siyasi-etnik krizin çözümü için arabuluculuk yapmaya çalışan Kofi Annan’ın ismi verildi.
Maasai Mara milli parkı bekçileri, bebek Kofi’nin hafta sonunda Ol Choro Oirogua koruma bölgesinde doğduğunu belirterek, soyları tehlikede bulunan gergedanların korunması için ilan edilen yeni stratejiden 3 ay sonra Kofi’nin doğumunun sevindirici olduğunu kaydetti.
Kenya’da siyah gergedanların korunması için kabul edilen yeni strateji uyarınca, gergedan sayısının 2011’e kadar 540’tan 700’e çıkarılması öngörülüyor.
Tüm Afrika’da nüfusu 1970 ve 1980’lerde büyük ölçüde azalan siyah gergedanların sayısı 1970’te 6 bin 500’ken 1992’de 2 bin 500’e düşmüştü.
Güney Afrika ve Namibya’nın ardından 3. büyük gergedan nüfusuna sahip Kenya’ya, gergedan sayısının artırılması amacıyla Güney Afrika’dan beyaz gergedan da getirilmesine karşılık, doğal yaşam alanlarının tahribinin sürmesi yüzünden, özellikle siyah gergedanların geleceği pek güvende görülmüyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
0
comments
Links to this post
En yaşlı şarkıcı hâlâ sahnede...
Nazilere olan yakın bağlarıyla tanınan, dünyanın hâlâ sahneye çıkan en yaşlı şarkıcısı Johan Heesters, yoğun güvenlik önlemleri altında Hollanda'ya döndü. Adolf Hitler'in en sevdiği müzisyenlerden biri olan 104 yaşındaki şarkıcı, doğduğu şehir olan Amersfoort'ta konser verecek.
Tiyatro yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, sıkı güvenlik önlemleri alınacağı ve internet forumlarında konuşulduğu gibi Nazi üniformasıyla gelenlerin kesinlikle içeri sokulmayacağı bildirildi. Heesters daha önce 1963'te ülkesinde bir konser vermeyi denemiş fakat öfkeli izleyiciler tarafından sahneden indirilmişti.
Öte yandan, Nazi karşıtları da aynı şehirde Nazi toplama kamplarında ölen şarkıcıların eserlerinden oluşacak bir konser düzenliyor. Heesters, bu konserle birlikte Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki kendisine ait 'sahneye çıkan en yaşlı müzisyen' rekorunu da geliştirecek.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Uzayda yıldızlar doğuşu görüntülendi
NASA, uzayda yeni yıldızların doğumunu görüntüledi. İşte o anlar...NASA'nın Spitzer Space Teleskopu Dünyaya en yakın galaksi sayılan Rho Ophiuchi yakınlarında kendi Güneş'i bulunan yeni bir galaksi keşfetti.
Şubat'ta yapılan çekimlerde Rho Ophiuchi galaksisi yakınında yoğun moleküler hidrojen gazından oluşan dev bir alanda yeni yıldızların doğuşu görüntülendi. Genç yıldızların oluşturduğu bu galaksi de kendine ait bir Güneş sisteminin de varlığı belirlendi.Yeni galakside genç yıldızların yanında yaşlı yıldızlarda bulunuyor.Kırmızıda görülen Yaşlı yıldızlar fotoğrafta mavi renkte görünürken genç yıldızlar beyaz renkli olarak görüldü.
Yeni galaksi Scorpius ve Ophiuchus takımyıldızlarının arasında saptandı.Yeni doğan ve adına bebek yıldızlar denilen bu yıldızların 300 civarında olduğu anlaşıldı.Bölgede bulunan yaşlı yıldızların evrinin doğuşundan bu yana yani yaklaşık 12 milyar yıl önceden beri varlığını sürdürdüğü iddia edildi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
10 milyon dolar bozuk var mı?
ABD'de bir bozuk para koleksiyonu, 10 milyon değerle el değiştirdi. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde, havacılık ve uzay sanayii şirketi sahibi olan Walter J. Husak'a ait bozuk para koleksiyonu, 10.7 milyon dolara satıldı.
301 Amerikan sentinden oluşan koleksi- yonda 1793 yılında sadece iki hafta basımı yapılan, Özgürlük Heykeli'nin para üzerinde korkmuş gibi görünmesi sebebiyle toplatılan sent de yer alıyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 18, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 17 February 2008
Bisikletle 'en hızlı' devriâlem bitti
BİSİKLETLE en hızlı dünya turu dalında yeni bir dünya rekoru kırmayı planlayan 25 yaşındaki İskoç bisikletçi Mark Beaumont, 195 günlük macerasını önceki gün Fransa'nın başkenti Paris'te sona erdirdi.
Avrupa, Asya ve ABD'yi kapsayan turunda bisikletiyle 29 bin 611 kilometre yol kat eden Beaumont, bir süre bisiklete binmeyeceğini söyledi.
Bisikletle en hızlı dünya turu rekoru, 2004 ve 2005'te 276 günle İngiltere'den Steven Strange'e ait. Şimdi, Guinness Rekorlar Kitabı sözcülerinin bu konudaki kararı bekleniyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Üsküp de neresi ki?
Emin Akdağ - AKSİYON DERGİSİ
İstanbul’dan 61 sene evvel fethedilen ve yıllarca serhat şehri rolünü üstlenen Üsküp, her türlü olumsuzluğa rağmen yozlaşıp yok olmamak için direniyor. O hâlâ kimliğini korumayı başaran tipik bir Osmanlı şehri.
Yıl 1997. Atatürk Havalimanı’ndaki görevli polis, pasaportunu damgaladığı yolcuya nereye gittiğini sorar. ‘Üsküp’ cevabını alınca şöyle der: “Orası da neresi ki!” Orası, Osmanlı kumandanı Paşa Yiğit Bey ve askerlerince 1392’de, yani İstanbul’dan 61 yıl önce fethedilen ve bugün de kültürel mirasımızın ayakta durduğu bir şehirdir. O yolcu ise Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı tarihçilerinden H. Yıldırım Ağanoğlu’dur.
Şu an kurumda Rumeli Araştırmaları yapan grubun başkanlığını yürüten Ağanoğlu’nun, “Orası da neresi ki!” sözü sonrasındaki üzüntüsü, tazeliğini hâlâ koruyor. Üzüntünün arka planında, çok önemli tarihî bilgilerden mahrumiyetin dışavurumu kadar, o şehre duyulan sevgi de var.
Fide Yayınları’ndan aldığı teklifle Kahire, Şam ve Açe’den sonra Yeryüzü Mektupları serisinin dördüncü eseri Üsküp Kitabı’nı yazan Ağanoğlu’nun şehre muhabbeti öyle büyük ki: “Şu an özel bir uçak var Üsküp’e, pasaportunu kap gel deseler İstanbul’un her zaman süregelen o trafik sıkışıklığında bile neredeyse kanatlanıp, uçarak giderim havalimanına. Ne de olsa bir sevgiliye kavuşmanın verdiği heyecanı yaşatır Üsküp’e ulaşabilmek.” Çünkü o, anne tarafından Üsküplü. Yugoslavya’daki komünist yönetimin baskılarına dayanamayarak 1955’te göçmüş anne tarafı İstanbul’a. Şimdi ‘orası’, çok sayıda akrabasının yaşadığı, günümüz Makedonya’sının başşehri.
RUMELİ’NDEKİ İKİ MERKEZDEN BİRİ
Ağanoğlu ‘annevatan’ dediği şehre ilk ziyaretini 1981 yılında annesiyle gerçekleştirir. Osmanlı, özelde Üsküp ve genelde de Rumeli sevgisini annesi aşılamıştır. Bu motivasyonla üniversitede tarih bölümünü seçer. Anne ile evlat arasındaki sıradışı sıcaklığın buram buram sayfalarına yansıdığı kitaba dair yazarın bir iddiası var: “Bu kitabı okuyup da Üsküp’ü merak etmeyecek bir kişinin olmayacağını düşünüyorum.” Yazar için şehrin kitapla, kelime bazında gündeme gelmesi bile kazanç.
TİPİK BİR OSMANLI ŞEHRİ
Peki neden? Bu sorgulama cümlesi, tarihî ve sosyolojik gerçeklerin haşmeti karşısında yavan kaçıyor. Osmanlı’nın fetih politikasının nakşedildiği Üsküp, yıllarca ‘serhat şehri’ rolü üstleniyor Batı yakasında. Ağanoğlu’na göre Balkanlardaki Türk ve İslam mevcudiyetinin iki merkezinden biri. Rolünü yeni fetihlerle diğer merkez Saraybosna’ya devrediyor. Artık iç şehir hüviyetine bürünse de hiç önem kaybına uğramıyor. Mimari açıdan eski Yugoslavya topraklarında ve Balkan coğrafyasında en fazla Osmanlı eserinin bulunduğu yer. Birçok cami ayakta. Fatih Sultan Mehmet’in babası II. Murad’ın adını taşıyanı da. Vardar nehri üzerindeki köprü de sapasağlam. Genç kuşaklar inşa malzemesi itibariyle ‘Taş Köprü’ diye bilse ve gayrimüslim nüfus Roma Köprüsü dese de, bir kere İstanbul Fatihi’nin adı verilmiş ona. Bunu reddetmek kimin haddine! Ancak birkaç yıl önce ne yazık ki restorasyon bahanesiyle köprüdeki ‘mihrap nişini’ kırılarak nehre atılmış.
Üsküp, sadece mimarisiyle değil, kültürel özellikleriyle de tipik bir Osmanlı şehri. Ağanoğlu, onlarca defa gittiği, gezdiği, incelediği ve akrabalarıyla buluştuğu şehrin bu yönüne dair şunları anlatıyor: “Eski Üsküp’ün izleri günümüzde de duruyor. Mesela İstanbul’da kaybolan örf, âdet ve geleneklerimizin birçoğunu Üsküp’te gördüm ve yaşadım. Modern hayat bizi bunlardan koparıyor. Üsküp değişime direniyor.”
Şehir direniyor ama son 15-20 yıldır bu uğurda biraz zorlanıyor. Türk televizyonlarının izlenmesini sağlayan çanak antenler değişimi, hadi açıkça ifade edelim, yozlaşmayı hızlandırmış. Ağanoğlu çok net söylüyor: “Çanaktan önce Üsküp hâlâ Osmanlı’nın yaşayan bir şehriydi.” Vardar nehrinin akış istikameti dikkate alındığında; dar sokaklı, tek katlı evleri ve camileriyle Osmanlı’dan kalan eski Üsküp sol tarafta. Sağ tarafta ise modern yapılaşma söz konusu.
Kuşkusuz Cumhuriyet dönemindeki Bulgaristan göçleri de trajik. Ülke kurulurken Yunanistan ile imzaladığımız ve âdeta ‘yangından mal kaçırmaya’ benzeyen dinî inanç eksenli 1923 tarihli Türk-Yunan Mübadelesi de öyle. Ama Yugoslavya göçlerindeki trajedi bir başka. ‘Beş kuruşsuz ve hiçbir hakkı teminatsız’ yollara düşmüş insanlar. Türkiye’de dönemin iktidarı ayrıntıları hesap edemeyince, 479’uncu sayımızda kapaktan yayımlanan Yücel Teşkilatı’nın mücadelesi de akamete uğramış.
GÖÇLERE RAĞMEN KİMLİK KAYBI YOK…
Göçlere rağmen Müslüman Türk, Arnavut ve Boşnaklar Makedonya nüfusunda belirli yere sahip. Tarihî ve kültürel bağların kopmaması; karşılıklı ziyaret programları ve değişik tarzdaki etkinliklerle mümkün. Gerçi akraba kavuşması nitelikli münferit geliş gidişler evvelinden beri hep oluyor. Ama bu, bağları kuvvetlendirme açısından kifayetsiz. Ağanoğlu’nun da vurguladığı gibi bu ziyaretler turistik; Üsküp’ten gelenler de Türkiye’de turist zannedilmiş yıllarca.
Üçüncü nesilde gelinen yer unutuluyor; getirilen değerler erozyona uğruyor maalesef. Birinci kuşak beldesi, köyü, mahallesiyle taşıyor bilgiyi. İkincide şehir adı haricindeki bilgiler hafızadan siliniyor. Üçüncüde, o bilgi de uçuşuyor. “Herhalde Balkanlardan geldik” cümlesine indirgeniyor köklü geçmiş, kültürel yapı, örf, âdet ve görenekler. Neyse ki, sonunda turizm şirketleri Balkanları keşfetti de, bu bilinçle turlara katılanların sayısı artmaya başladı.
Ağanoğlu, Üsküp Kitabı’nı okuyanların neler hissetmesi ve düşünmesini istediğiyle ilgili sorumuz üzerine, “Kendi özelim gibi görünse de kitapta özelden genele ulaşmaya çalıştım. Özelimdeki bilgiler herkesin hayatındaki konular. Herkesin annesi ve anıları var. Anne sevgime ve hatıralarıma bakınca belki kendi annelerini hatırlayacaklar. Anne-babalarının geldiği şehri ve kültürü akıllarına getirecekler. İlla ki yurt dışından ya da Rumeli’nden gelenleri değil, yurt içi göçlerini de kastediyorum. Ankara, Trabzon, Erzurum vs. Kafkaslar gibi yurt dışından başka diyarları da. Her şeyden geçmişiyle bağlantı kuracaklar.” diye konuşuyor. Şu gözle annesini videoya kaydetmediğine de bir hayli pişman: “Eli kalem tutan ve biraz ilgili insanlar bunu yapabilirler. O kadar acayip bir dünyada yaşıyoruz ki, kültür köklerinden kopuyoruz. Farklı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Yemek, içmek ve para kazanmak. Halbuki hayat öyle değil.” Cımbızlamaya değer cümlesi amacını açıkça ortaya seriyor aslında: “Duygulardan yola çıkarak aslında geçmişteki kültürel köklerle irtibat sağlamaya çalıştım.”
RUMELİ OSMANLI’NIN İKİ AYAĞINDAN BİRİYDİ
-Üsküp’ü kaybetmemiz ne manaya geliyor?
Aslında Üsküp’ten ziyade Rumeli’yi kaybetmemizin ne manaya geldiği sorusu önemli. Üsküp, elimizden en son çıkan yerlerden biri. Günümüz Trakya’sı kaldı elimizde. Rumeli’nin kaybını şöyle değerlendiriyorum. Osmanlı Devleti, iki ayağı üzerinde duran bir adamdı. Rumeli’nin kaybedilmesiyle bir ayağı yok oldu. Tek ayak üzerinde duramayan Osmanlı, 8-10 sene dayanamadı ve yıkıldı. Rumeli’nin kaybı bir vatan kaybıydı. Coğrafya parçası kaybı değildi. Kuzey Afrika’da toprak parçasını kaybetmeye benzemiyor. Rumeli bir vatandı. Orada yaşayanlar Türk ve Müslüman’dı. Rumeli ve Anadolu tarafı eşitti Osmanlı’da. Bir taraf gitti, sadece Anadolu kaldı, Osmanlı devleti yıkıldı, günümüz Türkiye Cumhuriyeti bu şartlarda kuruldu. Kaybedilecek başka bir anavatanımız yok diyerek.
-Üsküp anlattığınız kültürel ve mimari özelliklerini nasıl korumuş?
1955’e kadar çok ciddi bir göç yok Türkiye’ye. Müslüman özelliğini korumuş şehir. Dolayısıyla da camiler ve diğer eserler kalmış. Hocaefendiler göçe karşı çıkmışlar. Bu bir kısım insanların göç etmesini engellemiş. Nüfus kalırsa, kültür de kalır.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Guinness rekorlar kitabı satın alındı
Ünlü Guinness Rekorlar Kitabı, “Ripley’s Believe It Or Not”ın da sahibi olan Kanadalı milyarder tarafından satın alındı.
Jim Pattison Grubu, şirketlerinden biri aracılığıyla Guinness Rekorlar Kitabı’nı İngiliz HIT Entertainment şirketinden satın aldıklarını duyurdu. Açıklamada, kitap için ödenen miktar belirtilmezken, İngiliz basını, satış işleminin 60 milyon sterlin (110 milyon dolar) olduğunu kaydetti.
Merkezi Vancouver’da bulunan Jim Pattison Grubu, 29 bin kişinin istihdam edildiği 6,3 milyar yıllık cirosu olan üçüncü büyük Kanadalı özel şirket. Grubun elinde, dünya çapında Guinness Rekorlar Kitabı ile bağlantılı çalışmalar yürüten Ripley Entertainment Inc. şirketi de bulunuyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kosova bugün bağımsızlığını ilan ediyor
Kosovalı Arnavutlar, artık bağımsızlık için saatleri sayıyor. Kosova Meclisi’nin, bugün bağımsızlığı ilan etmesi bekleniyor.
Başbakan Taçi, yerel ve uluslararası kaynakların, Kosova’da bağımsızlık ilanının bugün yapılacağı yolundaki söylemlerini doğrulayarak, tek yanlı bağımsızlık ilan edeceklerini doğruladı.
Yerli ve yabancı basın, Meclisin, Türkiye saatiyle 16.00’da bağımsızlığı ilan edeceğini belirtiyor. Kosova Başbakanı Haşim Taci de, bugünün tarihi bir gün olacağını söyledi.
Bu açıklamanın ardından Priştine’de halk, ellerinde Kosova ve Amerikan bayraklarıyla sokaklara döküldü.
Bağımsızlık ilanının ardından, geniş katılımlı kutlamalara geçilecek. Sırbistan’da ise Kosova’nın bağımszılığına karşı çıkan yüzlerce kişi, başkent Belgrad’da yürüdü.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği üyelerinin çoğunluğu, bağımsız Kosova’yı tanıyacaklarını daha önceden duyurmuştu.
Sırbistan ve Rusya ise bağımsızlığa karşı çıkıyor. Rusya Kosova’nın tanınması halinde, Gürcistan’daki özerk bölgeler Abazya ve Güney Osetya’yı tanıyabileceği imasında bulundu.
Moskava’nın bu çıkışına tepki gösteren gürcistan Cumhurbaşkanı Mikhail Saakaşvili, Abhazya ve Güney Osetya’yı koruyacaklarını açıkladı.
DÜNYANIN GÖZÜ KOSOVA’DA
ABD Başkanı George Bush, Kosova’da şiddet yaşanmaması için müteffikleriyle birlikte çalışacaklarını söyledi.
Ermenistan ise, Kosova’nın bağımsızlığının, işgal altında tuttuğu Dağlık Karabağ için emsal oluşturacağını ileri sürdü.
SIRPLAR BELGRAD’DA GÖSTERİ YAPTI
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da yüzlerce Sırp milliyetçisi, Kosova’nın bağımsızlığına karşı gösteri yaptı.
AB Dönem Başkanlığını yürüten Slovenya’nın Belgrad’daki Büyükelçiliğinin önünde toplanan, Sırp bayrakları taşıyan bin dolayında gösterici, “Kosova Sırbistan’ın kalbidir” diye slogan attı.
Göstericilerin liderleri, Slovenya elçiliğine dilekçe vermek istedi. Göstericiler, dilekçede, “Özgür ve demokratik Sırbistan, Sırbistan’ın ve Kosova’nın sözde demokratik Avrupa’da ırzına geçilmesine tanık olmaya hazır değildir” diye yazdı.
Dilekçede, Sırp halkından “bu yasa dışı tiranlığa karşı ayaklanması” çağrısında bulunuldu.
Polis elçiliği kordon altına aldı, ondan fazla polis aracı elçilik ve kentin tek camisinin çevresinde hazır bekledi. Gösteride olay çıkmadı.
SIRPLAR, KOSOVA’YA GELECEK AB POLİSİNE ÖFKELİ
Kosovalı Sırpların lideri Milan İvnanoviç ise Avrupa Birliği’nin büyük olasılıkla yarın bağımsızlık ilan edecek Kosova’ya polis ve yargı misyonu göndermesini “işgal” olarak niteledi.
Milliyetçi lider İvanoviç, AB misyonunun özünde bir işgalin özelliklerini taşıdığını belirterek, “Bu ne Sırbistan, ne de Kosovalı Sırplar tarafından kabul edilebilir” dedi.
AB büyükelçilerince hafta içinde onaylanan ve EULEX adı verilen yaklaşık 2 bin kişilik polis ve yargı misyonu görevlendirilmesi kararı, bugüne dek hiçbir üye ülkenin itiraz hakkını kullanmaması üzerine bugün kesinlik kazanmıştı.
Bölgede iç savaşın ardından faaliyete geçirilen geçici BM yönetiminden (UNMIK) 120 gün içinde görevi devralması öngörülen AB misyonu, Kosova polisi, yargısı ve gümrük görevlilerini eğitecek.
Kosova polis ve yargı misyonuna, Malta dışında, tüm AB üyelerinin yanında NATO’yla koordinasyon kapsamında Türkiye ve ABD’nin de katılması öngörülüyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
En uzun ve en kısa birarada
Yeryüzündeki en uzun ve en kısa insanlar bir araya geldi...
Guinness Rekorlar Kitabı’na göre yeryüzündeki en uzun ve en kısa insanlar olan iki Çinli, ülkenin İç Moğolistan Özerk Bölgesi’ndeki Çifeng şehrinde buluştu.
56 yaşındaki Bao Jişun’un boyu 2 metre 36 santim. Dünyanın en kısa adamı 19 yaşındaki He Pingping ise sadece 73 cm boyunda. Aralarındaki 1 metre 63 santimetrelik fark, neredeyse ortalama bir insan boyuna eşit.
Bao ve He, yarın İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılacak karnavala katılacak.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Hayvanseverlere müjde!
Güney Kore'de bir firma, bilim adamlarıyla işbirliği içinde isteyenlerin ev köpeklerini kopyalıyor. Firmanın ilk müşterisiyse hayatını kurtaran pitbull cinsi köpeğini kopyalatmak isteyen bir kadın.
Seul'deki RNL Bio şirketi, halen, bir başka köpeğin saldırısından kendisini kurtaran ölü pitbull'unu kopyalatmak isteyen Amerikalı kadından alınan sipariş üzerinde çalışıldığını bildirdi.
Firma sözcüsü Kim Yoon, müşterinin firmaya, ölmeden önce köpeğin kulağından alınan ve ABD'deki bir biyoteknoloji firmasında saklanan dokuyu gönderdiğini söyledi. Kim, başarılı bir kopyalama yapma şansını n yüzde 25 olduğunu belirtti.
Kopyalama işlemlerinin Milli Seul Üniversitesinden Prof. Lee Byeong-chun başkanlığındaki bilim adamlarınca yapılacağı, kopyalama karşılığında müşterilerden 150 bin dolar alınacağı bildirildi.
Kim, Lee'den başka, köpek kopyalamada başarılı olan bir bilim adamı nın bulunmadığını, şirketin dünyanın ilk ticari köpek kopyalama merkezi olduğunu söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Anneleri ölen kuzuları Kangal köpeği emziriyor
Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde, sahibinin borcundan dolayı haciz konulan 330 koyunun evde kalan 40 kuzusunu, kangal cinsi Oskar isimli köpek emziriyor.
Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Gürpınar köyünde, koyun besiciliği yapan Kadim Şimşek isimli vatandaş 15 bin 850 YTL borcuna karşılık 330 koyun ve bir traktörünün haciz edildiğini söyledi.
Koyunların bir kısmının kuzusu olduğunu, kuzuların ağılda aç olarak durduğunu ve ölmek üzere olduklarını ifade eden Şimşek, "Kuzların aç olduğunu gören kangal cinsi Oskar isimli köpek kuzuların yanına giderek hem kendi yavrularını hem de kuzuları emzirmeye çalışıyor. 4 tane kuzu öldü. Diğerleri de açlıktan ölmek
üzereler. Daha önce koyunları yedi emin diye eşime vermişlerdi. Şimdi başka köye götürdüler. Koyunların teslim alan kişi koyunlarıma yem verecek mi, tam yavrulama mevsiminde doğan kuzulara bakacaklar mı kimse bilmiyor. Biz usulsüz olarak koyunları alan avukattan, alacaklı taraf ve olaya göz yuman jandarmadan şikayetçiyiz" dedi.
Alacaklı taraf avukatı İbrahim Durmuş ise koyunların usulüne göre alındığını ileri sürerek, ölen koyunlara Kadim Şimşek'in oğlunun ait otomobil ile çarparak öldürdüklerini söyledi. Avukat Durmuş, konuyla ilgili başka açıklama yapmak istemediğini belitti.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yumurtadan yumurta çıktı
İngiltere'de kek yapan kadının kırdığı yumurtanın içinden bir yumurta daha çıktı.
Yumurtayı marketten aldığını söyleyen İngiliz kadın, “Önce ördek yumurtası sandım. Başka bir yumurtayla karşılaşacağım aklıma gelmemişti” dedi.
Uzmanlar yumurtanın içinden yumurta çıkmasının çok nadir bir durum olduğunu dile getirdiler.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sadece köpeklerin duyabildiği şarkı
Yeni Zelanda’da, sadece köpeklerin duyabileceği frekansta kaydedilen bir şarkı CD’si piyasaya sürüldü.
Bir hayvan koruma derneğinin öncülüğüyle Yeni Zelandalı şarkıcı Dei Hamo ve iki kadın meslektaşı tarafından yapılan "Çok Sessiz Bir Gece" adlı şarkı, yüksek frekansla kaydedildiği için, sadece köpekler tarafından duyulabiliyor.
Son derece ilgi çeken şarkı CD’si, tanesi 1.5 sterlinden 6 bin kopya sattı. Köpeklerin şarkıyla ilgilendikleri, CD’nin player’a konduktan sonra köpeklerin kuyruklarını salladıkları ve kulaklarını diktikleri belirtiliyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kendisi küçük değeri büyük
Sıradan göründüğüne bakmayın, bir özelliği var ki herkes peşine düştü. Fabrika işçisi sahibi 200 bin dolara satmadı.
Henüz bir aylık ve oldukça sıradan görünüyor. Ama öyle bir özelliği var ki herkes peşine düştü. Üzerindeki kalp, kalpleri eritti. Japonya'da dünyaya gelen minik köpek yavrusu, üzerindeki kalp şeklindeki leke sayesinde bir anda medyanın ilgi odağı oldu.
Birçok meraklı ona sahip olmak için sahibine başvurdu. Bir işadamı sevgilisine, "Sevgililer Günü"nde hediye etmek için bu yavru için tam 200 bin doları gözden çıkardı ama sahibi, bir fabrikada işçi olmasına rağmen, ondan ayrılmaya dayanamadı, tüm teklifleri reddetti.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 17, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Saturday, 16 February 2008
Molly diete başladı
3 kedi büyüklüğündeki Molly, kapıdan geçemeyince diyete başladı.
Kendisi için açılan ‘hayvan kapısından’ geçemeyen Molly diyete başladı. Normal bir kedinin üç katı ağırlığındaki 6 yaşındaki Molly kalori yakma diyeti yaptı.
Et düşkünü olan Molly’ye sahibi tahıl ağırlıklı bir diyet yaptırdı. 6 aylık diyet sonrasında Molly normal olmasa da incelmeyi başardı.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 16, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 15 February 2008
Dünyanın en yaşlı insanı!
O tam 120 yaşında! Doğum belgesini bile Osmanlı İmparatorluğu vermiş. Guinness rekorları kitabına ilk Osmanlı doğum belgeli bir kadın dünyanın en yaşlı insanı olarak giriyor.
İsrail'de yaşayan Meryem Amash isimli kadın tam 120 yaşında. Elindeki Belgesi o dönem bu toprakların hakimi olan Osmanlı imparatorluğu tarafından verilmiş.
10 çocuğu ve bir kuzu olan Meryem'in 120 torunu, 250 torunununun çocuğu bulunuyor. 20 tane de torununun torunu var.
Meryem Kudüs'ün Türklerin kontrolünde olduğu zamanları hatırlıyor.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Lahana turşusu uzaya çıkıyor
Uzaylılar lahana turşusunu uzaya fırlatmaya hazırlanıyor. Uzaya ilk vatandaşını göndermeye hazırlanan Güney Kore, lahana turşusuyla yapılan ulusal yemekleri de uzaya çıkarıyor.
NİSAN ayında uzaya ilk vatandaşını göndermeye hazırlanan Güney Kore, bu yolculukta lahana turşusuyla yapılan ulusal yemeklerini de uzaya çıkarıyor. “Kichmi” adlı yemek mayalanarak hazırlandığı için bakteri ihtiva ediyor. Bu bakterilerin uzayda sağlığa zararlı hale gelebileceği ihtimaline karşın Kore Atom Araştırmaları Enstitüsü harekete geçti.Yemek için tamamen bakteriden arındırılmış bir tarif ve özel kaplar hazırlandı. Korelilerin ulusal yemeği böylece hayati tehlike yaratmadan astronot Ko San ile birlikte 8 Nisan’da uzaya çıkacak.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 14 February 2008
Dünyanın en ucuz cebi
Slogan bu; "Halkın telefonu..." 2 bin 500 dolarlık en ucuz arabayı yapan Hintliler, şimdi de en ucuz cebi piyasaya sürecek. Otomotiv devi Tata'nın 2 bin 500 dolarlık 'dünyanın en ucuz arabasını' üretmesinin ardından, Hintli mühendisler şimdi de 'dünyanın en ucuz cep telefonlarını' alım gücü kısıtlı insanların beğenisine sunmaya hazırlanıyor.
'Halkın telefonu' adı verilen teknoloji harikalarının fiyatı sadece 20 dolar. Hedefleri ise 10 dolarlık cebi yapmak...
The Times gazetesinin haberine göre, Hintli Spice şirketler topluluğunun geliştirdiği ucuz cep telefonları, dünyadaki emsalleri arasında en düşük fiyatlı olması nedeniyle dikkat çekiyor.
Önümüzdeki yıl 10 milyonun üzerinde satış rakamı elde edeceklerini belirten Spice Başkanı Bhupendra Kumar Modi, ucuz telefonlar sayesinde dünya pazarında beşinciliğe kadar yükseleceklerini söyledi.
Spice, dünyanın en ucuz telefonları önümüzdeki aydan itibaren Asya pazarlarına sokacak. Spice yetkilileri 10 dolarlık telefonlar üzerinde de çalışılmakta olduğunu, çok daha ucuz telefonların üretileceğini kaydediyor.
İletişim sektörünün dünyada en hızlı geliştiği ülkelerden birisi olan 1.1 milyar nüfuslu Hindistan'da 870 milyon kişi cep telefonu kullanıyor. Dünyanın en büyük cep telefonu operatörlerinden Vodafone, bu yıl Hindistan'da 2 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İnsan sıcaklığıyla bina ısıtılacak
İsveç'te Stockholm merkez garından her gün geçen binlerce insanın nefes ve vücut sıcaklığı, civardaki yeni bir binanın kısmen ısıtılmasında kullanılacak.
Projeyi yürüten yetkililerden Karl Sundholm, 'Merkez garından bunca insan geçiyor, yeni binanın ısıtılmasına yardımcı olmak için bu insanların nefes ve vücut sıcaklıklarının bir kısmını toplamak istiyoruz. Herkes sıcaklık üretiyor, pencereleri açıp bu sıcaklığın dışarı çıkması yerine, havalandırma sistemi yoluyla bu sıcaklığı tutmak istiyoruz' dedi.
İnsanlardan elde edilecek bu sıcaklığın, suyun ısıtılmasında kullanılacağı, bu suyun da binaya pompalanacağı belirtildi.
Sundholm, eski olan bu teknolojinin, yeni tarzda uygulanacağını belirterek, boru, su ve pompalardan ibaret yeni sistemin bildikleri kadarıyla şu ana kadar hiç kimse tarafından bu şekilde kullanılmadığını kaydetti.
Sundholm, bu sistemin ısınma giderlerinden yüzde 20'ye kadar tasarruf sağlayacağını kaydederek, yerleştirilmesinin karmaşık olmayacağını ve boruyla pompaların döşenmesinin yaklaşık 21 bin 200 avroya mal olacağını belirtti.
İnşaatı 2010'da bitirilmesi öngörülen binanın içinde, bürolar, küçük bir otel ve dükkanların bulunacağı bildirildi. Stockholm merkez garından her gün yaklaşık 250 bin kişi geçiyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Küresel ısınma penguenleri aç bıraktı
Küresel ısınmayla ilgili neredeyse her gün yeni bir veri ortaya çıkıyor. Son olarak ABD’de bir dergide yayınlanan makale, penguenlerin geleceğinin tehlikede olduğunu ortaya koydu. Soruna çözüm bulma çabalarıysa devam ediyor.
Antarktika’da penguenler, nüfus artışı, sanayi ürünleri ve dünyanın giderek ısınması nedeniyle zorlukla beslenebiliyor. Bu bulgu bilim dergisi “Proceedings of the National Academy of Sciences”a ait...
Dergide yayınlanan makaleye göre; en iri penguen türleri “impatator” ve “kral”lar ısınan okyanus suları yüzünden küçük balıklar, mürekkepbalıkları, karides ve daha küçük türü olan krill avlamakta zorlanıyor.
Gelecek 20 yılda karbondioksit ısınması nedeniyle denizlerin yılda ortalama 0,2 derece ısınacağı belirtilen makeledeki araştırmaya göre, deniz veya okyanus yüzeyinin 0,26 derecelik ısınmasında penguen nüfusu yüzde 9 azalacak.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyadaki ilk cep telefonu
Dünya’ da ilk piyasaya sürülen cep telefonu bakınca, ne kadar geliştiğimizin farkına varabiliyoruz. Resimdeki telefon Motorola DynaTAC 8000X . Ölçüleri 13 x 1.75 x 3.5″. Bu tuğla büyükülüğündeki telefona 1983 yılında sahip olmak isteseydiniz 3.995 $’ ı gözden çıkarmanız gerekecekti, şimdi ise bu telefona çok komik bir rakama ulaşmak mümkün.
Türkiyede ise ilk cep telefonu görüşmesi 23 şubat 1994 tarihinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i araması ile gerçekleşmiştir.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İnatçı bilgisayar
Resimde gördüğünüz bilgisayar hala çalışıyor. Yeni çıkan modellerle inatlaşıyor, adetta. Piyasada ben de varım diyor. Ne de olsa eski toprak. Allah uzun ömürler versin.



Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İlginç ama gerçek
Bu fener tam 38 milyon mumluk ışık üretebiliyor ve 6 km uzunluğunda bir ışık yayıyor…
Bu muzlar gerçek. STEFAN SAGMEİSTER'IN SANATSAL çalışmasında tam 7.200 Muz kullanılmış…
ELLA Adlı Bu Heykel, Tam 24.000 ŞEFTALİDEN OLUŞAN Bir reklam aslında…
BU ev sinema SİSTEMİ, DÜNYANIN EN PAHALISI ÜNVANINI almaya hak kazandı…
Kumar oynamaya giden eşine yaptırdığı ayakkabı
Avusturalya yerlisi ABORJİNLER, kendilerine yeni bir eğlence buldu: Deve avı
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Taşımacılıkta çığır açan çözümler
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Yargı verimliliği ve yargı bağımsızlığı Makedonya için bastıran sorunlar
Makedonya'nın AB ve NATO üyelik şartlarını yerine getirebilmesi için ülkenin yargı sisteminde yapılacak reformlara derhal ve ciddi şekilde ilgi gösterilmesi gerekiyor.
Yargı reformu, Makedonya'nın NATO ve AB üyelik çabalarında göğüslemesi gereken başlıca zorluklardan biri. Özellikle sorun yaşanan iki alansa mahkemelerin verimliliği ve yargı sisteminin bağımsızlığı.
Makedonya'da, başka yerde sonuçlanması en fazla altı ay sürecek davalar bazen on yıl kadar sürüncemede kalıyor. Bu arada, anayasaya göre, yargıçların parlamento tarafından seçilmesi de seçilmeleri üzerinde doğrudan siyasi nüfuz olasılığını doğuruyor.
Hukuk uzmanı Renata Deskoska, "Devlet Yargı Konseyi üyelerinin özgür seçimlerle yargıçların kendileri tarafından seçilmeleri sağlanmalıdır." diyor.
"Meclisteki siyasi partiler, yalnızca Avrupa entegrasyon umutları yüzünden değil, Makedon vatandaşlarının her gün siyasi olarak bağımlı yargıçlar ve verimsiz siyasi süreçlerle karşılaşıyor olması yüzünden de bu sürecin anlamının farkında olmaları gerekiyor." diyen Deskoska şöyle devam ediyor: "Siyasi partiler halkın çıkarlarını göz önüne almalı ve anayasa değişiklikleri için daha büyük bir uzlaşma sağlamalıdır."
Yargı sisteminde çalışan insanların eğitimi de önemli bir faktör. Ülke üyelik yolunda ilerlerken, yargı sisteminden Avrupa ve uluslararası hukuku uygulama görevi verilecek. Daha verimli bir sistem inşa etmek için yeni organize edilmiş yargıçlar çağrılacak. Bunu başarmak için de yeterli eğitim gerekiyor.
Mahkemelerde çalışan uzmanlara göre reformlar çok derin olacak. Anayasal yargı sisteminde de değişiklikler yapılarak, fonksiyonları ve yetkileri artırılacak ve insanların davalarını haklarını mahkemede savunmalarında son çare olarak sözde "anayasal şikayet" uygulamaya konacak.
Uzmanlar, reformların bir an önce yapılması gerekeceğini söylüyorlar. Makedonya'nın AB üyelik kapısı açık, ama sonsuza kadar açık kalmayabilir.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Otomobilin de dili olacak
Artık otomobillerde konuşabilecek... Topladıkları yol bilgilerini sürücüyle aylaşacak. Nasıl mı?
Yeni geliştirilen bir teknoloji sayesinde otomobiller seyahat sırasında topladıkları yol bilgilerini hem sürücüyle hem de trafik yönetim merkezleri ile paylaşacak.
AB 6. Çerçeve Programı kapsamında çalışmalara başlayan Com2React Konsorsiyumu'nun projesinden, sürücüler ve trafik yöneticilerinin yanı sıra itfaiye ve ambulanslar da yararlanacak.
OTOMOBİL YOL GÖSTERECEK
Com2React'ın internet sitesinden derlediği bilgiye göre, proje ile Vehicle-to-Vehicle (V2V) iletişim adı verilen yazılım sistemine sahip ve bir çok algılayıcı ile donatılmış olan araçlar, kötü hava şartları, bozuk yol, trafik kazaları ve buna benzer bilgileri toplayarak sürücüyü alternatif yollara yönlendirecek. Yazılım, topladığı bilgileri diğer araçlar ve trafik merkezleri ile de paylaşacak.
Com2React Konsorsiyumu'nun, Münih ve Paris'de yapılan denemelerde başarılı olduğu, söz konusu proje sayesinde bir çeşit ''Sanal Trafik Kontrol Merkezi''nin de kurulmuş olacağı belirtildi. Sanal Trafik Kontrol Merkezi, kendisine gelen bilgiler doğrultusunda hareket halindeki araçların şoförlerine yerel trafik bilgileri ve güvenlik uyarılarında bulunabilecek.
Henüz ticari olarak piyasaya sürülmeyen ve GPS (Uydu), GPRS (Cep telefonu), WiMAX (Genişbant internet) gibi iletişim sistemleri üzerinden çalışabilen sistemin, yaygınlaştıktan sonra fiyatının düşmesi de bekleniyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Geleceğin evleri akıllı olacak
Altı yıl içerisinde evler baştan sona teknolojiyle donatılacak. Kapılar parmak iziyle açılacak. İşte geleceğin evleri:
Yazılım devi Microsoft şimdi de geleceğin evini tasarladı. 60 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengini olan Microsoft’un patronu Bill Gates, birkaç yıl içinde evlerimizde yaşanacak değişimi anlattı.
Söylediklerine inanmayanları da “İnanmıyorsanız gelin bakın” diyerek Disneyland’de görücüye çıkan “Geleceğin Evi” ne davet etti.
İşte 6 yıl sonra eviniz:
Geleceğin evinde kapı anahtar yerine, parmak izi, göz retinasını tarayıcısı ya da cep telefonunuz ile açılacak.
Duvardaki ekrandan size bırakılan mesajları okuyabilir, LCD ekrandan evinizdeki herşeyi kontrol edebileceksiniz.
“Grace” adlı merkezi bilgisayar hem sekreteriniz olacak, hem de sizin hayatınızı kolaylaştıracak. Hava durumunu ve nasıl giyinmeniz gerektiğini söyleyecek.
Duvar kağıtları bir tuşta değişecek. Kumandaya basıldığında duvar bir boğaz manzarasına, ya da dev bir akvaryuma dönüşecek.
Seçtiğiniz tüm TV programları önceden kaydedildiği için istediğiniz programı istediğiniz zaman seyredeceksiniz.
Bilgisayar bütün yemek tariflerini uygulamalı olarak size göstereceğinden yemek yapmak çocuk oyuncağı olacak.
Evdeki robot, siz işteyken temizlik yapacak, çamaşırlarınızı yıkayacak hatta evde hasta varsa onun ilaçlarını bile verecek.
Uyurken duvarları karartıp, tavana yıldız ekleyerek gece atmosferi yaratabileceksiniz.
ÖNCEKİ TAHMİN DOĞRU ÇIKTI
Disneyland, bundan 50 yıl önce de geleceğin evi projesi hazırlamış ve bütün tahminleri gerçek olmuştu. 1957 yılında yapılan ve California eyaletindeki Disneyland’de sergilenen geleceğin evinde, telsiz telefon, elektrikli diş fırçası, plastik sandalye, mikrodalga fırın gibi yeniliklere yer verilmiş ve bunların 1985 yılına kadar gerçekleşeceği öngörülmüştü. Geleceğin evindeki tüm yenilikler tıpkı hesaplandığı gibi 80’li yıllarda gerçek olmuştu.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tarla sanatı
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Foto Haber
Dünya, 90 cm'lik 'cep herkülü'nü konuşuyor
9 kilo ağırlığında 1 metreden kısa boyuyla 1.5 kg’luk ağırlık basıyor. Hindistan'da yaşayan vücut geliştirici Aditya Dev'in 90 santimetrelik boyu görenleri şaşkına çeviriyor.
The Daily Mail gazetesinin haberine göre, Phagwara kentinde yaşayan 19 yaşındaki 'cep herkül'ü 9 kilogramlık ağırlığına rağmen 1.5 kilogramlık halterleri zorlanmadan kaldırabiliyor. Her gün binlerce insan, vücut geliştiren Aditya'yı görmek için spor salonuna akın ediyor.
Cücelik hastalığına yakalanan pek çok insana rağmen son derece sağlıklı olduğu dikkat çeken Aditya'nın kafasının çevresi 38, göğüs genişliği 50 santimetre.
Çevresindekilerin kendisine 'Romeo' lakabını taktığını kaydeden Aditya, "İki yıldır durmak bilmeden çalışıyorum, ünlü olmak için kendimi ağırlık kaldırmaya verdim ve şimdi dünyanın en güçlü cücesiyim" dedi.
Aditya, boyutlarının kendisini durdurmadığını söyleyerek, "Herkes bana gıptayla bakıyor. Aerobik, halter kaldırma ve dans ile uğraşıyorum. Televizyon şovlarına davet ediliyorum" diye konuştu.
Aditya'nın koçu Rajeet Pal da, genç sporcunun küçük vücudunu geliştirmek için saatler boyunca çalıştıklarını ifade etti.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yarım tonluk adam, 240 kilo verdi
Şişmanlığı Guinness rekorlar kitabına giren 41 yaşındaki Meksikalı Manuel Uribe, 2006 yılında 570 kilo gelirken girdiği perhiz sonucu 230 kilo vererek 340 kiloya inmeyi başardı.
AFP muhabirinin görüştüğü Uribe, "Kendimi çok iyi hissediyorum. Doktorlarım, hiç bu kadar iyi olmadığımı söylüyor..." diyerek sevincini belli etti. Sıkı perhiz uygulayan Uribe, yatakta yapmaya devam edeceği egzersizlerle 4 yılda 120 kiloya inmeyi hedeflediğini belirtti.
1992'den beri "marazi şişkoluktan" muzdarip olan Uribe, Monterrey'deki evinde yaşıyor. Annesiyle nişanlısı Uribe'nin bakımıyla ilgileniyor. 1.94 m boyundaki şişman adam, yatağa mahkum olarak hayat sürüyor. Uribe, bir TV demecinde, 22 yaşına kadar 130 kilo olduğunu, gayet normal olarak yaşadığını ve ABD'de çalıştığını, neden sonra şişmanlamaya başladığını ve durmadan kilo aldığını anlatmıştı.
Meksikalılar, şişmanlıkta dünya birincisi Amerikalılarla yarışıyor. Meksika Sağlık Bakanlığına göre, halkın neredeyse yarısı aşırı kilodan şikayetçi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yeni dinazor türleri
Nijer'de, Sahra çölünde ortaya çıkarılan fosillerin önceden bilinmeyen 2 yeni etobur dinozor türüne ait olduğu bildirildi.
"Acta Palaeontologica Polonica" dergisinde yayımlanan yazıya göre, Amerikalı araştırmacılarla çalışan Bristol Üniversitesi'nden bir araştırmacının tanımladığı bu iki yeni türden birinin sırtlanlar gibi leşle beslendiği, diğerininse avcı olduğunun tahmin edildiği belirtildi.
110 milyon yaşındaki fosillerin, Chicago Üniversitesi'nden doktor Paul Serano tarafından, 8 yıl önce Nijer'de, Sahra çölünün Tenere bölgesinin batı kesiminde ortaya çıkarıldığı kaydedildi.
"Kryptops palaios" ya da "gizli yaşlı yüz" adı verilen dinozorlardan birinin yaklaşık 8 metre uzunluğunda ve üzerinde boynuzumsu bir kaplamanın bulunduğu kısa burunlu olduğu belirtildi. Bu dinozor türünün, Güney Amerika ve Hindistan'da "abelisaurids" olarak bilinen dinozor grubu üyeleri gibi kısa ve zırhlı çenesiyle leşlerin iç kısımlarını yiyebildiği kaydedildi.
"Eocarcharia" ya da "kötü bakışlı şafak köpek balığı" adı verilen diğer tür, en büyük yırtıcı olarak bilinen "Tyrannosaurus rex" gibi yırtıcıların bulunduğu "Carcharodontosaurids" grubundan ve 12 metre uzunluğunda.
Bu yırtıcı tür sahip olduğu bıçak gibi keskin dişleriyle avını parçalarına ayırarak besleniyor. Araştırmacılar, "Eocarcharia"nın gözlerinin üzerindeki kabarık kemikli kaşlarının bu türe vahşi bir görüntü verdiğini ve çiftleşme döneminde rakiplerini korkuttuğunu tahmin ediyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 12 February 2008
Düğününde öldü !
36 yaşındaki Amerikalı kadın, düğün töreninde eşiyle ilk dansını yaptığı sırada kalp krizi geçirip hayatını kaybetti.
3 yıl önce tanıştığı Teddy Efkarpides'le (43) Florida'da Yunan usülü bir düğünle evlenen Kim Sjostrom, hayatının dansında yeni kocasına ve yaşama gelinliği içinde veda etti... 'Sev Beni' adlı Yunanca romantik bir parça eşliğinde ilk düğün dansına kalkan talihsiz kadın, bir süre sonra başının döndüğünü söyledi ve birden yere yığıldı.
Şeker hastası olan kadının krize girdiğini düşünen kocası ve yakınları, hemen ambulans çağırdı. Ancak artık her şey için çok geçti. Doktorlar Sjostrom'un kalp krizinden öldüğünü açıklayınca, herkes bir kez daha şok oldu. Karısını kolları arasında düğün dansında kaybeden kederli koca, "My Big Fat Greek Wedding (Kalbinin Sesini Dinle) filmindeki gibi bir düğün organize etmiştik. Çok üzgünüm" dedi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 12, 2008
2
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu köy erkeksiz kaldı
Rusya'da erkek sayısı azalıyor. Slydzi köyu "tamamen erkeksiz" ilk köy oldu. Köyde sadece 100 kadın yaşıyor.
İkinci Dünya Savaşı’nın bitişi ve SSCB’nin çöküşünden bu yana Rusya’da erkeklerin yaş ortalaması hızla iniyor. Yaş ortalamasının 59’a düştüğü Rusya’da birçok köy de erkeksiz kalmış durumda.
Slydzi bu köylerden biri. Son erkeğini geçen yıl kaybeden köyde, 100 kadın yaşıyor. Slydzi bundan 50 yıl önce ülkenin batısında kadın, erkek ve çocukların yaşadığı, kalabalık bir nüfusa sahip normal bir köydü.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 11 February 2008
Kore’de, en önemli ulusal hazine yandı
Güney Kore’de 14. yüzyıldan kalma “Sungnyemun Kapısı” yandı. 1398’de inşa edilen, 1447’de yenilenen yapının restorasyonu 3 yılı alabilir...
Polis, “Sungnyemun Kapısı”nın, bu sabaha karşı çıkan yangında, 80 kadar itfaiyecinin müdahalesine rağmen neredeyse tamamen yandığını belirtti.
1398’de inşa edilen, 1447’de yenilenen “Sungnyemun Kapısı”, Seul’deki turistlerin ilgisini çeken Namdaemun pazar yerinin yanında bulunuyor.
Japon işgali ve Kore Savaşı’ndan “yara almadan kurtulan”, taş bir zemin üzerine kurulu 2 katlı ahşap yapının restorasyonunun 3 yılı alabileceği ve yaklaşık 21 milyon dolara mal olacağı ifade ediliyor. Yangının sebebi araştırılıyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
14 cm'lik burun farkı
Ordulu 80 yaşındaki Mehmet Gül, 14 santimlik burnu ile görenleri şaşırtıyor. Kumru'ya bağlı Ortalar köyünde oturan ve çevresindekilerin ''Pinokyo Dede'' olarak hitap ettiği Mehmet Gül, 14 santimlik burnu ile ilgi çekerken, kendisinin bu durumdan pek şikayet etmediğini söylüyor.
Çocukken oyun sırasında düşüp burun kemiğini kırdığını, bu durumu ailesine söylemediği için zaman içinde burnunun sarktığını anlatan Gül, gençliğinde burnunun uzunluğunun kendisine rahatsız ettiğini, ancak şimdi önemsemediğini belirtti.
Bugüne kadar düzenlenen ''uzun burun'' yarışmalarına katılmadığını da kaydeden Gül, yarışmalara katılanların 8-9 santimetrelik burun ile birinci olduğunu duyduğunu ifade ederek, ''eğer ben katılsaydım kesin birinci olurdum, çünkü şimdiye kadar benden daha uzun burunlu birine rastlamadım'' diye konuştu.
Gül'ün yakınları da Mehmet dedenin bu durumuna alıştıklarını, artık olayı kanıksamış olmaları nedeniyle kendileri açısından pek dikkat çekici olmadığını söylediler.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 10 February 2008
Bomba yutan fil patladı!
Sri Lanka'nın Hambantota şehrinde bir fil yiyecek zannederek ağzına aldığı bombanın patlaması sonucu öldü.
Orman Bakanlığı yetkilileri filin ölümüne sebep olan bombanın Sri Lanka yapımı "hakka patas" isimli bomba olduğunu belirttiler.
Sri Lanka'da son bir kaç ayda çiftçilerin yaptığı bombalardan ölen fillerin sayısı 11'i buldu. Sri Lanka Orman Bakanlığı yetkilileri, devletin, yetim, yaralı ve kimsesiz filler için yetimhane kurmasına karşın bazı çiftçilerin fillere neden şiddet uyguladıklarına anlam veremediklerini belirtiyorlar.
Orman yetkilikleri de çiftçilerin filleri öldürme sebebinin, fillerin tarım arazilerine zarar vermesi olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Uçaktan hızlı araba
Dünyanın en hızlı otomobili teste hazır... Yolcu uçaklarından hızlı giden araç saatte 1.287 km hız yapıyor.
Amerikalı maceraperest Steve Fossett'in karada hız rekoru kırmak için geliştirdiği aracın denemeleri önümüzdeki ay yapılacak. Haber'e göre dünyanın en hızlı aracı olmaya aday jet motorlu Fossett Land Speed Racer, saatte tam 1.287 kilometre hız yapacak.
Boeing 747 model uçakların maksimum hızının saate 950 kilometre olduğunu hatırlatan uzmanlar, F-4 Phantom jeti motoru takılan aracın karadaki hız rekorunu kıracağını söylüyor. Araç 15 metre uzunluğunda ve 4.5 ton ağırlığında.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın ilk ekolojik şehri
Dünyanın sırf yenilenebilir enerji kullanan ilk ekolojik şehri Abu Dabi emirliğinde kuruluyor.
Proje sözcüsü, ''Masdar City'' (Kaynak Şehir) inşaatının bugün başladığını belirtti.
6,5 kilometre karelik alana kurulacak şehir 22 milyar dolara mal olacak. Proje 2015'te tamamlanacak.
Şehirde yaşayacak 50 bin kişinin enerji ihtiyacı, güneş enerjisi dahil sırf yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ve şehir atmosfere hiç karbon gazı salmayacak.
Şehir denize yakın bir bölgeye inşa edilecek. Şehir, çölden esen sıcak rüzgarlardan ve Abu Dabi havaalanının patırtı ve gürültüsünden yüksek bir çevre duvarıyla korunacak.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bir yıl sonra tekrar Forum ailesine katıldım
Bu hafta, tam bir yıllık bir aradan sonra tekrar Makedonca çıkan haftalık Forum dergisi okuyucuları ile buluştum.
Cuma günü satışa çıkan sayıda ve İmha et, baban ödüyor başlıklı yazıda, Makedonya’da uzun bir dönemdir kamu mallara yönelik yapılan vahşet konusunu gündeme getirmeye çalıştım.
Bu sorun ilk bakışta küçük gözüksede, devlet ve özellikle belediyeler, imha edilen kamu malların tekrar onarımı için bütçedelerden inanılmaz derecede para ayırmak zorunda kalıyorlar.
Kamu mallara, en büyük zararı, ne yazık ki gençler vermektedir. Bunu maalesef, kabul eden gençler, sebepleri ülkedeki ekonomi durumuna ve işsizliğe bağlamaktadırlar. Kamu malına, en büyük zarar akşam saatlerinde kafelerden çıkan alkollü gençler yapmaktadırlar.
Gençlerin, inanılması zor davranışlarını uzman psikologlar, sistemde ve toplumun şu an ki durumuna bağlamaktadırlar.

Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Bebeklerin yüzme sefası
Yüzmek. İnsanın yürümeyi öğrenmeden önce öğrenebileceği hareketler bütünü. İşte sempatik, sevimli tombiş bebeklerin havuzda yüzme sefası.

Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Foto Haber
Eceline Susayanlar
İşte hayat ve eceline susayan insanlar. Bu kadar da olmaz dedirtecek, enteresan ve cesaret dolu fotoğraflar. Fazla yoruma gerek yok.


Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Foto Haber
Dünyanin İlk Fotoğrafları...
Bilinen Dünyanın ilk fotoğrafını görüyorsunuz. Le Gras'ın penceresinden görünüş isimli bu fotoğraf 1826 da çekilmiş. Fransız fotoğrafçı Joseph Nicéphore bu fotoğrafını basım işlemine 'heliography' adını vermiş. Bu fotoğrafın basılması tam 8 saat sürmüş.
Dünyanın ilk negatif kullanılmadan basılan fotoğrafı... Negatif kullanmadan derken direkt pozitif baskı olarak yapılmış. Buna daguerreotype deniyor. Bu teknik Fransız kimyacı Louis Daguerre tarafından bulunmuş. 1837 de yapılmış.1839 da Fransız hükümeti patentini almış.
1939'da Alman Kimyacı Robert Cornelius Philadelphia'da aile mağazasında kendi fotoğrafını çekmiş. Dünyanın ilk insan fotoğrafını çekerek tarihte yerini almış.
Aşağıda gördüğünüz fotoğrafta Dorothy Catherine Draper'e ait. Amerikada 1839 da çekilmiş ilk kadın fotoğrafı. Fransız Louis Daguerre1839 da Amerika'da bulunmuş. Kimya profesörü John W. Draper, kendi kamerasını yapmış ve ilk insan portresini çekmiş. Kızkardeşi Dorothy Catherine Draper de çekilmiş ilk bayan portresi olarak tarihe geçmiş.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Foto Haber
Saturday, 9 February 2008
Dünyanın ruh hali internette
“We Feel Fine” internet sitesi, internet üzerindeki bütün blogları tarayarak duygu avcılığı yaparken, duyguları da sınıflandırıyor.
www.wefeelfine.org sitesinde yer alan bir yazılım sayesinde, bloglarda, içinde “I feel” veya “I am feeling” ifadeleriyle başlayan cümleler seçiliyor. 2005 yılından itibaren duyguları biriktiren sitede, sistem, her birkaç dakikada bir, dünya üzerinde “I feel” ve “I am feeling” ifadelerinden oluşan yeni postalanmış blog girişlerini tarıyor.
Bloglar, yazarın yaşı, cinsiyeti, coğrafi konumu gibi büyük ölçüde standart şekillerde oluştuğu için, genellikle bu cümleyle seçilebiliyor ve saklanabiliyor, Aynı zamanda, cümlenin yazıldığı zamandaki yerel hava koşulları da saklanabiliyor.
Blogların içindeki “neşeli, üzüntülü, kızgın, kırgın” gibi sözcüklerin geçtiği cümleler seçilerek, yaş, cinsiyet, kent, ülke ve hava durumuna göre de sınıflandırılıyor.
Bu partiküllerin “renk, büyüklük, şekil, donukluk” özellikleri, içindeki duyguyu işaret ediyor ve kliklenen her partikül, içerdiği fotoğraf veya bütün cümleyi gösteriyor.
Her gün 15-20 bin yeni duygu ifadesinin eklendiği sitede, birkaç milyon duygu ifadelik bir veri tabanı oluşturuluyor.
Duygular, bir dizi arayüzü kullanarak, “Avrupalılar, Amerikalılardan daha sık mı üzgün hissediyor?”, “Kadınlar erkeklerden daha sık mı şişman hissediyor?”, “Yağmurlu hava, nasıl hissettiğimizi etkiliyor mu?”, “20’li yaşlardaki kadın New Yorkluların en belirleyici duyguları nelerdir?”, “Bağdat’ta insanlar şu anda ne hissediyor?”, “Sevgililer Gününde insanlar ne hissediyordu?”, “Dünyadaki en mutlu şehirler hangileri?” gibi sorularla bir takım demografik dilimlerle taranabiliyor ve sınıflandırılabiliyor.
“Duygu avcılığı”nı kent bazında yaparak, kim, nerede hangi duyguyu yaşıyor fikir edinmek de mümkün olabiliyor.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Ne taşıdığını anlayan var mı?
2003 yılında Sivas'ta otomobilin içinde taşınarak veterinere götürülen ve dünyaca üne kavuşan 'Dana Ferhat'ın ardından bir vaka da Vietnam'da objektiflere yakalandı.
Moped türü motorsikletin selesine sıkı sıkı bağladığı mandayı taşıyan Vietnamlı gayet sakin bir şekilde yoluna devam ediyor.
Aslına bakılırsa bu manzara, her türlü yükü motorsikletleriyle taşımaya alışkın olan Vietnamlılar için gayet sıradan.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Meksika’da şişman polislere zayıflama primi
Meksika’nın orta kesimlerindeki Aguascalientes kenti yetkilileri, obez polislerini zayıflatmak amacıyla, kaybedilen kilo başına 7 Euro’luk prim vaadinde bulundu.
Aguascalientes kenti yetkililerinden Antonio Bernal, polis gücünü oluşturan 1600 memurun yüzde 40 ya da daha fazlasının obez olduğunu saptadıklarını belirttiği açıklamasında, “Bu görünümle, bazı faaliyetleri yapamazlar, suçluların peşine düşemezler, bir bariyerden atlayamaz ya da dar bir açıklıktan geçemezler” dedi ve memurları zayıflamaya teşvik etmek için, kaybettikleri kilo başına 100 peso (yaklaşık 7 Euro) prim ödeme vaadinde bulunduklarını kaydetti.
Aguascalientes’teki yetkililer, 2004’te obez polisleri suçlularla daha iyi mücadele edebilmeleri için sıkı bir zayıflama rejimine tabi tutmuş, ama başarılı olamamıştı.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kumruların patlamış mısır sevdası
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber, Makedonya
Çarşının turistik haritası var
Üsküp Türk Çarşısının “en” büyük problemi çözüme kavuştu. Bu haftadan itibaren Çarşının turistik haritası var. Hem de “modern” bir harita. Çayır belediyesi yetkilileri Modern kelimesini büyük bir gururla vurguladı. Bundan böyle Çarşı’ya gelecek olan olası turistler çarşı’nın tarihi ve kültür yapılarını bulmakta zorlanmayacaklar. Hangi turistler, elbette merak ediyorum.
Diğer yandan, esnaf kan ağlıyor. Çarşıda iş güç yok. Esnaf dükkaları gün kararmadan kapamak zorunda kalıyor. Akşam saatlerinde çarşıdan geçmek cesaret ister. Bu durum Çayır Belediyesi yetkilileri için “hiç önemli değil”, onlar için önemli olan Türk Çarşısının “modern” haritası olması.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Vücut hareketiyle şarj olan telefon
Amerikalı ve Kanadalı bilim insanları, vücut hareketlerinden enerji elde eden bir cihaz geliştirdiler.
Science dergisinde yer alan araştırmada, dize bağlanan cihaz bir dakikalık yürüyüş sırasında cep telefonuyla 30 dakikalık konuşmaya yetecek şarj imkanı sağlıyor.
Bir dakikalık yürüyüşle 13 waat enerji elde edebilen 1,6 kilo ağırlığındaki cihazın özellikle taşınabilir enerjiye gereksinim duyan protez kullanıcıları için ideal olacağı düşünülüyor.
Çok sayıda kullanım alanı olacağı düşünülen cihazın, askeri amaçlarla da değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gülümse biraz bitsin dertlerin
Gülümsemenin sadece birkaç anlamı: Sevginin ve insan olmanın anahtarıdır. İç dünyamızın güzelliklerini, dışa yansıtır. Bir külfeti yoktur, fakat çok şey kazandırır. Evde saadet, iş yerinde muvaffakiyettir. Başkalarına ikramda bulunmak demektir. Vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştirir.
Sürekli gülümsemek ve gülümsemelerle karşılanmak dilekleriyle...




Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 8 February 2008
Uçan halı gerçek oluyor
Şimdiye kadar masallar için bile fazlasıyla "uçuk" bir fantezi gibi duran uçan halıların, gerçekte mümkün olabileceği öne sürüldü. Ancak, makalede dile getirilen uçma eylemi, şimdilik saniyede 10 kez titreşebilen bir banknot büyüklüğü için pratik gözüküyor. Daha büyük ve daha ağır versiyonlarının "ne fizik ne de yasalarla" yasak olmadığı yorumu yapan matematikçilerden Lakshiminarayanan Mahadevan, "Ancak bu büyüklükte bir halıyla seyahatin çok konforlu olmayacağı gözüküyor. Daha konforlu bir uçan halı seyahati, daha az dalgalanan, daha yavaş bir versiyonla mümkün olabilir." diye yazdı.
Bu "havalı" iddiayı dile getirenlerse, Harvard Üniversitesi matematikçileri. Harvard profesörleri, "Physical Review of Letters" dergisinde yayınladıkları bilimsel bir makalede, uçan halıların deniz yüzeyinde uçuyormuş gibi görünen bazı vatoz balığı türleri gibi hareket edebileceği iddiasını dile getirdiler.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Karabatak, balığı böyle yuttu...
Keskin dişleriyle su dünyasının korkulan avcılarından biri olan turna balığı bu kez 'av' olmaktan kurtulamadı.
Öğle yemeği için bu 'riskli yemi' gözüne kestiren karabatak, turna balığını üç hamlede midesine indirdi. 'Belgesellik' olarak yorumlanan bu kareleri yakalayan 61 yaşındaki amatör fotoğrafçı Stewart Canham, "Karabatağın balığı kovalamaya başladığını gördüğüm an harekete geçtim. 1 saatlik bekleyişin ardından ortaya bu muhteşem kareler çıktı" diyerek olayı özetliyor.


Posted by
GinaCom
at
Friday, February 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Makedonya, popüler Balkan yemeğini ulusal yemek olarak tescil etmek istiyor
Makedonya hükümeti, tüm bölgede bulunan bir gıda ürünü olan ayvar için ticari marka koruması istiyor.
Güneydoğu Avrupa'da yaygın olarak yenen ve kırmızı biber ve patlıcandan yapılan ayvar, bölgeden bölgeye hafif farklılıklar gösteriyor ve sonbaharda evlerde geleneksel olarak yapılıyor. Pek çok ülkede bulunmasına karşın, Makedon hükümeti bu ürünü Makedon Ayvarı marka adı altında tescil ettirmeye çalışıyor.
Sanayi Malları Enstitüsü tarafından ticari marka verilirse, marka belli bir coğrafi kökene sahip bir ürün olarak koruma altına alınabilir. Tarım bakanlığına göre, o zaman da Makedonya ithalatçı ülkelerle yapacağı ikili anlaşmalar yoluyla uluslararası koruma arayabilir.
Ancak Enstitü, bir Sloven şirketinin Almanya'da daha önceden bu ürünün patentini almaya çalıştığını söylüyor. Ayvar bir ezmenin genel adı olduğu ve bu yüzden de bir ülkenin malı olarak ticari marka korumasına tabi olmadığı için bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı.
Üsküp yine de vazgeçmiyor. Hükümet sözcüsü İvica Bocevski, "Makedon hükümeti ayvarı dünyaca ünlü bir ürün haline getirmeye çalışıyor." diyerek şöyle devam etti: "Markalaştırma, ürünün içindekilerle birlikte standartlaşmasına ve preparatının etiketlerde listelenmesine olanak sağlayacaktır. Bu da yurt içinde ve dünya pazarlarında kalite ve rekabet gücünü güvence altına alacaktır."
Hükümet ezmenin içindekiler, tarifi ve üretimi konusunda standartlaştırılmış protokoller hazırlaması için bir çalışma grubu kurdu. Üreticiler katı kurallara uymak ve kalite kontrol için yılda bir defa Teknoloji ve Metalurji Fakültesine numune göndermek zorunda kalacaklar.
Makedon makamları ayvarın farklı adlar altında bir çok ülkede üretildiğini kabul ediyorlar. Ancak "Makedon Ayvarı" söz konusu olduğunda, kalitesi devlet kurumları tarafından onaylanmış, geleneksel ve yerel bir çeşni için koruma istediklerini iddia ediyorlar.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
İnanılmaz kurtuluş!
Hortumun etksiyle evinden yaklaşık 100 metre fırlayan 11 aylık bebek, enkazın altında sağ bulundu!
Amerika, salı gecesi güney eyaletlerini vuran hortumun yaraları sarmaya çalışıyor. Beş eyaleti vuran hortumda ölenlerin sayısı 50'yi geçerken yüzlerce kişi yaralandı.
Tennessee eyaletinin Sumner bölgesinde evinin yaklaşık 100 metre ilersindeki enkazın altında sağ olarak bulunan 11 aylık bebek ise, facianın en dramatik sembolü oldu. Küçük bebeği bulan ilkyardım görevlisi olay anını şöyle anlatıyor:
"Bebeği ilk gördüğümde yüzü koyun yatıyordu ve hareketsizdi. Arkadaşıma bu galiba oyuncak bir bebek dedim. Daha sözümü bitirmeden hareket etmeye başladı. Onu ordan aldık ve ilk yardım ekiplerine teslim ettik. Bu hayatımda karşılaştığım en ilginç ve duygusal olay."
Hortumda annesini ve babasını kaybeden Kyson'ı muayene eden doktor da, olayın 'sıradışılığı'nı, "Böyle bir felaketten ufak tefek yaralarla kurtulması gerçekten inanılmaz. Çalıların üzerine düşmüş olabilir ama bana kalırsa Allah onu kurtardı." sözleriyle ifade ediyor.
11 aylık bebeğin bakımını üstlenen büyükanne ise, "Duygularım çok karışık. Üzülüyorum çünkü birini kaybettik, seviniyorum çünkü biri kurtuldu" diyor ve gözyaşları içerisinde ekliyor: "Gerçekten çok zor..."
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Zaman makinesi gerçek mi oluyor?
Rusya'nın önde gelen matematik profesörleri Irina Arefeva ve Igor Volovich, Avrupa Nükleer Enerji çalışmaları merkezi CERN) tarafından kullanılan dünyanın en büyük atom parçalayıcısının, ilk zaman makinesi sayılabileceğini öne sürdü.
'Zamanda yolculuk 2008 yılı içinde gerçek olabilir'
Tezlerini Einstein'ın "görecelik kuramı" ile açıklayan matematikçiler, bir maddenin yoğun bir enerjiyle itilmesi sonucu çevresindeki zamanın da itileceğini ve zamanda yolculuk için tünel oluşacağını iddia etti. Bu yıl içinde böyle bir gelişmenin mümkün olduğuna dikkat çeken matematikçiler, "2008 yeni bir milat olabilir. Ve biz gelecekten misafir ağırlamaya başlayabiliriz" diye konuştu.
'Müzik yüzünden dünyayı uzaylılar istila edecek'
Dünyanın önde gelen uzay araştırmacıları, NASA'nın uzaya Beatles dinletmesi projesinin, uzaylılar tarafından işgal edilmemize neden olabileceğini iddia etti. New Scientist'e konuşan Dünya dışı yaratıkları araştıran SETI Enstitüsü uzmanlarından Dr. Douglas Vakoch, "Uzaya müzik yayını dünyanın tam yerini ele veriyor. NASA'nın böyle konuları tartışmaya açması gerekir" dedi. Dünyaya karşı yapılacak bir uzay saldırısından sağ kurtulmanın da mümkün olmadığını belirten Vakoch, uzaya dünyanın galaksideki adresini gösteren haritalar ve bilgiler gönderilmesinin gelecek nesiller için büyük tehlike yaratabileceğini söyledi
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 7 February 2008
5 saatte Avrupa’dan Avustralya’ya
İngilizler, saatte 6 bin km hızla gidecek yolcu uçağı yapıyor. Uçak, 300 yolcusuyla 4 saat 40 dakikada İngiltere’den Avustralya’ya varabilecek. Bu mesafeyi uçaklar molayla birlikte halen 22 saatte alıyor.
İngilizler, Avrupa’dan binlerce kilometre ötedeki Avustralya’ya 5 saatten kısa sürede uçabilecek uçak projesi için kafa yoruyor.Abingdon’daki “Reaction Engines” adlı şirketin uzmanlarınca 25 yıla kadar hayata geçirilmesi tasarlanan projeye göre, Mach 5 hızında (saatte 6 bin 125 km) yol alabilecek “A2” uçağı, 300 yolcusuyla 4 saat 40 dakikada İngiltere’den Avustralya’ya varabilecek. (Mach 5’ten itibaren uçaklara hipersonik jet deniyor.) Bu mesafeyi uçaklar molayla birlikte halen 22 saatte alıyor.
Dünyanın en hızlı uçağı Concorde, Mach 2 ile uçuyordu. Müstakbel uçağın bileti 3500 sterlin (yaklaşık 8 bin YTL) civarında olacak. Uçak kısaca LAPCAT olarak adlandırılan proje çerçevesinde geliştiriliyor. 7 milyon Euro’luk proje finansmanının yarısı AB’den geliyor.
Avrupa Uzay Kurumunun da katkı sağladığı projenin, uzay çalışmalarında elde edilen bilgi birikimi ve teknolojinin, hava yolu şirketlerince hayata sokulmasını teşvik etmeye yönelik olduğu belirtiliyor.
“Hipersonik” uçak “A2”, 143 metre boyunda olacak. Mühendisler, uçağı sıvı hidrojenle çalışan “Scimitar” motoruyla donatmayı tasarlıyor. Motor geliştirme çalışmaları da sürüyor.
Şirket yöneticilerinden Alan Bond’un verdiği bilgiye göre, “A2”, Kuzey Atlantik’i 0,9 Mach hızıyla (ses hızının altında) “sessizce” geçtikten sonra Kuzey kutbunun üzerine geldiğinde hızını 5 Mach’a yükselterek Avustralya’ya yönelecek.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Koştu, yakaladı, öldü
El frenini çekmeyi unuttuğu treni 6 kilometre sonra yakaladı, dengesini kaybedince feci şekilde can verdi.
Romanya'da bir makinist, evrak teslim almak üzere durduğu istasyonda trenin el frenini çekmeyi unuttu.Hareket etmeye başlayan tren hızlanırken durumu farkeden makinist, treni koşarak yakalayamayacağını anlayınca taksi tuttu. 6 kilometre sonra trene yetişen makinist, lokomotife atladı, ancak dengesini kaybedince rayların arasına düşüp can verdi.
Ioan Colceriu adlı makinist, Odorheiu Secuiesc kentindeki istasyonda bir evrak teslim almak üzere trenden indi. El frenini çekmeyi unutan talihsiz makinist, tam istasyona gireceği sırada trenin hareketlendiğini farketti ve peşinden koşmaya başladı.
Bu şekilde treni yakalayamayacağını anlayınca hemen bir taksiye atladı ve yaklaşık 6 kilometre sonra treni yakaladı. Polisin verdiği bilgiye göre tam terni kontrol altına alacakken dengesini kaybetti ve raylara düşerek feci şekilde can verdi.
Tren yaklaşık 27 kilometre gittikte n sonra demiryolu çalışanları tarafından durduruldu. Demiryolu güvenlik biriminden Constantin Nut Reuters'e yaptığı açıklamada, "Bu işte eğer paniklerseniz bedelini hayatınızla ödersiniz" dedi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 07, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
'Uzaylılar dünyayı istila edebilir'
İngiliz bilim adamları, uzay boşluğuna müzik saçılması durumunda, `kötü uzaylıların dünyayı istila edebileceğini' iddia etti.
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ünlü Beatles grubunun şarkılarını uzay boşluğundaki Polaris'e (Kuzey Yıldızı) doğru saçmayı planlarken bilim adamları, boşluğuna müzik saçılmasının, `ET' kadar dost olmayan uzaylıların dikkatini çekip, dünyayı istila etmelerine yol açabileceğini öne sürdü.
Dünya dışı Araştırmalar Enstitüsü (SETI) görevlilerinde Dr. Vouglas Vakoch, `New Scientist' dergisine yaptığı açıklamada, uzaya sembolik mesajlar bile gönderirken, potansiyel tehlikelerin tartışılması ve olacakların göz önüne alınması gerektiğini söyledi. Bilim adamları geçen 20 yıl boyunca uzaylıların radyo mesajlarını tesbit etmek için radyo teleskoplar kullanıyor. Bu araştırmalardan sonuç elde edilmemesine rağmen bazı araştırmacılar, uzaylıları dinlemenin yetersiz olduğunu savundu.
`ET'ye güvenmenin' hata olduğunu vurgulayan Princeton Üniversitesi astrofizikçilerinden Dr Richard Gott, "SETI'nin en büyük hatası, ET'ye güvenerek bu ağır işi gerçekleştirmek istemesidir. Herkes bir yerde oturmuş sadece dinliyor ve hiçkimse birşey söylemiyor" diye konuştu.
Bir grup bilim adamı ise, dünya dışı araştırmalar merkezi SETI'ye, dünyadaki zeki yaşamın varlığını gösteren basit sinyalleri göndermesi çağrısında bulunurken, bir başka grup bilim adamı, daha çok seyyah ve öncü uzay sondalarıyla kapsanan tipin kaydedilmesini istedi. Bir uzay gemisinin dışına oyma insan ve dünya görüntüsü resmeden NASA, geminin içine kuş sesleri, muzik ses kayıtları ve dünya haritasını iliştirdi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, February 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 6 February 2008
110'unda, 19'luk kız gibi
110 yaşında... Rusya'nın en yaşlısı... Bir Ahıska Türkü... Kan değerleri doktorları şaşkına çeviriyor...
Adı Güllü Umorova... Yaşı: 110 Rusya'nın en yaşlı insanları arasında... Bir Ahıska Türkü...
En büyük sevdası da evinden Türkiye'ye açılan pencere, yani televizyonu... Çanak anten ile Türk kanallarını izliyor...
Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses ve Orhan Gencebay en çok severek dinlediği sanatçılar...
Eski adı Stalingrad olan Volgagrad kentine 200 kilometre uzaktaki bir köyde yaşıyor... Köylüler onu ''Güllü Ana'' diye çağırıyor.
Rusça bilmiyor...
Yaşı ve hayatı ile Rusya'nın Komsomolskaya Pravda gazetesine konu oldu... "Ahıska Türkü kadının hikayesi" başlığı ile roman gibi olan hayatı yayınlandı.
Bu hikayeyi gören Anadolu Ajansı, Güllü Ana'yı bulmak için yollara düştü... İzlenimlerini şöyle anlatıyor muhabir:
Köye vardığımızda, hikayesi Komsomolskaya Pravda gazetesinde
yayımlanmasından olsa gerek, gazeteci olduğumuz hemen tahmin ediliyor ve karşılaştığımız ilk köylü biz sormadan Güllü Ana'nın evini gösteriyor. Türk gazetecilerinin geldiğini öğrenen köylüler Güllü Ana'nın evine koşuyor.
Duvardaki Türkçe yazılar
Herkesin yerde bağdaş kurarak oturduğu evin duvarlarında asılı, altlarında Türkçe yazıyla ''Ayet El Kürsi'', ''Bereket'' ve ''Nazar'' duaları dikkati çekiyor. Evin bir odasında da Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses ve İsmail YK gibi şarkıcıların büyük boy posterleri asılı bulunuyor.
Doğum tarihi: 1898
Güllü Ana'nın en büyük oğlundan olan Mahmut adındaki torunu, babaannesinin 1 Haziranda 110 yaşını kutlayacağını söylerken, doğum tarihi ''01.06.1898'' olarak yazılı pasaportunu gösteriyor.
Günlerini genellikle odasında çorap örmekle geçiren Güllü Ana, bu çorapları kim için ördüğü sorumuza, ''Torunlarıma, gelinlerime örüyorum'' karşılığını verdi.
Sürgün çilesini yaşadı
Hayatı Gürcistan, Özbekistan ve son olarak Rusya'da geçen Güllü Ana, acı dolu sürgünlerle geçen yılları ya hatırlamıyor ya da hatırlamak istemiyor.
Ahıska Türkleri Stalin'in emriyle Gürcistan'dan Özbekistan'a sürülmüştü. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından kısa bir süre önce de Özbekistan'dan kovulan Ahıska Türkleri Rusya'ya sığınmışlardı.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, February 06, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Ağaç tanık oldu
Türkiye'de bir ilk. Mahkeme ağacın tanıklığını kabul etti. Sakarya'da geceyarısı evine giden bir kişi, hırsız diye yakalandı. Tanığı yoktu, suçsuzluğunu ispatlayamadı. Ama Türkiye’de bir ilk yaşandı; ardıç ağacının tanıklığı resmen kabul edildi.
Polen, ilk kez 1959 yılında İsveç ve Avusturya’da iki ayrı davada delil olarak kullanılmış ve mahkeme tarafından resmi kayıtlara geçmiş.
Dünyada yaklaşık 50 yıldır cinayetten sahteciliğe, uyuşturucu kaçakçılığından tecavüze kadar pekçok suçu çözmek için kullanılan “adli palinoloji” yöntemi, Türkiye’de ilk kez Sakarya’daki bir hırsızlık vakasında uygulandı; polis ardıç ağacını tanık gösterdi; “Bu kişi bu eve girseydi, üzerinde ardıç ağacı poleni olurdu.”
Mahkeme kabul etti ve 10 aydır hapiste yatan kişinin beraatine karar verdi.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, February 06, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 5 February 2008
Elmas süslü cep telefonu
Japonya'nın en büyük 3. cep telefonu operatörü Softbank Mobile, elmas süslü bir cep telefonunu 65 bin avro fiyatla piyasaya sürecek.
Softbank Yönetim Kurulu Başkanı Masayoşi Son, Tokyo'da düzenlediği basın toplantısında, telefonu, mücevher üreticisi Amerikan Tiffany şirketiyle birlikte tasarladıklarını söyledi.
Son, telefonun “kesinlikle önerdiği, hayalleri süsleyen bir ürün” olduğunu belirtti.
Japon elektronik firması Sharp tarafından sınırlı sayıda üretilecek telefonların platin kaplı ve çok sayıda elmasla süslü olacağı kaydedildi.
Telefonlar, sadece Japonya'daki zengin mahallelerdeki mağazalarda satışa sunulacak.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Uzaylıya Beatles yayını
NASA, uzaya müzik yayını yaptı. Seçilen şarkı Beatles'dan "Evrenin dört bir yanı" adlı parça oldu.
John Lennon ve Paul McCartney'in 1968 yılında yazdıkları şarkının kırkıncı yıldönümü kutlamaları dolayısıyla, şarkı dün gece, NASA tarafından uzaya yayınlandı.
Ancak, şarkıyı kutup yıldızından dinlemek isteyenlerin ses dalgalarının oraya ulaşabilmesi için 400 yılı aşkın bir süre beklemesi gerekecek.
İngiltere saatiyle tam gece yarısı yayınına başlanan şarkıya, aynı anda çalmak suretiyle, Beatles severlerin de dünya çapında eşlik etmesi istendi.
Bu kutlamanın fikir babası Beatles hayranı, müzik yapımcısı, yazarı ve tarihçisi Martin Lewis.
Lewis, parçanın 40. yıl kutlamaları için önce, dünyanın dört bir yanındaki Beatles hayranlarının şarkıyı aynı anda çalması için çağrı yapmayı düşündüğünü söyledi.
Ancak sonra fikrini değiştirdiğini söyleyen Lewis, "Şarkının adı evrenin dört bir yanı" olduğuna göre, biz niçin kendimizi dünyayla sınırlayalım diye sordum. Uzaylılara mors alfabesiyle mesajlar yollanıyor zaten, neden daha neşeli bir mesaj yollamayalım diye düşündüm." dedi.
NASA yetkililerini de ikna etmeyi başaran Lewis, NASA'nın şarkıyı yayınlarken çok uzaktaki bir galakside bulunan Kutup Yıldızı, yani Polaris'i hedeflediğini bildirdi.
Ünlü Beatles şarkısını John Lennon'la birlikte yazan Paul McCartney, şarkının yayını dolayısıyla NASA'ya yolladığı tebrik mesajında, "Uzaylılara benden selam söyleyin" diyor.
Beatles şarkılarının telif haklarını elinde bulunduran iki şirketten biri olan Apple da evrene yayın fikrinden hoşnut olduğunu ve "Yeni pazarlara açılmak istediklerini" açıkladı.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İnanılmaz dostluk
Kedi ile muhabbet kuşu arasındaki "muhabbet" insanları kıskandıracak...
Muhabbet kuşunun yaramazlıkları, bazen kedinin sabrını taşırsa da onlar hala dost...
Aynı evi paylaşan muhabbet kuşu ve kedi aralarında kurdukları dostluk ile internet aleminde de dikkat çekiyor...
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Benzinlikte çalışan pompacıların pabucunu dama atan robot!
Hollandalı bilim insanları, araçlara benzin doldurabilen robot icat etti. Daha önce inek sağan robotlar üreten Hollandalı mucitlerin geliştirdiği pompacı robot, benzin istasyonuna gelen aracın sürücüsünün aşağı inmesine gerek kalmadan, otomobilin benzin kapağını dikkatlice açıyor, depo kapağını gevşetiyor ve pompa tabancasını açık benzin deposuna yerleştirerek, depoyu dolduruyor.
Çok sayıda sensör ile donatılmış robotun mucidi ve benzin istasyonu işletmecisi Nico van Staveren, daha önce çiftlikte inek sağan robot gördüğünü ve bundan esinlenerek pompacı robotu yarattığını belirterek, "Sürücülerin ellerini kirletmelerine ve benzin kokmalarına gerek kalmadı" dedi.
Yaklaşık 75 bin avroya mal olan ve türünün ilk örneği olan pompacı robotun Hollanda'da yaygınlaşması bekleniyor.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, February 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 4 February 2008
Pankartla eş arıyor
Manisa'da bir yıldır yalnız yaşayan işçi evlenmek için ilginç bir yol deniyor. Manisa'da bir yıldır yalnız yaşayan 56 yaşındaki işçi emeklisi, kentin çeşitli yerlerine astığı pankartlarla eş arıyor.
Sancaklı İğdecik köyünde yaşayan Mustafa Cengiz (56), eş bulabilmek amacıyla farklı bir yöntem seçerek, şehrin çeşitli noktalarındaki durak, ağaç gibi yerlere hazırladığı pankartları astı.
Cengiz'in hazırladığı pankartlarda, “Çok acele evlenmek istiyorum. Irk ve mezhep, türbanlı türbansız fark etmez, yaş önemli değil. Bin 500 YTL gelirim var” ifadeleri yer alıyor. Cengiz, bu yöntemi seçmesinin öncelikli nedeninin bekarlıktan kurtulmak olduğunu belirtti.
İşçi emeklisi olduğunu ve halen Manisa SSK İl Müdürlüğü binası önündeki durakta değnekçilik yaptığını belirten Cengiz, 4 çocuğu bulunduğunu, 26 yıllık eşiyle şiddetli geçimsizlik nedeniyle bir yıl önce boşandıklarını anlattı.
Pankartları astıktan sonra bazı tekliflerin geldiğini belirten Cengiz, “Ancak yaşları çok genç. Evleneceğim kişi en az 30-35 yaşlarında olmalı. Kısa sürede kendime eş bulacağıma inanıyorum” dedi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 04, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
15 yaşında ailesini katletti
Anne babasını ve iki erkek kardeşini tabancayla vurarak öldürdü. Maryland eyaletine bağlı Cockeysville cuma günü evlerinde öldürülmüş halde bulunan anne baba ve 2 erkek kardeşin katili, ailenin büyük oğlu Nicholas Waggoner Browning çıktı.
Henüz bilinmeyen nedenle tartıştığı babasının tabancasını ele geçiren lise öğrencisi Nicholas Waggoner Browning, babası, 45 yaşındaki John Browning, annesi 44 yaşındaki Tamara Browning ve erkek kardeşleri 13 yaşındaki Gregory ile 11 yaşındaki Benjamin'i öldürdü.
Lise öğrencisinin ailesinin katliamı Baltimore kenti sınırları içinde yer alan Cockeysville'de şok yarattı. Polis yetkilileri, çocuk yaşta elini kana bulayan Nicholas Browning'in kullandığı suç aleti silahın evlerinin yakınındaki bir ormanlık alanda bulunduğunu ve Browning'in suçunu itiraf ettiğini belirtti. Kefalet ücreti reddedilen Browning, Baltimore Bölge Hapis ve Tutuevi'ne gönderildi.
Georgia eyaleti Loganville kasabası da anne babasını döverfek öldüren üniversite öğrencisinin yarattığı şiddetle sarsıldı. Gwinnett Teknik Üniversitesi öğrencisi Joshua Spearman, bilinmeyen bir nedenle babası 55 yaşındaki Darryl Spearman ve annesi, 52 yaşındaki Cherri Spearman'ı öldüresiye dövdü. Çiftin cesetleri Loganville'deki evlerinde akrabaları tarafından bulnurken, Joshua Spearman tutuklanarak Walton bölge hapishanesine kondu.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 04, 2008
0
comments
Links to this post
Mars’ta şimdi de “gülen yüz” şekli
"Çıplak adam"dan sonra şimdi de Mars'ta "gülen yüz" bulundu. NASA'nın Kızıl Gezegen'in yörüngesindeki uzay aracı Mars Explorer Spirit'in çektiği görüntülerdeki "gülen yüz" görenleri hayrete düşürüyor.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin robotu Spirit'in 10 gün önce Mars yüzeyinde "yürüyen" bir insana benzer figürü görüntülemesinin ardından, bu kez "gülen yüzü" andıran şekil, yörünge aracının bir kratere odaklanmasıyla ortaya çıktı.
Uzmanlar, bunun sadece Mars yüzey şeklinin rastlantısal bir özelliği olduğunu belirttiler.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İmkansızı başardı..
92 yaşındaki görme engelli amatör golfçü, imkansız bir atış gerçekleştirdi. Nasıl mı?
ABD’nin Florida eyaletinde yaşayan ve bir gözü görmeyen 92 yaşındaki amatör bir golfçü, 100 metreden tek atışta topu deliğe sokmayı başardı.
Clearwater’da yaşayan Leo Fiyalko adlı adam, 10 Ocak’ta Cove Cay Şehir Kulübü’nde arkadaşlarıyla oynadığı oyunda, imkansız denebilecek bir atışı başardı.
Fiyalko, sol gözündeki bir rahatsızlık nedeniyle sadece sağ gözüyle görebiliyor. Kulüp yöneticileri, Fiyalko’ya mükemmel atışı için plaket verdi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, February 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 3 February 2008
25 yıl sonra ne olacak?
25 yıl sonra nasıl bir dünyada yaşayacağız? Gelecekle ilgili tahminleriyle ünlenen bilim adamı Raymond Kurzweil'e 25 yıl sonrasına dair tahminleri şöyle:
Virtual reality (sanal gerçek) çok gelişecek. 2008'e kadar dünyanan öbür ucundaki kişilerle aynı masada oturur gibi toplantı yapabileceğiz.
Masalarda modem veya bilgisayar olmayacak. Daha 2010 yılına gelmeden bu kalabalıktan kurtulacağız. Önce daha küçük cihazlar sonra beyne yerleştirilen cipler kullanılacak.
Nanoteknoloji sayesinde beynimizin kapasitesi artacak ve birçok bilgi yüklenebilecek. Mesela bir binaya baktığımızda gözümüzün önüne bu binayla ilgili tüm bilgiler gelecek.
Nanoteknoloji sayesinde dünyadaki enerji açığı kapanacak. Bugünkü büyük güneş panellerinin yaptığı işi çok daha ucuza çalışan ve kolaylıkla kullanilabilen mini paneller yapacak.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bir kahvenin 3 asır hatırı var
Kahveyi 1683 yılındaki 2. Viyana kuşatması sırasında Osmanlılardan öğrenen Viyanalı kahveciler, bunu unutmadıklarını gösterdiler.
Viyana'daki Kahve Üreticileri Birliği'nin bu yılki geleneksel balosu "Kaffee Alla Turca" sloganıyla tarihi Hofburg Sarayı'nda yapıldı.
Kahveyi 1683 yılındaki 2. Viyana kuşatması sırasında Osmanlılardan öğrenen Viyanalı kahveciler, balo salonundaki stantları çikolatadan yapılmış "ay-yıldız, Topkapı sarayı, yeniçeri maketi" gibi Türk motifleriyle süslediler.
Balonun açılışında, vals eğitimi görmüş 150 genç çiftin salona girmesinin ardından İstiklal Marşı çalındı. Balo organizasyon komitesi başkanının sembolik olarak bir fincan Türk kahvesi içmesi, Viyana Büyükelçisi Selim Yenel'in de yine sembolik olarak kahve falına bakarak, Viyanalı kahvecilere geleceklerine ilişkin yorumlarda bulunması büyük alkış aldı.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Osmanlı’dan yadigar: Üsküp!
Sempatik tavırları, doyumsuz sohbeti ve kulağa hoş gelen Makedoncasıyla TV 8 program yapımcısı Gülhan bu hafta Üsküp’ü ziyaret etti.
Gülhan’nın Galaksi Rehberi adlı programda Gülhan, yüzyıllardır Vardar Nehri’nin iki kıyısını birleştiren Taşköprü’yü, el zanaatlarının küçücük dükkanlarda hala canlı tutulduğu Türk çarşısını adım adım dolaştı. Yöremize özgün yemeklerini yiyen Gülhan “Tavçe Gravçe’nin” tadı damağında kaldı.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Bunu da yaptılar: Uçan otel!
Bir zeplinin içine inşa edilen otel 2020 yılında kullanıma girecek. Fransız tasarımcı Jean Marie Massaud, dünya üzerideki tüm doğal güzelliklerin otel değiştirilmeden görülebilmesi için dahiyane bir fikir geliştirdi.
Uçarak her yere gidebilen ve panoramik görüntüye sahip zeplin otel “Manned Cloud'' (İnsanlı Bulut) 40 yolcu ve 15 mürettebat kapasiteli... Hiç yakıt ikmali yapmadan 5 bin kilometre yol gidebiliyor ve 5500 metre yüksekliğe kadar havalanıyor.
Uçan otel uzun menzili sayesinde üç günde Atlantik Okyanusu’nu aşabiliyor. Boyu 210 metre maksimum hızı 175 kilometre olan uçan otelde 20 oda, restoran, spa merkezi, kütüphane, bar ve spor salonu bulunuyor. Ayrıca 600 metrekarelik panoramik görüntüye sahip bir de terası bulunuyor. Dev uçan otel istendiğinde uygun bir yere de inebiliyor. Çevre dostu otel 2020 yılında hizmet vermeye başlayacak.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Havada, karada, suda gidebilen araç
Dünyanın karada, suda ve havada gidebilen ilk otomobili "Splash" İsviçre firması Rinspeed tarafından tasarlandı.
Splash, özel hidrolik ve elektronik bir sistemle harekete geçen katlanabilir kanatları sayesinde su üzerinde uçabiliyor.
Karada saatte yaklaşık 200 km, su üzerinde de 80 km hıza ulaşabilen Splash'ın iki silindirli 0.8 litrelik turbo motoru doğal gaz ile çalışıyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dev piramitin lanetli kuşları
Mısır'ın en büyük üç piramitinden biri olan Büyük Gisa Piramidinin üstünde uçan binlerce kuş bölge halkını tedirgin ediyor...
Kuşların hastalık yaymasından endişe eden bölge halkı büyük endişe içinde.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kaplana suni teneffüs
Oğlu ile birlikte Almanya'nın Halle kentinde bulunan Berg Hayvanat Bahçesi'ni ziyarete giden genç bir kadın, boğazına takılan et parçası sebebiyle boğulma tehlikesi geçiren kaplana suni solunum yaptırdı. Büyük cesaret isteyen bu eylem Almanya'da günün konusu oldu.
Edinilen bilgiye göre tıp öğrencisi olan Janine Bauer (24) isimli bir kadın, oğlu ile birlikte Almanya'nın doğusunda bulunan Halle'deki Berg Hayvanat Bahçesi'ne ziyaret etti. Bu sırada, yediği etin boğazına kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçiren kaplanın yardımına koşan Bauer, kaplanın bakıcısı ile görüştükten sonra, büyük bir cesaret örneği sergileyerek, kafese girdi.
Kaplana ağızdan ağıza suni solunum yapan genç kadın, kaplanın solunum yolunu temizledikten sonra kalp masajı yaptı. Pençeleri ve keskin dişleriyle çevresine korku saçan kaplan, Bauer'in hayat öpücüğü sayesinde sağlığına kavuştu.
Yaptığı eylemi büyük bir soğukkanlılıkla anlatan Bauer, "Boğulmak üzere olan Malezya kaplanını görünce yardım etmek istedim. Yaklaşık 3-5 dakika süren müdahalenin ardından kaplan eski sağlığına kavuştu" dedi. Bu arada hayvanat bahçesi yönetimi, genç kadının bu özverisi üzerine kaplana, Bauer'in 1 yaşındaki oğlunun ismi olan Johann ismini verdi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
NASA Beatles dinletecek
NASA kainata Beatles'ın "Across The Universe" şarkısını çalacak. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 4 şubatta, NASA'nın ve ünlü grup Beatles'ın kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutlamak için, kainata Beatles'ın "Across The Universe" şarkısını çalacak.
NASA'nın internet sitesindeki açıklamaya göre, şarkının yayımı, pazartesi günü GMT 00.00'da (TSİ 02.00) başlayacak.
Dünya'dan 431 ışık yılı uzakta bulunan Kutup Yıldızına ulaşması planlanan şarkı, evrende saniyede 307 bin kilometre hızla "yolculuk edecek."
Eski Beatles üyelerinden Paul McCartney, bu girişimden memnuniyet duyduğunu ifade ederken, cinayete kurban giden şarkının bestecisi John Lennon'ın eşi Yoko Ono, "bunu yeni bir çağın başlangıcı olduğunu ve bir gün milyarlarca gezegenle iletişime geçileceğini" söyledi.
Bu, NASA'nın bir Beatles şarkısını ilk kullanışı değil. Paul McCartney, 2005 yılının kasım ayında, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (UUİ) 3 astronota dünyadan canlı konser vermişti.
Nasa'nın açıklamasında, 4 şubatta dünyadaki tüm Beatles hayranlarının "Across The Universe" şarkısını çalmaları istendi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, February 03, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Saturday, 2 February 2008
Makedon halkı arasında AB ile ilgili hayal kırıklığı büyüyor
Makedon halkının yaklaşık yarısı AB'nin iç ekonomi üzerinde olumlu bir etki yarattığına inanırken, bloğun ülkenin çıkarlarını hesaba kattığından emin olmayan insan sayısı giderek artıyor.
Eurobarometerın anketina göre, ülkelerinin AB üyelik umutları konusunda iyimser düşünen Makedonların sayısı 2007'nin ilk yarısında önemli ölçüde azaldı.
AB adayı ülkenin kamuoyunda yaşanan bu hayal kırıklığına, ekonomik zorluklarla birlikte basında Makedonya'ya yakın tarihte Birlikle üyelik müzakerelerini başlatma tarihi verilmesi olasılığının düşük olduğu yönünde çıkan haberlerin neden olduğuna inanılıyor.
Eylül ayı sonu ve Kasım ayı başı arası dönemde yürütülen ankete göre, ankete katılan binin üzerinde Makedon vatandaşının %40'ı ülkelerinin çıkarlarının hesaba katıldığına inanırken, bu oranın 2007'nin ilk yarısında benzer görüşteki %54'lük orandan düştüğü gözleniyor.
Eurobarometer'ın aynı dönemde yürüttüğü daha geniş çaplı bir anketin sonuçlarında, Makedon halkının %76'sının ülkelerinin Birliğe üyelik hedefini desteklediği ortaya konmuştu. Bu ankete 27 AB ülkesinin tümü, üç aday ülke ve Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk toplumu da katılmıştı.
Perşembe günü yayınlanan raporda daha karmaşık bir tablo gözler önüne seriliyor. Belgede, "Ülkenin doğru yönde gittiği fikri AB üyeliğini olumlu bir şey olarak görenlerin %42'si ve AB üyeliğinin kötü bir şey olduğuna inananların önemli ölçüde daha azı (%31)tarafından belirtiliyor." ifadesi yer alıyor.
Ülkenin karşı karşıya olduğu sosyal ve ekonomik güçlüklere rağmen, Makedon halkının %38'i ülkelerinin doğru yolda ilerlediğine inanırken, %33'ü karşıt görüşe sahip.
İşsizlik, ekonomik durumun zorluğu ve suç oranına Makedonya'nın en büyük sorunları olarak işaret eden katılımcılar, yükselen fiyatlar ve enflasyonla ilgili artan bir kaygıyı da dile getirdiler.
Anket verileri, Makedon halkının %88'inin ülkedeki işsizlik durumunu kötü olarak gördüğünü ve bu oranın bunu iyi olarak görenlerin sekiz katı olduğunu ortaya koydu. Rakamlar, halkın %61'inin işsizlik durumunun kötü, %36'sının ise iyi olduğunu düşündüğü 27 AB ülkesiyle (AB27) kesin bir zıtlık oluşturuyor.
Fiyat artışları ve enflasyonla ilgili kaygı, bunun ülkeleri için bir sorun olarak Makedon vatandaşlarının sayısında Eurobarometer'ın baharda düzenlediği ankette çıkan %7'den sonbahardaki ankette çıkan %16 oranına kadar %9'luk bir artışa yol açtı. AB27 içinde, enflasyonla ilgili kaygılar aynı dönem içinde %8 artarak %26'ya ulaştı.
Makedon halkının %48'i AB'nin en büyük olumlu etkiyi iç ekonomi üzerinde yarattığına inanırken, %25'i bloğun en az olumlu etkiyi enflasyon ve konut sorunu üzerinde görüyor.
Makedon halkı, ülkelerinin ekonomiyle ilgili kararları bağımsız olarak mı yoksa AB ile eşgüdüm halinde mi alması gerektiği konusunda neredeyse eşit ölçüde bölünmüş durumda (sırasıyla %49 ve %46).
Raporda, Eurobarometer'ın bahar ve sonbahar anketleri arasındaki dönemde halkın kilit devlet kurumlarına duyduğu güvende bir düşüş yaşandığı da ortaya kondu. Halkın güveni %4 oranında azalarak %36'ya düştü. Parlamentoya duyulan güvense %9 düşerek %23'e indi.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 02, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
Dünyanın en geniş arabası
Murciélago ismini Cordoba'da 1879'daki bir boğa dövüşünde 24 kılıç darbesine rağmen ayakta kalan ve dövüşe devam eden, matador tarafından öldürülmeden arenadan çıkma başarısını gösteren Murciélago isimli boğadan almıştır.
O yüzden araba “İtalyanlar’ın yeni boğası” diye anılır. Dünyanın en geniş arabası ünvanını elinde bulundurur.

Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 02, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Foto Haber
Antika laptop
Bu laptop adeta bir sanat eseri. Tuşları, içi, dışı her yeri antika gibi. İşte o laptop... Steampunk, Richard R. Nagy tarafından bir diz üstü bilgisayarın en antika görünümlü tasarımıdır. Steampunk, Viktorya zamanından kalma gibi antika görünümlü olarak biçimlendirilmiştir.
Bu diz üstü bilgisayar sadece dekoratif olarak tasarlanmamış; bildiğiniz çalışır durumda bir cihazdır. İlginç olduğu kadar kaba olan görünümünden dolayı bilgisayarın portatifliği ile ilgili beklentileriniz fazla olmasın.
Bu antika görünümlü dizüstü bilgisayarın tahta dekorasyonu ve eksiksiz donanımları gerçekten ağır olmalı. Buna rağmen dikkate değer ve fantastik bir çalışmadır.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, February 02, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 1 February 2008
Çikolatalı otel odası
ABD’nin New York kentinde çikolata tutkunlarının iştahını kabartacak bir otel odası hazırlandı. Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan odada; halıdan şömineye, koltuktan resimlere kadar her şey çikolatadan yapıldı.
New York’taki bu otelin suit odasını diğer otel odalarından ayıran şey, burada hemen hemen her şeyin çikolatadan yapılmış olması. Çikolata üreticisi Godiva, tavanından zeminine çikolatayla bezenen bu odayı Sevgililer Günü’ne özel hazırladı.
Duvarlardaki Gustav Klimt ve Jackson Pollock kopyaları da, çerçevesinden tuvaline, boyasına, bütünüyle çikolatadan. Resimlerin kopyaları da, hammaddesi de, yine çikolata.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 01, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Soğan artık ağlatmayacak!
Ve bilim bunu da yaptı. Ağlatmayan soğan üretildi... Yeni Zelandalı ve Japon bilim insanları, ağlatmayan soğan ürettiler.
Tüm dünyanın aşçılarını gözyaşına boğan geni çıkararak ağlatmayan soğan
prototipini geliştiren Yeni Zelanda tarım ar-ge kuruluşu, yeni tip soğanın 10 yıl içinde piyasaya çıkmasını umuyor.
Japon araştırmacıların 2002'de soğanın içinde var olan ve gözyaşına neden
olan geni keşfetmelerinin ardından, Yeni Zelanda'da başlayan araştırma
programında yer alan Colin Eady, "İlk başta gözyaşına neden olan maddenin soğanı kesme eylemiyle kendiliğinden ortaya çıktığını düşünüyorduk. Ama Japon bilim insanları bize bu maddenin bir enzimle kontrol edildiğini gösterdiler" diye konuştu.
Yeni Zelanda'daki teknolojinin soğanlara DNA nakline olanak tanıdığını ve bu DNA'nın gözyaşına yol açan genin aktif hale gelmesine engel olacağını söyleyen Yeni Zelandalı araştırmacı, kısa süre önce Hollanda'daki bir sempozyumda sunulan buluşun, uzmanların büyük ilgisiyle karşılaştığını kaydetti.
Eady, sanayinin böyle bir ürün için kuvvetli beklentisine karşın, ağlatmayan
soğanın mutfaklara girmesi için 10-15 yıl gerektiğini söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 01, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu ceket, bir insanı 120 km hızla uçurabiliyor
Amerikalı bilim adamı jet hızıyla uçan ceket yaptı. Jet ceketi giyen 75 saniyede havalanıp 120 kilometre süratle uçabiliyor.
Dünya, Thunderbolt Aerosystemy adlı ABD’li şirketin ürettiği süper buluşu konuşuyor. Buluşun mucidi, Nino lakaplı Carmelo Amerena. Mucit, trafik kabusunu kökten çözecek bir icada imza attı. Tek kişilik ‘füze ceketler’ ile artık karada değil, havadan istenilen yere gidilebilecek. Trafikte saatlerce çile çekmek ve otopark derdi de böylece ortadan kalkıyor.
Bunun için 35 kilo ağırlığındaki iki füzenin bağlı olduğu bir yelek giymek yeterli. İçinde hidrokarbon benzin, kerosen, dizel ve metanol karışımı bileşim bulunan yakıt sistemi, bir düğmeye basarak ateşleniyor. Kişi 75 saniyede havalanabiliyor ve havada 120 km.’ye kadar hız yapabiliyor.
Hızı yavaşlatan düğme ile kolayca da yere inilebiliyor. Amerena bu icadını 1950’lerin hayal kahramanı Thunder Man’den esinlenerek yapmış.Sistemin faturası hayli pahalı. ‘Füze ceket’ almak isteyenler, 100 bin dolar ödemek zorunda. Jet ceketin kısa sürede tüm dünyada yaygınlaşması bekleniyor.
Posted by
GinaCom
at
Friday, February 01, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber














