Heryıl birçok ülkede yapılan Zombi Apoca Festivali korku festivali olma özelliği ile tanınan bir şenliktir. Bu şenlik 2 Ekim ve 5 Ekim aralarında yapılır. Seattle'de yapılan Zombi Apoca Festivali'nde bu yıl farklı bir gösteri yapılarak binlerce legonun biraraya gelmesiyle oluşturulan bir mini dünya yaratıldı.
Friday, 31 October 2008
Zombi Apoca Festivali 2008
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 31, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Glass Duo'dan Bardak Müziği
Glass Duo (Bardak İkilisi) Anna ve Arkadiusz Szafraniec adlı iki Polonyalı müzisyenden oluşuyor. Görünüşe göre dört ve dört buçuk oktava kadar çıkabilen dünyanın en büyük bardak harpini yapmışlar.
GLASS DUO ensemble - glass harp music
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 31, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Oyuncak Ayı Şeklindeki Şirin Koltuk
Şimdiye kadar, Dünya'daki en büyük oyuncak ayıya benim sahip olduğumu düşünüyordum. Fakat görünüşe göre, yanılıyormuşum. İsveçli bir tasarımcı olan Matti Klenell, her zaman hayalini kurduğum bir koltuk tasarımı ortaya çıkarmış. Matti Klenell, devasa bir oyuncak ayı şeklindeki, bu yeşil ve şirin koltuğu tasarlamış. Keşke bu koltuk, bu kadar üzgün görünümlü olmasaydı, keşke bu kadar yeşil olmasaydı ve keşke, bir sergi için 2001 yılında üretilmiş olan tek numune olmasaydı.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 31, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gitar Tekne İle Dünya Turu
Avustralyalı şarkıcı Josh Pyke, şarkısı Make You Happy'nin klibinde kullanılmak üzere tıpkı kendi gitarının biçiminde bir deniz motoru yaptırdı.
Pyke, motorunu kıyıdakilerin şaşkın bakışları altında Sidney Limanı'nda yüzdürerek hava attı. İzleyenler, manzaranın 1788'de İngiltere'den ilk donanma filosunun gelişinden sonraki en ilginç görüntüyü oluşturduğunu söylediler.
Motoruna, Avustralyalı gitar üreticisi Maton'un adını veren Pyke'ın bu gösterisi aslında yeni şarkısı Make You Happy'nin klibinde kullanılmak üzere görüntülendi. Amerikalı şarkıcı Lenny Kravitz de 1990'da gitar şeklinde bir tekne ile denize çıkmıştı.
JOSH PYKE: Guitar Boat Hero
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 31, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 30 October 2008
Kağıt Tekneyle 112 Millik Yolculuk
Çinli öğretmen 180 kilometre geniş Tayvan boğazını kağıt tekneyle geçmeyi düşünüyor. Meishan kentinde outran Zhu Yalin, kimya öğretmeni , tekneği yapmak için Xianmen'e geld Zhu Yalin "Kağıttan yapılmış teknenin yanısıra yapıştırıcı da organic malzemeden yapılacak. Un çorbasından olacak " dedi.
Tekne 1.82 metre uzun, dibi ise 5 santimetre kalın olacak. Tekne 2 kişi taşıyabilecek.Zhu, 2005 yılında kağıt tekneyle , Mingjiang nehrinde 80 kilometrelik yolculuk yapmıştı.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 30, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Göz Yaşıyla Yazı Yazıyor
Luoyang'da yaşayan 56 yaşındaki Ru Anting, burnundan çektiği suyu gözünden püskürterek istediği uzunlukta yazı yazabiliyor.
Bu yeteneğini Shansui şehrindeki Lotus Parkında sergileyen Anting, yaptığı gösteride özel hazırlanmış bir zemin üzerine 'Talih okyanus kadar büyük bir denizdir' yazısını yazdı.
Kendisini izleyenleri büyük hayrete düşüren Anting, Çin ajanslarına yaptığı açıklamada bu yeteneğini çocukken nehirde yüzerken farkettiğini belirtti.
Zaman zaman yüzerken su yutabiliyorum. Bir keresinde yine çok miktarda su yutmuştum ve bu su gözlerimden fışkırdı.
O anda bütün arkadaşlarım hayretten küçük dilini yuttu' şeklinde açıklamda bulundu. 1990 yılında işsiz kalan Ru, yaklaşık 20 yıldır bu yeteneğiyle para kazanıyor. İşsiz kaldığında bu yeteneğini daha da geliştiren Ru Anting, üç yıllık sıkı bir çalışmadan sonra gözyaşını 3 metre uzaklığa kadar püskürtmeyi başar.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 30, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Evin Eşek Sahipleri
İngiliz Tim ve Jackie Ferrier çifti üç yıldır iki eşekle aynı evi paylaşıyor. Holly ve Charlie adlı eşekler ev hayatına öyle iyi adapte olmuslar ki adeta kedi-köpekten farksızlar. Fransız tostunu çok seven ikili kokuyu alınca kahvaltı masasının yanında yerlerini alıyor. Jackie Ferrier İngiliz Daily Mail gazetesine 'Her zaman bir eşeğim olsun istemiştim. İki tane oldu' açıklamasını yaptı.


Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 30, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 29 October 2008
En havalı Mercedes
Tamamı 300 bin adet Swarovski kristali ile kaplanan bu Mercedez'in aslında çok önemli bir misyonu var.
A Mercedez-Benz SL600 serisi tamamı Swarovski taşlarla kaplı hali görenlerin ağzını açık bırakıyor.Japonya'nın batısındaki Osaka şehrinde Sogo mağazasının vitrine koyduğu bu havalı ve parıldayan Mercedes'in değeri tam 40 milyon yen (403 bin dolar)
Resesyondaki Japon ekonomisine inat tüketiciyi cezbetmek için hazırlanan bu Mercedes için tam 300 bin adet Swarovski taşı kullanılmış.
Bakalım bu otomobil Japon ekonomisini resesyondan (durgunluk) çıkarmada etkili olabilecek mi?
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Scooter İle Dolaşan Postacı (Haziran 1939)
Artık ayakları yürümekten aşınmış olan postacılar için, motorlu scooter araçlarının temin edilmesi teklifi ilk defa, kendine bir ev yapımı scooter tasarlamış olan, Columbia'dan Henry R. Smith isimli bir postacı ortaya atmıştır.
Bu scooter aracının sürücüsü, aracın arka kısmında ayakta durur. Ayrıca bir eliyle direksiyonu idare ederken, diğer eliyle de debriyajın ve frenin bir arada bulunduğu bir kontrol kolunu kullanır.
Benzinle çalışan bu aracın motoru, scooter'ı saatte 8 ila 30 kilometrelik hızlarda hareket ettirebilir. Bu scooter'ın testlerinde, aracın 20 kilometrelik bir güzergahı, ortalama 2 saat sürede geçebildiği görülmüştür.
Henry R. Smith'in bu harika makinesinin yapımı, ona tam olarak 150 dolara mal olmuş. Fakat Henry R. Smith, eğer seri üretime geçilebilirse bu maliyetin çok daha aşağılara düşeceğini tahmin etmiştir.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünya'nın En Yüksek Dönme Dolabı
Dünya'nın en yüksek dönme dolabı tam 42 katlı bir binanın yüksekliğine ulaşıyor!
Singapore Flyer dönme dolabı, bir dönme dolabın ihtiyacı olan her şeye sahiptir. Bunlar arasında, her biri tam 28 kişi taşıyabilen devasa kapsülleri ve nefes kesici 30 dakikalık bir sürüş keyfini sayabiliriz.
İnşaatının tamamlanması, tam olarak 180 milyon dolarlık bir fiyata mal olan Singapore Flyer dönme dolabı, Marina Promenade'de bulunan 33.700 metrekarelik bir alana inşa edilmiştir. Bu dönme dolabın, 3 katlı bir terminal (Ticari alan) binası vardır ve kendisi, tam olarak 150 metre (Şu anda, Dünya'nın en uzun dönme dolabıdır) çapındadır. Bu dev dönme dolaba, ev toplantıları ve hatta partiler düzenleyebileceğiniz genişlikte, 28 kişilik olan klimalı 28 adet kapsüller yerleştirilmiştir.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gerçek Örümcek Adam: Alain Robert!
Örümcek adamdan mı bahsediyorsunuz? Alın, işte size gerçek bir örümcek adam. Fransa kökenli bir dağcı olan Alain Robert, Abu Dhabi firmasının bir yatırımı olan, tam 185 metre yüksekliğindeki Authority gökdelenine, hiçbir araç ve ekipman kullanmadan sadece elleriyle, tam 20 dakika içinde tırmandı.
Alain Robert aynı zamanda, tüm Dünya'nın dört bir yanında bulunan 80'den fazla dev gökdelene tırmandı. Alain Robert'ın tırmandığı bu dev gökdelenler arasında; Chicago'da bulunan Sears gökdeleni, Kuala Lumpur'da bulunan Petronas İkiz gökdelenleri, Paris'te bulunan Eiffel Kulesi ve New York'ta bulunan Empire State binası gibi, birçok Dünyaca ünlü gökdelenler bulunmaktadır. Tabi ki Alain Robert her zaman olduğu gibi, bu binalara çıplak elleriyle tırmandıktan hemen sonra, polisler tarafından göz altına alınarak ifadesi alınmaktadır.

Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 29, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 28 October 2008
Bira Kutusudan Ev
Houston'ın en popüler simgelerinden biri olan Bira Kutusu Evi, emekli bir döşemeci olan John Milkovisch tarafından yapılmış.
Proje, çim biçme makinesini kullanmaktan yorulduğu zamanlar olan 1968 yılında başlamış. Güzel bir manzara yaratmak için kayalarla, mermerlerle, metalle ve betonla oynamaya başlamış. Daha sonra gözünü evine dikmiş ve en sonunda evini kendisinin, eşinin ve komşularının tükettiği biraların düzleştirilmiş kutularıyla kaplamış.
John Milkovisch'in Bira Kutusu Evi'yle ilgili sevdiği şey, insanların bu evin yakınından geçerken, durmaları ve onun yarattığı bu esere şaşkın gözlerle bakmaları ve daha sonra bu evi görmeleri için başka arkadaşlarını da çağırmalarıymış. Bira Kutusu Evi, yıllar boyunca yenilenmiş ve önemli bir yerel simge olarak korunmuş.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Angel Oak (Melek Meşe) Ağacı
Bu inanılmaz görünümlü meşe ağacının, 1.500 yıldan daha yaşlı olduğu tahmin edilmektedir ve bu olağan üstü ağaç, Amerika Birleşik Devletlerinin Güney Carolina eyaletinde bulunan, Charleston kentindeki Angel Oak isimli bir parkta bulunmaktadır.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünya Üzerindeki Cehennem
Güzel Dünya'mızın üzerinde, sanki cehennemin Dünya üzerine çıkmış halini temsil eden, oldukça garip yerler vardır. Bu yerler öle garip yerlerdir ki, onları gördüğünüzde bu alanların kıyamet günü temasını kullanmayı oldukça çok seven, bilim kurgu yazarlarının ilginç zihinlerinin tasarladığı yerler olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat tüm bu garip yerler, gerçekten vardır.
Turistlerin alana girişi yasaklanmış olan bir yer, hiçbir fotoğrafçının kesinlikle içeri adımı bile atamayacağı garip bir yer. Eğer fotoğrafçılar içeri girerse, fotoğraf makineleri ellerinden alınıyor ve fotoğrafçılar, polis tarafından hemen tutuklanıyorlar. Gerçekten bir fotoğrafçı için, Dünya üzerindeki cehennemin bir tasviri. Bu fotoğraflarda ise, karaya oturan devasa bir geminin, onu içten içe yiyen kurtlar gibi nasıl parça parça yok edildiğini görebilirisiniz.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
The Daily Coyote (Çakal'ın Günlüğü)
İnanılmaz derecede şirin olan bir çakal (Bu fotoğraflarda görülen o değil), internet ortamında kendisine ait bir blog'a sahiptir. Tıpkı Almanya'nın yavru kutup ayısı 'Knut the Bear' gibi.
Blog'un yazarı Charlie, anne ve babası bir koyuna saldırdığı için, çiftçiler tarafından tüfekle vurularak öldürüldükten sonra, geçtiğimiz Nisan ayında hiç beklenmedik bir şekilde, benim kapıma bırakılmış olan ve vahşi doğada doğmuş bir çakal yavrusudur.
Bu zavallı yavrunun, hayatta kalabilmesi için (en azından kısa dönem içinde) benim yardımıma ihtiyacı olduğunu fark ettiğimde, vahşi bir hayvanı yetiştirebilmek, ona bakabilmek için, nelere sahip olduğumun ve bunun için yeterli olup olmadığının hiçbir önemi kalmamıştı. Ben bu blog'u yazmaya başladığım anda, Charlie şu anda 6 aylık olan bir çakal yavrusu oldu.
Her ne kadar, her gece benim yatağıma gelip kıvrılarak, benimle beraber uyuyor olsa da (Dolunayın ortaya çıktığı geceler hariç), benimle beraber kamyonetimde gezintiye çıkıyor olsa da ve benim kedime inanılmaz derecede sevgiyle bağlı olsa da, ben Charlie'yi benim evcil hayvanım gibi görmüyorum.
Ben onun sahibi olmak istemiyorum. Sadece güzel bir uyumluluk içinde, beraber yaşamak istiyorum. Zaten bizim yaptığımız da bundan ibarettir' diyor.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 28, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 24 October 2008
Akıllara zarar lokanta
Hastane görünümlü bir restorantta yemek yemek ister misiniz? Hayal gücünü zorlayan bir tasarım... Servisi hemşireler yapıyor, barmenler de doktorlar...
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Şirinler 50 yaşına bastı
Dünyaca ünlü çizgi film kahramanları şirinler 50 yaşına bastı..Dünyaca ünlü çizgi kahramanlar Şirinler, yarım yüzyılı devirdi.
Belçikalı karikatürist Peyo tarafından 1958’de çizgi roman olarak hayata başlayan Şirinler, kötü kalpli büyücü Gargamel’in bütün çabalarına rağmen 50 yaşına bastı.
1981 yılında da televizyon dünyasıyla tanışan Şirinler için 8 yılda 256 bölüm çekildi. Ormanda komün hayatı yaşayan ve Şirin Baba tarafından yönetilen Şirinler’in komünizmi çağrıştıran bir altyapısı olduğu iddia ediliyor.
Şirinlerden bir bölüm.....
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Video haber
Rus Yapımı Ahşap Bilgisayar
Bu teknoloji-sanat karışımı harika parça, Rus bir zanaatkar tarafından ismi açıklanmayan bir müşterisi için özel yapım olarak üretildi.
Bu ahşap bilgisayar, daha çok galeriye ait bir parça gibi görünmekle kalmıyor, aynı zamanda mükemmel şekilde fonksiyonle bir masaüstü bilgisayar olma özelliği de taşıyor. Testle gösteriyor ki, oyun oynarak geçirilen 24 saatlik ekstrem bir süreden sonra bile ısınmayla ilgili herhangi bir sorunla karşılaşılmıyor.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tayland'ın Fil Orkestrası
Hayvan müzisyenlerden konu açılmışken, Tayland Fil Orkestrası tam anlamıyla bir hayvan orkestrası özelliğine sahip. Yaklaşık 16 filden oluşan bu vahşi müzisyen grubu insanların öncülüğünde devasa ksilofonlarla, mızıkalarla, davullarla, gonglarla ve diğer enstrümanlarla müzikal doğaçlamalar yapıyorlar.
Aşağıdaki animasyon, Tayland Fil Orkestrası'nın müziğini ve resimlerini gösteren 4 dakikalık bir müzik videosu. Tayland Fil Orkestrası, (Tayland Fil Koruma Merkezinden) Richard Lair'in ve besteci Dave Soldier'ın fil müziklerini yöneterek fil müzisyenlerin, doğal ortamlarında kaçak olarak avlanmalarının ve türlerinin tehlikeye girmesinin önüne geçilmesine yardımcı olmaya çalıştıkları Tayland'ın Lampang bölgesinde bulunuyor. Tayland Fil Orkestrası, iki tane albüm çıkardı ve üçüncüsü de yolda. Kârın yarısı, Tayland Fil Koruma Merkezi'ne gidiyor.
Filler, Dünya'nın en akıllı yaratıkları arasındadır. Fillerin problem çözme yetenekleri, bir yunus balığıyla eş değer düzeyde.
Boyama ve müzik çalma gibi karmaşık görevleri yerine getirebiliyorlar. Filler, kaybettikleri arkadaşları, aile üyeleri ve yaşlı ataları için cenaze ayinleri de düzenlerler. Mizah, keder ve kendi varlığının farkında olmak gibi gelişmiş duygulara sahiplerdir.
Ormanlık alanların yok olması nedeniyle, fil dişi için kaçak avlanmaları sebebiyle, yasal olmayan ormancılık nedeniyle ve orman kaynakları ticaretinin önemini kaybetmesiyle Tayland'ın fil nüfusu, dramatik bir şekilde tehdit altına girmiş.
Kendinize bir fil müziği ziyafeti çekerken bu muhteşem hayvanların korunmasına katkıda bulunalım.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 24, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 23 October 2008
Süper bebe
Fazla söze gerek yok, süper bebenin inanılmaz gitar çalış taklidi. System of a down'la çoşan harika bebe.....
System of a Down - Chop Suey Live @ BDO
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Video haber
Kartal ve Tavşanın Dostluğu
Yırtıcı bir avcıyla, avladığı hayvan dost olmazmış diye kim demiş? Yaklaşık 4 aydır ZhengZhou'nun Çin'deki Kuzey Kapısı kuş marketinde garip bir ikili bulunuyor.
Genç karatala yiyecek olması için Çinli, profesyonel bir kartal eğitmeninin kafesinin içine bir tavşan atılmış fakat kartal çok genç olduğundan tavşanı yemek yerine onunla arkadaş olmuş.
Bu ikili çok iyi anlaşmaya başlamışlar ve tavşan ara sıra kartalın tüylerini temizlemeye başlamış, bu da kartalın hoşuna gitmeye başlamış.
Bu, gerçekten de çok şanslı bir tavşanmış.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sürpriz, Bu Bir Çilek Domates
Daha önce hepimiz, kiraz domatesleri görmüştük fakat bu çilek-domates, bahçıvanları şaşkına çevirdi.
Doğuştan gelen bir yeteneğe sahip olan Eshter Walker, yemek için sebze tarlasından topladığı bir domatesi kesince, bu garip meyveyi farketmiş.
48 Yaşındaki Eshter: "Kesinlikle bir domatesin içinde bulunan bir çilek gibi görünüyor ve tadı domates gibi ama biraz daha tatlı."dedi.
"Bir uzman bakmak ister diye, hala buzdolabında tutuyoruz."diye de ekliyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 23, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Los Angeles'in Ortasında 100 Keçi Serbest Kaldı
Los Angeles Yeniden Geliştirme Ajansı liderleri, 4'üncü caddede ve Hill caddesindeki dik yokuştaki kalın otları yemeleri için 100 adet keçi kiraladı.
Ajans yetkilileri, keçilerin, benzinle çalışan iki ayaklı ot biçme makinelerinden daha ucuz ve çok daha çevre dostu olduğunu söylediler.
Ofis çalışanları ve oradan geçenler ayrıca, keçilerin bölgeye yayılıp otları yemelerini izlemenin çok daha eğlenceli olduğuna karar verdi.
Elektrikli bir çit, keçilerin etrafını kuşatarak, yokuşun aşağısındaki duvarın üstünden düşmelerini engelliyor. 71 yaşındaki Gonzales, kendisi olmadığı zamanlarda güvenlik görevlilerinin sürüyü izleme görevini yürüttüklerini söylüyor.
Bu keçilerin çoğunun dişi olduğunu söyleyen Gonzales, böyle bir seçim yapmalarının nedeninin hayvanların ot yemeye odaklanmalarını sağlamak olduğunu söyleyen Gonzales ayrıca sürüdeki erkek keçilerin de iğdiş edilmiş olduklarını söyledi.
Nihayetinde, bu alan Kaliforniya Plaza kulesinin, kullanım alanı haline gelecek.
Öğle arasında Kaliforniya Plaza ofis çalışanları, bu küçük parka gelerek keçilere yakından baktılar. Keçilerden bazıları havaya zıplayarak ağaçtaki yapraklardan da tat almaya çalışıyorlardı.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 23, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 22 October 2008
Dünyanın en rahat odası
Bu odada 15 dakika geçiriyorsunuz, dert tasa kalmıyor...İngiltere’deki Hertfordshire Üniversitesi, küresel mali krizin etkisini üzerlerinde hissetmeye başlayan insanların rahatlaması için özel bir oda hazırladı.
‘Dünyanın en rahatlatıcı odası’ olarak adlandırılan mekanda loş yeşil ışıklar ve suni bir gökyüzü görüntüsü var. Düşük frekanstan sürekli olarak ninnilerin çalındığı odaya ayrıca lavanta kokusu veriliyor.
Ziyaretçilerin 15’er dakikalık seanslar halinde dinlendirildiğini söyleyen Psikolog Prof. Richard Wiseman, “Odanın tasarımında daha önce insanları rahatlatan renk ve kokular üzerine yapılan araştırmaların sonuçlarından yararlandık” dedi.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Rekor kıracaktı, kurtarılmayı bekledi
Akrobasi sanatçısı rekor denemesi sırasında dengesini kaybedince kurtarılmak için bekledi. Akrobasi sanatçısı olan Saimaiti Aijiang, 3100 metre yükseklikte ip üzerinde korumasız yürümek için kırmaya hazırlandığı rekor denemesi sırasında, dengesini kaybetti ve ip üzerinde asılı kaldı.
700 metrelik bu yürüyüş önce gayet başarılı gidiyordu. ancak yolu yarıladığında dengesini aniden kaybeden Aijiang yürüdüğü ipe sarılarak kurtarılmayı bekledi. Turizm açısından Çin'in önemli merkezlerinden biri olan Tianmengshan'da gerçekleşen bu olay da kurtarıcı bir dağcı oldu.
Son dönemlerde sık rastlanan kayıp dağcı haberlerine inat, bu kez kurtarıcı olan bir dağcıydı. Dağcının yardımlarıyla aşağı indirilen İp canbazı, inerken elinde oluşan kesiklerden dolayı ağlıyordu.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
15
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Derisine tırnağıyla not yazıyor
Marketten alınması gerekenleri unutmamak için kağıda yazmasına gerek yok. Herşeyi vücuduna not alabiliyor. Nasıl mı?
Süpermarketten alınması gerekenleri unutmamak için kağıda yazmasına gerek yok. Vücuduna tüm ihtiyaçları tırnaklarıyla yazıyor. 50 yaşındaki kadına 'yürüyen kağıt' diyorlar. Uzmanlar ise bunun bir cilt hastalığı olduğu konusunda hemfikir.
Çin'de Deri Hastalıkları Uzmanlığı Bölümü'nde de uzun zamandan beri tartışılan 'kağıt insan' sendromunun bir tür cilt hastalığı olmadığını söyleyen doktorlar, bunu 'garip' olarak nitelendiriyorlar sadece.Çin'in Chuang bölgesinde yaşayan Huan isimli kadın, parmaklarını kullanarak derisinin üzerine yazılar yazabiliyor. Tırnaklarını bir tür kalem gibi kullanan kadın, yazdıklarınnı bir süre sonra derisinin üzerinde belirdiğini ve tüm derisini bir defter gibi kullandığını söylüyor.
"En işe yaradığı zaman alışverişe çıktığım zamanlar. Derimin üzerine unutmamam gerekenleri not ediyorum, herhangi bir kağıda yazmama gerek kalmıyor. Kalem derdi de yok" diyor.
Bunu bir hastalık olan değerlendiren uzmanlar ise, dünyada bu sorunu yaşayan insanların çok nadir olduğunu belirtiyor. Durumun alerjik olabileceğini ifade eden Sandra Hsu, tıbbın bu konuya henüz yetersiz kaldığını ve şimdilik yapılabilecek bir şey olmadığını söylüyor.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Atları hiç böyle görmemiştik
Bu atlar dövüş için yetiştiriliyorlar. Büyük bahisler oynanıyor. Saatlerce kapıştırılan atlar birbirlerini dişleriyle öldürüyor.
Filipinler, 3 gün sürecek bir at dövüşü festivaline sahne oluyor. Atların birbirlerine her türlü şekilde zarar vermesine izin verilen bu dövüş, hayvan hakları savunucularını ayağa kaldıracağa benziyor. Dövüş için yetiştirilen vahşi atlar, dövüşmeleri, ısırmaları ve tekmelemeleri için aylarca eğitimden geçiyorlar.
Kimisinin saatlerce sürdüğü dövüşlerde atlar birbirilerini çoğu zaman dişleriyle öldürüyor. At dövüşünde büyük bahisler oynanıyor. Kazanan atlar kalıyor, kaybeden ve sakatlanan atlarla ise ilgilenen olmuyor. Üstelik bu bahislerdeki paraların çoğu yasadışı suç örgütlerinin parası.
Aslında at yarışı Filipinler'de 10 yıl önce yasaklanmıştı ancak bu yıl yerel polisin bilgisi ve katılımıyla gerçekleştiğini belirtiyor.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dev Tuvalet İle Protesto
Meksika'nin Puerto sehrinde ki Los Muerstos sahilinde toplanan Greenpeace uyeleri dev tuvaletle eylem yaparak, tuvalet atiklarinin denize bosaltilmasini protesto ettiler.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Jumbo Airplane Oteli
2006 yılı içerisinde Oscar Diös, İsveç'in en büyük uluslar arası hava alanı olan ve Stockholm'ün biraz kuzeyinde bulunan, Arlanda hava alanındaki kaçış yollarından birisinde, 1976 yılında yapılmış olan bir Boeing 747-200 yolcu uçağının, kullanılmaz bir halde beklediğini duymuş.
Bu Boeing 747-200, bir zamanlar Transjet ismindeki bir firma tarafından kullanılıyormuş. Bu uçak, 2002 yılında organizasyonel problemlerden dolayı uçması yasaklanana kadar, Dünya'nın etrafında bir çok tarifeli seferde yolculuk yapan insanları ve Hac görevlerini yerine getirmek için Mekke'ye uçacak olan Müslüman'ları taşımak için kullanılmış bir yolcu uçağıdır.
Bu soylu Boeing 747-200, bir zamanlar gerçekten bakımsız ve oldukça kötü bir durumdaydı. Fakat Oscar Diös, bu uçağın olasılıklarını önceden görebildi. Muhtemelen, o gün boyunca birden çok sayıda bardak içki içen Oscar Diös, aklına mükemmel bir fikir geldiğine karar verdi. Bu fikir de, bu eski Boeing 747-200'yi satın almak ve onu düşük maliyetli bir otel haline getirmekti.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Su Altı Koşu Bandı
İşte bu koşu bandı, sporda bir sonraki adımın ne olacağını göstermektedir. Hidro antrenmanları, her türlü fitness seviyesindeki atletler için, birçok yeni avantajlar sağlamaktadır.
Suyu temel alan egzersiz çalışmalarının, gücü, kas dayanıklılığını ve kardiyovasküler dayanıklılığı arttırdığı, daha önce ispatlanmış bir gerçektir. Bu su altı koşu bandı sayesinde, atletlerin eklemlerindeki ve belirli kas noktalarındaki oluşan yüklerin, oldukça azaltılması sağlanmaktadır.
Spor performansı antrenmanlarının geleceği olarak tanımlanabilecek olan, oldukça modern bir yapıya sahip bu egzersiz ekipmanı, kullanıcının yüksek seviyede bir dayanıklılığa ve güce oluşmasını sağlarken, aynı zamanda vücutta oluşan stresin, minimuma indirgenmesini sağlamaktadır.
Bu modern su altı koşu bandının özellikleri arasında; 1.2 metre yüksekliğe kadar ulaşabilen ve istediğiniz seviyeye kadar ayarlanabilen su seviyesi; güzel bir görüş imkanı sağlamak için dış yüzeyinin şeffaf olması; daha yoğun bir su elde etmeyi sağlayan su jetleri; önceden ayarlanmış su seviyesi yükseklikleri gibi, normal koşu bantlarının özelliklerine ek olarak sayılabilecek, ilginç özellikler bulunmaktadır. Yalnız bu koşu bandının fiyatı, 35.000 sterlinlik fiyatıyla biraz fazla pahalı olmaktadır.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sualtı Moda Şovu
Sydney'de bu hafta, Cosmopolitan Neutrogena Sualtı Moda Şovu adı altında ilk defa bir sualtı moda şovu düzenlendi.
Organizatörler, şehrin merkezinde, podyum olarak kullanılan, 10 metre uzunluğunda bir su rezervuarı yapısı inşa ettiler. Bu rezervuarın içindeki su 23 santigrat dereceye kadar ısıtıldı.

Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Rus Buz Heykel Galerisi
Moskova'daki Krasnaya Presnya Parkı'nda, Rus buz heykelleri galerisi, kapılarını ilk kez dış dünyaya açtı. 500 metrekarenin üzerinde bir alana sahip buz müzesinde Rus kültürünün birçok örneği buz halinde sergileniyor. Buz heykellerinin korunduğu yer, sıcaklığı -10 santigrat derecenin altında tutabilen, son teknoloji soğutma sistemleriyle soğutuluyor.


Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 22, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 21 October 2008
Masaüstü Popo İstasyonu
Bu ilginç ve çok fonksiyonlu masa üstü aracı, klozete oturmuş bir figür şeklindedir. Post-it notlarını ve kalemleri tutması için tasarlanmış bölümlerinin dışında, bu figürün elinde sanki bir tuvalet kağıdını tutarmış gibi duran, yapıştırıcı bant rulosu bulunmaktadır.
Tüm bunlara ek olarak, sanki özel olarak tasarlanmış gibi duran bir ataç bölümü de bulunmaktadır. Bu renkli figürün, popo kısmında bir mıknatıs bulunmaktadır. Dolayısıyla figürü oturduğu yerden kaldırdığınızda, bu ataçlar figürün poposuna yapışık bir halde yukarı gelmektedir!
Yalnız bu masa üstü aracının, kalemlerle, post-itlerle ve yapıştırıcı bantla birlikte gelmediğini bilmenizde yarar vardır. Fakat buna rağmen, bu masa üstü aracı mükemmel görünümlü bir kutu içerisinde ve yeşil ya da turuncu olan renk seçenekleriyle birlikte gelmektedir. Masa üstü popo istasyonu, patronunuz, çalışma arkadaşlarınız ya da sizin tuvaletlerle ilgili olan garip saplantınızı paylaşan herkes için, mükemmel bir hediyelik eşya olabilir.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 21, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Guinnesse Aday Camii
The Shah Faisal Mosque Guiness Rekorlar kitabına girebilmiş dünyanın en büyük camisidir. Pakistan'ın baskenti Islamabad'da bulunuyor.
Yapımı 1976 yılında baslayip, 1986 yilinda sona erdi. Caminin alani 5000 metrekare, 700000 kişinin ibadet edebileceği alan var. Cami bir Türk mimar olan Vedat Dalokay tarafından dizayn edildi. Geleneksel camilerin aksine görünümü cok farklı. Arap cadırlari şeklinde, cok genis ibadet yeri var ve 4 minareye sahip. Caminin ic bölgesindeki duvarlarda Pakistan'ın ünlü sanatcisi Gul Jee'ye ait mozaikler ve kalografiler bulunmakta.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Rusya'nın Dev Zeplinleri
Rusya'nın komünist dönem öncesine ait dev zeplinleri: Rusya'da, komünistler gücü ele geçirmeden önce, oldukça farklı tarzdaki dev zeplinler, o zamanın popüler hava ulaşım araçlarını oluşturuyorlardı.

Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünya'nın İlk MP3 Çaları
Günümüzde MP3 çalarlar, her yerde ve her markada rahatça bulabileceğiniz, oldukça sıradan elektronik aletlerden biri haline gelmiş durumdadırlar.
iPod MP3 çalarları oldukça yaygınlaşmıştır, cep telefonları bile bu formattaki dosyaları çalabilmektedir, hatta birçok araba markasının tüm modelleri, araba daha showroomdan MP3 formatını çalabilen bir müzik sistemine sahip bulunmaktadır.
Fakat tüm bu saydıklarımız, her zaman böyle rahat bir durumda değildi. 1998 yılında, Audiofind gibi tamamen yasa dışı olan siteler, sanatçıların şarkılarını neredeyse tamamen açık ve ücretsiz olarak insanlara dağıtıyorlardı. Bu şarkıların hepsi, oldukça kötü bir kaliteye sahip şekilde, 112 KBps ya da 128 KBps MP3 formatıyla insanlara sunuluyordu ve insanlar da, 56k modemleriyle bu şarkıları yarım saatten daha fazla süren zamanlarda, bu sitelerden bilgisayarlarına indirmeye çalışıyorlardı.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Alkollü Araç Kullanımına Teşhirli Ceza
İngiltere'de alkollü araç kullanımının önüne geçmek için hazırlanan kampanyanın ilk kurbanı, sarhoş araç kullanırken yakalanıp, ehliyetine el konan Luke Noon oldu.
Noon, hâkimin verdiği ceza üzerine, başkent Londra'daki Paddington İstasyonu'nda ters çevrilmiş dev bir bira bardağının içinde saatlerce ayakta dikildi.
Think (Düşün) adlı kampanya çerçevesinde halka yeni yılda alkollü araç kullanmama çağrısı yapan yetkililer, "Sarhoş yakalanan bütün sürücüler, hükümetin yeni yol güvenliği kampanyası kapsamında aynı cezayı alacak" dedi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 21, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 20 October 2008
Popo Tekmeleme Makinesi
Bir karnaval için tasarlanmış olan bu yeni icadı test etmek üzere, gönüllü insanlar aranmaktadır. Bu makineyi test edebilmek için, iyi ve güçlü bir popoya sahip olan kişilere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu işi kabul eden kişilerin görevleri arasında, dönme dolaba benzeyen bir çark üzerine monte edilmiş olan, birçok farklı marka ve şekildeki ayakkabılar tarafından, uzun süreler boyunca sürekli olarak, poposuna tekme yemek ve bundan şikayet etmemek bulunmaktadır.
Bu iş, hemoroit ya da buna benzer bir hastalığı bulunan kişiler için, hiçte uygun bir iş değildir. İşe başvuracak kişilerin, iyi bir özgeçmişe, temiz bir sabıka kaydına sahip olması ve saçlarından alınan numune ile, bağımlı olup olmadıklarını belirleyen bir testten geçmesi zorunludur. Sanırım iş için gönüllüler arayan bu kişi de, her poponun rahatça yapabileceği bir iş için, tıpkı diğer herkes ve ciddi firmalar gibi, en mükemmel insanı bulmak istemektedir.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 20, 2008
5
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gitarların 'Canavar'ıyla Bir Tanışın!
Bir gitarist olan Shane Churchill, Dorset kentindeki Weymouth Müzik Mağazasında satılan, 6 adet perde çubuğu ve tam 40 adet teli olan, 739 sterlinlik bir fiyata sahip olan 'The Beast' ismindeki bu gitarı, satın almış.
Amerika yapımı olan bu müzik enstrümanlarındanİngiltere'de, sadece 12 adet bulunmaktadır. Eminim, Wayne ve Garth gibi müzik delisi olan herkes, bu gitarlara gerçekten bayılacaktırlar.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 20, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En Büyük Hoverkraftı
Fotoğraflarda gördüğünüz bu askeri hoverkraft aracı, Dünya'nın en büyük askeri hoverkraft aracıdır ve Rusya ordusuna aittir.
Bu hoverkraft aracında, füzeler, toplar ve uçak savar silahlar bulunmaktadır ve bunun yanında bu hoverkraft aracı, birkaç adet en ağır savaş tanklarını aynı anda taşıyabilmektedir. Bu olağan üstü hoverkraft, düşman sahil hatlarına yaklaştığında, askeri bir gemiyi parçalarına ayırabilecek kadar büyük bir güçle, ateş açabilir ve hiç yavaşlamasına gerek kalmadan, kıyı şeridine ve hatta karanın içlerine kadar ilerleyebilir, burada askeri araçları, savaş tanklarını ve yaya askerleri karaya çıkartabilir.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 20, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bardak Taşıyan Çin'li Akrobat Kız
Çin Ulusal Akrobatik Grubunun üyelerinden biri olan bu genç kız, Pekin şehrinde bulunan antrenman merkezlerinde egzersiz yaparken fotoğrafları çekilmiş.
Tabi ki, yıllar süren bağlılık, kararlılık, kendini adama, inanılmaz antrenmanların ve sürekli sıkı çalışmanın, bu genç kızın basit bir bar numarası yapmasına yetebilecek kadar, ona yetenek katabildiğini kimse söyleyemez. Fakat bu genç kızın, oldukça kalabalık olan ve insanların, sürekli bir şeyler istediği bir barda, gerçekten oldukça faydalı olabileceği kesin görünüyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 20, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 19 October 2008
65 Yıldır Işık Veren Ampul
Normal bir ampul bin saat, uzun ömürlü olanlar ise 10 bin saat ışık verebiliyor.
İngiltere'de 1938'de satın alınan Swan Edison marka el yapımı bir ampul, evinin sahanlığında çevreyi aydınlatmaya devam ediyor.Ampul Rekorlar Kitabı'na girdi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
8 Bin 300 Sosilik Boğa
Boyu 1.89 metre gelen dev boğanın önümüzdeki yıl 350 kilo daha alarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesi bekleniyor. Çiftçi Arthur Duckett, "Kızdığı zaman çok ciddi sonuçları olabilir ama biz iyi anlaşıyoruz. Satmayı da düşünmüyorum" dedi. Halen gelişme aşamasında olan altı yaşındaki boğayla ilgili ilginç notlar:
* Derisinden 48 çift ayakkabı ya da 16 deri ceket yapılabilir.
* Etinden 7 bin 200 adet hamburger köftesi üretilebilir.
* 8 bin 300 sosis elde edilebilir.
* Bir Mini Cooper otomobilden daha ağır.
* Burnu 8 kilometre uzaklıktan koku alabiliyor.
* Günde 11 kilo yem yiyor.
* Yılda 10 ton gübre çıkarıyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yerden Tabutlar Fışkırıyor
Görüntü, korku filmlerini andıran cinsten. Yüzlerce tabut, toprağın altından yüzeye çıkmış, bazıları ters dönmüş, bazıları sadece toprağın üstünde düzgün biçimde duruyor.
Teksa'taki Orange kentinin Hollywood adlı mezarlığı dün işte bu haldeydi. 32 kişinin ölümüne yol açan, milyarlarca dolarlık zarara neden olan Ike kasırgası, mezarlığı da tanınmaz hale getirdi. Yakınları bu mezarlıkta yatanlar, tabutları yeniden toprağın altına yerleştirmek istiyor. Ancak onarım çalışmaları yapılmadan bunun mümkün olamayacağı, çamur yüzünden toprağa kazma vurulamadığı belirtiliyor. Tabutlarda yatanların yakınları çaresizlik içinde bir çözüm için bekliyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Burnuyla 213 Balon Şişirdi
13 yaşındaki Andrew Dahl'ın en büyük arzularından bir tanesi rekorlar kitabına girebilmek. Bunun içinse ilginç bir dal belirlemiş.Burun delikleriyle balon şişirmek !
Daha önceki denemelerinde 184 tane balonu şişirerek videosunu yetkililere gönderen çocuğun isteği, balonları babası bağladığı için geri çevrilmişti. Hırsından birşey kaybetmeyen Andrew yeni denemesinde tam 213 balonu şişirerek kendi dalındaki rekorun sahibi oldu. Çocuğun ailesi ise oğullarının bu ilginç hırsına destek olduklarını söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dev Fare Fosili
İngiliz Proceedings of the Royal Society dergisinde 17 Ocakta yayımlanacak makalede paleontologlar, 4 milyon yıl önce yaşadığı sanılan fosilin sadece kafatasının 53 santimetre olduğunu ve uzun dişleri bulunduğunu belirtti.
Kafatasının ölçüsü ve dişleri, dev kemirgenin 468 kilo ila 2,5 ton arasında bir ağırlığı sahip olabileceğini düşündürüyor. Makalede, paleontologların en muhtemel ağırlık olarak bir ton üzerinde görüş birliğine vardıkları kaydedildi.
Kemirgenin azı dişlerinin küçük olduğunu, muhtemelen yumuşak sebze ve meyveyle beslendiğini kaydeden paleontologlar, fosili günümüzdeki fareden ziyade bir suaygırına benzetiyor. Makalede, bu yeni türe Güney Amerika'daki kemirgenlerin uzmanı olan Uruguaylı paleontolog Alvaro Mones anısına "Josephoartigasia monesi" adı verildiği ifade edildi.
Fosiller arasındaki ağırlık rekoru, Venezuela'da 2003'te bulunan, 700 kilogram ağırlığında olduğu sanılan "Phoberomys pattersoni"ye ait. En tombul kemirgen ise halen Arjantin'de yaşayan ve 60 kilo kadar olan "carpincho" olarak biliniyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 19, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Saturday, 18 October 2008
Geri Dönüşüm Tasarım Fabrikası
Cohda Design, son dönemlerde, geri dönüşüm tasarım projelerini, geri dönüşüm makinelerini gösteren ve herkesin plastik şişeleri güzel tasarımcı sandalyelerine dönüştürme sürecine katılmalarına izin veren interaktif bir etkinlikle halka açtı.


Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En Pahalı Boks Eldivenleri
Birçok kez sitemizden pahalı ürünleri yayınladık. Bol bol gözlerimizi kamaştırdık. İşte yine o pahalı ürünlerden birisi ama bu biraz daha farklı.

Dünyanın en pahalı boks eldivenlerinin resimlerini göreceksiniz. Öyle böyle değil gerçekten çok başarılı bir şekilde süslenmiş. 35 karat elmas ve altından yapılan bu eldivenin fiyatı tam 20 bin dolarmış.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
5000 Yıllık Sakız
İngiltere Derby Üniversitesi'nden arkeoloji öğrencisi Sarah Pickin'in (23) Batı Finlandiya'daki kazı esnasında bulduğu 5 bin yıllık sakızın, eski devirlere ait bilinmeyen bazı bilgileri gün ışığına çıkarması açısından ilgi çekici olduğu açıklandı.
BBC'nin haberinde Neolitik Çağ'a ait olduğu kaydedilen; diş eti hastalıklarını iyileştirmek ve kap-kacak gibi gündelik eşyaları tamir etmek amacıyla kullanıldığı varsayılan sakızın üzerinde hala diş izlerinin olduğu belirtildi. Kazı ekibinin başkanı ve Pickin'in öğretmeni olan Prof. Trevor Brown, BBC'ye şunları söyledi:
"Bildiğiniz gibi huş ağacı kuzey ülkelerde yetişiyor. Bu ağacın reçinesinin fenol denen, antiseptik özelliği bulunan madde içerdiğini biliyorduk. Ancak bunun o dönemdeki insanlar tarafından bilinmesi bizi şaşırttı."
Finlandiya'nın Kierikki bölgesinde kazı çalışmalarını yürüten 5 kişilik gönüllü öğrenci grubundan olan Sarah Pickin ise duygularını, "Tarihin izlerini keşfetmek ve açığa çıkarmak farklı bir his. Bu yörede çalışmaya devam edeceğiz. Yeni bulgular elde ettikçe cesaretim de artıyor" diyerek dile getirdi.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Orta Doğu Enerji Kulesi: Burc El Taka
Orta Doğu'da son dönemdeki inşaat patlaması, dünyanın en abartılı ve yenilikçi yapılarından birinin yükselmesine neden oldu. Bu sonuncu kule, sürekli yükselen yeni kulelerle değişen gökyüzünde türeyen Burc El Taka Enerji Kulesi. Eckhard Gerber tarafından tasarlanan 322 metre yüksekliğindeki bu ticari bina sıfır emisyon üreterek, güneş, rüzgar ve suyu kullanarak kendi enerjisini yaratacak.
Bu en son teknoloji kule tasarımı, Riyad, Dubai ve Bahreyn'de de projeler tasarlayan Alman mimar Eckhard Gerber tarafından yapıldı. Stuttgart'ta bulunan mühendislik firması DS- Plan, binanın teknik becerilerini hesapladı.
224 metrelik kule, içerde bulunan soğutma aksamına rüzgarı çeken İranlı rüzgar kulelerindeki gibi doğal bir havalandırma kullanacak. Gerber'in silindirik tasarımı bu ilkeyi kullanarak kuleyi soğutmayı hedefliyor. Merkezi bir avlu temiz havanın içeri girişini sağlayacak.
İçeri giren hava, ilk önce deniz suyuyla soğutularak bina boyunca dağıtılacak ve çift camlı cepheler sayesinde havalandırılacak. Termal rahatlık için ayrıca tavanlarda içinden soğuk su geçen tüpler bulunacak.
Güneş enerjisini kazanma kontrolü, hala geliştirilmekte olan ve şuanki teknolojiden yaklaşık ` daha etkin olacağı tahmin edilen yeni tip vakumlu camlara bağlara bağlı. Binanın altıda birini kaplayan dönen güneş kalkanı, en yüksek etki alanlarında gölge sağlayacak ve bütünleşmiş fotovoltaik bir tepsiyle elektrik için güneş enerjisi toplayacak.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
76 Model Rolls-Royce Corniche
Bu altın kaplama, alev desenli 76 model Corniche'i görünce çok heyecanlandık. Prensipte onaylamamıza rağmen, birkaç ufak itirazımız olacak.
İlk olarak araba yeterince alçak olmamış. İkinci olarak altın kaplama jant kapağı mı? Yapmayın, bir adamı Ay'a götürüp bıraksanız, orada bile dönebilen gümüş renkli jant yapmasını başarır. Üçüncüsü kaput boyunca uzanan 8-71 nerede? Daha sonra, bagaj kapağının üstündeki 1985 klasik "araç telefonu" antenleri meselesi var. Sizin fikriniz daha önemli bu yüzden yazıdan sonraki fotoğraflara bakarak, beğenip beğenmediğinize kendiniz karar verin.

Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Burnunu Isıran Adam
İşte bir insanın kendi burnunun nasıl ısırabileceğine dair görsel taktik ve teknik bilgiler.
İsterseniz siz de bu şekilde burnunuzu ısırıp ısıramayacağınızı denebilirsiniz. Ama işin bir hayli zor olduğu resimdeki adamın yüz ifadesindeki zorlanmalardan belli.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
3 Yıl Sonra Evine Döndü
Shirley Giard yangında kedisinin öldüğünü sandı. Başka yere taşınan çift çok sevdikleri Trucker'ı hiç unutmadılar. Sekiz yaşına gelen Trucker üç yıl sonra sahiplerini buldu. Bahçelerine Trucker'i gören aile şok geçirdi.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 18, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 16 October 2008
Toşe Unutulmadı
Makedonya onu unutmadı. Bir yıllık yas sonrasında hala hüzünle Makedonya Meydanını dolduran kalabalık, Kruşevoda'ki mezarını ziyaret eden müzikseverler, gözyaşları içinde Balkanların yıldızını bir kez daha bağrına bastılar.
Bir hafta önce 50 binden fazla Tose Proeski hayranı, "Hepimiz seni seviyoruz, Tose" yazılı pankartlar altında sevilen sanatçı anısına düzenlenen konser için Üsküp Şehir Staydumu'nda toplandı.
Konseri düzenleyenler Proeski'nin üç amacını yerine getirebildiler. Bunların ilki bir stadyum dolusu bilet satmaktı. İkincisi, ölümü sırasında üzerinde çalıştığı İngilizce albümüyle Makedonya'yı tanıtmaktı. Üçüncüsüyse yeğeniyle birlikte sahne almaktı, ki bu da konserin sonunda ilk defa yayınlanan bir video düetiyle gerçekleşti.
Kalabalığın Proeski'ye olan hayranlığı, onun sayısız devlet adamı ve siyasetçinin gözünden kaçan bir şeyi nasıl başarmış olabileceğini gözler önüne seriyordu - o da eski Yugoslavya'nın birbirinden tamamen farklı halklarını birleştirmek.
Hatırlanacağı üzere Toşe Proeski bir yıl önce trafik kazasında hayatını kaybetti.
Tose Proeski - The Hardest Thing
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
12
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
İçinizi Isıtan Duygu
İyi tasarım anlayışınız ve kendi yaşam alanınızı mükemmel şekilde yaratma beceriniz sayesinde olabildiğiniz kadar sıcak bir ortamdasınız. Bumrae Jo ve Zemzem Kaya, bu mükemmel yaşam dakikalarınıza katkıda bulunmak istiyorlar.
İsmini "Bezpieczenstwo- Güvende Hissetmek" koydukları radyatör tasarımı, ağaç üzerindeki bir yuva gibi görünen bir şey yaratarak evinizde kuş yuvası benzeri bir yaşama eğilimini desteklemeyi amaçlıyor. Aslında havayı nemlendirici bir görev üstlenen kuluçkalık yumurtaları bile düşünmüşler. Tasarımcının sözlerine bir kulak verelim:
Sıcaklık, bizim için ne ifade ediyor? Bununla neyi ilişkilendiriyoruz? Bir anlığına insan eliyle yapılmış "ısıtıcıyı (radyatörü)" bir kenara bırakarak neyin "ısınmış" olduğuna ve bunun bizi fiziksel ve duygusal olarak nasıl etkilediğine odaklanalım. Diğer bir deyişle, kullandığımız bu tasarım yaklaşımı daha anlamlı bir arama karakterine sahip. Biz de düşüncelerimizi yeni bir şekle uygulamanın yollarını aradık.
Evin sıcaklığı, kişisel gelişimimiz için ve büyümemiz için bir korunak olacak bir alan yaratıyor. Bu bir kuluçka makinesi gibi, hayatın başladığı bir yuva gibi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İki Yüzlü Sanat
Lentiküler basım; derinlik illüzyonu olan ya da farklı açıdan bakıldığında değişen resimlerin üretiminde lentiküler lens kullanma teknolojisidir.
Birçoğumuz bu efekt ile yapılmış posta kartları görmüşüzdür ve her ne kadar eski moda bir basım yöntemi olduğunu düşünsek de her elimize geçtiğinde birkaç dakika onunla oyalanmışızdır. İsviçreli tasarımcılar olan Drzach ve Suchy, bu süreci bir sanat çalışmasında uygulamaya karar vermiş ve resmin kendisinin oynatılması yerine, ışık kaynağını değiştirilmesiyle farklı bir resme dönüşen tablolar yapmış. Bu tablolar gündüz farklı, gece farkı bir resim olarak görünüyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tanrı İçin Dilini Kesti
Hindistan'da 16 yaşındaki bir çocuk tanrıya olan inancını ailesine, akrabalarına kanıtlamak için 300 kilometre yolu 10 hafta boyunca hiç durmadan yürüdü. Aswini Patel tanrısının bulunduğu Rourkela'daki Trinath tapınağına vardığında dilini keserek kurban etmeye artık hazırdı.
Okulda ve arkadaşları tarafından dışlanan Aswini tembel ve aptal olmadığını kanıtlamak için inanılması zor bir yol seçti. Tanrısı Shiva çok güçlüydü. Birden fazla kolu bulunan ve dans eden Shiva'ya hayrandı. Tanrı Shiva'nın hikayesi de Aswini'yi çok etkilemişti. Kendini tüm dünyaya ıspatlamaya çalışan
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
En Büyük Yengeç
Aslında bu yengeç hakkında pek bilgim yok ancak dünyanın en büyük yengeç türünün japon yengeci olduğunu ve iki kıskacı arasındaki uzaklığın 3.7 metre olduğunu öğrendim.

Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
5500 Yıllık İstiridye Kabuğu
Tayland'ın başkenti Bangkok'un bir banliyösünde, 5500 yıllık dev bir istiridye kabuğunun bulunduğu, bu keşfin, Bangkok'un bir zamanlar deniz altında olduğu teorisini güçlendirdiği bildirildi.
Jeolog Suwat Tiyapairath, başkentin batı kesiminde yer alan Nakhon Pathom bölgesindeki Budist Mahamakut Üniversitesi kampüsünün inşaat alanında 30 farklı kabuğa ait yaklaşık 100 parça bulunduğunu belirtti.
Jeolog, bulunan bu kabukların çoğunun salyangoz ve diğer yumuşakçalara ait olduğunu, ancak yerin 10 metre altında bulunan bu dev istiridye kabuğunun ekibinin çok ilgisini çektiğini kaydetti.
Jeolog Tiyapairath, 20 santimetre uzunluğunda ve 10 santimetre genişliğinde olan bu kabuğun yaklaşık 5500 yıl öncesine ait olduğunu ve bu bulgu ışığında jeologların, 5000 yıldan daha fazla bir süre önce, Bangkok da dahil olmak üzere Tayland'ın birçok merkezi kesiminin deniz altında olduğunu düşündüklerini belirtti.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 16, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 15 October 2008
24 Bin 600 Dolara Mektup
1912'de çıktığı ilk seferde batan Titanik'in yolcularından birinin yazdığı son mektup açık artırmayla 24 bin 600 dolara satıldı.
Alice Lenox Conyngham adlı yolcunun yazdığı mektupta 'Yolculuğa başladığımız sırada bir kaza olacakmış, ancak biz bunun farkına varamadık' yazıyor.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Pamuk Kedi
Fotograflarını göreceğiniz kedi gerçekten çok tatlı, özellikle de tüylerine bayılacaksınız. Kedi dedim ancak aslında tam olarak kedi olduğu konusunda da emin değilim çünkü tüyleri tüm vücudunu kaplamış durumda.
Eminim bu kedinin bakımı da çok zordur. Ne kadar da zor olsa çok tatlı olduğunu düşünüyorum, değer yani.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Uzun Adamı
1918 -1940 Yılları Arasında Yaşamış... Adı Robert Pershing Wadlow Boyunun uzunluğu öldüğünde tam 272 cm 'miş. AğırLığı ise 222 Kg. 18 Yaşındayken Boyu 254 cm'miş, ağırLığı ise 177 kg'miş.
Yaşına göre Boy uzaması ve kilosu ise şöyle:
8 yaşında- (182 cm)
10 yaşında- (198 cm) (100 kg)
14 yaşında- (224cm)
16 yaşında- (240 cm) (166kg)
17 yaşında- (248 cm) (180 kg)
18 yaşında- (254 cm) (177kg)
22 yaşında- (272 cm) öldüğü zaman...(222kg)
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
70 Milyon Yıl Boyunca Hiç Bozulmadı
ABD'nin Dakota eyaletinde 1999'da bulunarak "Dakota" adı verilen dinozor mumyası üzerinde yapılan çalışmalar son noktasına geldi. 70 milyon yıl öncesinden günümüze kadar korunan dinozor kalıntısında yapılan araştırmalarda bu canlılardaki kas sistemlerinin tahmin edilenden çok daha güçlü olduğu ortaya çıktı.
Saatte 45 kilometre hızla koşabilen Hadrsaur cinsi dinozorların bazı iç organlarının da günümüze kadar korunduğu belirtildi. "Dakota", Tyler Lyson isimli bir genç tarafından, ailesinin çiftliğinde yaptığı bir kazıda keşfedilmişti.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 15, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 14 October 2008
Gözyaşıyla yazı yazıyor
Görenler hayrete düşüyor... Burnundan çektiği suyu gözünden fışkırtıyor ve istediği uzunlukta da yazı yazabiliyor..
Luoyang'da yaşayan 56 yaşındaki Ru Anting, burnundan çektiği suyu gözünden püskürterek istediği uzunlukta yazı yazabiliyor.
Kendisini izleyenleri büyük hayrete düşüren Anting, Çin ajanslarına yaptığı açıklamada bu yeteneğini çocukken nehirde yüzerken farkettiğini belirtti.
'Zaman zaman yüzerken su yutabiliyorum. Bir keresinde yine çok miktarda su yutmuştum ve bu su gözlerimden fışkırdı. O anda bütün arkadaşlarım hayretten küçük dilini yuttu' şeklinde açıklamda bulundu.
1990 yılında işsiz kalan Ru, yaklaşık 20 yıldır bu yeteneğiyle para kazanıyor. İşsiz kaldığında bu yeteneğini daha da geliştiren Ru Anting, üç yıllık sıkı bir çalışmadan sonra gözyaşını 3 metre uzaklığa kadar püskürtmeyi başardı.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En İlginç Mezarlığı
Bu mezarlıkları ilginç kılan en önemli özelliği konumu. Bir dağın yamacına yapılmış bu mezarlar. Neden bu tür bir yer seçtikleri konusunda bir bilgimiz yok ancak muhtemelen dini bir inanış gereğidir.


Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
1937 Model Canavar İtfaiye Kamyonu
1937 Model Canavar İtfaiye Kamyonu 26,000 dolara açık arttırmayla satıldı. Hepimiz Big Red (Büyük Kırmızı)'i biliyoruz. Big Red, ilk olarak Woodward Dream Cruise'de gördüğümüz ve devasa boyutlara getirilmiş, 1937 model bir itfaiye kamyonu.
Bu canavarın ağırlığı 13,600 kilogram ve uzunluğu da 11,5 metre; bu araç dünyanın en ağır ve en uzun canavar kamyonu. Fakat Palm Beach Barret-Jackson açık arttırmasında sadece 26,000 dolara satıldı. Şurası açık ki bu kamyon normal anlamda pek de pratik bir araç değil fakat kilogram başına fiyatı düşünüldüğünde bunun sudan ucuz olduğunu düşünüyoruz.
Big Red (Büyük Kırmızı), Allison otomatik şanzımanına bir Spicer transfer kutusuyla bağlı olan, Cummins Turbo Dizel bir motora sahip. Bu gördüğünüz lastiklerin boyutları 66 x 43 x 25. 1937 model karoser ve şasi orijinal olarak muhafaza edilmiş. O günlerde bu kamyon, dakikada 2,300 litre su pompalayan tek itfaiye kamyonuymuş. Gerçekten de muhteşem.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kaybolan Kedi 9 Yıl Sonra Evine Geri Döndü
Ingiltere'nin Birmingham kentinde kaybolan ev kedisi, 9 yıl sonra eve döndü. 1999'da kaybolan kedi yaşadığı evden 800 metre uzakta bulundu. Gilly Delaney, kedisinin huylarının 9 yılda hiç değişmemiş olduğunu söyledi.

Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yemede Yanında Yat
Nike, Isvecli illustrator/ designer Olle Hemmendorff'u sportswear ikonu yaratmak için görevlendirmiş. Ortaya çıkan 'The Nike Burger' gerçekten inanılmaz! Ayakkabının modelini merak edenler varsa; Air max 90. 2 ay sonra Olle'nin yaptığı diğer 18 çalışma da Stockholm'da sergilenecekmiş.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yaşı Tespit Edebilen Kamera
Japonya, teknolojide sınır tanımıyor. Yaşını söylemekten hoşlanmayan kadınların kameradan uzak durması bekleniyor...
Kişilerin, cinsiyet ve yaşını tespit edebilen kameralar hayatımıza girmek üzere.
Kamera kişinin yaşını ve cinsiyetini, kemik yapısına, göz ve ağız arasındaki aralığa ve göz çevresindeki kırışıklık ve torbalara bakarak tespit ediyor.
Omron firmasının geliştirdiği kamera (OKAO Vision Face Recognition Sensor), henüz yaş dilimleri temelinde çalışıyor. Sözgelimi, 17 yaşındaysanız, sizi 10-19 yaş diliminde gösteriyor.
Cihaz, şimdilik sadece Japon, Çin ve Güney Korelilerin yüzlerini tanıyor. Tek dezavantajı bu değil... Yaşını söylemekten hoşlanmayan kadınların da kameraya pek sıcak bakmayacağı düşünülüyor.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 14, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Monday, 13 October 2008
Anne Sütünden Yemek
Şimdiye kadar ismiyle ve tadıyla bir çok farklı yemek çeşidi duyduk. Şişlere dizilmiş akrepler, hamam böcekleri, kertenkele ve yılanlar... Ama ilk defa anne sütünden yapılmış yemeklere tanık olacaksınız. İsviçre'deki Storchen lokantasında yapılan yemek soslarının yüzde yetmiş beşi anne sütüyle yapılıyor...
İsviçre'de tartışma konusu olan restoranın sahibi Hans Locher, "Yahniler, çorbalar ve çeşitli sosların yapımında anne sütü kullanıyoruz. Restoranımıza ait özel yemeklerde de kullanmayı düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.
Alman basınına konuşan Locher, yaptığı yemekler için gerekli olan anne sütünü gazetelere verdiği ilanlara cevap veren yeni annelerden aldığını söyledi. Yemeklerinde ilk olarak, kızı anne olduğunda onun sütünü kullanan Hans, anne sütünün kremayla karıştırıldığında tadının daha iyi olduğunu vurguladı.
Kaliteli ve lezzetli yemek yapan uluslararası mutfağa sahip restoranlar ile dünyanın ünlü fast food yiyecek markalarının, şimdiden tartışmalara konu olan Locher'ın yemeklerine nasıl bir tepki verecekleri merak konusu.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Mars'ta Esrarengiz Birimi Yaşıyor?
Daha önce de sıkça "Mars'ta yaşam var mı?" konusu ele alındı ve çeşitli bulgularla ispat edilmeye çalışıldı.
Tabi bu bulguların kaynağı olarak hep "su" olarak gösterildi. Su eşittir yaşam olarak görüldü.
Bugün ise daha farklı bulguları sundular. NASA'nın "Spirit" adlı keşif aracının geçtiği fotoğraflarda, bir kayanın üstünde oturmuş yaratık keşfedildi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Olağan Üstü Ağaç Evler
Küçük bir çocukken her zaman, tamamen kendime ait küçük bir ağaç evine sahip olmanın hayalini kurardım. Eminim ki, hepiniz küçük bir çocukken bu hayalimi paylaşmışsınızdır.
Maalesef ki, bu hayalimi hiçbir zaman gerçekleştiremedim. Fakat bu hayalimi süsleyen ağaç evlerine baktığımda, bu insanların yeteneklerine hayran kalmaktan kendimi alamıyorum. Şu anki yetişkin halimde bile, hala bu ağaç evlerinden birine sahip olmayı isterdim. Bu ağaç evlerinin hepsi de, gerçekten tek kelimeyle büyüleyici. Bu ağaç evlerin satılık olup olmadıklarını da, merak etmiyor değilim.


Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En Büyük İnternet Kafesi
Dünyanın en büyük internet cafesinin fotoğraflarını yayınlıyoruz. Cafedeki bilgisayar sayısı bilinmiyor ancak ilk bakışta yüzlerce bilgisayar olduğu kesin. Bu cafenin hesap işlemleri, düzeni nasıl yapılıyor bilmem. Bu cafeyi işletmek için onlarca çalışan lazım. Cafenin harcadığı elektrik de olağanüstüdür. Kablolar filan içiçe girmiştir, burda kimse internete girmek istemez herhalde.


Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İşte En Yaşlı İnsan
Dünyanın en yaşlı kişisi kabul edilen Porto Rikolu Emiliano Mercado del Toro, 115. yaş gününü, ülkenin en iyi şarkıcılarından birinin serenadları eşliğinde kutladı.
ABD 1898'de Porto Riko'yu İspanyollardan aldığında 6 yaşında olan Mercado,uzun yaşamasını sağlıklı bir diyet ve alkolden uzak durmaya borçlu olduğunu söyledi.
76 yıllık sigara tiryakiliğini 90 yaşında bırakan Mercado, ''bedenime asla alkolle zarar vermedim'' dedi.Halen tekerlekli sandalyede yaşayan, duyma zorluğu çeken ve 4 yıldır kör olan Mercador, ''asla bu kadar uzun yaşacağımı düşünmemiştim'' dedi.
Mercador canlı ve neşeli bir hayat süren kız yeğeni 84 yaşındaki Tomasita Ruiz ile birlikte yaşıyor.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Akıl Almaz Gösteri
Hu Qiong isimli Kung-Fu ustası yaptığı şovla izleyenleri dehşete düşürüyor. Fushan'da yapılan dövüş sanatları gösterilerine katılan Qiong eline aldığı matkapı 1 dakika boyunca şakağına bastırdı.
Daha sonra elektrikli bir testereyi çıplak elleriyle durduran Qiong son olarak da matkabı yine 1 dakika boyunca midesine bastırarak gösterisini bitirdi. Seyircilerin dehşet ve heyecan içinde izlediği Hu Qiong, gösterisinin gerçek olduğunu kanıtlamak için de etraftaki plastik ve tahtaları kullandığı matkapla deldi.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
150 Milyon Yıllık Deniz Canavarı
Norveçli bilim insanları, Kuzey Buz Denizi'nde 150 milyon yıl önce yaşamış deniz sürüngenlerinin fosillerini buldu. Bunlar arasında en çok dikkat çeken yunus benzeri 8 metre boyundaki yırtıcı pliosaur.
Kuzey Buz Denizi'nde Norveç ile Kuzey Kutbu arasında yer alan Svalbard adasında bulunan fosil 150 milyon yaşında. Fosilin soyu tükenen plesiosaur ve ichthyosaur deniz sürüngeni türlerine ait olduğu belirlendi. Fosillerden birine devasa boyutları nedeniyle 'canavar' adı takıldı. Bilim insanları bu hayvanların derin sularda en yırtıcı türlar olduğunu vurguluyor. Henüz toprak altından bütünüyle çıkarılmamış olan 'canavar'ın iskeletinin kafatası 3 metre, boyu ise 8 metre.
Oslo Üniversitesi'nden palaeontologlar, fosilleri Svalbard yarımadasında rutin bir kazı sırasında farketti. Kazı üyesi Jorn Harald Hurum BBC'ye verdiği demecinde, adanın kazı yapılan burnunun fosil açısından son derece zengin olabileceğini belirterek; "Her 100 metre'de bir fosil yatıyor" diye konuştu.
Kazı alanında 21 adet uzun boyunlu plesiosaur, 6 ichthyosaur ve 1 adet de kısa boyunlu plesiosaur bulundu. Bulunan fosil iskeletler bütünselliklerini koruyor.
Bu hayvanların öldükten deniz tabanına çöktüğü düşünülüyor; deniz dibinde oksijenin çok az olması bu hayvanların iskeletlerinin bozulmadan korumasını sağladı.
Kimi uzmanlar ise plesiosaur'ların İskoçya'da bir gölde yaşadığı söylenen mistik Loch Ness canavarının atası olduğunu iddia ediyor. Plesiosaur'ların da iki türü olduğu var sayılıyor; küçük kafalı ve uzun boyunlu veya büyük kafalı ve kısa boyunlu. Kısa boyunlu türe ayrıca pliosaur adı veriliyor. Fosili bulunan ve dev boyutları nedeniyle 'canavar' adı verilen hayvan işte bu türe ait.
Ichthyosaur türü bugünkü yunuslara benzerliğiyle dikkat çekiyor, ancak bu türün fazla bir üst yüzgeci yön bulmalarını sağlıyordu.
Posted by
GinaCom
at
Monday, October 13, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 12 October 2008
Çakmaktaş Ailesinin Bedrock Kenti
Arizona eyaletinin Valle kentinde, ünlü bir çizgi film dizisi olan Çakmaktaş Ailesi (Flintstones) temasına sahip, özel bir park bulunmaktadır.
Bu gerçek boyutlu kentte, bu ünlü çizgi film dizisinde bulunan tüm popüler nesneler ve binalar, Fred'in ve Barney'nin evi ve hatta ünlü dinozor kaydırağı dahil olmak üzere, gerçek boyutlarıyla bulunmaktadırlar.
Bu çizgi film temalı park, gerçekten gezilmesi ve görülmesi gereken, oldukça harika bir parktır. Bu park, Büyük Kanyonu ziyaret ettikten sonra evlerine dönmekte olan turistler arasında, oldukça popüler olan bir parktır.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Eksi 27 derecede buz bar!
Buz hokeyinin yaygın olduğu ABD'nin Orlando kentinde, buzdan bar açıldı. İsveç'te bulunan Buz Otel'den esinlenilerek yapılan bara gelen müşteriler, -27 derecede ancak 45 dakika durabiliyor.
Girişte soğuktan korunmak için özel mont verilen müşteriler, ABD'nin ilk buz barına yoğun ilgi gösterdi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kör sürücü hız rekorunu kırdı
Yıllardır hız rekoru denemesi yapmak için destek arayan Metin Şentürk'ün hayalini görme engelli bir Fransız sürücü gerçeğe dönüştürdü.
Luc Costermans adlı 43 yaşındaki Belçikalı, Fransa'daki Istres hava üssündeki özel pistte, Lamborghini Gallardo marka otomobiliyle saatte 308.780 kilometre hıza ulaşarak dünya rekoru kırdı. Geçirdiği bir kazanın ardından 4 yıl önce görme yetisini kaybeden ve 1989'dan bu yana Fransa'nın güneyinde yaşayan Costermans, "Çok mutluyum. Bu bir ekip işi. yardımcı pilotum Guillaume Roman'a, hava kuvvetlerine ve otomobili bana veren şirkete teşekkür ederim" dedi. Costermans, rekorunu 1989'da Brezilya Grand Prix'sinde geçirdiği kazanın ardından omurilik felci olan eski Formula 1 pilotu Philippe Streiff'e ithaf ettiğini söyledi. Bundan önceki rekor, saatte 268 km hızla Mike Newman adlı görme engelli bir İngiliz sürücüye aitti. Newman, özel yapım BMW M5 model araçla bir havaalanı pistinde üç yıl önce bu hıza ulaşmıştı.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Afrikalı Oyuncaklar
Hiç şüphe yok ki, Kenya'da ve Gana'da bulunan bu oyuncakların fotoğraflarından, herkes oldukça fazla eğlenecektir. Bu fotoğraflar, AfriGadget Flickr grubunun çalışmalarının, örnek fotoğraflarıdır. Bu harika oyuncakları yapmak için, sadece hurda metal, teneke tabakalar, teller ve deri parçaları kullanılmaktadır. 


Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yağmur Yağdıkça Taşlar Büyüyor
Bitki değil taş. Ama her yağmurla birlikte büyüyebiliyor. Bu yüzden, doğanın harikası sayılıyor. İnkansız gibi görünüyor. Ama imkansız değilmiş.
Romanya'nın Karpat Dağları'nın da bulunduğu Vılcea bölgesindeki Costeşti kasabasının yakınındaki ormanda taşlar büyüyor.
Onlara bölge halkı "trovanti" diyor. Kimileri kutsal olduklarını düşünüyor. Çünkü doğada başka örneği yok. Kimleri bu taşlara dokunmaya bile korkuyor. Kimileri ise turistlere satıyor.
Ama bilim adamları, her yağmurla birlikte büğyüyen bu taşları incelediler. Sonuç ilginç ama olduça basit: Taşların yapısında bulunan çimento benzeri madde, aynen çimento gibi suyla birlikte hacim kazanıyor.
Buna rağmen "trovanti" taşlarını görmek için artık dünyanın dört bir yanındaki meraklılar bölgeye akın ediyor.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 12, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Saturday, 11 October 2008
Dünyanın En Dar Şehri Shibam
Yemen'deki Shibam şehri, çölün ortasında bulunan, kalın taş duvarla çevrili bir gökdelen vahası gibi görünüyor. Tüm binalar çok ince ve bununla beraber tüm binalar birbirlerine çok yapışık.
Sanki biri bu şehri inşa ederken çok kısıtlı bir alana sahipmiş gibi davranılmış. Caddeler, karanlık ve aşırı derecede dar ama turistler ve tüccarlarla dolu olduğundan her zaman capcanlı.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
En Güzel Keçi Yarışması
Yarışmaya katılan keçiler güzellik bir yana oldukça garip göründü. Riyad'daki mazayen al maaz yarışı sırasında bir bölüm de güzel keçi yarışması oldu.Yarışmaya onlarca tuhaf keçi katıldı.
Süslü ve pahalı halılarda yürüyen keçiler arasında birinciliği Qahr isimli keçi kazanırken bu keçinin başına pahalı bir ödül ve özel yapılmış bir kupa verildi. Salonda bulunan yüzlerce Suudi keçiyi görüntülemek için sahneye akın etti.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu köpek 203 Yaşında
Bir köpek ortalama 15 yıl yaşıyor. Ama Labrador cinsi Bella tam 29 yaşında. Bu da insan yaşına göre tam 203 ediyor. Çünkü köpeklerin 1 yıl yaşayan köpek insan yılına göre 7 yıl yaşamış oluyor. Bella'nın dünya üstünde yaşayan en yaşlı köpek olduğuna inanılıyor.
Adı Bella David Richardson ve Daisy Cooper'ın köpeği. Richardson bu güzel kızı 21 Haziran 1982'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nden almış. O zaman Bella henüz 3 yaşındaymış.
O gün bugündür hiç ayrılmamışlar. Ve işin garibi Bella bu güne kadar hiç hastalanmamış... Ta ki geçen haftaya kadar.
Bella geçen haftadan bu yana yürüyemiyor. Sahipleri önce ona acı çektirmemek için "uyutma" kararı alsa da son anda bu fikirlerinden vazgeçmişler. Çünkü Bella'nın bu kararı anladadığını ve çok üzüldüğünü söylüyorlar...
Daha önce en uzun yaşayan köpek yine 29 yıl yaşamış ve Guinnes Rekorlar Kitabı'na geçen Blue isimli köpek olmuş...
Bella Rekorlar Kitabına giremiyor çünkü sahibinin elinde doğum belgeleri yok..
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kedilere Benzemek İçin Defalarca Bıçak Altına Yattı
Amerikalı Dennis Avner, bir kedi gibi görünmek için defalarca estetik ameliyat oldu.
Kedi gibi görünebilmek için defalarca bıçak altına yatan 44 yaşındaki bilgisayar teknisyeni Dennis Avner, Londra'da katıldığı bir müze açılışında büyük ilgi topladı.
Kızılderili inancına göre kendisinin kedi familyasına ait olduğunu düşünen ve 'Stalker Cat' adını kullanan Avner, bir kedi gibi görünmek için estetik müdahaleyle üst dudağını kaldırttı ve burnunu küçülttürdü.
İlk kez 23 yaşında vücuduna yaptırdığı kaplan dövmesiyle transformasyonun başladığını söyleyen Dennis Avner, yaptırdığı ameliyatları kediye dönüşmek için zorunda olduğu müdahaleler olarak belirtiyor. Kalıcı dövmelerle yüzü ve vücuduna kedi motifleri yaptıran çılgın Amerikalı, ağız bölgesine yaptırdığı piercinglere her sabah sentetik kedi bıyığı yerleştiriyor. 'Dünyanın en modifiye edilmiş insanı' ünvanına sahip Anver, bu halinden çok memnun olduğunu söyledi
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 11, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Friday, 10 October 2008
Sırbistan, Makedon büyükelçisini sınırdışı etti
Makedonya Dışişleri Bakanı Antonio Milososki, parlamentonun, ezici bir çoğunlukla Kosova'nın bağımsızlığını tanıması çağrısında bulunan kararı kabul etmesinin ardından hükümetin karara onay verdiğini kaydetti.
Makedonya'nın, Kosova ile sınır anlaşmazlığı bulunuyor, ancak taraflar bir anlaşmaya varmaya yakın olduklarını belirtiyorlar.
Sırbistan, Üsküp hükümetinin Kosova’nın bağımsızlığını tanıması üzerine Belgrad’daki Makedonya büyükelçisini sınır dışı etmeye karar verdi.
Makedonya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, AFP muhabirine, “Sırbistan’daki büyükelçimizin sınır dışı edildiği haberini almış bulunuyoruz” dedi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber, Makedonya
En Tehlikeli Deniz Canlısı
10 metre boyu, 4 ton ağırlığı ve tüm deniz yaratıklarından güçlü ısırma kuvvetiyle Dunkleosteus, 400 milyon yıl sonra hâlâ korkutucu.
Zırhla kaplı balık türlerinden Dunkleosteus, günümüzden 415 milyon yıl önce yaşanan balıklar çağı (Devonik dönem) boyunca deniz yaşamını 'terörize' etmiş. Dunkleosteus'un gündeme gelmesindeki sebepse, Chicago'daki Field Müzesi ve Chicago Üniversitesi'nden bilim insanlarının, canavarın yeryüzündeki en güçlü deniz canlılarını bile kovduğu konusunda giderek yayılan namını test etmeye çalışmaları...
Çalışmaları Britanya'daki Biology Letters adlı dergide yayımlanan araştırmacılar, Dunkleosteus terrelli isimli dev balığın, uzun dişlerini 5 bin kilogramlık bir kuvvetle birleştirdiğini açıkladı. Bu, dev balığın Tyrannosaurus rex isimli dinozor türünden bile daha güçlü olduğu anlamına geliyor.
Korkutucu balık, tek ısırıkla bir köpekbalığını ikiye ayırabilecek güçte. Bu veriler ışığında uzmanlar Dunkleosteus'u tüm zamanlar içinde 'balıkların şampiyonu' olarak taçlandırıyor. Field Müzesi balık küratörü Mark Westneat, bu güçlü yaratığın dev timsahlar ve Tyrannosaurus rex gibi büyük dinozorlarla birlikte, gelmiş geçmiş en güçlü ısırıcı hayvanlar arasında yer aldığını açıklıyor.
Önüne gelen her şeyi yiyebilir!
Uzmanlar Dunkleosteus'un ağzını çok süratli açabildiğine de dikkat çekiyor. Balıklarda hem güçlü olma hem de hızla ısırma özelliğine aynı anda çok nadir rastlanıyor.
Dunkleosteus önüne gelen ve istediği herhangi bir canlıyı yeme kapasitesine sahip. Mönüsünde sert kabuklu deniz canlılarından ilkel köpekbalıklarına kadar pek çok deniz yaratığı yer alıyor. Araştırmacılar dev balığın çevresinde gördüğü her şeyi rahatça mideye indirebileceğini söylüyor.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Yeni Trend Çöpten Beslenmek
Her yaptıkları olay olan ve yeni yeni akımlar ortaya çıkarmakta ustalaşaman 'New York'lular şimdi enteresan bir trend daha yarattı.
Bedava anlamına gelen 'Free' ve et anlamına gelen 'Vegan' kelimelerinin birleşiminden oluşan 'Freegans' akımının üyeleri, yükselen et fiyatlarını protesto etmek amacıyla restoranların artıklarından besleniyor.
Kimi 'freegan'lar yemek aradıkları çöplerin sıradan bir 'ev çöplüğü' olmadığını belirtip bugüne kadar bu yemeklerden hiç zehirlenmediklerini ekleyerek et yemektense bu şekilde beslenmeyi tercih ettiklerini söylüyor.
New York'ta bulunan restoranlar, fazla yemeklerini herhangi bir yere bağışlamıyor çünkü yaşanabilinecek sağlık sorunlarının sorumluluğunu almak istemiyorlar. 1990'lı yılların ortalarından başlayan ve 'antiglobalist', 'çevreci' bir ideolojiye hakim olan felsefe ve hayat tarzı Freeganizm'in üyeleri internette buluşarak eylemlerini uyguluyorlar.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sağır Eden Öpücük
ABD'de bir kadın, kızı tarafından öpüldükten sonra kısmen sağır oldu. Anne Gail Schwartzman, Newsday gazetesine yaptığı açıklamada iki yıl önce meydana gelen olayı anlattı.
Eve döndüğünde kızının hararetle kendisine sarılıp sol kulağından öptüğünü anlatan Schwartzman, 'Bana çok sıkı sarıldı ve sol kulağıma gerçekten çok büyük bir öpücük kondurdu. Bu sırada başımdaki havayı emiyormuş gibi hissettim' dedi.
Anne, kulağında büyük bir acı hissettiğini söylerken, yapılan muayenede kulak zarının tahrip olarak kısmi sağırlığa yol açtığının anlaşıldığını kaydetti.
Annenin başına gelenlerin, bilimsel bir araştırmaya konu olduğu ve önümüzdeki haftalarda bir tıp dergisinde olayla ilgili raporun yayınlanacağı belirtiliyor. Raporu hazırlayan uzmanın, olayı, 'sağır eden öpücük' olarak nitelendirdiği belirtildi.
Yaşadıklarının çocuğunu da çok korkuttuğunu anlatan Schwartzman, ne zaman bu konudan bahis açılsa kızının ağladığını ve kendisinden özür dilediğini söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Kaybolan Papağan Evinin Adresini Söyledi
Afrika'ya özgü gri renkli papağan, 2 hafta önce Nagareyama'da bir evin çatısında polis tarafından yakalandı. Geceyi karakolda geçiren papağan ertesi gün civardaki bir hayvan hastanesine götürüldü.
Polislerle kaldığı süre içinde ağzından tek kelime çıkmayan papağanın, veterinerle birkaç gün geçirdikten sonra çenesi düştü.
Papağan'ın çene yaparken ağzından kaçırdığı sahibinin adını ve evinin adresini kontrol eden polis, söylediğinin doğru olduğunu belirlediği hayvanı sahibine teslim etti.
Posted by
GinaCom
at
Friday, October 10, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Thursday, 9 October 2008
Kristalin İçinde Bir Saat
Dünyaca ünlü, saygın tasarımcı Marc Newson, iş saat tasarlamaya geldiğinde çok ustaca tasarımlara imza atıyor.
Tasarıma ve Jaeger-LeCoultres Atmos orijinal saatlerine duyduğu ilgi sayesinde Newson, Atmos'u kendi özel yeteneklerini ve becerilerini kullanarak yeniden tasarladı. Özel 80.yıldönümü saati olan Atmos 561'e merhaba diyelim.
Atmos 561, saatlerin geleceğini temsil ediyor. Bir Baccarat kristal blokun içine oturtulan Atmos 561, hava sıcaklığındaki değişimler sayesinde çalıştığından, pil değiştirmeden ve kurmadan senelerce çalışabiliyor.
Unutkan olanlarımız için gerçekten mükemmel bir saat. Berrak kristal kapsülün içinde, hava sıcaklığı yükseldikçe içerideki yayı sıkıştıran bir etil klorür gazı ve sıvısı karışımı bulunuyor. Hava sıcakığı düştüğünde ise, bu yay gevşiyor. Newson bir kez daha tasarımdaki dehasını gözler önüne seriyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Ev Hayvanı Gibi Yetiştirilen Kuş Çocuk
Annesi tarafından bir "ev hayvanı" gibi yetiştirilen 7 yaşındaki Rus çocuğun kurtarılmasıyla ilgili haber, dünya medyasının ilgisini çekmişti.
"Kuş çocuğun" ilk fotoğrafı dün yayımlandı. Rus medyası, Rusya içlerindeki Volgograd'da bulunan Kirovsky Köyü'nde, iki odalı evine baskın yapan sosyal hizmetler görevlileri tarafından kurtarılan çocuğun kuş kafesleri, kuş yemi ve kuş pisliği içinde bulunduğunu bildirdi.
31 yaşındaki annenin oğluna ev hayvanlarından biri gibi davrandığı ifade edildi. Tek arkadaşı kuşlar olan çocuk, sadece kuş gibi cıvıldayarak haberleşebiliyor.
Uzmanlar, "kuş dili" öğrenen çocuğun fiziksel olarak zarar görmediğini, ancak psikolojik bir bozukluk olan "Mowgli Sendromu"na yakalandığını belirtiyor.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sanat Aşkına
Fransa-Polinezya'da bulunan Runutu Adasında çekilen bu fotoğraf sanat aşkıyla yanıp tutuşan Yves Lefevre' ya ait. Profesör dalgıç olan Lefevre, yine dalış yaptığı birgünde kambur bir köpek balığıyla yüzyüze gelip cesurca fotoğrafını çekmeyi başardı.
Kambur köpekbalığı 40-50 metre boyları arasında ve 79 ton ağırlığında olmasına rağmen ona yakınlaşan Lefevre köpekbalığından hiç korkmadığını, hatta bir ara göz göze geldiklerini söyledi.
Posted by
GinaCom
at
Thursday, October 09, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Wednesday, 8 October 2008
Dünyanın En Büyük Halısı İran'da Dokundu
Dünyanın en büyük halısını İran'lılar dokudu. 18 ton yün ve pamuğun kullanıldığı halı için 200 İran'lı tam bir buçuk yıl çalıştı. Bir futbol sahasından bile büyük olan halının toplam alanı 5.625 metre kare.
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki başkenti Abu Dhabi'deki Sheikh Zayed bin Sultan al-Nahayan adını taşıyan camiinin zeminine serilecek olan halıya 2,2 milyar düğüm atıldı.
25 rengi içinde barındıran halının dokumasında 20 doğal boya kullanıldı. Yeşil ve krem renginin hakim kılındığı halıyı Pers motifleri süsleyen halının değeri 5.8 milyon dolar.
Dünya halı üretiminde söz sahibi ülkelerden biri olan İran'da petrol dışındaki en önemli ihracat kalemlerinden birisini halı dokumacılığı oluşturuyor. İran, şimdiden diğer Körfez ülkelerine de benzer halıların dokunması için görüşmelere başladı.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Buz Adam
Adı Win Hof. Hollandalı. Ona "Buzadam" diyorlar: Çırılçıplak buz dolu küvetin içinde saatlerce kalıyor; üzerine sadece şort giyip çıplak ayakla Kuzey kutbu'nda yarım maraton, yani yaklaşık 21 kilometre koşuyor; kutup buzullarıyla kaplı dondurucu soğukluktaki suda 80 metre yüzerek Guiness Rekorlar Kitabı'na giriyor...
Soğuğa dayanıklı olduğunu 20 yıl kadar önce fark eden 48 yaşındaki Buzadam" Hof, doktorları şaşırtmaya devam ediyor. Hof, son olarak ayağında şort ve üzerinde kısa kollu gömlek olduğu halde Everest'e tırmandı.
Olağanüstü şartlarda yaşayabilen insanlarla ilgili araştırma yürüten Dr. Ken Kamler, "Everest'e tırmanan bazı kişiler, ilki başarmak peşinde koşar ve çeşitli olumsuzluklar eşliğinde tırmanır veya yarıda bırakırlar. Ama Hof'un neredeyse çıplak tırmandığını duyunca kulaklarıma inanamadım. Nasıl yapıyor bilmiyorum. Doğrusu Hof akıl almaz biri" diye konuştu.
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Çöp Tenekesi Mi, Bilgisayar Kasası Mı?
Hepimizin bilgisayar kasaları genelde standart ve aynı tiptir. Tabi sadece bilgisayar kasalarımız değil, bütün bilgisayar aparatlarımız da neredeyse tıpkısının aynısıdır, sadece renkler ve ufak dizaynları farklılık gösterir.
Şurada göreceğiniz bilgisayar kasası ise çok farklı. Farklı olduğu kadar da bence çok hoş. Hayatına renk katmak isteyenler için çok uygun bir kasa. Daha doğrusu çöp tenekesi. Nasıl mı?
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Çobanın Bulduğu Mumya Şaşırtıyor
Çin'de bir çoban tarafından bulunan mumyanın mükemmel biçimde korunmuş olması arkeologları şaşırttı.
Ülkenin kuzeyindeki Xinjiang bölgesinde eylül ayında bulunan mumyanın binlerce yıllık olduğu sanılıyor. Mumyanın yaşı için DNA testinin sonuçları beklenirken 40 yaşındaki erkek
Posted by
GinaCom
at
Wednesday, October 08, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tuesday, 7 October 2008
Fil Ailesinin Otel Ziyareti
Fotoğraflar size neden Afrika filleri ve bu fillerin en sevdiği yiyeceklerin arasına girmemeniz gerektiğini özetliyor aslında. Mfuwe Lodge,Zambia'da mango ağaçları arasına kurulmuş bir otel ve tam olarak bulunduğu yer fillerin göç yolları üzerinde bulunuyor.
1 sene önce buradan geçen filler geri döndüklerinde yeni bir yer keşfettiklerini düşünüp otelin lobisine girmişler ve resepsiyon kısmında bekliyorlar. Filler bu gölgede kaldıkları dönem içerisinde günde en az 4 kez oteli ziyaret ediyorlarmış.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu Dövmeler Tam Dişinize Göre
Amy Winehouse'tan Prenses Diana'ya, David Beckham'dan Queen'e kadar hayranı olduğunuz birçok ünlünün yüzünü dövmenize yaptırabiliyorsunuz. Ancak bu bildiğiniz tür bir dövme değil! Tam dişinize göre!
51 yaşındaki dişçi Stewe Heward, tanesi 80 dolara dövme çılgınlığına yeni bir boyut kazandırıyor.
Dişin üzerine yapılan kaplamaya çizilen ünlü resimlerinin son dönemlerde çok popüler olduğunu söyleyen doktor "İnsanlar genellikle ön dişlerine dövme yaptırıyor" açıklamasında bulunuyor.
İngiltere'de son derece revaçta olan diş dövmeleri, çok yakında dünyaya sıçrayacak gibi görünüyor.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
610 Kiloluk Balkabağı
2 İngiliz çiftçi Avrupa'nın en büyük balkabağını yetiştirdi. Bu şaşırtıcı balkabağı büyümesi için günde 300 litreden fazla su ile sulanıyormuş. Normal bir balkabağından yaklaşık olarak 100 kat daha büyük olan balkabağı Malvern Sonbahar Gösterisi'nde sergilendi.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sezaryen İle Dünyaya Gelen Yavru Ceylan
Rupert isimli bu yavru ceylan yetişkin bir insanın avuçlarına sığacak büyüklükte ve anne sevgisi olmadan büyüyor ama tüm bunlara rağmen şanslı sayılır. Çünkü doğmasına üç hafta kala annesi bir araba tarafından ezildi ve veterinerlerin tüm çabalarına rağmen anne kurtarılamadı.
Öksüz kalan erkek yavru sezaryen ile annesinin karnından alındı ve doğduğunda sadece 15 santimetre boyunda ve 500 gram ağırlığındaydı. Veterinerler yavruya Rupert adını verdiler ve yaşaması için seferber oldular. Doğduktan 5 gün sonra gözlerini açan Rupert hızla büyüyor ve yeteri kadar büyüyene ve kendi kendine beslenene kadar serum ile beslenip küvezde tutulacak. Konun devamında küçük Rupert'ı görebilirsiniz.
Posted by
GinaCom
at
Tuesday, October 07, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Sunday, 5 October 2008
385 milyon yıllık mağarada düğün
Avrupa'da bilinen en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kents Cavern, ilk düğününe ev sahipliği yaptı.
Bir insana ait 45 bin yıllık çene kemiğinin bulunduğu Devon'daki Kents Cavern Mağarasına evlilik izni verildiğinden bu yana çiftler artık bu mağarada evlenebiliyor.
Medya Pazarlama Yöneticisi Woodland (49) ve Ağ Tasarım Yöneticisi Duckworth (38), 385 milyon yıllık kireç taşlı duvarlar arasında "Evet" diyen ilk çift olurken, düğüne katılan 85 konuk ise 1950'li yıllara ait çift katlı otobüslerle mağaraya getirildi.
Woodland, "Burası evlenmek için çok ilginç bir yer, eski çağlardaki mağara insanları gibi çok mutluyuz. Biz burada evlenen ilk çiftiz. Ayakkabımın topukları alçak bu yüzden kaygan yerlerde yürümekte zorlanmıyorum" dedi.
Duckworth ise "Mağarada evlenmek pahalı değil hatta çoğu yerde evlenmekten daha ucuz. Bu korkunç değil. Herkese burada evlenmeyi tavsiye ediyorum" diye konuştu.
Gelinin yakın arkadaşı gitarist Fran Hakler, "Bu mükemmel bir dekor, heryerde mumlar var. Tek sorun yüksek topuklu ayakkabılarımızı giyemedik, bu yüzden yanımda 2 çift ayakkabı getirdim. Biri mağara için, diğeri ise parti ve akşam yemeği için" ifadelerini kullanırken, Kents Cavern mağaralarının sahibi Nick Powe da, "Mağaranın 2.5 milyon yıllık geçmişi var. Çene kemiği 1926'da bulundu. Yapılan DNA testi sonucunda kemiğin Avrupa'da bulunan en eski insan çenesi kemiği olduğu ortaya çıktı" dedi.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Tel üzerinde korkutan yürüyüş
Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen "Dünya Tel Üzerinde Yürüme Şampiyonası", 14 ülkenin katılımıyla gerçekleşti.
Birbirinden usta cambaz, 27 metre yükseklikteki telin üzerinde 1 kilometre boyunca yürümeye çalıştı. Meraklı bakışlar altında gerçekleşen şampiyonada Çinli yarışmacı Aixiguli, yöresel kıyafetiyle tüm dikkatleri üzerine çekti.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bu at 2 yıldır bara bira içmeye geliyor
İngiltere'de sahibiyle birlikte yaşadıkları kasabadaki bara son 2 yıldır bira içmeye giden Peggy adlı 12 yaşındaki ata, yasak geldi.
Jarrow kasabasında 62 yaşındaki sahibi emekli vinç operatörü Peter Dolan'la birlikte her gün bira içmek için bara giden Peggy, yerel halkın ve basının uzun süre ilgi odağı olmuştu. Daily Mail gazetesinin haberine göre; hakkında yerel basında birçok haber çıkan Peggy'den hiçbir rahatsızlıkları olmadığını belirten bar sahipleri, geçtiğimiz günlerde barın halılarını yenilemelerinin ardından istemeyerek de olsa devamlı müşterileri olan ata kapıyı göstermek zorunda kaldı. Peggy'nin düştüğü durumun henüz farkında olmadığını söyleyen Dolan, atının bundan böyle birasını barın dışında içeceğini belirtti.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Balon Sanatı
Burada, balonlardan yapılmış oldukça harika modelleri görebilirsiniz.Bu günlerde insanlar herhangi bir obje kullanarak sanatsal çalışmalar yapabiliyor.


Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Mücevherli Zarif Yumurtalar
Bu harika yumurtalar, kuyumcu Peter Carl Faberges tarafından tasarlandılar ve dünyanın en eşsiz ve en pahalı yumurtaları olma özelliğine sahipler.
Pahalı metaller veya kıymetli taşlardan yapılan ve emaye ve değerli taş karışımıyla süslenen bu zarif yumurtalar müzelerde ve özel koleksiyonlarda görülebiliyor.

Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En Fazla Piercinge Sahip İnsanı
Dünya'da en çok piercinge sahip olan Elaine Davidson'un sadece yüzünde 192 tane piercing var. İskoçya'daki Guinness Rekorlar Festivali'nde dünyanın en fazla piercingine sahip kadın görücüye çıktı.
Elaine Davidson adlı kadın 5 bin 920 piercingiyle Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başardı.
Brezilyalı Elaina ilk piercingini 11 yaşındayken yaptırdığını söyledi. Şu anda sadece yüzünde 192 piercinge sahip olan Elaine Davidson'ın taktığı piercinglerin ağırlığı 3 kilogram.
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Bozuk Parayla Araba Aldı
ABD'nin Ohio eyaletinde, kağıt para kullanmayan James Jones (70), satın aldığı 2008 model Chevrolet Silverado aracının parasını bozukluklarla ödedi.
Emekli mühendis Jones, Cincinnati'deki bir araba galerisindeki yeni aracı satın almak için 16 kahve kutusu dolu bozukluk hazırladı. Galeri çalışanlarının, bozuklukları sayması 1,5 saatlerini aldı. Ancak kutulardaki bozukluklar aracın 16 bin dolar olan satış fiyatının yarısını karşıladı. Bunun üzerine Jones, geriye kalan parayı çekle ödemek zorunda kaldı.
Jones'un oğlu Dennis, kendisini en çok şaşırtan şeyin ödemenin bozuk parayla yapılması değil, babasının 1981 model aracını değiştirmeye karar vermesi olduğunu söyledi. Babasının, tanıdığı kadarıyla, hep bozuk parasının olduğunu söyleyen Dennis, "Öğlen yemek paramı ve harçlığımı hep bozuk para olarak verirdi" dedi.
Galeri sahibi de, 19 yıllık iş hayatında böyle bir şeye rastlamadığını belirterek, şaşkınlığını dile getirdi. Jones da kağıt paradan nefret etmesinin nedenini şöyle açıkladı: "Kağıt para yanar, ancak bozuk paralara zarar vermek daha zor. Her ay 4 ya da 5 rulo bozukluk alırım. 8 bin doları ne kadar zamanda biriktirdiğimi bilmiyorum."
Posted by
GinaCom
at
Sunday, October 05, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Saturday, 4 October 2008
Kendi Ağaç Evinizi Yetiştirin
Ağaçların içine yapılmış evler vardır ve bir de ağaç evler vardır. Geçen yıl, esas olarak ağaçları, yapılar oluşturmaları için biraraya getirme sanatını (bazen de aşılama) kullanan ağaçlardan yapılmış bir eve ilk defa rastlamıştık.
Fab Tree Hab, MIT mimarı Mitchell Joachim ve Archinect'ten Javier Arbona gibi mimarları içeren bir ekip tarafından ortaya çıkarılan ve Index ödülleri için yarışan tasarımlardan biriydi. Projenin tanımı, uzun dönemde belli olmayan sonuçlar doğurabilecek bölük pörçük yaklaşımlar yerine gerçekten sürdürülebilir bir çevre yaratmada tüm sistemlerin (ve ekosistemlerin) düşünüldüğüne vurgu yapıyor.
İnşaat stratejile ilerlediği için bunun gerçek bir bahçe çeşidi olmadığını fakat kesinlikle en gösterişli, doğal ve "yeşil" olduğunu söyleyebiliriz. Alman peyzaj mimarı Rudolf Doernach, "biyomimari" veya "tarımimari" adlarıyla bu gibi teknikleri kullandı. Permaculture gibi bu metodlar, geniş anlamda kendi kendine sürdürülebilir bir şekilde uygulanıyor.
Bunun anlamı örneğin dalların, ilk dikildikten ve erken eğitimleri tamamlandıktan sonra yapılar kendi kendilerine büyümeye devam ediyorlar ve dışardan en az düzeyde enerji ihtiyacı duyarken maksimum düzeyde tarımsal getiri sağlıyorlar. Permaculture ayrıca insanlar ve doğal dünya arasındaki erişim, katılım ve karşılıklı faydayla da alakalı. Gerekli bilgiyle, kendi evinizi büyütebilirsiniz!
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
1 comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dubai'de Her Katı Dönebilen Bir Gökdelen İnşa Edilecek
Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Dubai'de yer alan bir inşaat firması döner kuleler inşa edeceğini açıkladı.
313 metre ve 78 kattan oluşan kulelerin her katı, diğerlerinden bağımsız olarak kendi etrafında dönecek. Böylece dairenin manzarası sürekli değişcek.
Kuledeki kullanılacak elektrik ise katlara arasına yerleştirilecek rüzgar tribünleri ile üretilecek. Döner kulelerden New York, Londra, Hong Kong başta olmak üzere dünyanın tüm önemli kentlerinde 12 adet inşa edilecek.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
İşte Dünyanın En Hızlı Treni
Fransa'nın hızlı treni TGV, saatte 574,8 kilometre hız yaparak geleneksel demiryolu taşımacılığındaki dünya rekorunu kırdı. Bir önceki hız rekoru da yine Fransa'ya aitti. Söz konusu rekor denemesi, çift motorlu ve çift katlı üç vagona sahip olan V150 model bir TGV treni tarafından Paris ile Strazburg kentleri arasında saat 14:00'te başladı.
Motorları güçlendirilen, normalden daha büyük tekerleklere sahip olan V-150, başkenti ülkenin doğusuna bağlayan yeni demiryolu hattından hareket etti. Trenin gücünü arttırmak amacıyla, demiryolu üzerindeki yüksek gerilim hatlarına ilave olarak 6.000 volt gönderildi.
V-150, yaklaşık yarım saat süren yolculuğunda, küçük bir uçağın hızına ulaşarak, saatte 574,8 kilometre hızla yeni rekorun sahibi oldu.
Fransız televizyonunda canlı yayımlanan rekor denemesi sırasında, trenin penceresinden hızla akıp giden Fransız kırlarını görmek mümkündü. Bir önceki rekoru yaklaşık 45 kilometre hız farkıyla kıran trenin üç makinistinin mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. Ancak kırılan rekor zafer çığlıklarıyla değil, birkaç mütevazı alkış ve tebrik sözleriyle kutlandı. Bundan bir önceki rekor, 1990 yılında yine Fransa'da, saatte 515 kilometreyle kırılmıştı.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Talihsiz Hırsız
East London Müzesine akşam saatlerinde hırsızlık yapmak için çatıdan girmeye çalışan adam alarm çalınca paniğe kapılarak kaçmaya başladı. Müzenin dışına çıkmak için ağaca tırmanan hırsız güvenlik görevlilerini görünce ağaca tırmanarak kaçmaya çalıştı. Ancak müzenin sivri parmaklıklarını hiç hesaba katmadı.
20'li yaşlarındaki ismi açıklanmayan hırsız ağaçtan dengesini kaybedip demir parmaklıkların üzerine düştü. Sivri demir parmaklık adamın kalçasına 30 santimetre kadar girince büyük bir acı içinde bağırmaya başladı. O şekilde 15 dakika asılı kalan adam müze güvenliğini polise haber vermesi sonrasında kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan adamın kalçasında giden demirin bağırsaklarını parçaladığı belirlenince ameliyata alındı.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Dünyanın En Büyük Kurbağası
Bilinen en büyük kurbağa türü 30-35 cm uzunluğunda olan golyat kurbağalarıymış ve anavatanı amerikaymış ama bu hem amerikalı değil hemde 30 cm değil...
Bize küçükken söylenilen doğru mu değil mi hala anlayamadığım birşey aklıma geldi. Küçük kurbağalara dokunulunca siğil çıkarmış insanın vücudunda. Yaw bunları ellersek vücudumuzda neler çıkar tahmin bile edemiyorum....
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Gorilin Dişi 7 santimetre
İngiltere'deki Paignton hayvanat bahçesi dişçisi, diş ağrıları çeken gorilin dişini iki saatte çekebildi. Dişin uzunluğu ise tam 7 santimetre.
Dünyada sayılı hayvan dişçilerinden biri olarak bilinen Doktor Peter Kertesz, küçük ameliyatın ardından "Hayvanlar ya da insanlar hepsi aynı. Hepsinin tedaviye ihtiyacı var"... açıklamasında bulundu.
Bir ekiple çalıştığını söyleyen Kertesz, "Bu ciddi bir iş. Bir hayvanın sağlığı, kimi zaman da hayatı sizin ellerinizde olabilir" diye ekledi.
Hayvanat bahçesi yetkililerinden Neil Bemment'se konuya ilişkin olarak "Goril Pertinax'ın kırık dişini çıkardılar. Kökünden çıkarılan diş neredeyse 7 santim boyundaydı. Büyük bir iş başardılar" dedi.
25 yaşındaki dev goril, goril grubunun içindeki lider olarak biliniyor....
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber
Hırsızları Diri Diri Yaktılar
Yetkililer, önceki gün San Vicente'de 64 yaşındaki Ramon Zambrano adlı esnafı soymak sonra da öldürmekle suçlanan 2 zanlının yüzlerce kişi tarafından önce dövüldüğünü, sonra da bir meydana götürülerek üzerlerine benzin dökülerek yakıldığını belirttiler.
Olayın kameraya alındığı ve Kolombiya ile Ekvador'da birçok televizyon kanalında yayımlandığı belirtilirken, öldürülenlerden birinin Kolombiyalı mülteci olduğu sanılıyor.
Posted by
GinaCom
at
Saturday, October 04, 2008
0
comments
Links to this post
Labels: Blog Haber




