"Dünya için üretiyoruz..."

Monday, 31 December 2007

Mutlu yıllar

Avustralya 2008’e "merhaba" dedi.
Sydney’in simge haline gelen Liman Köprüsü kıyısında toplanan yüz binlerce kişi yeni yıla muhteşem havai fişek gösterisiyle girdi.

Sunday, 30 December 2007

BM, 2008'i patates yılı ilan etti

Birleşmiş Milletler mahsulün önemini vurgulamak için 2008’i patates yılı ilan etti. Patatesin dünyada 1 milyar kişi tarafından tüketildiğini açıklayan BM dünyada açlığın hayati önem taşıdığını ve önümüzdeki 12 yıl içinde 2 kat artacağını vurguladı.

Önümüzdeki 20 yılda dünya nüfusunun 100 milyon artacağını ve gelişmekte olan bu artışla birlikte patatesin hem kolay yetiştiğine hem de bol miktarda C Vitamini içerdiğine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletlerin bu kampanyası bazılarınının eleştirisini aldı. ’Kadın hakları’ ’Krizler’ ’nükleer ptrogramlar’ gibi konuların daha önemli olduğunuı savunanlar da oldu.

En SALAK kehanetler!

Salaklık kendi kendinin pazarlamacısıdır. Çenesini tutmayı öğrenemeyen insanlar tarihi salaklıklara imza attılar... Geleceğe damga vuran buluşlar için öyle salakça kehanetlerde bulundular ki sormayın! İşte tarihin en salakça kehanetleri....


Başka icat olmaz!: ABD Patent Dairesi Müdürü Charles Duell, 1899 yılında: "İcat edilebilecek her şey icat edilmiştir" dedi.

Elektrik tarih olacak: Oxford profesörü Erasmus Wilson 1878 yılında; "Bu yılki Paris fuarı bittiğinde 'elektrik ışığı' da onunla birlikte bitecek ve bir daha sözü edilmeyecek" dedi.

Otomobil satılmaz: Literary Digest dergisi, 1899 yılında; "Otomobilin elbette bisiklet kadar yaygın kullanımı olmayacak" tespitini yapti.

Telefon çok kusurlu: 1876'da yeni teknolojiyi reddeden Western Union yöneticisi: "Bu telefon denen şeyin bir iletişim aracı olarak düşünülmesi için çok fazla kusuru var. Bu alet hiç işimize yaramaz" dedi.

Mikroplar saçma teori: Fransiz fizyoloji profesörü Pierre Pachet, 1872 yılında; "Louis Pasteur'ün mikroplar teorisi saçma sapan bir kurmaca" dedi.

Uçak imkansiz: İngiliz Kraliyet Cemiyeti Başkani Lord Kelvin, 1895 yılında;"Havadan uçan ağır makineler yapmak imkansizdir" dedi. Fransiz harp okulu'nda askeri strateji dersi veren Mareşal Ferdinan Foch, I.dünya savaşı'ndan önceki günlerde, "Uçaklar ilginç oyuncaklar ama hiç bir askeri değerleri yok" dedi.

Sesli sinema saçmalık: Warren Bros stüdyolarının yöneticisi H.M.Warner 1927 yılında sesli film teknolojisini reddedip, "Oyuncuların konuşmalarını kim dinlemek ister ki?" dedi.

Radyoyu kim ne yapsın: Radyonun öncüsü David Sarnoff'un iş ortaği 1920'lerde neden Sarnoff'un radyosuna destek vermediğini şöyle açıklıyordu: "Telsiz müzik kutusunun hayal edilebilecek hiç bir ticari değeri yok. Belirli bir kişiye gönderilmemiş bir mesaj için kim para öder ki?"

Televizyon mümkün değil: Mühendis Lee Deforest, 1926 yılında şu kehanette bulundu: "Televizyon, teorik ve teknik olarak mümkün olsa da ticari ve mali açıdan imkansızdır."

Kimse evine bilgisayar almaz: İBM yöneticisi Thomat Watson 1943 yılında, "Dünyada belki beş bilgisayarlık bir pazar ancak var" dedi. Popüler Mechanics dergisi ise "Gelecekte bilgisayarlar 1.5 tondan daha ağır olmayacak" kehanetinde bulundu. Digital Equeipment Corporation'in kurucusu Olsen ise 1977 yılında şöyle diyor: "İnsanların evlerine bilgisayar almak istemeleri için hiç bir sebep yok"

Saturday, 29 December 2007

Makedonya: "Bilgisayar Uzmanlarının Ülkesi"

Kuponlar, bilişim eğitimi ve ücretsiz çevirmeli İnternet, hükümetin Makedonya'nın dijital dünyadaki varlığını güçlendirmek için sağladığı hizmetlerden bazıları. Ancak hala bazı engeller var.

Hükümet, Makedonya'daki bilgisayar ve İnternet kullanıcısı sayısını artırmak amacıyla "Makedonya: Bilgisayar Uzmanlarının Ülkesi" adlı bir program uyguluyor. Ülkede bugün, büyük ölçüde yaşam standartlarının düşük olması ve bilgisayar ve İnternet kullanımının pahalı olması nedeniyle bilgisayar ve İnternet kullanıcısı sayısı oldukça az.

Başbakan Nikola Gruevski, programa duyulan ihtiyacı açıkladığı konuşmasında, "21. yüzyılın merkezinde dijital dünyayla yakınlık, İnternet ve küresel ağ oluşturma yer alıyor. Makedonya ile dünya ekonomileri arasındaki dijital uçurumun genişlemesine izin veremeyiz." dedi.

Program üç ana bileşene sahip: Birinci safhada üniversite son sınıf öğrencilerine 200 avro değerinde kuponlar veriliyor. Bunları bilgisayar satın almakta kullanabiliyorlar. Eğitim bakanlığına göre, tahminen 10 bin son sınıf öğrencisine kupon verildi.

Kuponlar, sisteme kayıtlı herhangi bir bilgisayar mağazasında geçmekle birlikte, 15 Aralık'a kadar kullanılmaları gerekiyordu. İçişleri ve maliye bakanlıkları, sahtekârlığı önlemek için kullanılmayan kuponları geçersiz kıldılar.

Bu arada hükümet de, isteyen herkesin katılabileceği ücretsiz bilgisayar kursları düzenliyor.

Son olarak, bütün vatandaşlara ücretsiz İnternet hizmeti sağlama yönünde adımlar atılıyor. Ülkede, 50'si faaliyet halinde olmak üzere toplam 200 ücretsiz İnternet kafe açılacak.

Alternatif olarak, bütün evlere ücretsiz çevirmeli bağlantı sağlanacak ve İnternet vergi ve telefon ücretleri muaf tutulacak.

Hükümetin kampanyası Makedonya'nın dijital manzarasını değiştirme potansiyeline sahip olmasına karşın, bariz eksiklikleri yüzünden bazı eleştirilere de hedef oldu.

Örneğin, birçok hane İnternet erişimi için gereken telefon hattına sahip olmadığı için ücretsiz çevirmeli bağlantı avantajından yararlanamıyor.

Bu arada öğrenciler de, kupon programının masraflarını yeterli düzeyde karşılayamadığını söylüyorlar. Pek çoğu kuponun değeriyle bilgisayarın gerçek fiyatı arasındaki farkı ödeyemedi. 200 avroya ikinci el bir bilgisayar ve monitör alınabilirken, kuponlar yalnızca yeni bilgisayarlar için geçerliydi.

Haberin linki Setimes

Peru’da sıradışı festival

Peru’da’ki geleneksel ‘dövüş festivali’nde yumruklar konuştu. Perulular, sıkıntılarını birbirlerini yumruklayarak gidermeye çalıştı. Peru’nun güneyindeki Cuzco kenti, sıradışı bir festivale ev sahipliği yapıyor.

Festivalin adı da kendi gibi sıradışı: Dövüş festivali. Festival, dans gösterileri ve dini törenle başlıyor, ancak diğer festivaller gibi devam etmiyor.

Festivalde, yeni yıl öncesi hediyeler vermek yerine, yumruklar konuşuyor.

Festivale katılanlar, geçmişteki sıkıntıları unutup, yeni yıla yeni bir başlangıç yapabilmek amacıyla yumruklaşıyor.

Bu şekilde insanların kişisel ya da ekonomik problemlerini dışa vurdukları ve rahatladıkları varsayılıyor.

Festivale gençlerin yanısıra, kadınlar ve çocuklar da katılıyor.

Friday, 28 December 2007

Fareler kapışılıyor!

Ruslar evlerine fare ve sıçan almaya başladı. Fareler kapış kapış gidiyor. Çin astrolojisine göre Fare Yılı olarak ilan edilen 2008 yılına günler kala Moskova'daki hayvan dükkanlarında fare ve sıçan satışlarında patlama yaşandı.

Sevdiklerine yılbaşı hediyesi almak amacıyla hayvan dükkanlarına akın eden Moskovalılar fare ve sıçanları adeta kapışıyor. Moskova'nın en kalabalık yerlerinden sayılan Abrat sokağındaki dev evcil hayvan mağazası, müşterilerin sıçan ve fare talebini karşılamakta güçlük çekiyor.

Dükkan görevlilerinden İrina Samsonova yaptığı açıklamada, "Fare Yılı ilan edilen 2008 yılı öncesinde fare ve sıçanlara yönelik talep yükseldi. Özellikle sarı sıçanlar çok satılıyor. Aralık ayında sıçan ve fare satışlarında yüzde yüze yakın bir artış yaşandı. Ev koşullarına alışmış bu hayvanların bakımı çok basittir. Bunun için sadece uygun bir kafes satın almak ve bu kafesi gıdayla doldurmak yeterlidir" şeklinde konuştu.

Nataşa Kerjokova isimli müşteri de "Yeni yılın Fare Yılı olması dolayısıyla ben de sarı sıçan almaya karar verdim. Sıçanları çok seviyorum. Yeni hayat arkadaşımla iyi anlaşacağımızı ümit ediyorum" dedi. Svetlana Zubkina ise "Ailece hayvanları çok severiz. Evde papağan besliyoruz. Kızımın ısrarı üzerine bu kez de fare satın almak için bu dükkana geldik" diye konuştu.

Thursday, 27 December 2007

İnsanın ilk sözü neydi?

Konuşmayı öğrenen insanın söylediği ilk söz ne oldu? İşte insanlık tarihine ilişkin bilgiler... insanın ilk kelimesi neydi?

İnsanın, konuşmayı öğrenince ilk kelimesi ne oldu? O kelime bugün bile çok değerli...

Gaziantep Üniversitesi Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Arslan, 'insanlığın bilinenin aksine 65 bin yıldır konuştuğunu' söyledi. Aslan'a göre insan ilk önce ağıl ve mal kelimelerini bulmuş.

İLK KELİMESİ "MAL" OLDU Arslan, 'insanlığın yaklaşık 65 bin yıldan bu yana konuştuğunu' kaydederek, şunları söyledi: 'Bana göre insanoğlu 65 bin seneden beri konuşuyor. İlk modern insanların ya da modern insanlığın ataları, uzun bir süre içinde değil çok kısa bir zamanda deneme, sınama ve gözlemleme yoluyla ilk olarak hayvanları evcilleştirmişlerdir. İlk insanlar, evcilleştirdiği hayvanları koyduğu yere, bugün de kullanılan 'ağıl' hayvanlara da 'mal' adını vermiştir. Bu iki kelime çok eski kelimeler, yani ticaret, kültür ve medeniyetlerin temelini oluşturuyor. Bu da bize insanların 65 bin yıldan bu yana konuştuğunu gösteriyor.'

İNSAN 65 BİN YILDIR KONUŞUYOR Anadolu, Orta Asya, Kafkasya ve İran bölgesine bakıldığında 60 bin yıllık bir kültürün yaşadığının görüldüğünü savunan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'İnsanoğlu yazdığı ilk simgelere 'cızzık' diyor, daha sonra 'tamgalara' geçilmiş. Alfabenin evrimiyle medeniyetin kökeninin yine Orta Asya olduğu ortaya çıkıyor ve konuşan insanlığın tarihi 65 bin yıl. İnsanlığın dili de bilindiği gibi 7 bin yıl değil, yine 60-65 bin yıla dayanıyor. Mükemmel konuşulan bir dil var. M.Ö. 7 bin 300 yılında bir Tatar-Vinça yazısında 'el esisis, el esilis ekizis' deniliyor yani 'halkını hatırlayanı, halkı da hatırlar' ifadesi, mükemmel bir toplum anlayışına ve devlet organizasyonu kavramına sahip olduklarını anlatmaktadır.

17 yaşında para toplayıp okul yaptırdı

New York'lu Rachel Rosenfeld, henüz 17 yaşında olmasına rağmen hayatının en büyük düşlerinden birini gerçekleştirdi.

Kamboçya’daki yoksul çocuklar için bir okul yaptırmayı aklına koyan genç kız, çevresinde kampanya başlatarak tam 52 bin dolar topladı ve bu parayla Srah Khvav köyünde kendi adına bir ilkokul yaptırdı. Başkent Pnom Penh’e 230 km mesafedeki köye ailesiyle birlikte giden genç kız, okulun açıldığı gün Kamboçyalı çocuklarla bütünleşti.


Zeka küpü robot

Japonlar zeka küpü de denilen rubik küpünü 3 dakikadan daha az bir sürede çözmeyi başaran bir robot geliştirdi.

Renkli karelerle tam 43 kentilyon farklı konum ya da matematik diliyle permütasyona sahip olan rubik küpünü çözebilen robot Kawasaki firması tarafından geliştirildi.

'Cube Kun' adı verilen robot henüz insan zihninin rekor hızına yetişemese de küpteki farklı renklerdeki 54 kareyi algılayabiliyor ve küpü elleriyle çevirerek eski haline getiriyor.

1974 yılında Macar mühendis Erno Rubik tarafından icat edilen küpü en kısa sürede çözme rekoru 11.76 saniye ile bir Güney Koreli'ye ait.

Wednesday, 26 December 2007

“Tefeyyüz” ilköğretim okulu 63. yıldönümünü kutladı

İyiye, doğruya, güzele, başarıya götüren gemi daha doğrusu Üsküp’ün Tefeyyüz ilköğretim okulu bugün kuruluşunun 63.cü yıldönümünü törenle kutladı.

Okul müdürü Gönül Bayraktar 63 yıl faaliyette bulunun ilkokulumuzda ilk defa bilgisayar teknolojisini kulanarak eğitim uygulandığının altını çizerek Tefeyyüzde değişik alanlarda sınıflararası bilgi yarışmaları düzenlendiğini vurguladı.

Müzik dalında faaliyet gösteren Tefeyyüz ilkokulu orkestresi belediye ve kent çapında yapılan yarışmalarda sekiz yıldır ard arda birinciliği kimseye kaptırmadığını vurgulayan okul müdürü Gönül Bayraktar spor dalında da cumhuriyet çapında düzenlenen turnuvalarda önemli başarılara imza attıklarının altını çizdi.

Törende müzik öğretmenleri eşliğinde okul orkestrası kalabalık sayıdaki konuklara neşeli dakikalar yaşattılar. 6.cı sınıf öğrencisi Berat sahnede muhteşem Mevlana performansıyla büyük alkış topladı.

Tefeyyüz İlköğretim okulu öğretmenleri ilerideki yıllarda da, öğrencilere hayata dair bilgi öğretmiş, öğretiyor ve öğretmeye devam edecektir.

Dünyadan noel fotoğrafları

Dünyada milyonlarca insan noeli kutluyor. İşte Çin'den Amerika'ya kadar en renkli kareler...


Fotoğrafları izlemek için tıklayın....

Monday, 24 December 2007

Ömürleri güneşe kadar

Kışın etkisini gösterdiği Çin'de sanatçılar kar ve buzdan yararlanarak ortaya inanılmaz sanat eserleri çıkardılar.

Kar Dünyası adı verilen etkinlikler Çin'in Herbin bölgesinde bulunan Ulusal Orman Parkı'nda düzenleniyor. Dünyanın en büyük Noel baba heykelini yapmak için 35 sanatçı çalıştı. Dev heykelin uzunluğu 80 metreye ulaşırken, yüksekliği de 17 metreyi buldu.

BUZDAN KENT RESİMLERİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN.....

Bu kuş Barfiks çekiyor!

Görenleri hayret düşüren bir resim son günlerde internette dolaşıyor...

Barfiks çeken kuş son bir haftada milyonlarca insanın birbirine gönderdiği internetin en ünlü fotoğrafı oldu.

“Baştankara” cinsi bu kuşun fotoğrafı “O bile egzersiz yapıyor, siz daha ne bekliyorsunuz” mesajıyla dolaşıyor.

Ancak İngiltere’deki Farnborough orman bölgesinde çekilen bu fotoğrafta “baştankara” kuş bu haliyle barfiks çekmiyor, böcek avlıyor.

Sunday, 23 December 2007

Türk kahvesi ve cevizli lokuma davet

Evet, “Arkadaşım, meslekdaşım, dostum” İvica Antevski. “Türkiye’ye yazık” başlıklı son yorumuna kadar gazeteciliğine ve herşeye “anti” olmana saygı gösterdim. Makedonya Medya Enstütüsünde (MME) bir yıl gazetecilik okulunda beraber eğitim gördük, Forum plus dergisinde de 15 ay ortaklaşa çalıştık. Beraber röportajlar yaptık. Geçenlerde sorumlu yazar olduğunu öğrendim. E-mail yazarak tebrik ettim, başarılar diledim. Dersler esnasında da buna benzer çıkışların vardı. Kavga ve fesattan uzak duran biri olarak, susmayı tercih ettim.

Bir yıllık eğitim süresinde değerli profesörlerimizden bu şekilde doğruları yansıtmayan yorumların yazılmasını kesinlikle öğrenmedik. Yoksa ben başka derslere mi girdim. Yada dersleri mi yanlış algıladım. Neyse, belki benim dersleri anlama kapasitem o kadar, önemli değil.

Yorumlarına, zaman zaman katılmasamda her zaman saygı gösteriyorum. Ancak son köşe yazın, doğruları yansıtmadığı kadar Makedonya ile Türkiye ilişkilerine zarar vereceğine belirtmek istiyorum. Yorumun, piyasada yer bulmayı hedefleyen, parasız dağıtılan ve doğru, bağımsız haberler sunduğunu iddia eden Şpic gazetesinde de, maalesef ve maalesef yayınlandı. Dolayısıyla bir bakımdan da gazetenin tutumunu da yansıtmaktadır.

Keşke arkadaşın olarak benimle danışmayı düşünseydin. Telefon numaran var e-mail adresim de. Hatta Facebook’ta arkadaşımsın.

En azından birkaç gerçeği sana yansıtabilirdim. Bir gün evime misafir eder, türk çayı, kahvesi ve yanında lokumu da ikram edip Türkiye’deki haber bültenlerini beraber izlerdik. PKK teröristlerin, insanlık dışı yaptıkları zulümleri daha yakından tanıma fırsatı bulurdun. Şehit annelerin feryatlarını dinleme fırsatını yakalardın. En azından ikinci tarafı da dinlemiş olurdun, bunu bize MME öğrettiler, üç yıl önce hatırladın mı?

Makedonya’da yaşayan bir Türk olarak üzüldüm, “arkadaşım” olman ise üzüntümü daha da artırdı.

İlerideki köşe yazılarında aynı hataları tekrarlama niyetiyle hayırlı yorumlar ve bloglamalar.

Tipsizsin giremezsin

Gece kulübüne, tipsiz olduğu için alınmadı. Tazminat davası açtı...

Gece kulübünden, "dış görünüşü kritere uymadığı" gerekçesiyle kovuldu, tazminat kazandı.

İrlanda'nın başkenti Belfast'taki bir gece kulübünden, "dış görünüşü kritere uymadığı" gerekçesiyle kovulan Raymand Crow, mekânı hem İrlanda Eşitlik Komisyonu'na hem de mahkemeye şikâyet etti.

Hâkim, çirkin olduğu için kovulan adama iki bin 500 sterlin tazminat ödenmesine karar verdi. İrlanda Eşitlik Komisyonu Başkanı ise dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ayrımcılığa izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Crow, "Hiç bu kadar aşağılanmadım" dedi.

Saturday, 22 December 2007

İkizler 26 yıl sonra birbirlerini buldular

Eski Doğu Almanya'daki Yetimhaneden Farklı Ailelere Evlatlık Verilen İkizler Ulrike Reichenbach ile Conny Holzbrecher, 26 Yıl Sonra Birbirlerini Buldular.

Eski Doğu Almanya’daki yetimhaneden farklı ailelere evlatlık verilen ikizler Ulrike Reichenbach ile Conny Holzbrecher, 26 yıl sonra birbirlerini buldular.

Biri Batı Almanya, diğeri ise Doğu Almanya’daki ailelere verilen ve şu anda 38 yaşında olan ikizler, benzer hayatlar yaşamışlar, aynı yaşta çocuk sahibi olmuş aynı mesleği edinmişler. Duvar yıkıldıktan sonra, ikizi olduğunu öğrenen Ulrike, birkaç ay süren çabayla ikizi Conny’yi bulmayı başardı.

Kurt çocuk alarmı!

Ormanda köylüler bir çocuk buldu. Hemen kliniğe yatırıldı. Ama klinikten kaçtı! Rusya'nın Kaluga bölgesindeki ormanda kurtlar tarafından büyütüldüğü tahmin edilen vahşi bir çocuk bulundu. Kliniğe yatırılan ancak kaçan çocuk için yetkililer "çok tehlikeli" açıklamasında bulundu.
Ormanda kurtlarla avlanırken önceki gün köylüler tarafından bulunan "kurt çocuk", Moskova yakınlarındaki bir kliniğe kapatıldı. Önüne konulan yemekleri tanımayan ve sadece hırıltı çıkaran "kurt çocuk" kinikten kaçtı. Şimdi her yerde aranan 10 yaşlarındaki "kurt çocuk" için Rus polisi, "El ve ayakları pençe gibi. Tipik kurt davranışları gösteriyor. Çok keskin ve kuvvetli dişleri var. Yardım etmeye çalışanlara saldırıyor" açıklamsında bulundu. Rusya'da 'Mowgli' denilen çocuklar, hayvanlar tarafından yetiştirilsinler diye aileleri tarafından ormana bırakılıyor.

Friday, 21 December 2007

Miro’nun tablosuna rekor fiyat

İspanyol ressam Joan Miro’nun bir tablosu, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen müzayedede 11,6 milyon Euro’dan alıcı buldu.

Drouot’tan yapılan açıklamada, ressamın 1927’de tarihli tablosuna verilen fiyatın, İspanyol ressam için ödenen en yüksek fiyat olduğu belirtildi. “Blue Star” adlı tablo, Miro tarafından “eserlerinin anahtar tablosu” olarak nitelendiriliyordu.

Aynı müzayedede Miro’nun başka tablolarının yanı sıra aralarında Picasso, Juan Gris, Leger, Henri Laurens imzalı resimlerin de satıldığı ve Avrupalı koleksiyonculara yapılan satıştan toplam 21,8 milyon Euro’luk gelir elde edildiği kaydedildi.

Satışa çıkarılan koleksiyonun Andre Lefevre adındaki bir bankacıya ait olduğu ve yaklaşık 40 yıldır bir banka kasasında saklandığı belirtiliyor.

Thursday, 20 December 2007

Evet UFO'lar var...

Hükümet sözcüsü ''evet, UFO'lar vardır'' deyince kahkaha tufanı koptu.
Japonya'da bir muhalefet milletvekilinin UFO'ların var olup olmadığını araştırma konusunda hükümetin ne yaptığını sorması, hükümette bu konuda görüş ayrılıkları olduğunu ortaya çıkardı!

Hükümet sözcüsü Nobutaka Machimura, bugün olağan basın toplantısı sırasında konunun kendisine sorulması üzerine, ''evet, UFO'lar vardır'' deyince salondaki gazeteciler kahkahalarını tutamadı.

Başbakan aynı fikirde değil

Başbakan Yasuo Fukuda, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, hükümetin resmi tutumuna bağlı kalarak, ''henüz (UFO'ların var olduğunu) kanıtlayamadık'' dedi.

Konu, muhalefetteki Demokrat Partinin milletvekillerinden Ryuji Yamane'nin UFO'ların var olup olmadığını kabineden sorması ile gündeme gelmiş, kabine ''böyle bir vakaya rastlandığını henüz kanıtlayamadıklarını'' bildirmişti.

Dünyanın en büyük plazması

Günlük hayatta kullanılan tüm ürünlerin seçkin hayat tarzının simgeleriyle yorumlandığı fuarda, 'Hayata dair fikirler' (ideas for life) felsefesiyle evden ofise hayatı kolaylaştıran ve keyif katan ürünler sunan Tekofaks Panasonic de, Full HD plasma tv'lerini sergilendi.

Geleceğin yaşam tarzını yansıtan ürünleri ile tüketicilere geleceği bugünden yaşama ayrıcalığı sunan Panasonic, yılda 5,5 milyar USD ayırdığı AR-GE çalışmalarıyla bugün dünyanın en büyük düz ekran panel üreticileri arasında yer alıyor. Dünyanın en büyük plazma üreticisi durumunda olan Panasonic, bu gücünü dünyanın en büyük Full HD plazması olan 103 inç TH-103PF9EK ile taçlandırıyor.

Evde sinema keyfi dev ekranda bir başka

Plazma alırken görüntü kalitesi ve parlaklık, satın alma kararını etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bunu test etmenin en iyi yolu ise siyaha dikkat etmekten geçiyor. Gri olarak gördüğünüz siyah renk, doğru tonlama, zengin renk üretimi ve uygun kontrast oranına sahip Panasonic plazmalarda, yerini gerçek siyaha bırakıyor. Diğer tüm renkler de siyahla doğru orantılı olarak gerçekte olduğu gibi en canlı haliyle ekrana yansıyor. Viera Plazmalarda hayata geçen V-Real Pro 2 görüntü teknolojisi, 4,096 adımda gerçekleşen renk tonlaması ve G10 Progresif Full HD paneli sayesinde ulaştığı 1,920 x 1080 piksel çözünürlük sayesinde özellikle Blu Ray filmler bu dev ekranlarda benzersiz bir sinema şölenine dönüşüyor.

Kafeste dehşet anları

Bengal kaplanını çekmek için yaklaştı. Demir kafes bile onu kurtaramadı.

Hindistan'ın Guwahati kentindeki hayvanat bahçesinde dün bir ziyaretçi, kafesteki Bengal kaplanlarının fotoğrafını çekmek için güvenlik kurallarını çiğneyerek kafese yaklaştı.

Bu sırada kaplanlar, Jayaprakash Bezbaruah'ın sol kolunu kaptı. Çevredekilerin sopalarla müdahale etmesine rağmen, kaplanlar kolu bırakmadı.

Hayvanat bahçesi görevlisi Narayan Mahanta, "Adam uyarılarımızı dinlemedi, bariyeri geçti, elini de bir dişi, bir de erkek kaplan bulunan kafesten içeri uzattı" dedi. Ailesinin ve ziyaretçilerin önünde gerçekleşen olayın ardından Bezbaruah, hastaneye kaldırılırken yolda kan kaybından öldü.

Hıçkırık

İki çok şirin çocuk. Dünyanın en güzel varlıkları ve gerçek bir masumiyet. Biri hıçkırıyor, diğeri kahkahalarla gülüyor.

Wednesday, 19 December 2007

Bu da kibar cellat

Amerikalı infaz memuru Jerry Givens öldürürken kibarlaşıyor.

Amerikalı infaz memuru Jerry Givens, ölüme yolladığı mahkumlarla birikte dua ediyor, bünyesi zayıf olanlara daha az voltaj vererek ızdıraplarını 'hafiletiyor'.

Cellatların soğukkanlı ve duygusuz olduklarına dair yaygın kanaatin aksine Givens, Virginia'da 1982'den 1999'a kadar öldürdüğü 62 kişinin akıbetinden çok etkilendiğini anlattı.

Givens, ABC News'e verdiği mülakatta, ölüm odasındaki deneyimlerinin sonuçta ölüm cezasına karşı olmasına yol açtığını belirtti.

Dindar bir insan olduğunu anlatan Givens, ölmek üzere olan birçok mahkumla beraber dua ettiğini söylerek, 'Kimse yarınından emin değil' dedi.

Sertap'ta rumelili

"Zor kadın" Rumeli'li çıktı. Türkiye'nin en güçlü seslerinden biri olan Sertap Erener Üsküp'ün "Universal" salonunda düzenlediği muhteşem konserde, anne tarafından Rumeli kökenli olduğunu açıklayarak Üsküp'ü daha yakından tanımak için bir kez daha geleceğini söyledi.

Ayrıntılar video haberde.....


Tuesday, 18 December 2007

Kurbanın Mahiyeti, Vücubu ve Şer'î Hikmeti

Kurban Yüce Allah'ın rahmetine yaklaşmak için ibadet niyeti ile kesilen özel hayvandır. Kurban bayramı günlerinde (ilk üç günde) böyle Allah rızası için kesilen kurbana (Udhiyye), bunu kesmeğe de "tazhiye"denilir.

Kurban Bayramında ibadet niyeti ile kurban kesmek, hür, mukîm (yolcu olmayan), müslim ve zengin kimseye vacibdir. Zenginden maksad, temel ihtiyaçlarından başka, artıcı olsun olmasın, en az iki yüz dirhem gümüş değerinde bir mala sahib olan, fitre vermekle yükümlü olan kimselerdir. (Zekât bölümüne bakılsın!..)

Kurban kesme günlerinde (kurban bayramının ilk üç gününde) kurban kesmeğe gücü varken kurban kesmeyip de sonra fakir düşse, buradaki vücub üzerinden düşmüş olmaz.

Kurban kesme yükümlülüğü için, İmam Azam ile İmam Ebû Yusuf'a göre, akıl ve büluğ şart değildir. Bundan dolayı zengin olan bir çocuğun veya bir delinin malından bunların velisi kurban keser. Bu çocuk veya bu mecnun o kurbanın etinden yer. Geri kalan kısmı da, elbise gibi aynından faydalanacakları bir şeyle değiştirilir.

Kendi zevkleri için hergün binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenlerin, senede bir defa Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçlar yararına olarak Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu büyük bir düşüncesizliktir.

Sonuç

Kurbanın meşru olması, din, ahlâk ve toplum yararı bakımından birtakım hikmet ve hacetlere dayanır. Bunu değerlendiremeyecek bir akıl sahibi olamaz.

Dünyanın en yaşlısı öldü

O dünyanın en yaşlısıydı. Uzun yaşam sırrını hiç evlenmemesi olarak açıklamıştı.

Dünyanın en yaşlı insanı olduğu düşünülen 116 yaşındaki Ukraynalı Hrihori Nestor uykusunda öldü.

Nestor Ukrayna'nın doğusundaki Lviv bölgesindeki köyündeki evinde, cuma gecesi daldığı uykudan bir daha uyanmadı.

Köyde yapılan cenaze törenine komşular ve Nestor'un bir kaç yakın akrabası katıldı.

İhtiyar Nestor'un dileği arkasından ağlanmamasıydı. Yine onun vasiyeti doğrultusunda cenaze töreninden sonra yakınlarına en sevdiği yemekler dağıtıldı: Haşlanmış patates ile ringa balığı ve haşlanmış lahana ile evde yapılmış sosis.

Hareketliydi Akrabalarından Oksana, Nestor'un yaşamının sonuna kadar gayet hareketli bir insan olduğunu hamur açmaktan tavukları yemlemeye kadar bir çok işe yardım ettiğini anlattı.

Cuma günü de normal bir gün geçiren Hrihori Nestor sık sık olduğu gibi başının ağrıdığını söyleyerek kafasını soğuk suya sokmuştu.

İleri yaşına rağmen ölümü yakınlarını şaşırttı çünkü sessizce uykusunda gidivermişti.

Akrabası Oksana, en sevdiği kedi olan Murçik'in Nestor'un ölümünden bu yana onun yatağını terketmediğini de söyledi.

Uzun ömrün sırrı Ailenin tuttuğu kayıtlara göre 15 Mart 1891'de doğan tarım işçisi Hrihori Nestor uzun ömrünü hiç evlenmemiş olmasına borçlu olduğunu düşünürdü.

Oksana, onun hiç evlenmemiş olmasını "boyu kısaydı, hiç bir zaman da parası olmadı" diye açıklıyor.

Sağlıklı bir yaşam süren Nestor, votkayı fazla kaçırmıyor ve fırsat buldukça yalınayak çimenlerde koşmaya bayılıyordu.

Hrihori Nestor, Guinnes Rekorlar Kitabı'na yaşını kanıtlayan belgeleri henüz sunmamıştı.

Şu anda, doğum tarihi kanıtlanan en yaşlı kişi Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı Edna Parker. Parker geçen Nisan ayında 114 yaşını doldurdu.

Monday, 17 December 2007

Makedonya yatırımlar için cazip ülke

Resmi ziyaret için Türkiye'de bulunan Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski, Türkiye- Makedonya arasındaki ticari potansiyelin artırılması için iş adamlarına çağrıda bulundu.

Gruevski, İstanbul'da toplanan Türk-Makedon İş Konseyi'nde, yapılan reformlarla ülkesinin yabancı yatırımlar için cazip ülke haline geldiğini belirtti.

Makedonya Başbakanı Gruevski, özellikle, teknoloji, endüstri, enerji ve telekomünikasyon alanlarındaki yatırım potansiyeline dikkat çekti.

Makedonya Devlet Bakanı Adnan Kahil de soru üzerine, Makedonya'dan Türkiye'ye gelenlere dönüş imkanının 2003 yılında kaldırıldığını hatırlattı.

Kahil, bu sıkıntıyı çözmek için çalıştıklarını, ayrıca Makedonya'da 8 yıl içinde yatırım yapanların vatandaşlık hakkı kazandığını belirtti.

Sunday, 16 December 2007

Üsküp’te İstanbul Günleri

17-18-19 Aralık 2007












17 Aralık Pazartesi

Saat: 13.00 Ramstor Alışveriş Merkezi’nde "Açılış Resepsiyonu ve İstanbul Fotoğrafları" sergisi

Saat: 14.30 Kent Meydan’ında "Yahya Kemal" sergisi’nin açılışı

Saat: 20.00 Devlet Opera Balesinde "Şiir Akşamı" düzenlenecek. Şiirleri Cüneyt Türel, Tilbe Saran, Saşko Kocev, Jana Stoyanovska seslendirecek.

18 Aralık Salı

Saat: 14.00 Kiril ve Metodiy Üniversitesi, Türkoloji Kürsüsü Amfisinde "Balkanların Yazılmamış Tarihi" Paneli düzenlenecek.

Konuşmacılar Mehmet Genç, İhsan Fazlıoğlu ve Erol Özvar

Saat: 20.00 Sertap Erener Konseri , Universal salonu


19 Aralık Çarşamba

Saat: 20.00 Orduevi Konser Salonunda İstanbul Sazendenleri Konseri (Enstrümental Türk Müziği)

Friday, 14 December 2007

Adam köpeği ısırdı

Haberciliğin temel örneği gerçek oldu... Hindistan'da adam köpeği ısırdı!

Gazeteci adaylarına mesleğin en başında öğretilen "Köpek adamı ısırırsa haber değildir, ancak adam köpeği ısırırsa haberdir" kuralı Hindistan'da gerçek oldu. Ancak köpeğin kuduz çıkması haberi 'trajik' hale getirdi.

Ülkenin güneyindeki Kerala eyaletinde başıboş köpeklerin tutulduğu bir barınaktan kaçan kuduz hayvanı yakalayan 65 yaşındaki adam, köpekle bir süre boğuştuktan sonra boğazından ısırarak öldürdü.

Hindustan Times gazetesinin haberine göre, Kollam bölgesinin Pakakkadavu köyünde Çarşamba günü meydana gelen olayda, bölge halkını hastalığı nedeniyle tehdit eden bir köpek, bir süredir tutulduğu barınaktan kaçmayı başardı.

Kuduz köpeği evinin yanındaki bir hendek içinde yakalayan yaşlı adam, azgın hayvanla bir süre yerde boğuştuktan sonra köpeğin boğazını ısırarak öldürdü.
Köylüler tarafından eyaletin başkenti Thiruvananthapuram'daki bir hastaneye kaldırılan adam kuduz tedavisine alındı.

Thursday, 13 December 2007

Kediden korkmayan fare yetiştirildi

Ezelden beri varolan kedi-fare husumetine son verebilecek bir çalışmaya imza atan Japonlar, genetik değişikliğe uğratmak suretiyle “korkusuz” fare yetiştirdiler.Tokyo Üniversitesi bilim adamları, genetik mühendislikle bir farenin kedi gördüğünde veya kedi kokusu aldığında korkup sinmesine yol açan içgüdülerini değiştirmeyi sağladıklarını açıkladı.

Japon araştırmacıların böylece, korkunun deneyimle öğrenilen bir şey olmaktan ziyade genetik yapıda bulunduğunu da gösterdikleri belirtildi.

Araştırma ekibinin başkanı Ko Kobayakawa, “Fareler doğal olarak kedilerden korkar ve kedi kokusu aldıklarında genellikle paniğe kapılır ya da kaçarlar. Ancak, genetik mühendislikle bazı burun hücreleri alınan fareler hiçbir korku göstermediler” dedi.

Koboyakawa, genetik değişikliğe uğratılmış farenin kedilere sokulduğunu ve hatta kedilerle oynadığını belirterek, “Korkunun doğumdan sonra öğrenilmediği, genetik olarak belirlendiğinin saptanması çok ilginç ve daha öncedeki düşüncelerin aksi yönde” dedi.

Japon araştırmacı Kobayakawa, bu bulgunun ışığında, insanların kokusundan dolayı bozuk yiyeceklerden uzak durmalarının da genetik bir özellik olabileceğinin düşünülebileceğini söyledi.

Wednesday, 12 December 2007

18 milyon yıllık tank fosili!

Şili'de And Dağları'nın yüksek kesimlerinde yapılan araştırmalarda, 18 milyon yıl önce yaşamış ve bilim adamlarının “tank gibi” dedikleri bir memelinin fosili bulundu.

New York'taki Amerikan Doğu Tarihi Müzesi'nden John Flynn, bu yaratığın, bugüne dek yeryüzünde rastlanmış olan hemen hemen tüm canlılardan çok farklı olduğunu söyledi.

Fosille ilgili bir makale, Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yer aldı.

“Parapropalaehoplophorus septentrionalis” adı verilen yaratık, zırhlı memeliler grubundan, 76 santim boyunda, 90 kilo ağırlığında ve üzerinde zırh oluşturan bir kabuğa ve sivri bir kuyruğa sahip.

Picasso değil Acar!

Batı sanatından yola çıkmak yerine, kendi geleneğinden, coğrafyasından, tarihinden ve onbinlerce yıllık anadolu kültüründen ve sanatlarından yola çıkarak kendi çağdaş yorum ve fikirlerini oluşturan ünlü ressam İsmail Acar dün akşam Çifte Hamam’da “Anadolu sultanları ve kralları” sergisini ney ve semazen gösterisi ile açtı.
Devamı için tıklayın.....


Tuesday, 11 December 2007

Papağana park cezası davası

Yunanistan'ın Patras kentinde bir papağanın 650 dolarlık park cezasıyla karşı karşıya olduğu ilginç bir dava görülmek üzere.

Patras Belediyesi, papağanın kafesinin yol üzerinde araçların ücret ödeyerek park ettikleri bir yere konulduğunu ve trafiği engellediğini belirtiyor.

Sahibi Lambros Michalapoulos ise içeri koyduğu takdirde, papağanın öleceğini söylüyor.

Her iki taraf da geri adım atmadığı için sorun mahkemeye taşındı.

Coco adlı papağan, renkli tüyleri ve dışadönük karakteriyle 18 yıldır dar caddeleri ve birkaç değerli park yeri olan sahil kentinde bir maskot haline geldi.

Papağanın küçük kafesi, park yerinin bir kısmını kapatıyor.

Polis de bu konudaki sıfır tolerans politikası kapsamında Michaelopoulos'a büyük bir park cezası kesti.

Bir evcil hayvan mağazası işleten Michalopoulos ise, Coco'nun insanlarla vakit geçirmekten hoşlanan sosyal bir papağan olduğunu, dükkanının içine soktuğu takdirde öleceğini söylüyor.

Patras'ın Belediye Başkan Yardımcısı Spiros Demartinos ise Coco'nun durumunun uluslararası ilgi çekmesinden rahatsız.

Demartinos bu konu yerine, park yerlerinden kazanılacak parayla yapılacak bisiklet ve yürüyüş yolları yapılması planlarını anlatmayı tercih ediyor.

Şu an her iki taraf da geri adım atmıyor ve konu adalet sarayına taşınıyor.

Coco'nun sahibi, mahkemede davanın gülünç bulunacağını umuyor.

Monday, 10 December 2007

Umumi tuvalette kilitli kaldı

Umumi tuvaletin kilidi bozuldu. İçerde 4 gün mahsur kaldı. Sonra mı...?

İskoçya'da 55 yaşında bir emekli öğretmen, umumi tuvaletin kapı kilidinin bozulması üzerine, sıcaklığın sıfırın altına düştüğü bir havada 4 gün içeride mahsur kaldı.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, 4 gün sonunda sesini tuvaletlerin temizliğinden sorumlu kadına duyurmayı başaran David Leggat, "Hayatta kalma mücadelesi verdim. Ayaklarımı sıcak tutmam gerektiğini biliyordum. Sıcak suyu açık tutarak havuz oluşturdum ve ayaklarımı içine soktum" dedi.

"4 gün boyunca hiçbir şey yemedim, sadece musluk suyu içtim" diyen Leggat, gülümseyerek, "Ama en azından tuvalet emrime amadeydi" diye konuştu.

Anadolu sultanları ve kralları Üsküp'te konaklayacak

Yaklaşık 50 ülkede müze, galeri ve koleksiyonlarda çeşitli eserleri bulunan Türkiyeli ünlü ressam İsmail Acar “Anadolu sultanları ve kralları” sergisi için Üsküp’e geldi. Makedonya’da hala Anadolu şarkıları söylendiğini vurgulayan genç sanatçı İsmail Acar bizm en büyük zenginliğimiz kültürel birikimiz olduğunun altını çizdi.
Devamı izlemek için tıklayın...



İsmail Acar'dan birkaç eser

Sunday, 9 December 2007

Sebze orkestrası

Eğer evinizde bol sebze varsa ve sağlıklı olduğunu bilmenize rağmen onları yemekte problem yaşıyorsanız , sebze orkestrasını bir izleyin belki de düşüncenizi değiştirirsiniz. Düşünceniz değişmediği takdirde orkestranın yeni konserini bekleyin.

Dünyanın en büyük fili kayıp

Dünyanın en büyük Asya fili kabul edilen Raja Gaj'ın bir yıldır kayıp olduğu bildirildi.

Nepal'in güneybatısındaki yaban hayatını koruma bölgesi Bardia Ulusal Parkı'nın bir yetkilisi, "kral fil" olarak da bilinen Raja Gaj'ın bir yıldır kayıp olduğunu ve ölmüş olabileceğini düşündüklerini söyledi.

Yetkili, Raja Gaj'ı avcıların yasa dışı olarak öldürdüğü konusunda bir şey söyleyemeyeceğini ifade ederek, filin koruma parkından sınırın öteki tarafına geçip geçmediğini ise Hindistanlı meslektaşlarına soracağını kaydetti.

Boyu omuz hizasına kadar 3.5 metre olan Raja Gaj'ın, diğer Asya fillerine göre yaklaşık 60 santimetre daha uzun ve yaşının 70'in üzerinde olduğu belirtildi.

Türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Asya fillerinden Himalaya bölgesinde yaklaşık 250 tane bulunduğu, bunların 100 kadarının fil polosu ve safarilerde kullanıldığı belirtiliyor.

Sertap Erener Üsküp’te

“Zor kadın” Makedonya’da. Türkiye’nin en güçlü seslerinden biri olan Sertap Erener Üsküp’e geliyor.

Üsküp’te 17-19 tarihleri arasında düzenlenecek İstanbul Kültür Günleri Gösterisi kapsamında müzikseverlere “Universal” salonunda muhteşem bir konser verecek.

Sertab Erener 2003 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Every Way That I Can adlı parçayla Türkiye'yi temsil etti ve Eurovision birincisi oldu. Eurovision birincisi olduktan sonra ilk ingilizce albümü olan No Boundaries'i çıkardı. Bu albümün içindeki "Here I Am" adlı parça da büyük ilgi topladı.

2000 yılında Voice Male grubu ile Zor Kadın adlı şarkısını Akapella tarzında söyledi ve dünya listelerinde şans aradı. Aynı yıl Bu Yaz adlı single'da Ricky Martin ile söylediği Private Emotion ve Yunan sanatçı Mando ile yaptığı Aşk/Fos adlı düetlere yer verdi.

Saturday, 8 December 2007

Reenkarnasyon edilmiş bantlar

Eğer hala eski audio bantlardan kurtulmamışsanız, üstlerindeki tozları silerek yaratıcılık gücünüzü kullanma zamanı geldi.

Bende bu kasetlerden hala var. Onlara yeni
bir ruh verme gibi niyetim yok.
En azından eski günlerin hatırasına...

Yıllar önce, uydu antenlerin olmadığı dönemlerde, radyoda uzun, orta yada kısa dalgalarda tam hatırlamıyorum TRT sesi radyosunu dinleyerek Türk Halk veya Sanat Müziğini bu bandlara kayıtlayıp defalarca dinliyorduk.

Friday, 7 December 2007

Yılın fotoğrafı: Bizim de yaşama hakkımız var

Üsküp’te hergünkü hayatın gerçeklerini ve Makedonya’da yıllardır devam eden geçiş dönemini yansıtan çok güzel bir fotograf. Bilinmeyen kahramaların güzel yüzlerini daha yakından görmeniz için www.on.net.mk internet portalı belgesel niteliğindeki fotoyu iki bölümden veriyor.




500 yıllık sır çözüldü

Da Vinci'nin en ünlü resmi Mona Lisa'nın sırrı çözüldü. Ayna tutulunca ortaya çıkan gizemli yüzler..

1452- 1519 yılları arasında yaşayan Da Vinci’nin pahabiçilmez başyapıtları üzerinde araştırmalar yürüten sanat ekspertleri, ressamın ‘Mona Lisa’ ve ‘Bakire ve Çocuk’ tablolarından aynaya yansıyan gizemli yüzleri ve şekilleri keşfetti.

Da Vinci’nin pahabiçilmez başyapıtları üzerinde araştırmalar yürüten sanat ekspertleri, ressamın ‘Mona Lisa’ ve ‘Bakire ve Çocuk’ tablolarından aynaya yansıyan gizemli yüzleri ve şekilleri keşfetti.

Mona Lisa üzerinde benzer tekniği kullanan sanat ekspertleri, yaptıkları uygulama sonucunda gizli tuhaf şekilleri ortaya çıkardı. Yağlı boya ve gizemli güzelliğiyle dünyanın ilgi çekici tablosu olma özelliğini koruyan Mona Lisa’nın sanıldığı gibi yanlız olmadığı kanısına varan ekspertler, Mona Lisa tablosunda keşfedilen yüzün Yıldız Savaşları filminde kötü adam rolünde oynayan Darth Vader’a benzediğini açıkladı.

Eskpertler, Mona Lisa toblosundaki yüzün ressamın Saint Anne (Aziz Anne) ve The Virgin and Child (Bakire ve Çocuk) tablolarında da bulunduğunu; tablolardaki yüz ve şekillerin Tanrı ve korkuyu temsil ettiğini belirtiyor.

Yine aynı uygulama Da Vinci’nin en önemli eserlerinden biri olan ‘Last Supper’ (Son Akşam Yemeği) tablosunda denendi. Uygulama sonucunda ortaya çıkan İsa’nın ‘Kutsal Kasesi’nin masaya devrilmiş görüntüsü,John the Baptist’ adlı tabloda ise ağaç ve kadın görüntüsünün yer aldığı ortaya çıktı.

Thursday, 6 December 2007

Kemancı robot

Robotları stratejik gelişmesinin bel kemiği yapmayı düşünen şirket, teknoloji harikası robotlarını Tokyo’da basına tanıttı.

Yeni robotlar arasındaki insansı “müzisyen” robot, karşısında dizilen insanları kemanından çıkardığı seslerle heyecanlandırdı.

Robot; ayakta duruşu, parmak ve vücut hareketleriyle notalarını kusursuz çalarak seyircileri şaşkınlığa sürükledi.

Şirket yetkilisi, otomobil üretiminde 80’lerden beri robot kullandıklarını hatırlatarak, bu alandaki bilgi birikimini, topluma hizmet ve katkı sunacak robotların geliştirilmesi amacıyla kullanmayı düşündüklerini anlattı.

Toyota şirketi, daha önce geliştirdiği “hasta bakıcı robotları”, gelecek sene hastanelerde deneme amacıyla kullanmaya başlayacak.

Bu Robot Makedonya'daki Türklere hitab etseydi mutlaka "Unutulmuş birer birer eski dostlar" şarkısını çalardı.

“Amnesty İnternational” Makedonya Türklerinin eğitimdeki sorunlarını biliyor

Uluslararası İnsan Hakları Koruma Teşkilatı Amnesty İnternational”, özellikle Doğu Makedonya’da yaşayan Türklerin eğitim sorunları hakkında bilgi sahibi.

Amnesty İnternational” bu yıl yayınladığı raporda,Türklerin eğitim sorunlarını özel olarak ayrı bir başlıkta değil, genel olarak Makedonya’daki eğitim sorunları çerçevesine koymaktadır.


İnsan Hakları Koruma Teşkilatı, raporda sadece Makedonya’da yaşayan Rom asıllı vatandaşlara değinmektedir.

Amnesty İnternational” Makedonya temsilcisi Şon Cons, “Teşkilat Komitesinin raporunda Türk kadınları dahil olmak üzere, Arnavut hatta Makedon kadınlarında bile eğitim sorunları mevcut olduğu belirtiliyor. Raporda, Makedonya hükümetinin, mensup olduğu etnik topluluğu ayırımı yapmadan tüm çocuklara eşit eğitim şartları sağlamalıdır. Makedonya İnsan Haklarının Korumasına ait tüm Uluslararası anlaşmaları imzalamıştır” dedi.

“Amnesty İnternational” raporuna göre Makedonya’da Rom asıllı kadınlara cinsiyet ve milli mensubiyet olmak üzere çifte ayırım yapılmaktadır.

Şon Cons hükümete, eğitim alanında mevcut olan ayırıma son vermeleri çağrısında bulundu. Şon, Makedonya’da eğitimin ücretsiz olmadığının altını çizerek “aileler, dersler için gerekli 10 okuma kitabından sadece iki kitabı alabiliyor. Ailenin sorunlarına bizzat ben tanık oldum. Buna ücretsiz eğitim denilemez. Bir çocuğun eğitimi, ulaşım dahil her alanda ücretsiz olmalıdır” şeklinde konuştu.

Wednesday, 5 December 2007

Yunan güzeli yüzüme bakmadı

Çin’de yapılan dünya güzellik yarışmasını katılan Makedonya güzeli Yana Stoyanovska yarışmanın tamamının siyasete alet olduğunu vurguladı.

Stoyanovska, “Güzellik yarışmasının tamamı siyasallaştı. Dolayısıyla, yarışmayı örgütleyenlerle, en başta ülkemin ismi konusunda kavga ettim. Beni Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya temsilcisi olarak tanıttılar” diye konuştu.

Seçimin reel olmadığının altını çizen Makedon güzel Stoyanovska Jamayka ve Gana güzellerinin ödülleri hak etmediklerini vurguladı. Çin’de kaldığı bir aylık sürede sadece Bulgaristan ve Sırbistan güzeli ile sohbet ettiğini ileri süren Stoyanovska, “Yunanistan güzeli yüzüme bakmadı” dedi.

Çin’de bu gece yapılan dünya güzellik yarışmasını Çinli güzel kazandı. Güneydeki Hainan adasının Sanya kentinde düzenlenen yarışmada, 23 yaşındaki Pekinli sekreter Zhang Zhi Li, kraliçe tacını giydi. Yarışmada 18 yaşındaki Angola güzeli ikinci, 19 yaşındaki Meksika güzeli üçüncü oldu.

Müzakereler hız kazandı, Yunanistan vetosu ihtimaller arasında

BM'nin Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim anlaşmazlığında görevli özel elçisi Matthew Nimetz’in diplomasi atağı anlaşılan başarıyla sonuçlanacak.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyani ile yaptığı görüşmeden sonra , Nimetz, “istediğim neticeyi aldım. İsim konusundaki müzakereler hız kazanacak” şeklinde konuştu.

Yeni yıldan sonra Makedonya Dışileri Bakanı Antonio Miloşoski Üsküp’te Yunanistan’ın müzakere heyetini Kabul edecek. Ardından Dora Bakoyani himayesi altında görüşmeler Atina’da devam edecek.

Üsküp’te Makedonya yetkililerle temasları sonrasında Nimetz, anlaşmazlığı çözme yönünde bir kararlılık olduğunu söyledi ve Üsküp ziyaretini "önemli" nitelendirerek bundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Sonuç olarak şunu söylemek mümkün. Matthew Nimetz, tarafların müzakereleri hızlandırma kararı almalarından memnun. Dora Bakoyani iyimser, ancak Yunanista’nın vetosu da büyük ihtimaller arasında bulunuyor.

Robotlar dünya şampiyonluğu için yarıştı

Tokyo’da düzenlenen 12. Robo-One Büyük Şampiyonası’nda amatör robotseverler tarafından üretilen 25 robot birincilik için yarıştı. Yarışmayı Arichyon adlı robot kazandı.
“Dünyanın en güçlü iki ayaklı robotu” ünvanını kazanmak için ringde güreş tutan ve şarkı söyleyen robotlar tamamen amatör robotseverler tarafından geliştirildi. Günümüzde büyük şirketler, yüksek maliyetler sebebiyle robot üretimlerini azaltmak ya da durdurmak zorunda kalıyor.

Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören fakat üretimi durdurulan Sony’nin köpek robotu Aibo bunun en iyi örneği.

Firmaların yarattığı boşluklardan da oyuncak üreticileri faydalanıyor. Japonya’nın oyuncak devlerinden Takara Tomy, evde oyun amaçlı kullanım için düşük bütçeli robotlar üretiyor.

Tuesday, 4 December 2007

Bu kedi tam 120 yaşında

İngiltere'de yaşayan bu kedi dünyanın en yaşlı kedisi olduğu tahmin ediliyor.
Dünyanın en yaşlı kedisi unvanına sahip kedinin yaşı insan yaşı cinsinden hesaplandığında tam 120 yaşında.

İngiltere'de yaşayan 26 yaşındaki kedinin dünyanın en yaşlı kedisi olduğu tahmin ediliyor. İnsan yaşı cinsinden hesaplandığında ise kedi tam 120 yaşında. Kedilerin yaşı insan yaşı cinsinden hesaplandığında 3 aylık kedi 5, 6 aylık kedi 10 ve 1 yaşındaki kedi ise 15 yaşında oluyor.
Sağlıklı bir kedi normalde 18 yaşına kadar yaşarken, rekoru elinde bulunduran kedilerin sadece 20 yaşına kadar hayatta kaldığı belirtildi.
Yaşlı kediyi minik bir yavru iken aldıklarını belirten Bayan Brown, "minik yavru evimize geldiğinde oğlum henüz 4 yaşındaydı. Oğlum 30 yaşına girdi" dedi.
Shropshire'de yaşayan kedinin sahibi Bayan Brown, şu anda sobanın başında miyavlayan yaşlı kedinin 22 yaşına kadar diğer hayvanlarla birlikte sokakta oynadığını söyledi.

Şempanze insandan zeki çıktı

Şempanzelerin hafızasının insanlardan daha iyi olduğu ortaya çıktı.
Japonya'da yapılan bir araştırmada, şempanzelerin hafızasının insanlardan daha iyi olduğu ortaya çıktı.

Araştırmanın yapıldığı Kyoto Üniversitesi'nden Tetsuro Matsuzava, bulgularının aralarında bilim insanlarının da olduğu herkesi şaşkınlığa sürüklediğini belirterek, "insanın tüm akli fonksiyonlarda şempanzelerden üstün olduğu" görüşüne meydan okuyan bu sonuçları önceden kimsenin hayal bile edemeyeceğini kaydetti.

Şempanzelerin akli yeteneklerini inceleme konusunda lider bir araştırmacı olan Matsuzava, sonuçlara kendisinin bile şaşırdığını söyledi.
Current Biology dergisinde yayınlanan araştırmada, 1'den 9'a Arapça sayıların öğretildiği 5 yaşlarında 3 şempanze ile 12 gönüllüye hafıza testi uygulandı.
Bilgisayar ekranında 9 sayıyı gören denekler, ilk sayıya dokunduklarında, diğer 8'i beyaz karelere dönüştürüldü. Deneyde, deneklerden tüm bu karelere, karedeki sayı kadar dokunmaları istendi.
Sonuçlar, şempanzelerin insanlardan daha doğru yapmadıklarını, ancak daha hızlı karar verdiklerini gösterirken, Ayumu isimli bir şempanze en iyi skoru elde etti.
Bunun üzerine araştırmacılar, Ayumu ile 9 üniversite öğrencisini dahil ettikleri ikinci bir deneye başladılar.
Bu sefer ekranda, beyaz karelere dönüşmeden önce kısa süre yanıp sönen 5 sayı gösterildi ve bu karelere yine düzgün sırasıyla dokunmaları istendi. Bu deneyin sonunda da, Ayumu, üniversite öğrencilerinden çok daha isabetli bir şekilde sayıların sırasını buldu. Şempanze yüzde 80 isabetle doğru sayıyı bulurken, üniversiteliler yüzde 40'ta kaldı.
Ayumu'nun kısa bir bakışla sayıların sırasını hatırlama yeteneğinin insanlara göre çok daha iyi olduğunu belirten araştırmacılar, bunun, maymunun beyninde dil yetisi kazanmak için belirli bir yere sahip olmak zorunda bulunmaması ya da gençliklerine bağlı olabileceğini belirttiler.

Asırlık Rolls-Royce’a 3.5 milyon sterlin

Dünyadaki en eski Rolls-Royce otomobili, İngiltere’de düzenlenen müzayedede 3.5 milyon sterlinlik rekor fiyata satıldı.

Londra’daki Bonhams müzayede evinde yapılan açık artırmada, 1904 model yürür haldeki eski otomobili, bir İngiliz koleksiyoncu tahmin edilenin iki katı fiyata satın aldı. Sadece 10 beygir gücüne sahip iki kişilik üstü açık otomobil, 1904’te Paris fuarında ilk kez görücüye çıkmıştı.

Monday, 3 December 2007

Ve anlaştılar...

Olay, olay, olay...Makedonya’nın en büyük dört siyasi parti lideri, birbirini “anlamaya” başladı ve sonunda mutabakata varıldı. Genel Kurul acilen toplanarak NATO’ya davetiye alma yolunda kilit rolünü taşıyan yasa paketini tartışma yapmadan onayladı.

Peki, bu süreç nasıl gerçekleşti. Avrupa Birliği ve NATO yetkililerin baskısı sonucu.


Geçtiğimiz günlerde ülkemize gelen NATO ve AB yetkilileri reformlarda duraksama ve siyasi diyalog eksikliği konusunda Makedonya’yı uyardı.


Kosova ziyaretinde bulunan NATO Genel Sekreteri Yap de Hop Şefer, Üsküp’e şu mesajı vermek istiyorum, “Reformlar konusunda ciddi olun ve olgun bir siyasi hava oluşturun” dedi. Bugün gelinen nokta bu uyarıların nihayet sonuç vermeye başladığını gösterdi.

Genel Kurulda yapılan oylamadan sonra Meclis Başkanı heyecanını gizleyemedi.

“Değerli milletvekilleri, parlamento ilk kez üçte ikilik çoğunlukla bir yasayı onayladı. Tebrik ediyorum. Parlamento’da Kamu Savcılık yasası kabul edildi” şeklinde konuştu.


Başbakan Nikola Gruevski, NATO’ya davetiye alma yasalarda tam olarak muhalefete taviz verdiklerini vurguladı.


Gruevski, “uzlaşma için aylardır görüşmeler yaptık. Ancak sağlanamadı. Ülkenin NATO çıkarları doğrultusunda, iktidar olarak taviz verdik” şeklinde konuştu.

Başbakanın bu açıklamaları muhalefetin sert tepkisine neden oldu.

Sosyal Demokratlar Birliği milletvekileri Başbakan tarafından yapılan açıklamaların duraksamaların suçlusu yine muhalefetin olduğunun gösterilmesi amaçlandığını belirterek anamuhalefetin bu oyuna düşmeyeceğini ve devletin AB ile NATO konusunda her zaman katkılarını sunmaya hazır olduklarını vurguladılar.

Makedonya önümüzdeki yılın Nisan ayında Bükreş’te NATO’ya davet edilmesini bekliyor . Yıl esnasında ise AB’den müzakere tarihi alabileceğini ümit ediyor.

Sunday, 2 December 2007

İnternet 2010'da çökecek

Dünyada 1 milyarın üzerinde kullanıcısı olan internet daha ne kadar kullanılabilir? İşte cevabı...

İnternet sistemine, kısa süre içinde 42 ile 55 milyar dolarlık bir altyapı yatırımının yapılamaması halinde, küresel internet sisteminin 2010'a kadar çökebileceği belirtildi.

Teknoloji araştırmalarıyla tanınan araştırma şirketi Nemertes tarafından hazırlanan bir rapora göre, internet sistemine yapılan altyapı yatırımları yeterli değil ve acil altyapı yatırımı gerekiyor.

Mevcut internet altyapısının, her gün katlanarak artan internet kullanımı talebini karşılayamadığının vurgulandığı raporda, gerekli yatırımların sağlanamaması halinde, “Google, YouTube ve Amazon” gibi internet hizmeti sağlayıcı büyük şirketlerin kurulamayacağı vurgulanıyor.

Küresel ticarette internet kullanımının büyük önem taşıdığının vurgulandığı raporda, kapasite arttırıcı altyapı yatırımlarının yapılamaması halinde, internet sisteminin, aşırı yoğunluğu kaldıramayacağı ifade edildi.

Dünya genelinde, internet kullanıcı sayısı 1 milyarın üstünde bulunuyor.

84,37 karatlık elması Guess’in kurucusu aldı

Sotheby’s Müzayedeevi’nde satışa çıkarılan 84,37 karatlık elmas, ünlü Guess giyim firmasının kurucusu tarafından 16,2 milyon dolara satın alındı.

Bir müzayedede satışa çıkarılan yüksek kalitede ve berrak kesimli en büyük beyaz elmas olarak nitelendirilen elmasın sahibi, telefonla açık artırmaya katılan Georges Marciano oldu. Sotheby’s, müzayede öncesinde elmasa 13,3 milyonla 17,8 milyon dolar arasında değer biçmişti.

ELMAS GUESS İÇİN Mİ KULLANILACAK?
Elması satın alan Marciano’nun kurduğu Guess markasının kuruluş öyküsü şöyle:
80’lerin başlarında jean pantolonlar genellikle kaba kullanım için tercih ediliyor ve bir moda akımı meydana getirmiyordu. Georges, Paul, Armand ve Maurice Marciano kardeşler jean’e yeni bir soluk getirmeye karar verdiler.

Bunu gerçekleştirmek için Marilyn adında üç adet fermuara sahip olan jean pantolon yaptılar. Ürünlerini satabilmek için yaptıkları pek çok girişimden sonra son olarak Bloomingdale’s adlı mağazaya gidip iki düzine kadar ürün satmalarını talep ettiler ve bu ürünler inanılmayacak kadar çok kısa bir zaman içinde tamamen tükendi. Böylelikle bir moda devi olan Guess ilk adımını atmış oldu.

Saturday, 1 December 2007

İki dost küsünce bir dil yokoldu

İki ihtiyar Meksikalı arkadaş kavga edip küsünce, yalnızca ikisinin konuştuğu yerli dili konuşulmaz oldu.

Meksika’nın güneydoğusundaki Tabasco eyaletinde yaşayan iki ihtiyar, Zoque halkının dilini hatırlayan son iki kişi.
Olmeca’lardan gelen Zoque’ler, Meksika’da Chiapas, Oaxaca ve Tabasco eyaletlerine dağılmış ve nüfusu çok küçülmüş bir yerli etnik grup.

Ülkenin kuzeyindeki Monterrey kentindeki Meksika Yerli Dilleri Enstitüsü Başkanı Fernando Nava, bunun, Meksika’da konuşulan 364 yerli dilinin karşı karşıya olduğu tehditlerin dramatik bir örneği olduğunu söyledi.

Meksika Yerli Dilleri Enstitüsü Başkanı Fernando Nava, dünyada İndo-Amerikan dil grubuna mensup 11 dil ailesi bulunduğunu ve bunların her birinin Meksika’da en az bir dille temsil edildiğini de ekledi.

Ama Fernando Nava, Meksika’da konuşulan 364 yerli dilinden yirmiyi aşkınının şu anda tamamen yokolma tehlikesiyle yüzyüze olduğunu söyledi.

Yokolmaya en yaklaşan diller ise Nava’ya göre Aşağı Californiya bölgesinde konuşulan Cucapa, Sonora’da konuşulan Seri, Coahuila’da konuşulan Kikapu ve Chiapas’da konuşulan Aguacateco.

Dünyada konuşulan bütün dillerin yarısı Meksika’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkede yoğunlaşıyor. Çok sayıda dilin konuşulduğu diğer yedi ülke ise Brezilya, Hindistan, Papua Yeni Gine ve Kamerun.