"Dünya için üretiyoruz..."

Monday, 31 March 2008

Tarzan'ın Çita'sı 76 yaşında

Yıllarca Tarzan filmlerinde rol alan Çita adlı şempanze 76 yaşına bastı. AFRİKA ormanlarından alınıp, Hollywood'a getirilen ve yıllarca Tarzan filmlerinde rol alan Çita adlı şempanze 76 yaşına bastı.

Tarzan filmleriyle gelen ününü başka Hollywood yapımlarıyla da pekiştiren ve bütün dünyanın gözdesi haline gelen Çita bugünlerde Kaliforniya'da bir evde bakılıyor ve emekliliğinin tadını çıkarıyor.

Yaşlı şempanzenin pek çok ziyaretçisi yaşadığı eve akın ederken, Çita'da onlara piyano çalmayı ihmal etmiyor.

Acemi pokerciden vurgun

Genç pokerci 3 ayda poker oynamayı öğrenip nasıl binlerce dolar kazandı ? Portekiz'de 3 ay önce poker oynamayı öğrenen 26 yaşındaki bir genç, internette düzenlenen uluslararası poker turnuvasında 100 bin dolar kazandı.


Portekiz haber ajansı Lusa'nın verdiği haberde, Fernando Festas adlı fizik öğretmeni olan 26 yaşındaki gencin yaklaşık 3 ay önce arkadaşları ile oynamaya başladığı pokerde biraz merak, biraz da şansını denemek için girdiği internetteki kumarhane sitelerinden çıkamadığı bildirildi.

Geçen 3 aylık sürede 10 bin dolardan fazla kazanan Festas, bugün yapılan uluslararası turnuvada büyük ödül olan 1 milyon doları kazanan 10 oyuncudan biri olarak 100 bin dolar aldı.

Festas'ın 3 aylık tecrübesine rağmen internette son kazandığı uluslararası turnuvadan dolayı, milyarderlerin katıldığı dünyanın en büyük poker turnuvalarından birinde yer almaya hak kazandığı belirtilirken, gelecek ay başlayacak turnuva kapsamında Monte Carlo, Monaco ve haziran ayında Las Vegas kumarhanelerinde poker oynayacağı ifade edildi.

Portekizli genç pokerci, "Kolesterolümü kontrol etmek zorundayım. Dünyanın en iyi pokercileri ile oynayacağım. Ve bunun çokta fazla uzun sürmeyeceğinden korkuyorum" dedi.

Timsahı mideye indiren piton patladı!

Piton yılanı dev timsahı bütün olarak yutmayı başardı ama ölmekten kurtulamadı. ABD'nin Florida eyaletinde piton ile timsahın karşılaşması ölümcül oldu. Yaklaşık 4 metre uzunluğundaki piton yılanı 1.8 metre uzunluğundaki timsahı yutmayı başardı.

Sunday, 30 March 2008

Dünyanın en güzel plajları

Yaz yaklaşıyor.. Şimdiden yaz için planlar yapmaya başlamış olabilirsiniz. Eğer planlarınız arasında güzel bir plaja gidip yüzmenin keyfini çıkarmak varsa işte size harika plajlar..

En ilginç güzellik yarışması

10 binin üzerinde deve, gelecek hafta Abu Dabi çölünde birinci olmak için yarışacak.

Körfez'deki 6 ülkeden 10 binin üzerinde deve, gelecek hafta Abu Dabi çölünde güzellikte birinci olmak için yarışacak.

Toplam 9,5 milyon dolar ödüllü yarışmayı düzenleyenler, çarşamba gününden itibaren başlayacak ve 9 gün sürecek festival çerçevesinde yapılacak deve güzellik yarışmasının, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Umman ve Kuveyt'ten deve yetiştiricilerinin ya da deve sahiplerinin katılımıyla düzenleneceğini açıkladı.

Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan 7 emirlikten biri olan Abu Dabi'nin veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Zayed El Nahyan himayesinde düzenlenen ve "Mazayin Hafra Camel Festival 2008" adlı deve güzellik yarışmasında en güzel deveyi belirleyecek jüri üyelerinin isimleri ise açıklanmayacak.

Müzik geceleri, sergi gibi etkinliklerin de yer aldığı festivalin amacının, bölgenin "mirasını korumak" olduğu belirtiliyor.

Otoyolda boğa terörü

İspanya'da, başkent Madrid'i kuzeye bağlayan otoyoluna çıkan 6 boğanın araçlara saldırması nedeniyle, trafik yaklaşık 45 dakika süreyle aksadı.

Oldukça yoğun olan A-6 otoyolunun Segovia kenti çıkışı yakınlarında bu sabah meydana gelen olayda, otlandıkları yeşil alandan otoyola çıkan boğalar, yoldan geçen araçlara rastgele saldırmaya başladı.

Görgü tanıkları, ne olduğunu anlamayan sürücülerin boğalara çarpmamak için hızlarını kestiğini, ufak çapta kazalar meydana geldiğini söylediler.

Olay yerine gelen jandarma, yaklaşık 45 dakika süreyle otoyolu çift taraflı olarak trafiğe kapattı.

Yetkililer, boğaların otoyol yakınlarındaki kontrollü bir alanda bulunduğunu, otoyola nasıl çıkabildiklerinin anlaşılamadığını belirttiler.

2 yaşında ama boyu 1 metre!

2 yaşındaki kız, 1 metreye ulaşan boyuyla İngiltere’nin en uzun boylu insanı olmaya aday...

Yaşıtlarının yanında 6-7 yaşlarındaki çocuklar gibi duran 2 yaşındaki Liana Grundy, 1 metreye ulaşan boyuyla İngiltere'nin en uzun boylu insanı olmaya aday.

Ancak 24 yaşındaki anne Donna, kızıyla ilgili endişelerini başvurduğu doktorlarla paylaşmış. İlk incelemelerde aldığı cevap ise ölümcül bir gen hastalığı olan bağ dokusundaki yapı farklılığından kaynaklanan Marfan Sendromu'nun kızında bulunuyor olabileceği.

Uzmanlar, bu hastalığa sahip nadir kişilerde ileride aort yırtılmasından dolayı ölümün gerçekleşme riskinin çok yüksek olduğunu söylüyor.

Saturday, 29 March 2008

Böyle vahşi spor mu olur?

Suudi Arabistan'da evlerinde kedi, köpek gibi çita besleyen zenginlerin bu vahşi oyunu şok etti. Besledikleri vahşi çitalarla eğlence arayan bu zenginler, çölde ceylanlarla keyiflerini buluyor.

Zavallı ceylan çölün sıcak kumunda çitalardan kaçamayınca ölümüne razı oluyor.


Amma Kucaklama Azizesi

Singapur’da, en tanınmış Hindu gurularından olan “Amma” ya da “Kucaklama Azizesi” olarak bilinen Mata Amritanandamayi Devi’yi karşılamak ve sarılmak için yaklaşık 20 bin kişi toplandı.

1953’te Hindistan’ın güneybatısındaki Kerala eyaletinin Sudhamani kasabasında dünyaya gelen Amma’nın müridleri, Amma’nın küçük yaşlarda birçok mistik deneyim yaşadığını söylüyor.

1981 yılından beri tüm dünyada spiritüel öğretilerini anlatan Amma’nın kurucusu olduğu Mata Amritanandamayi Mission Trust adlı yardım kuruluşu da yardım amaçlı birçok etkinliğe imzasını atıyor.

İşte dünyanın en kısa adamı

Onun boyu sadece 73 santim uzunluğunda...

Uzun zamandan beri Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için çabalayan 73 santimetre uzunluğundaki Çinli nihayet amacına ulaştı.

Wulanchabu kentinde dünyaya gelen He Pingping’in (20) boyu üç yetkili merci tarafından ölçüldü ve dünyanın en kısa adamı olduğuna karar verildi.

Friday, 28 March 2008

Dünyanın en eski ses kaydı bulundu

Parisli Edouard-Leon Scott de Martinville'in, Thomas Edison'ın fonograf adlı icadından 17 sene önce yaptığı bir Fransız halk şarkısının ses kaydı dünyanın bilinen en eski sesli kaydı oldu.

Bir grup tarihçi ve kayıt mühendisi, ses arşivcisi, kendilerini insanoğlunun ilk ses kayıtlarını bulmaya adamış diğer kişilerin oluşturduğu ''First Sounds'' adlı gruba göre Scott de Martinville'in 9 Nisan 1860'da kaydettiği, kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından söylenen bir Fransız halk şarkısı dünyanın bilinen en eski ses kaydı.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan tarihçi David Giovannoni, Scott de Martinville'in fonotograf adını verdiği icadının ses dalgalarını bir gaz lambasının isiyle karartılmış kâğıda işlemek suretiyle sesleri kaydettiğini belirtti. Ses kaydının Fransa'nın başkenti Paris'te bir arşivde bulunduğunu 1 Mart tarihinde öğrendikten sonra Paris'e gittiğini kaydeden Giovanni, kağıt üzerine kaydedilmiş ses dalgalarını First Sounds grubu uzmanlarının yardımıyla ses haline dönüştürmeyi
başardıklarını ifade etti.

Yapılan keşfin genellikle dünyada ilk ses kaydını yapan kişi olarak bilinen Thomas Edison'ın değerini azaltmadığını anlatan Giovanni ''aslında sesi kaydeden ve daha sonra yeniden dinleyen ilk kişi Edison'dur. Edison'dan önce, aralarında Alexander Graham Bell'in de bulunduğu bir çok kişi Scott ile aynı yoldan giderek sesin görsel temsilini yazmayı başardılar.

Edison sesin görsel temsilini yeniden çalma fikrini bulan ilk kişidir. Scott de Martineville ise sesi bir görüntü olarak çalışabilmek amacıyla sesin bir çeşit şeklini kağıda geçirmek istemişti. Tüm amacı buydu'' dedi.

Giovanni, bulunan ses kaydının bugün Kaliforniya eyaletinde bulunan Stanford Üniversitesi Ses Kaydı Koleksiyonları Derneği tarafından düzenlenen bir konferansta meraklılarına tanıtılacağını belirtti.

Thursday, 27 March 2008

Piyango parasını komşularına dağıttı

Arkadaşların yaptığı ilginç anlaşma zengin etti... Evlere temizliğe giderek geçimini sağlayan Soraya Lowell'a lotodan 2.4 milyon dolar çıkınca kendisiyle zor günlerini paylaşan arkadaşını unutmadı. Milyoner kadın paranın yarısını arkadaşına verdi.

İskoçya'nın Coatbridge kentinde yaşayan 38 yaşındaki temizlikçi Soraya Lowell Ulusal Bingo Oyunu'ndan 2.4 milyon milyon dolar kazandı. En yakın arkadaşı Agnes O'Neill'la "Kim lotodan para kazanırsa yarısın diğerine verecek" şeklinde bir anlaşma yaptığını söyleyen Lowell, ikramiyenin yarısını hiç düşünmeden paylaştığını belirtti. Sürekli loto oynadığını söyleyen Soraya, şimdiye kadar hiç 200 sterlinden daha fazla ikramiye kazanmadıklarını belirterek "Kazandıklarımızı hep paylaştık, şimdi de paylaşacağız" dedi. Dört çocuk annesi olduğunu söyleyen Lowell, eşinin işsiz olduğunu kaydetti.

26 $ VERDİ 2,4 MİLYON $ ALDI

Yaşlı komşu O'neill'ın ise yalnız yaşadığını ve hastalıklarla uğraştığını söyleyen şanslı kadın, arkadaşının bu paraya en az kendisi kadar ihtiyacı olduğunu ifade etti. 26 dolar ödeyerek oynadığı kupona İngiltere'nin en büyük loto ikramiyesi vuran Lowell, kocasının bu parayla önce tatile gitmek istediğini ama kendisinin loto oynarken daha mutlu olduğunu, bu yüzden de bir yere gitmek istemediğini söyledi.

6 bacaklı kurbağaya yoğun ilgi

Çin'de satın alınan kurbağalardan bir tanesinin 6 bacaklı olması herkesi şaşırttı. Çin'in Quanzhou kentindeki bir restoranda canlı hayvan pazarından rasgele alınan kurbağalardan bir tanesinin 6 bacaklı olması herkesi şaşırttı.

People's Daily Gazetesi'nin haberine göre, 6 bacaklı kurbağayı görmeye gelen halkın yoğun ilgisi, restoran sahibi Xiao Song'u oldukça memnun etti. Müşterileri için pazardan 5 kilo kadar kurbağa aldığını, dükkana geldiğinde bunlardan birinin ön tarafında 4 olmak üzere, 6 bacaklı olduğunu görünce şaşırdığını söyleyen Song, akarsuların kimyasal maddelerle kirlenmesinin, biz insanları etkilediği gibi, yaşayan diğer canlıları da tesiri altına almış olabileceğini söyledi.

Çok sayıda kişinin kurbağayı görmek için restorana akın ettiğini belirten Song, hayvanı özel bir akvaryum içine koyduğunu sözlerine ekledi.

En eşsiz ''beyazlar'', albinolar...

Bu hayvanları görenleri şaşırtıyor. Onları kendi türlerinden ayıran ise renkleri...

Aslında onlar bir rahatsızlık yüzünden bu haldeler. Normal pigment üretmesini engelleyen bir gen mutasyonu nedeniyle bembeyaz kalmışlar.

Nimits`in önerisi değerlendiriliyor

Başbakan Nikola Gruevski arabulucu Nimitsin önerisini siyasi parti liderlerine götürdü. Hükümetten yapılan açıklamaya göre durum tespit ve analiz süreci önümüzdeki birkaç gün içerisinde devam edecek.

Makedonya için büyük önem arz eden ve ciddi teklifin her detayının incelenmesi gerektiğini belirten hükümet yetkilileri görüşmelerin ayrıntılarından haberdar olmak için müzekereci Nikola Dimitrovun Nyu Yorktan dönmesini beklemektedirler.

Yunanistan Başbakanı Karamanlis, Üsküp ile Atina arasındaki isim sorunun çözümü için, ikili ilişkiler, uluslararası alanının yanı sıra yerel çapta kullanılacak ismin bileşik olması gerektiğini vurguluyor. Anlaşma sağlandı şeklinde açıklamaların yetersiz olduğunu belirten Yunanistan Başbakanı olası çözümü Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyinin onaylaması gerektiğini kaydetti. Karamanlis Yunanistan Parlamentosu milletvekillerine iki tarafın kabul edeceği isimde mutabakat sağlanmadığı takdirdi Üsküp’ün NATO üye olma doğrultusunda giden yolun kapalı olacağını vurguladı.

AB dışişleri bakanlarının bu hafta Slovenya'da yapacakları toplantı. Makedonya ve Yunanistan'ın aralarındaki isim problemine gelecek hafta Bükreş'te yapılacak NATO zirvesi öncesinde son vermek için son şansları olabilir.

Reuters ajansı adı açıklanmayan bir NATO yetkilisine dayanarak verdiği haberde, bir geri çekilme seçeneğinin görüşüldüğünü bildirdi. Bu seçenekte Üsküp'e Pakta şartlı katılım daveti gönderilecek, ancak bunun onaylanması anlaşma sağlanana kadar ertelenecek. Nyu Yorkta yapılan son müzakerelerde Birleşmiş Milletler özel temsilcisi Metyu Nimits’ büyük ihtimalle Makedonya Cumhuriyeti parantez içinde Üsküp ismini önermiş bulunuyor.

Yazı turayla belediye başkanı oldu

Avustralya'nın Outback kasabası, belediye başkanını kurayla belirledi.

Belediye Başkanlığı seçiminde 423'er oy alan Butch Lenton ve Ed Warren arasında çekilen kurayla, belediye başkanı Warren oldu.

Avustralya'nın Queensland eyaleti yasaları, berabere kalınan bu tür durumlarda kazanının ya kurayla ya da yazı tura atılarak belirlenmesine olanak veriyor.

Bardaklar bildiğiniz gibi değil

Para kazanmanın türlü yolları var. Su içtiğimiz bardaklar hem eğlendiriyor hem para kazandırıyor. Avrupa'nın bir cok kentinde, kaldırımlarda, metro girişlerinde enstrüman çalarak, şarkı söyleyerek geçimini sağlayan sokak şarkıcılarını sıkça görebilirsiniz.

Almanya'nın baskenti Berlin'de de, turistlerin yoğunlukta olduğu müzeler adası bölgesinde iki müzisyenden birisi akordiyon, diğeri de çesitli büyüklüklerdeki su bardaklarına, farklı seviyelerde su koyarak, ıslattığı parmak uclarıyla bardakların üst kenarlarına dokunarak, adeta piyano çalıyor.

Rus asıllı Sergey Karamyshev ile Maxim Shagev (solda) kaldırımdan geçenlerin bıraktığı bozuk paraların yanı sıra, bu yöntemle yaptıkları müzik cd'sini 5 avroya satarak, geçimlerini sağlıyorlar.

Wednesday, 26 March 2008

Atlı hasta ziyareti

Hawaii’de bir kişi, hastanede yatan akrabasının moralini yükseltmek için “onun en sevdiği atı” da yanına alarak ziyaretine gitti.

Wilcox Memorial hastanesi, bu beklenmedik ziyaretten sonra evcil hayvanların hastaneye sokulmasıyla ilgili yönetmeliğinde değişiklik yapmak zorunda kaldı. Hastane yetkililerinin verdiği bilgiye göre, hastanenin girişinde şaşırtıcı bir şekilde hiçbir engellemeyle karşılaşmadan asansöre binmeyi başaran ziyaretçi ve atı, hastanenin güvenlik görevlileri tarafından üçüncü katta yakalanabildi. Hastaysa ziyaretçinin getirdiği sevili atını görebildi, ancak bu kez de ziyarete getirilen atın yanlış at olduğu ortaya çıktı.

Hastane sözcüsü Lani Yukimura, hastanenin atlara değil ancak köpekler ve kedilere ziyaret hakkı verebildiğini belirtti. Sözcü, güvenlik görevlilerinin ziyaretçiyle atını zorla da olsa dışarıya çıkarmayı başardığını anlattı.

Star Bulletin gazetesinin haberine göre de, ziyaretçi atla hastaneye girmeyi, lobideki danışma masasında kimsenin olmamasından faydalanıp girmeyi başardı ve aynı zamanda lobiden hasta odasını telefonla arayıp geldiğini bildirdi.

Haberde, ziyaretçinin, hastaneden çıkarıldıktan sonra atını treylerine koyup otoparktan ayrıldığı belirtildi.

1971'den bugüne e-posta

E-posta'nın mimarı konuştu: "Bu teknolojiyi oluştururken "spam" diye bir şeyin olabileceğini düşünmemiştim".Ray Tomlinson, gönderilen ilk e-posta'nın içeriğini hatırlamıyor. Ancak içeriğinde önemli bir şey olmadığını söylüyor.

Her ne olursa olsun, sonuç itibariyle 1971 yılının bir sonbahar akşamında, Tomlinson'un geliştirdiği "Send Message" programıyla bir metre mesafedeki komşu bilgisayara mesaj atması, e-postanın da doğumunu müjdelemiş oldu.

GÜNDE 3 MİLYAR MESAJ

Zaman geçtikçe, e-posta dünyada en sık ve çok kullanılan iletişim platformlarından biri haline geldi. Bu anlamda e-posta servisi bulunan Yahoo! ve Hotmail gibi adreslerde bir günde 3 milyar tane mesaj gönderildiği tahmin ediliyor.

Ancak e-posta'nın yaygınlaşmasıyla, belki yılda 52 saatimizi sırf onları silmek için harcadığımız spam (yığın) e-posta tehditleri de artmaya başladı. Bazı siber suçluların en büyük silahı artık e-posta ve bu yolla sayısız insana her gün zarar veriliyor.

BBN Technologies şirketinde çalışan 69 yaşındaki Tomlinson bu konuda şunları söylüyor: "Önceden e-posta kullanan insanların sayısı 500 ila 1.000 arasındaydı. Spam alıyorsanız eğer, en azından bu spam postayı kimin attığını anlamanız zor olmazdı ve onlara bu yaptığının doğru bir şey olmadığını söyleyebilirdiniz".

Tomlinson, kendini bu konuda suçlu hissetmiyor: "Spam gerçekten bir problem, ama o zamanlar ben böyle bir tehlikeyi öngöremezdim. Şimdi ise e-posta artık bir araç halini aldı, kimisi iyiye kullanıyor, kimisi ise kötü amaçlı. Eğer bir bilgisayarla dünyaya virüs yaymak istiyorsanız, e-posta böyle bir amacı gerçekleştirmek için bulunmaz bir araç gibi görünebilir".

SAYILARLA E-POSTA

170 milyar: Her gün dünya genelinde gönderilen e-posta sayısı.
2 milyon: Her saniye gönderilen e-posta sayısı.
49 dakika: Bir ofiste her gün e-posta ile geçirilen süre.
30-40: Çalışanların bir saatte e-posta'larını kontrol etme sayısı.

Dünyanın en büyük tavşanı

Kim demiş tavşanlar hep öyle minicik kalır diye! İşte dünyanın en büyük tavşanı Amy, yaklaşık 20 kilo kadar ve doymak bilmiyor.

1 metre 20 santim boyundaki Amy'nin 32 yavrusu var. Sahibi Annette Edwars, gün geçtikçe büyüyen tavşanını, gururla objektiflere gösterirken 'Kedi ve köpeklerin yanında oldukça büyük görünüyor. Çok fazla havuç tüketiyor. Gün geçtikçe şişiyor. Bunu önlemek için çeşitli egzersizler yaptırıyorum" diyor.

Guiness Rekorlar Kitabı'nda dünyanın en büyük tavşanı unvanıyla girmeyi başaran Amy, köpeklerle oynamayı çok seviyor. Minyatür köpeklerin yanında onların anneleri gibi görünen tavşan, uzmanların gözetiminde sıkı bir diyet yapıyor.

Aslan dansçı kadına böyle saldırdı

Her ne kadar tasması da olsa, bakıcısı yanıbaşında da olsa o bir ormanlar kralı...

Dergi kapağı için yapılan çekimlerde kullanılan aslan ortalığı birbirine kattı. Bakıcısı tarafıdnan sürekli sakinleştirilmeye çalışan aslan arkasında dans eden kadına ard arda saldırıyor.

Her seferinde ufak sıyrıklarla kurtulan kadın çekimlerin sonuna doğru aslanın iyice sakinleştiğini düşünüyor ve rahat tavırlarıyla dansına devam ediyor. Ancak tam bu sırada aslan bir anda dans eden kadının üzerine atlayıp onu yere yıkıyor.

İşte o korku dolu anlar...


http://view.break.com/475836 - Watch more free videos

Fişi çekilecekken komadan uyandı

Beyin ölümü gerçekleştiği söylenen adam tam organları aalınacakken komadan uyandı! ABD’de geçen kasım ayında geçirdiği ağır trafik kazası sonucu doktorlar tarafından beyin ölümü gerçekleştiği açıklanan Zach Dunlap (21), ailesinin onayı ile organlarının alınmasından hemen önce mucizevi bir şekilde uyandı.

Teksas’taki United Regional Healthcare Hastanesi’nde yapılan testler sonucunda Zach’in beyninde bir aktiviteye rastlanmadığını söyleyen doktorlar, ailesinden organ bağışı için izin istedi.

TESADÜFEN YAŞIYOR!

Çaresiz bir şekilde kağıtları imzalayan Dunlap ailesi, oğullarını son bir kez görmek için odasına gittiklerinde beklenmedik bir şey oldu. Baba Dunlap’in cebindeki çakı, tesadüfen Zach’in ayağına değdi. Oğullarının ayağının kıpırdadığını gören aile, hemen doktorları çağırdı. Doktorların yeniden yoğun bakıma aldığı Zach, 48 gün sonra taburcu oldu.

KAZA ANINI HATIRLAMIYOR

Halen iyileşme sürecinde olan Zach, dün NBC televizyonunda yayınlanan ‘Today’ programına konuk oldu. Sunucu Natalie Morales’e gayet iyi durumda olduğunu söyleyen Zach, kazadan 6 saat öncesini hatırladığını ancak kazanın hemen öncesine ilişkin aklında çok az şey olduğunu ifade etti. Dunlap, “Kaza anıyla ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum, sanki kaza silindi ve birden hayata döndüm, bir el beni tekrar yaşama doğru itti” dedi.

Tuesday, 25 March 2008

En uzundu, hala uzuyor..

Dünyanın en uzun adamı Ukraynalı Leonid Stadnik, hızla büyümeye devam ediyor.

Guinness Rekorlar Kitabı’na göre yaşayan en uzun adam olan 37 yaşındaki Stadnik, Ukrayna’nın kuzeybatısındaki Zhitmyr bölgesinde bulunan Podoliantsi köyünde yaşıyor.

Son ölçümlere göre boyu 2 metre 59 santimi bulan Stadnik, 14 yaşındaki beyin ameliyatından sonra kontrolsüz şekilde uzamaya başlamış ve bu uzama hâlâ sürüyor.

Arkadaşları, bisikleti artık kendisine küçük gelen Stadnik'e yeni bir bisiklet hediye etti. Stadnik, yeni bisikletiyle çocuklar gibi şendi.

Balerin eşek emekli oldu

Rusya'nın St Petersburg kentindeki Mariinsky bale grubu, bünyesinde en uzun süre çalışan üyelerinden 21 yaşındaki dişi eşek Monika'ya veda etti. Monika şimdi hayvanat bahçesinde emekliliğin tadını çıkarıyor.

Monika, Mariinsky Tiyatrosu Kirov Balesinin Don Kişot oyununda 19 yıl boyunca Sanço Panza'nın eşeği rolünü üstlendikten sonra emekli oldu.

Kendisi için bir emeklilik partisi düzenlenen Monika, partide bir balerinle vals yaptı ve kendisine havuçlu kek verildi.

Monika'nın rolünü bundan böyle Alina adlı bir başka dişi eşek üstlenecek.

Mariinsky'nin yıldız balerinlerinden Anastasia Kolegova, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Monika"nın bu kadar erken emekli olması çok üzücü, ancak balerinlerin erken emekli oldukları herkes tarafından iyi bilinir." dedi.

Kolegova ayrıca, Monika'nın kimi zaman müziğe başıyla eşlik ettiğini ve dikkati balerinlerden kendi üzerine çektiğini de söyledi.

Bale çalışanları, Monika, görevlerini başarıyla ve kolayca yerine getirebildiğini ve bunu bir haz duyarak yaptığını da söylediler.

Kolegova, "Bu Monika'nın görevini tamamen bırakacağı anlamına gelmiyor ve kendisininin deneyimlerini yeni yıldızımız Alina ile de paylaşmasını umuyoruz." dedi. Monika şimdi St. Petersburg hayvanat bahçesinde emekliliğinin tadını çıkarıyor.

Loto talihlisinin ilginç seçimi!

Luke Pittard, adı (Luke- şans) gibi şanslı. Henüz 25 yaşında ama herkesin hayal edip de bir türlü elde edemediğini geçen yıl elde etti. İngiltere'deki Ulusal Loto çekilişinde büyük ikramiyeyi kazandı. Tam 1.3 milyon Sterlin.


İkramiyeyi, yeterli paraları olmadığı için bir türlü evlenemediği sevgilisi Emma Cox'un adına yazdırdı. Herkes gibi, kazanmadan önce "Loto'dan bir şey çıkarsa, güzel bir düğünle evleneceğim, yeni ev alacağım, harika bir tatil yapacağım" hayalini kuran Luke, hayat arkadaşı Emma Cox ve küçük kızları ile tüm bu hayallerini gerçekleştirdi. Ancak... Aradan 15 ay geçince eski iş arkadaşlarını özledi, canı sıkıldı.

İş arkadaşlarını özledi garsonluğa döndü


İkramiye kazanmadan önce Cardiff'te bir McDonald's'da garsonluk yapan Luke daha fazla dayanamadı ve eski işine döndü. Bankada bunca parası olmasına rağmen şimdi eskisi gibi hızla burgerleri hazırlayıp müşterilere yetiştiriyor.

Kent sakinleri olan müşteriler, onun milyoner garson olduğunu biliyor ama Luke, davranışıyla diğer iş arkadaşlarından farklı olmadığını gösteriyor. Tek fark, artk akşamları iş çıkışı arkadaşlarına biraları hep onun ısmarlaması.

Luke ayrıca Cardiff'in en güzel evlerinden birinde yaşıyor. Kent sakinleri, milyoner garsonda hiçbir kaytarma ya da şımarıklık olmadığını söylüyor. Luke ise "Bu işte, bu arkadaşlarla gerçekten mutluyum" diyor.

Monday, 24 March 2008

DPA Makedon hükümetine döndü

Arnavut Demokrat Partisi ayrılma ilanından on gün sonra hükümete dönme kararı verdi. Karar, DPA genel başkanı Menduh Taci ile Başbakan Nikola Gruevski arasında gerçekleşen görüşme sonrasında geldi.

Manevi nedenlerden ötürü istifa eden Başbakan Yardımcısı Imer aliu dışındaki bütün DPA'lı bakanlar görevlerine devam edecekler. DPA'dan yapılan açıklamada, "DPA ve VMRO-DPMNE dillerin anayasaya ve yürürlükteki mevzuatın yanı sıra Ohri Çerçeve anlaşmasına uygun şekilde kullanılması konulu bir yasa çıkarmak üzere çözüm bulmak için çalışma grupları oluşturacaklar. Partiler, mevzuata uygun şekilde Makedonya'da yaşanan 2001 ihtilafının kurbanlarıyla ilgili ve anayasaya göre bayrakların kullanımı yasası konulu tartışmalar da yapacaklar." dendi. Parti, bu konulardaki görüşlerinin dikkate alınmadığını ileri sürüyordu. Yetkililer on gün içinde gerçekleşecek büyük NATO zirvesi öncesinde hükümette birlik çağrısında bulunmuşlardı.

Sunday, 23 March 2008

Caddede yastık savaşları

New York'ta, kadın- erkek yüzlerce genç, evlerinden getirdikleri ya da marketten satın aldıkları yastıklarla birbirlerini ‘döverek', ‘stres attı.’ New York'un Manhattan bölgesindeki Union Meydanı, havada yastıkların ve tüylerin uçuştuğu bir savaş alanına döndü.

İnternet üzerinden haberleşen ve çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu yüzlerce New York'lu, dün yastıklarını kaptıkları gibi soluğu Union Meydan'ında aldı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen geleneksel ‘yastık savaşı’, önceki yıllara oranla çok daha uzun sürünce, a New York polisi müdahale etmek zorunda kaldı.

Havada yastıkların uçuştuğu, patlayan yastıklardan saçılan tüyler ile her tarafın beyaza döndüğü ‘yastık savaşı' ‘olaysız' sona erdi.

Yastık savaşçıları, yaklaşık 3 saat süren mücadele ardından, yerlere serdikleri yastıklar üzerine yatarak dinlenmeyi tercih etti.

Katılanların olduğu kadar hem bölgeden geçenlerin hem de New York’u ziyaret eden turistlerin ilgisini çeken yastık savaşında, herkes tanımadığı birilerini yastıklarla döverken, ortalığa saçılan yastık tüylerini toplamak da yine onlara düştü.

Hindistan en renkli festivalini kutluyor

Hindistan, 'Renklerin Festivali' olarak da bilinen, yerel adıyla 'Holi' festivali kutlamalarına başladı. Holi Festivali, bahar mevsiminin başlangıcıyla birlikte hava sıcaklıklarının değişkenlik göstermesinde sıkça yakalanan hastalıklardan korunma anlamını da taşıyor.

Festivalin gerçek anlamda en 'renkli' yanı, insanların birbirlerine şifalı tozlardan üretilen boyaları sıçratma geleneği. Katılımcılar, vücutlarının çeşitli yerlerini de yine şifalı tozlardan elde ettikleri boyalarla süslüyor. Şifalı tozları Ayurveda tedavisinde uzman sayılan kişiler hazırlıyor. Festivalin tarihi her yıl Hindu takvimine göre hesaplanıyor.

Saturday, 22 March 2008

Çikolatadan yapılan en büyük şato

Guinness Rekorlar Kitabına girmek isteyen bir Hırvat, çikolatadan dünyanın en büyük şatosunu yaptı.

Hırvatistan devlet televizyonunun haberine göre, Krunoslav Budiseliç adlı Hırvat, başkent Zagreb'deki ana meydanda "inşa ettiği" şato için 24 saat çalıştı.
Budiseliç, 3 metre yüksekliğinde, 6 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğindeki şatoyu yaparken bir yerel üreticinin kendisine sağladığı ambalajlı 100 bin çikolata parçasını kullandı. Budiseliç'in şatosu 10 ton ağırlığında.
İnşaatın tamamlanmasının ardından şatonun "tuğlaları", engelli sporculara yardım için çalışan bir insanı yardım kuruluşunun yararına satıldı.

En komik askerlik görüntüleri!!!

Dünyanın en ciddi işlerinden birisi olarak kabul edilen askerlikte, özellikle eğitim sırasında birbirinden komik görüntüler ortaya çıkıyor.
Özellikle doğu bloku ülkelerinin askerlerinin giyim ve davranışları oldukça komik görüntülere neden olurken, ABD askerlerinin vurdum duymaz görüntüleri insanı hayretler içerisinde bırakıyor.

İŞTE İNSANI GÜLDÜREN VE ŞAŞIRTAN ASKERLİK GÖRÜNTÜLERİ..

Bonkör bankamatik!

İngiltere'de, bir marketteki para çekme makinesinin istenen miktarın iki katı para verdiği anlaşılınca, makinenin önünde uzun kuyruk oluştu.

Para çeken bir kişi, makinenin fazla para verdiğini söyler söylemez, haber yıldırım hızıyla yayıldı. Herkes ailesine ve arkadaşlarına durumu bildirdi ve bir anda bu kadar "cömert" makinenin önünde yüzlerce kişi birikti.

Yoldan otomobilleriyle geçerken ne olup bittiğini anlamak için duranlar da kuyruğa katıldı.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, insanlar paranın geri istenip istenmeyeceğini düşünmeden tekrar tekrar para çekmeye başladı.

Çılgınlık, makinedeki para tükeninceye kadar üç saat sürdü. Özel bir şirkete ait olan para çekme makinesinden toplam ne kadar para çekildiği hakkında bilgi verilmedi.

İntihar etmek için robot yaptı

Şu dünya bir garip... Günün enteresan haberi Avustralya'dan... İntihar etmek için robot yaptı. Avustralya Bureigh Heads'te yaşayan 81 yaşındaki Francis Tovey, planlarını internetten indirip kurduğu ve vurmak için programladığı robotunu kullanarak intihar etti.

Gold Coast Bulletin gazetesindeki habere göre, Tovey'nin cesedi evinin garajını sokağa bağlayan yol üzerinde bulundu. Gazeteye göre İngiltere doğumlu olan Tovey, mutsuz ve yalnız bir hayat yaşıyordu.

Tovey'nin bıraktığı intihar mektubunda neden ve nasıl intihar ettiğini yazdığı bildirildi. Mektupta yarı otomatik bir tabancaya dört kurşun koyduğunu anlatan Tovey, silahı ve elektrikli testeresinden çıkardığı parçaları internetten indirdiği planlara bakarak kurduğu robota monte ettiğini ve tek tetiklemeyle birden fazla ateş edecek şekilde ayarladığını yazdı.

Geçtiğimiz salı sabahı robotu garaj yolu üzerinde kurup çalıştırdığını notuna ekleyen Tovey, kendini öldürmek için neden böyle gittiği konusuna açıklık getirmezken cesedinin hemen bulunabilmesi için sistemi evin dışına kurduğunu yazdı.

O bölgede çalışan marangoz Daniel Skewes, silah sesleri duyunca bay Tovey'nin evine koştuğunu anlattı. Gazeteyi olayı anltaan Skewes, "Üç el silah sesi duydum ve hemen oraya koştum. Bay Tovey'i garaj yolu üzerinde uzanmış ve başından vurulmuş vaziyette gördüm" diye konuştu.

İsmini vermek istemeyen bir komşusu ise Tovey'nin ideal bir komşu olduğunu ve onu özleyeceğini, arada bir birlikte çay içtiklerini söyledi.

Arabasını 36 yıl sonra buldu

36 yıl önce babası ona mezuniyetinde bir araba hediye etti. Ancak kullanmak hiç kısmet olmadı.

ABD'nin San Diego kentinde bir Eugene Brakke adlı adam, 1970 yılında çalınan 1965 model Mustang marka otomobiline geç de olsa sonunda kavuştu.

Adamın şikâyeti üzerine harekete geçen polis, ismi belirtilmeyen bir kadın üzerine kayıtlı arabayı gerçek sahibi Brakke'e iade etti. Kadın polise yaptığı açıklamada, 1970 yılında liseyi bitirdiğinde babasının kendisine bu arabayı mezuniyet hediyesi olarak verdiğini söyledi.

Thursday, 20 March 2008

İşte gerçek süper babaanne

82 yaşındaki İngiliz kadın verdiği birbirinden ilginç pozlarla gülmekten kırıp geçiriyor.

Telefonda evlendi !

Bangladeşli bir kadın, İngiltere vizesi alabilmek için otistik bir İngilizle telefonda evlilik yaptı. Bangladeş kanunlarınca evli sayılan kadın, İngiltere'de bunun yasadışı olması nedeniyle vize alamadı.

Dhaka Times gazetesinin haberine göre, zekası 3 yaşındaki bir çocuğunki kadar olan İngiliz otistik hastası Isaac Cleant (26), ailesi tarafından Bangladeş'te yaşayan Müslüman bir kadının vize alabilmesi için evlendirilmek istendi.

2006 Eylül'ünde telefonda, İslami usullüre göre yapılan evlilik yapan Bangladeşli kadın, vize işlemleri için İngiliz konsolosluğunun yolunu tuttu. Bangladeş kanunlarına göre yaptığının yasal olduğunu gören kadın, aynı durumun İngiltere'de de geçerli olacağını düşünse de hayal kırıklığına uğradı.

Westminster Sosyal ve Toplum Servisi Departmanı yetkilileri, Cleant'ın evliliğinin yasal olmadığını tespit etmesinin ardından, Bangladeşli kadının vize talebini reddedilmesini sağladı. İngiliz yetkililer, vize alabilmek için insanların pek çok yol denediğini, ancak böylesini ilk defa gördüklerini belirttiler.

Hamam saksafoncusu kendini anlattı

Hamamda verdiği konserle ilgi odağı olan Mindi Abair, 'saksafon erkek egemenliğinde' dedi.

Çırağan Palace Kempinski’de “Rhythm In Palace” konserleri kapsamında İstanbul’a gelen saksafoncu Mindi Abair peştamali ve saksofonuyla hamam sefası yapınca Türk basınının ilgi odağı oldu. Abair’in amacı rahatlamak ve hamamın akustiğini keşfetmekti.

’SAKSAFONU NEDEN ERKEKLERE YAKIŞTIRIYORLAR?’

Sanatçı, saksofon çalan kadınlara önyargıyla yaklaşıldığını söylüyor:
“Saksafonda erkek egemenliği gibi bir durum var. Saksofonu illa şişman bir zenci çalacakken benim gibi bir kızın da flüt çalması beklenir. Ama küçükken okulda saksofon çalmaya başladım ve büyüyene kadar da bana kimse bunun bir erkek işi olduğu konusunda beni uyarmadı. Müzisyen olmaya ve kariyerimi saksofon üzerine oluşturmaya karar verdiğimde ise bana ‘dur bu erkek mesleği’ dediler ama bunun için çok geçti.”


Mindi Abair’in yeni albümü “Stars” Mayıs ayında piyasaya çıkacak.

"Do You Miss Me"

Ah şu çılgın dünya

Bir su reklamı ancak bu kadar "doğal" olur...

Tam tembellere uygun bir icat...

Bu kedi tamirciliğe soyunmuş gibi...

Sandığınız gibi değil, rahibeler sadece oturdukları sandalyelerin kurbanı...

Wednesday, 19 March 2008

Makedonya Geleneksel Mim Festivaline ev sahipliği yaptı

Strumica'da her yıl düzenlenen etkinliğe 40 binden fazla insan katıldı. Her yıl yapılan Geleneksel Mim Festivali geçen hafta Makedonya'nın Strumica kentinde gerçekleşti.

Bir asırlık bir geçmişe sahip olan etkinlik Makedonya'nın bu türdeki tek festivali. Bu yılki festivale renkli kostümler içinde geleneksel halk müziği çalarak Strumica sokaklarında dolaşan 40 binden fazla insan katıldı.

Festivalden birkaç fotoğraf.....

Ferrari de çarpılmaz ki!

Aşağıda gördüğünüz, fiyatı 200 bin dolardan başlayan bir Ferrari. Gaza bastıkça uçuyor. Uçtukça da direklerle yakın temasa geçiyor.

Ferrariler kaza yaptıkça işte bu hale geliyor...

Dev kaplumbağa Nigrita anne oldu

Dünya'da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Galapagos cinsi dev kaplumbağalar ailesi için sevindirici bir haber geldi. Kıta Avrupası'nda söz konusu cins kaplumbağaları koruma sağlayan hayvanat bahçelerinin başında gelen Zürih hayvanat bahçesinde bugünlerde tatlı bir heyecan yaşanıyor.

70 yaşındaki Nigrita isimli dişi kamlumbağanın kuluçkaya yattığı ve bugüne kadar üç yavrunun dünyaya geldiği belirtildi. Galapagos kaplumbağaların neslini devam ettirmek adına büyük çabalar harcayan Zürih hayvanat bahçesinde ısı ve ışık ayarlı özel yuvalar bulunuyor.

Kuluçka döneminin 117 ila 122 gün arasında değiştiği ve ısının 29,5 derece olması gerektiği vurgulandı. 1946 yılından beri bu alanda çalışmalar yapan hayvanat bahçesinde Avrupa'nın başka yerlerine gönderilen kaplumbağaların kayıtları da tutuluyor.

Pazifik okyanusunda bulunan Galapagos adalarında yaşayan dev kaplumbağaların bundan
birkaç yüzyıl evvel Hint okyanusundaki bazı adalarda da görüldükleri ve ancak insan eliyle yok edildikleri belirtildi.

Gemiciler tarafından canlı canlı gemilere yüklenip yiyecek maddesi olarak kullanıldıkları, dev kaplumbağaların yaşadığı adaya salınan köpek, kedi, domuz, fare gibi hayvanların yuvaları dağıtıp yumurtalarını yedikleri tespit edildi. Galapagos türü alt kaplumbağa türlerinden bugüne kadar üç tanesinin de yeryüzünde neslinin tükendiği ve 11 alt türün ise halen tehdit altında olduğu bildirildi.
Hayvanlar dünyasında en uzun yaşayanlar dev kaplumbağalar. Galapagos kaplumbağaları (Geochelone elephantopus abingdoni) olarak bilinen bu hayvanlar için hayat yetmişinde yeni başlıyor.
Seyşel kaplumbağasından (Geochelone gigantea) sonra en büyük kara kaplumbağası olan Galapagos kaplumbağası, aşağı yukarı bir metrelik zırh gibi kabuğuyla 250 kilo gelir.

Tuesday, 18 March 2008

Her konserinde bir piyano yakan adam

Japon müzisyen Yosuke Yamashita, ateşli müzik tutkusunu farklı bir performansla ortaya koyuyor. Piyanosunun tuşlarına her basışında enstrümanın bir bölümü alev alıyor, konser bittiğinde ise piyano tamamen kül oluyor.

Konserlerde gitar kırmaya ve farklı taşkınlıklar görmeye alışık olan müzikseverler, Japon caz piyanisti Yosuke Yamashita’nın sahnede piyano yakmasını şaşkınlıkla izliyor. 66 yaşındaki piyanistin her konseri bir olay oluyor.

Çünkü Yamashita tuşa her dokunduğunda piyanosunun bir bölümü alev alıyor, perfomansı bittiğinde ise enstrüman kül oluyor. 17 yaşında profesyonel olarak piyano çalmaya başlayan ödüllü piyanistin piyanonun yanma süresiyle konserin bitme süresini denge içinde ayarlayabilmesi de çok tartışılıyor.

Benim ismim Makedonya

NATO zirvesi öncesi Yunanistan’ın veto tehditini protesto etmek amacıyla Gorgi Krstevski alışagelmemiş bir kampanya başlattı.


Ünlü müzisyen Krstevski, “Benim adım Makedonya” sloganı altında bisikletle daha büyük şehirleri dolaşarak belediye başkanlarına Makedonya’nın anısına heykel hediye edecek.

Bazı ülkelerin tutumlarına tepki göstermek için bisikletli yolculuğa başlayacağını ileri süren Krstevski “kendimi her zaman Makedon hissedeceği ve vatanım da Makedonya isimini taşıyacak” diye konuştu.

İnternetten satılık hayat

Avustralyalı Ian Usher, internette açık artırma sitesi Ebay’de sadece mal varlığını değil, tüm yaşamını satışa çıkarmaya karar verdi.

Avustralya’da bir adam “hayatını” internette açık artırmayla satışa çıkardı. İan Usher adlı 44 yaşındaki adam, karısından ayrıldıktan sonra yeni bir başlangıç yapmak için hayatını “paket halinde” satışa çıkardığını söyledi. Bu pakette, 420 bin Avustralya doları değerindeki evi, otomobili, motosikleti, işi (halı dükkanı), giysileri ve hatta arkadaşları bulunuyor.

Usher, arkadaş olmak isteyen için, geride bırakacağı hayatındaki “fevkalade arkadaşlarını” tanıtıyor. Usher internet sitesinde, “Merhaba. Adım Ian Usher. Hayatımdan bıktım. Artık onu istemiyorum. İsterseniz hayatımı alabilirsiniz” diyor.

Tibet'in en yaşlısı 117 yaşında

Tibet'in en yaşlı kişisi olan Amai Cering adlı kadın 117.nci yaş gününü kutladı...

Şinhua haber ajansının bildirdiğine göre, 16 Mart 1891'de doğan Amai Ceng doğum gününde köylülerle birlikte yerel makamların hediye ettiği pastayı yedi. Son yıllarda görmesi ve duyması zayıflayan Tibetli kadın kutlamada bazı şarkılara mırıldanarak eşlik etti.


Doğurduğu iki kız ve iki erkekten yalnızca bir kızı hayatta olan Amai Cering hükümetten aldığı maaş ve yerel şirketlerin yardımıyla geçiniyor.

36 yaşındaki torunu Şiaobay, anneannesinin her gün sabah 8'de kalktığını ve öğleden sonra 5'te uyuduğunu, bütün günü bahçede güneşlenerek geçirdiğini söyledi. Günde dört öğün yemek yiyen yaşlı kadının yaşadığı ilçede 100 yaşın üstünde 4 kişi bulunuyor.

İstatistiklere göre, 1969 yılında Tibet'te 35,5 yıl olan ortalama ömür şu sıralarda 67'ye çıktı.

En tuhaf doğum günü pastaları

En ilginç pasta tasarımları bunlar... Neler yok ki... Ünlü markaları çantalarından, kitap görünümlü pastalara kadar... İşte onlar...

Yüzüğü balona kaptırdı!

İngiltere'de yaşayan Lefkos Hajji'nin, sevgilisine balonla yapmayı planladığı sürpriz evlilik teklifi gökyüzünde kayboldu.

Londra'nın doğusundaki Hackney'de yaşayan Hajji, 12 bin dolar ödediği nişan yüzüğünü bir uçan balonun içine gizledi. Hajji'nin planı, Leanne bir iğneyle balonu patlatırken nihai teklifi yapmaktı. Ancak Hajji mağazadan çıkarken yüzüğün içinde olduğu uçan balon elinden kaçtı ve gökyüzüne yükseldi.

Hajji arabasıyla kaçan balonu 2 saat boyunca takip etmeye ve yakalamaya çalışsa da başarılı olamadı. Hajji, The Sun gazetesine olayı anlatırken, şu ifadeleri kullandı:

"İnanamadım. Öylece havalanan balonu izledim. Bana bir servete mal oldu ve sevgilimin olanları duyunca beni öldüreceğini düşündüm. Ama ona durumu açıklamak zorundaydım. Delirdi. Şimdi benimle konuşmuyor ve yeni bir yüzük istiyor."

Hajji, 12 bin dolarlık bu yüzüğün bir şekilde bulunacağını ümit ettiğini de dile getirdi

Nimits iyimser

Birleşmiş Milletler Özel temsilcisi Metyu Nimits, dün akşam Makedonya ile Yunanistan arasında devam eden isim anlaşmalığı müzakerelerinden öncekilerine kıyasen daha iyimser olduğunu vurgulayarak müzakerecilere üç teklif sunmuş.

Viyana’da yapılan görüşmelerde uluslararası çapta kullanılmak üzere Yukarı, Yeni ve Makedonya Cumhuriyeti – Üsküp isimleri ön plana çıkmış bulunuyor.

Müzakerelerden sonra açıklama yapan arabulucu Metyu Nimits “bugün çok iyimserim. Yapılacak daha çok işler var, ancak her iki tarafta sorunun çözülmesi doğrultusunda istek mevcut. Sorunun çözüme kavuşmaması beraberinde büyük riskler taşıyor” diye konuştu. Elçi Nimits'in çözüme yönelik dünkü paketi kısaca “al ya da bırak” şeklinde yorumlanıyor ve Bükreş'te 2-4 Nisan tarihlerinde yapılacak olan NATO Zirvesi öncesi son olduğu belirtiliyor.

Müzakereciler, toplantıyla ilgili dün akşam hiçbir açıklama yapmadılar.

Nimits Üsküp ve Atina’dan zirveya kadar çözüm bulmalarını istiyor. Makedonya üyelik daveti almayı beklemesine karşın, Yunanistan bu anlaşmazlık çözülmediği takdirde Makedonya'nın hem NATO hem de AB'ye üyeliğini engellemekle tehdit ediyor.

Yeni müzakerelerin gelecek hafta Nyuyorkta yapılması bekleniyor.

Makedonya Cumhurbaşkanı Branko Crvenkovski, yaptığı açıklamada Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya’nın NATO’ya katılmasının Batı Balkanlar’da istikrara büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Monday, 17 March 2008

Dünyada internetin yasak olduğu 15 ülke

İnternetin dünyada 15 'kara deliği' var. İşte o ülkeler...

'World Wide Web' ya da kısaca www'siz bir yaşam artık mümkün değil. Kişisel olarak kullanmayanlar bile birçok yerde resmi işlemlerini internet olmadan kolay kolay yapamazlar. Bankalar, sağlık kuruluşları, okullar, vergi daireleri ve daha pek çok yerde internet çağı tam olarak yaşanıyor. E-devlet hayatı kolaylaştırıyor.

Ancak dünyada hala internetin giremediği yerler var. İnternetin dünyada 15 "kara deliği" var. Bu 15 ülkede bilgi dolaşımını artık varın siz düşünün. 'Sınır Tanımayan Gazeteciler', "utanç haritasını" yayınladı.

Haritadaki 'kara delikler' şöyle: Belarus, Burma, Çin, Küba, İran, Libya, Maldivler, Nepal, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Özbekistan ve Vietnam. Bu ülkelerde sadece belli yerlerde izinle internet kullanılabiliyor.

Sunday, 16 March 2008

Entel böbrek!!!

Böbrek nakli yapıldı, hastaneden çıktıktan sonra kişiliği değişti. İngiltere Preston’da 37 yaşındaki Cheryl Johnson, böbrek nakli yapıldıktan sonra kişiliğinin de değiştiğini iddia etti.

Daha önce pembe dizi düşkünü olduğunu ve televizyonun başından ayrılmadığını söyleyen Johnson, böbrek naklinin ardından Jane Austen ve Dostoyevski gibi klasikler okuyup, Mısır tarihini incelemeye başlamış. Johnson “Bu kitapları neden okuduğumu da açıkçası bilmiyorum ama bir anda bana çok ilgi çekici gelmeye başladılar” dedi.

Bilimadamlarının bir teorisine göre ise insan hücrelerinde kişilik ve zevklerimizle ilgili ipuçları bulunuyor. Organ nakilleri sırasında bu özellikler diğer insana geçiyor... Bu olaya Avustralyalı 15 yaşındaki bir kızın akciğer naklinden sonra kan grubunun değişmesi örnek gösteriliyor.

Yunanistan’da un savaşı

Yunanistan’daki Galaksidi kasabası sakinleri 200 yıllık bir geleneği yaşatıyor. Un savaşları, yerel halkı da turistleri de eğlendiriyor.

Yunanistan’da Paskalya’dan 40 gün önce düzenlenen karnaval yortularının son günü, Galaksidi kasabasında, farklı bir heyecan yaşanıyor.

Kasaba halkı, 200 yıldır bu gün un savaşı yapıyor. Un savaşı geleneği 1800’lü yılların başına uzanıyor.

Kasaba halkı, Osmanlı yönetiminin yasaklamasına rağmen karnavalı kutlamak için ayaklanmış ve yüzlerini kül ile boyamış. Yıllar geçtikçe de külün yerini un almış...

Kadın ralli show

Başkent Üsküp’ün Makedonya meydanında düzenlenen geleneksel otomobil yarışmasında kadın sürücüler kalite ve hünerlerini gösterme imkanı buldular. Çok sayıda vatandaşın ilgiyle izlediği kadın rallisi eğlence özelliğinin yanı sıra eğitim amacını da taşımaktaydı.

İnsansız dünya nasıl olacak ?

Gezegenimizde nüfus aniden sıfır olsa, dünya nasıl bir yer olurdu ? Bilim adamları cevabı bulmak için uzun uzun araştırdılar...

Bizim de anlamamızı sağlamak için ilüstrasyonlarla, "insansız Dünya"yı tasarladılar. İnsanoğlunun tarih boyunca yarattığı yapıların akıbetini işte bu ilustrasyonlardan daha kolay anlamak mümkün.

Araştırılan bir diğer soru da "Arkamızda bıraktıklarımız, bizden sonra daha ne kadar dayanacak? Uzaylılar gelse, insanoğlunun kurduğu medeniyetlerden ne anlayacak?"

İşte o fotoğraflar....

Saturday, 15 March 2008

Gazete ev

İngiltere'de yaşayan sanatçı Sümer Erek, Londra metro ve otobüslerinde her gün bırakılan yaklaşık 9 ton gazetenin oluşturduğu çevre sorununu ‘Newspaper House' adlı projeyle gündeme getirecek.

Hayatını Londra'da sürdüren Kıbrıslı Türk sanatçı Sümer Erek, atık gazetelerden oluşan çevre sorununu gündeme getirmek için Gillett Square'da "Newspaper House" (Gazete Ev) yaptı.


Yeni sanat çalışmasını, "Gazete Ev" diye tanımlayan Erek, halkın katılımıyla eski gazetelerden inşa edeceği bu çalışmanın, "bir kamu sanatı projesi" olduğunu söylüyor.


Erek, Newspaper House'ı, Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Ken Livingstone'nın, 2006 yılında "Londralılar için yüz alan" projesi kapsamında trafiğe kapatılan ve yeniden yapılan Gillett Square'de hayata geçirecek.


Ayı bal çalmaktan hüküm giydi

Ve bu da oldu. Defalarca bal çalan ayı hırsızlıktan mahkum edildi. Makedonya'da bir arı yetiştiricisinin kovanlarından defalarca bal çalan bir ayı, hırsızlıktan mahkum edildi.

Ayının yol açtığı zararı devlet ödeyecek
Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının ardından ayının siciline hırsızlık ve suç amaçlı hasar maddeleri eklendi.

Ancak Bitola kentindeki mahkemede sanık sandalyesi boştu ve gıyabında hüküm verildiği için ortalıkta kolları kelepçeli bir ayı da yoktu.

Sözkonusu dava, bir yıl boyunca kovanlarını korumak için çabalayan ancak bir sonuç alamayan kızgın bir arıcı tarafından açılmıştı.

Arı yetiştiricisi, bir jeneratör koyup bölgeyi aydınlatmasına ve içinde bol bol davul sesi olan Sırp halk şarkıları çalmasına rağmen, ayıyı ancak bir süreliğine kovanlarından uzak tutmayı başarabildiğini anlattı.

Arıcının verdiği bilgiye göre, jeneratörün yakıtı bittiğinde ve müzik sesi azaldığında, ayı kovanların bulunduğu alana geri döndü ve yeniden bal çaldı.

Devlet ödeyecek

Mahkum edilen ayının bir sahibi bulunmadığından ve ayılar ülkede koruma altında bulunan bir tür olduğundan, mahkeme, arıcının hasarını devletin ödemesine karar verdi.

Buna göre Makedonya devleti, arı yetiştirici Zoran Kiseloski'ye, uğradığı maddi hasar karşılığında, yaklaşık 4,300 YTL ödeyecek. Makedonya'nın belli bölgelerinde çok sayıda ayı bulunuyor.

Üsküp’te iktidarla muhalefet uzlaştı

Makedonya’da koalisyon ortağı ADP’nin koalisyon hükümetinden çekildiğini açıklamasından sonra Başbakan Nikola Gruevski liderliğindeki hükümet, gelecek ayki NATO zirvesine kadar iktidarda kalmak üzere muhalefetle anlaştı.

Gruevski’nin başbakanlığındaki muhafazakar hükümet, gelecek ay yapılacak NATO zirvesine kadar iktidarı sürdürmek için muhalefet partileriyle anlaşma sağlandığını bildirdi. ADP lideri Menduh Taçi parti yönetiminin, hükümetten ayrılma kararı aldığını açıklamıştı.

ADP’nin, Arnavutça’nın ikinci resmi dil olması, Kosova’nın hemen tanınması gibi isteklerinin kabul edilmemesi üzerine hükümetten çekildiği kaydediliyor.

Meclisteki 120 sandalyeden 57’sine sahip olan Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski liderliğindeki hükümet, ADP’nin koalisyondan çekilmesi üzerine meclisteki çoğunluğunu yitirmişti.

Bu gelişme üzerine NATO zirvesine kadar Makedonya’da geniş tabanlı bir koalisyon hükümetinin kurulması olasılığı üzerinde duruluyor ve NATO toplantısından hemen sonra da erken seçimlere gidilebileceği yorumları yapılıyordu.

Eski Yogoslavya cumhuriyetlerinden Makedonya, 2-4 Nisan’da Romanya’nın başkenti Bükreş’te yapılacak NATO zirvesinde İttifak’a üyeliğe davet edilmeyi bekliyor.

Küçük psikopat!

Üzerinde tornavida ve çekiçle yakalanan 8 yaşındaki ilkokokul öğrencisi görenleri şok etti.

İNGİLTERE’de üzerinde tornavida ve çekiçle yakalanan 8 yaşındaki ilkokokul öğrencisi Michael Bratcher, ülke tarihine geçti. Komşuları tarafından gerçek bir psikopat olarak bilinen Michael, polise “Ben inşaat işlerini seviyorum, ondan çekiç ve tornavida taşıyorum” dedi.

Bratcher’ın yalanına kanmayan polis annesiyle konuşarak, çocuğa hava karardıktan sonra sokağa çıkma yasağı koydu. Komşuları Michael’ın terör estirdiğini söyledi.

Cenazede striptiz şov

Tayvanlı çılgın babasının cenazesine striptizci çağırdı... Tayvan’da yaşayan Cai Ruigong, 103 yaşında vefat eden babası Cai Jinlai’nin vasiyeti üzerine cenazesinde dans etmesi için striptizci çağırdı.

Taizhong şehrinde düzenlenen cenazede babasının mezarı başında 10 dakika erotik danslar sergileyen striptizciye 150 dolar veren Ruigong, şehirdeki en yaşlı insan olan babasına, eğer 100 yaşından uzun yaşarsa cenazesine striptizci çağıracağına dair söz vermişti.

Ruigong, “Babam her fırsatta arkadaşlarıyla beraber striptiz kulüplerine giderdi. Ona verdiğim sözü tuttum” dedi.

Friday, 14 March 2008

Nazik bir uyanış

Sabah kalkamam diyip geceleri huzursuz yatanlar, sabah uyandırılmaktan sıkılanlar: Evan Ackerman tarafından tasarlanmış olan ve şimdilik prototip durumundaki glo yastıkları hayallerinizi süsleyecek. Köpük yastık çalar saat mantığıyla çalışıyor ve yavaş yavaş aydınlanarak sizi uyandırıyor. 2007 yılında en iyi icatlar ödülüne layik görülmüş.

Kızını timsahın ağzından çıkardı

Kahraman anne kızı için hayatını bakın nasıl tehlikeye attı. Nehir kenarında timsah saldırısına uğrayan kızını, hayvanın dişleri arasından çekerek kurtardı Endonezya'da 50 yaşında bir kadın, nehir kenarında timsah saldırısına uğrayan kızını, hayvanın dişleri arasından çekerek kurtardı.

Daily Mail gazetesinin haberine göre geçtiğimiz ay meydana gelen olayda, Sumatra'nın güneyindeki Batang Hari Nehri kenarında yaşayan Rohima adlı kadın, su almak için su kenarına inen 25 yaşındaki kızı Trisna'nın çıplıklarını duyunca hemen nehre doğru koştu.

6 metrelik dev bir timsahın kızını bacağından sürükleyerek suya doğru çekmeye çalıştığını gören anne, hiç düşünmeden suya atladı. Çıplak ayaklarıyla hayvanın kafasını tekmeleyen Rohima, timsahın kızını bırakmayacağını anlayınca Trisna'yı tüm gücüyle kendisine doğru çekti. Sonunda kızını hayvanın dişleri arasından kurtaran kadın, kıyıya çıktıktan sonra hemen Trisna'nın kanayan bacağını bir bezle sararak çevredekilerden yardım istedi.

Timsah ve yılan gibi sürüngenlerden çok korktuğunu söyleyen kahraman annes, 'Trisna'yı o halde görünce tüm korkularımı unuttum. Eğer yardım etmezsem onu kaybedeceğimi biliyordum' diye konuştu. Bölgede Şubat ayı içerisinde 3 kişiyi daha aynı şekilde öldüren timsahın, Trisna'ya saldıran timsahla aynı hayvan olduğunu düşünen yerel yetkililer, daha fazla can kaybı yaşanmadan timsahın bulunması için bölgede arama çalışmaları yapılıyor.

Aşçı ama yemek yemeye fobisi var!

Andrew Forster işinin ehli bir aşçı. Birbirinden lezzetli yemekler yaparak müşterilerine enfes yemekler sunuyor. Buraya kadar her şey normal. Ancak usta aşçı, yemeklerini bir kere bile tatmıyor. Çünkü onun yemek yeme fobisi var!

İngiltere'nin en lüks restoranlarından birinde müşterileri yaptığı lezzetli yemeklerle kendinden geçiren şef aşçı Andrew Forster'ın yaşamı boyunca yediği tek şey, bisküvi... 25 yıldır bisküviden başka bir şeyi ağzına koyamayan İngiliz aşçı, "1.5 yaşında yemek yemeyi kesmişim. O günden beri yiyebildiğim tek şey bisküvi.Normal gıda aldığım zaman agresif bir insan oluyorum. Midem bulanıyor. Kendimi çok kötü hissediyorum" diyor.

Yemekfobi denilen hastalığa sahip olan genç, birçok vitamin ve besinden eksik kaldığı için uzmanlara başvurmuş ancak bunun bir yararı olmamış. County Durham'daki Sale Pepe Restoranı'nda çalışan aşçının en büyük şikayeti ise sevgilisi ve arkadaşlarıyla yemek yiyememek.

Zeka işi süper reklamlar

Reklam ajansları tasarımda sınır tanımadıklarını bir kez daha gösterdi. Dünyanın en büyük reklam ajansları, ünlü firmalar için günlerce üstünde çalışıp geliştirdikleri afişlerle tüketiciye önemli mesajlar verdi.

Hemen her ülkede sokaklara caddelere asılan bu afişler, çalıştıkları firmaların satışlarına önemli katkılar sağladı.

Bir hamburgere değer mi ?

Polonya'da bir kişi hamburger almaya gitmek için kamyon çaldı.

Polis sözcüsü Anna Siwek, bir kamyon şoförünün aracını ülkenin kuzeyindeki bir yolun kenarına park ettiğini, anahtarları da araçta bıraktığını söyledi.

Sözcüye göre, birkaç kilometre yakındaki bir benzin istasyonunda satılan hamburgerlerden yemek isteyen 24 yaşındaki Sebastian K., kamyonu çalarak istasyona doğru yola çıktı.

Ancak kamyon kullanmak konusunda çok tecrübeli olmayan genç, birkaç kilometre sonra aracın çamura saplanmasına engel olamadı. Kamyon şoförünün uyardığı polis yetkilileri, aracı bulduklarında, komşu köyden gelen köylüler bir traktör ve küreklerle aracı çamurdan kurtarmaya çalışıyordu.

Gözaltına alınan ve kanında litrede 2 gram alkol çıkan Sebastian K.'nın hırsızlık nedeniyle 5 yıl hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

İki yıl klozette yaşadı

Fobileri yüzünden iki yıl klozettin üstünde yaşadı. Derisi klozete yapıştı.

ABD’nin Kansas eyaletinde erkek arkadaşıyla yaşayan bir kadın, iki yıl boyunca tuvaletten kalkmayınca derisi klozete yapıştı.

Erkek arkadaşı Kory McFarren’in AP ajansına anlattığına göre, 35 yaşındaki Pam Babcock, iki yıl önce fobileri yüzünden banyodan çıkmamaya başladı.

Babcock için banyoya yiyecek içecek götüren McFarren, geçen ay sonunda Babcock’ın bilincini kaybetmesi üzerine polisi aradı.

Polis, Babcock’ı klozetten ayıramayınca klozet oturağıyla birlikte hastaneye götürdü.

Yapılan operasyonla, Babcock klozetten ayrıldı ancak genç kadının tekerlekli sandalyeye mahkûm olabileceği belirtildi.

Bu gözlük herşeyi buluyor

Japon bilimadamları, ev içerisinde kaybedilen hertürlü eşyayı anında bulmaya yarayan sihirli bir gözlük geliştirdi.

Japon bilimadamları uzaktan kumada ile idare edilen ve ev içerisinde kaybedilen hertürlü eşyayı anında bulmaya yarayan sihirli bir gözlük geliştirdi.

'Smart Goggle' adı verilen gözlük, üzerine yerleştirilen kamera ile kaybolan anahtar cep telefonu gibi saatlerce arayıp bir türlü nereye koyduğumuzu bilemediğimiz her türlü aleti hemen bulmamızı yardımcı oluyor. Gözlüğü takan kişinin baktığı herşeyi kaydeden kamera ayrıca aletlerin isimlerini tek tek anons ederek hafızasına kaydediyor. Hafızaya kaydedilmiş olan bu eşyaların koybolması halinde arayan kişinin bu cisimlerin ismini sadece kameraya yerleştirilmiş olan mikrofona fısıldaması yeterli oluyor.

Japon bilimadamları tarafından bulunan sihirli gözlüğün, yeni objeleri tanıyan ve tanımlayan dünyadaki en gelişmiş yazılım olduğu düşünülüyor.

Model ürün, tanıtım için piyasaya çıkarılmış olmasına rağmen çok büyük ve ağır olduğu için günlük kullanım için ne kadar kullanışlı olacağı ise merak konusu.

Thursday, 13 March 2008

Yeni gelin, ayağını yıkamayan kocasını diri diri yaktı

Hubei eyaletinde yaşayan ve sadece "Wang" ve "Luo" olarak ifade edilen çiftin 2 Şubat'ta evlendikleri fakat daha balayındayken bile şiddetli kavgalar ettikleri bildirildi.

Resmi Xinhua haber ajansındaki habere göre olay şu şekilde gerçekleşti: Çift, 4 Mart gecesinde kavga etti.

Öfkelerinin yatışması ümidiyle içki içtikten sonra Luo, kocasının yatağa kirli ayaklarla geldiğini farketti ve kocasından ayağını yıkamasını istedi. Kocasının bunu reddetmesi üzerine de tartışma çıktı ve kavga zamanla alevlendi.

Kadın da daha sonra, kirli ayakla yatan kocasının bulunduğu yatağı ateşe verdi.

Adam, alevlerden dolayı uyanınca kadınla kavgaya tutuştu fakat sarhoş olduğu için yere yığıldı.

Yangın yatak odasını kaplarken Luo oturma odasına kaçtı ve kocasını alevler içinde bıraktı. Talihsiz adam, yanarak ölürken kadın tutuklandı.

Vesikalık komik maymunlar!..

Yeryüzünde tarih boyunca 6000'den fazla maymun türü yaşamıştır. Bunların çok büyük bir bölümü, nesli tükenerek ortadan kaybolmuş. Bugün yalnızca 120 kadar maymun türü yeryüzünde yaşamaktadır.

Orangutan, şempanze, goril ve gibonlar gibi çeşitli maymunların yakından çekilen fotoğrafları ilginç ayrıntıları ortaya çıkardı.

Mavi gözlerin gizemli sırrı!..

Bütün mavi gözlü insanlar, dünyaya 10 bin yıl önce Karadeniz'den mi dağıldılar? Bilim insanları mavi gözün sırrını çözmeye çalışıyor… Tarih boyunca onlar, hep değerli gözler oldu…

Efsanevi Frank Sinatra, Paul Newman ve modern Hollywood'da Cameron Diaz, Bred Pitt, Sharon Stone, Kevin Costner,Jennifer Aniston ve Bruce Willis gibi pekçok ünlü mavi gözlerindeki ışıltıyla adeta izleyenlerin gözlerini kamaştırdılar…

Bilim insanları, renkli gözün görme sinirlerini oluşturan 6 milyar genetik koddaki sadece birkaç kodun yanlışlığından kaynaklandığını belirledi.

Kopenhag üniversitesinden bir grup araştırmacıya göre, insanlar tek renk olarak dünyaya geldiler ancak zamanla mutasyona uğrayarak bugünkü ırksal değişimler ortaya çıktı…

Araştırmaya göre, 8.000 yıl önce Karadeniz'in kuzeybatı kıyılarında yaşayanlarda kazara ortaya çıkan bir kod değişimi sonucu OCA2 genine bağlı olarak mavi gözün oluştuğu tahmin ediliyor.

Araştırmayı yürüten Dr Hans Eiberg, gen yapısının aslında irisi mavi yapmadığını insanların başlangıçta kahverengi gözlü olduğunu ancak bu tabakanın mutasyonla kapandığını ve renk değişiminin oluştuğunu ileri sürdü…

Londra kirli ve pahalı

Bir seyahat danışma şirketinin araştırmasına göre, turistler açısından Londra, Avrupa'dan en kirli ve en pahalı şehri. Bir araştırma sonucuna göre, Avrupa'nın en kirli ve en pahalı şehri Londra, fakat en iyi parklar da Londra'da bulunuyor.

Araştırmayı yapan TripAdvisor adlı seyahat danışma şirketi, Londra'nın pahalı ve kirli olmasına rağmen Avrupa'da turistlerin gitmek için en fazla tercih ettikleri şehirlerden biri olduğunu kaydetti.

Paris ve Roma şehirleri de pahalı ve kirli bulundu.

Londra, en iyi gece hayatının yaşandığı yer olarak ortaya çıkarken, alış veriş konusunda Paris'in gerisinde kaldı. Paris, en romantik şehir.

TripAdvisor sözcüsü Ian Rumgay, "Pahalı olduğu düşünülebilir fakat seyahat edenler için Londra'nın en iyi yer olduğu gözüküyor. Halk açık parklar açısından Londra en iyi yer. Yeşil alan hacim ve çeşidi, ziyaretçiler için çekici bulunuyor." dedi.

56 milyon yıllık devekuşu fosili

Fransa'da 56 milyon yıllık "devekuşu" fosili Paris'in 60 km kuzeyinde bir mağarada bulundu.

Paleontolog Eric Buffetaut'nun açıklamasına göre, fosil, Paris'in 60 km kuzeyinde bir mağarada bulundu. Omurganın boyutları, fosilin bugün yeryüzünde yaşayan en büyük kuş olarak bilinen devekuşu büyüklüğünde bir kuşa ait olduğunu gösteriyor.

Ancak fosili bulunan kuş, bugün kurak ortamda yaşayan devekuşundan farklı olarak, yoğun bitki örtüsüne, sıcak ve nemli iklime sahip bölgelerde çeşitli memeliler, kaplumbağalar ve timsahlarla birlikte yaşıyor ve sadece otla değil, aynı zamanda küçük hayvanlarla besleniyordu.

Benzer bir kuş fosili de 19. yy'da Reims bölgesinde bulunmuştu.

Sarhoş polis kendi karakoluna çarptı

ABD'de alkollü bir polis, görev yaptığı karakolun duvarına çarpınca kendisini hukukun diğer tarafında buldu. Yapılan muayenede polis memurunun, ABD'deki yasal sınırın iki kat üzerinde alkollü olduğu belirlendi.

Yerel basında yer alan habere göre Jeff Krepina adlı polis memuru, kendi aracıyla, Parma Heights'te görev yaptığı karakolun duvarına çarptı.

Yapılan muayenede polis memurunun, ABD'deki yasal sınırın iki kat üzerinde alkollü olduğu belirlendi. Kazanın ardından polisin, dikkatsiz ve alkollü araç kullanmakla suçlandığı belirtildi.

Karaya vuran balinaları, kahraman yunuslar kurtardı

Yeni Zelanda'da karaya vuran 2 balinayı bir yunusun kurtarması dünyada görülen ilk vaka oldu. Yeni Zelanda'nın North İsland'daki Mahia plajının düzenli ziyaretçisi olan Moko adlı yunus, sığ suda sık sık dibe vuran cüce balinaları kurtararak kahraman oldu.

Doğal Kaynakları Koruma Kurumu yetkilisi Malcolm Smith, karaya vuran balinalar konusunda uzman olan kişilerle görüştüğünü, bir yunusun bir balinayı kurtarmasına ilk kez tanık olunduğunu söyledi. Smith, yazın ara sıra Mahia plajını ziyaret eden Moko'nun tam zamanında sahile geldiğini, yolunu şaşıran anne balina ve yavrusunu ölmek üzereyken denize doğru harekete geçirdiğini belirtti.

Malcolm Smith, ''Yunus olay yerine geldiğinde balinaların davranışı net bir şekilde değişti ve yunus bizim bir buçuk saatte yapamadığımızı birkaç dakika içinde başardı'' dedi. Smith, balinaların bölgede daha sonra görülmediğini, bununla birlikte Moko'nun geri dönerek sahilde yüzenlerle oynamaya devam ettiğini kaydetti.

Doğal Kaynakları Koruma Kurumunun verilerine göre Yeni Zelanda sahillerinde her yıl yaklaşık 700 balina karaya vuruyor ve bunun sebebi tam olarak bilinmiyor.

Wednesday, 12 March 2008

İtalya'da mafya üyesi hücreye sığmadı

İtalya'da bir mafya üyesi, hücreye konulamayacak kadar şişman olduğu için ev hapsinde tutulacak.

Sicilya'daki mahkeme, 210 kilogram ağırlıktaki Salvatore Ferranti'nin, İtalya'daki 4 farklı cezaevinde geçirdiği 6 aydan sonra evine gitmesine ve cezasını burada tamamlamasına hükmetti.

Ferranti'nin kaldığı ilk iki cezaevindeki görevliler, 36 yaşındaki mafya üyesine giyinmesi, soyunması ve tuvalete gitmesi için sürekli yardım etmek zorunda kaldıklarını kaydetti.

Diğer iki cezaevindeki yetkililer ise tutuklu için yeterli büyüklükte yatakları bulunmadığını, adamın tuvalet kapısına sığmadığını ve acil bir durumda Ferranti'yi hastaneye götürecek koşulları olmadığını belirtti.

Hakim Raffaele Bonsignore, büyük bir mafya çetesinin üyesi olduğu için kasım ayında tutuklanan Ferranti'nin, "cezaevi koşullarında barınmasını engelleyen patoloji" olarak tanımlanan obezite nedeniyle ev hapsinde tutulmasına karar verdi.

Yavru kutup ayıları gün ışığına çıktı

Moskova Hayvanat Bahçesi’nde bulunan kutup ayısı 2 yavru dünyaya getirdi. Bütün kış boyunca yavrularını meraklı gözlerinden uzak tutan kutup ayısı, hava sıcaklığı 5 dereceye yükselince onları ilk kez kaldıkları mağara dışına çıkardı.

Moskova Hayvanat Bahçesi Basın Merkezi’nden edinilen bilgiye göre, kutup ayısının mağarasından geçen yıl kasım ayından itibaren yavru ayı sesleri gelmeye başladı. Yetkililer, mağaranın içinin görünmediğini ve beyaz ayının yavruları için herhangi bir tehlike oluşturmamak için mağaraya girmediklerin.

Kış boyunca yavrularını hem hayvanat bahçesi personelinden, hem de ziyaretçilerin meraklı gözlerinden uzak tutan kutup ayısı, hava sıcaklığı 5 dereceye yükselince ilk kez kaldıkları mağara dışına çıktı.

Kimsenin beklemediği bir anda gün ışığına çıkan yavruların son derece neşeli ve sağlıklı oldukları görüldü.

Tamamen annelerine bağlı olarak hareket eden 3 aylık yavrular henüz yüzmeyi bilmedikleri için anneleri tarafından sudan uzak tutuldukları dikkat çekti.
Anneleriyle sürekli oynayan ve ziyaretçilere keyifli dakikalar yaşatan yavru ayılar günün büyük bölümünü uyuyarak geçiriyor.
Moskova Hayvanat Bahçesi yönetimi, yavru ayıların bir yaşına gelmeden başka ülkelerdeki hayvanat bahçelerine bağışlanacağını açıkladılar.

Makedonya'da hükümet krizi

Makedonya'da koalisyon ortağı Arnavut Demokratik Partisi'nin hükümetten ayrılacağını açıklaması, hükümet krizine yol açtı. Arnavut Demokratik Partisi Başkanı Memduh Taçi, Başbakan Nikola Gruvski'den 6 koşulun yerine getirilmesi talebinde bulundu.

Taçi, şartları yerine getirilmeyince bugün hükümetten ayrılacağını açıkladı.

Arnavut Demokratik Partisi yetkili kurullarının şu anda toplantı halinde olduğu bildirildi.

Arnavut Demokratik Partisi'nin hükümetten ayrılması durumunda, Bükreş'teki NATO toplantısına kadar Makedonya'da geniş tabanlı bir koalisyon hükümetinin kurulması olasılığı konuşuluyor.

Bükreş'deki NATO toplantısından hemen sonra ise erken seçimlere gidilebileceği ifade ediliyor.

Yaratıcılık

Yaratıcılık genelde yeni bir şeyler ortaya koyabilmek kapasitesi ve yeteneği olarak düşünülür. Bu kısmen doğru olmakla birlikte esas olarak yanlış bir yaklaşımdır. Her yenilik yaratıcı kişiliklerin eseri olmadığı gibi, gerçekten yaratıcı kişiler de her zaman bir şeyler yaratma olanağı bulamamaktadır. Yaratıcılığın doğru bir tanımı "Toplumla aynı olguya bakan fakat toplumdan farklı olarak algılayan ve farklı reaksiyon veren kişilerin sahip olduğu özellikler" olarak verilmelidir.

Dünyanın en kuvvetli kedisi

Ocak 2008'de Montana'ya giden Süha Derbent, -40 derecede yakın plan Puma'ları görüntüledi. Derbent, -40 dereceye ulaşan soğukta yüksek rakımda ve yakın plan Puma (Dağ Aslanı) fotoğrafları çekti.

Soyu tehlikedeki vahşi büyük kedileri fotoğraflayan Derbent, bu yıl içerisinde de G.Amerika’ya giderek Jaguar fotoğraflarını çekeceğini açıkladı.

En saldırgan kedi türlerinden biri. Bugün vahşi doğada varlığını sürdüren büyük kedilerden biri olan puma ( dağ aslanı) Amerika kıtasında yaşıyor. Pumalar, Güney Kanada’nın güneyinden Güney Amerika’nın güneyindeki Patagonya’ya kadar olan alanda bulunuyorlar.

Su altında cuma namazı!

Bir bu eksikti. Denizin metrelerce altında cuma namazı kılarak gündeme yeni bir katkı sundular!...Sonunda bu da oldu.. Su altında cuma namazı kıldılar. Denizin onlarca metre altında biri imam toplam 4 kişi dalgıç kıyafetleriyle cuma namazı kıldı..

Türbanla gündeme gelen din motifli tartışmalara yeni bir konu daha eklendi. Deniz altında cuma namazı olur mu? Olur diyenler Youtube'a "Su altında cuma namazı" başlığıyla video eklediler..

Bir dalgıç imam olurker arkasındaki üç kişi de ona uyarak iki rekat cuma namazının farzını kıldı.

Görüntülerden cemaat ve imam arasında iletişimin nasıl sağlandığı merak konusu. Çünkü imamın kıraatını cemaat duymak zorunda.. Bu farz namazlarının olmazsa olmazı..

Ayrıca hutbeyi nasıl okudukları da merak konusu. Cuma'nın farzlarından birisi de hutbenin dinlenmesi.. Görüntlerde hutbenin okunup okunmadığı, okunduysa nasıl dinlendiği yok.

Trenin altından mucize kurtuluş!

Metroda bekleyen kadın aniden rayların üzerine düştü ama kazayı sıyrıklarla atlattı.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de metroda bekleyen bir kadın, aniden rayların üzerine düşerek durağa gelen trenin altında kaldı.

Hastaneye kaldırılan kadının vücudunda sadece birkaç sıyrık olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.

Kadının rayların arasındaki boşluğa düştüğü, metro treninin vücuduna zarar vermeden üzerinden geçtiği belirtildi.

Makedonya'nin ismi hala sorun

NATO dışişleri bakanlarının geçen haftaki toplantısı, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın İttifaka katılım daveti alma konusunda doğru yolda olduğu, Makedonya'nın hedefininse hala Yunanistan tarafından engellendiğini doğruladı.

Bükreş'te düzenlenecek genişleme konulu NATO zirvesine üç haftadan kısa bir süre kala, Hırvatistan ve Arnavutluk'un İttifaka katılım daveti almaları bekleniyor. Ancak Makedonya'ın umutları Yunanistan ile arasındaki isim anlaşmazlığını çözmesine bağlı gibi görünüyor. Bu senaryo, NATO üye ülkelerinin 6 Mart Perşembe günü Brüksel'de düzenledikleri bakanlar toplantısında da doğrulandı.

Toplantıda herhangi bir sonuca varılmamakla birlikte, aralarında ABD, Hollanda, Slovenya ve Türkiye'nin de yer aldığı az sayıda ülke, sözde Adriyatik Tüzüğü'nde yer alan üç ülkenin üyelik şartlarını büyük ölçüde yerine getirdiğini kabul etti. Ancak dışişleri bakanları, 2 Nisan'da başlayacak olan iki günlük Bükreş zirvesinde bazı "konuların tamamlanması gerektiğini" de söylediler.

Beklendiği üzere, Yunanistan Arnavutluk ve Hırvatistan'ın üyeliğine destek vermesine karşın Makedonya'ya vermedi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni toplantıdan sonra basın mensuplarına verdiği demeçte, "Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti söz konusu olduğu sürece, müttefiklerimize, hükümetimizin komşu ülkemize karşı yürüttüğü politikanın ne yazık ki bize olumlu bir tutum izleme olanağı vermediğini vurguladım." dedi.

NATO'nun kuruluş belgesinde, İttifakın kararları konsensüs yoluyla aldığı belirtiliyor. Bu durumda, belge Yunanistan'a diğer üyelerin kararlarını veto etme yetkisi veriyor.

NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, bu durumu "Bir yanda müttefik olan Yunanistan, diğer yanda müttefik olmayan Makedonya var. NATO konsensüs yoluyla işler." sözleriyle açıkladı.

Hazırlık toplantısından alınan sonuçlar Hırvatistan'da ve hatta pek çok analistin zayıf bir aday olarak gördüğü Arnavutluk'taki siyasi partiler ve kamuoyu tarafından memnuniyetle karşılandı.

Makedonya'da yaygın bir hayal kırıklığı yaşandı. Hükümet dünyanın yaklaşık 20 saygın gazetesine Makedonya'nın üye olmayı hak ettiğini ve isim anlaşmazlığı yüzünden adaletsiz bir şekilde engellendiğini vurgulayan büyük reklamlar verdi. Reklamlarda ülkenin Yunanistan ile diğer bütün alanlarda yaptığı işbirliğine dikkat çekiliyor.

Her iki ülke de uzlaşma sağlamaya çabalasa da anlaşma pek yakın görünmüyor. Makedonya anayasasını değiştirerek ülkenin hiçbir toprak iddiasının olmadığını belirten bir madde ekledi. Antik Makedonya'dan bir simgeyi içeren resmi bayrak da değiştirildi.

Yunan siyasi liderleri, "Makedonya" isminin komşu ülkenin isminde hiçbir şekilde yer alamayacağı şeklindeki radikal tutumu sürdürüyorlar.

Bu arada ABD de isim anlaşmazlığı müzakerelerine aktif olarak katıldı. Brüksel'deki toplantıdan hemen sonra, Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried Başbakan Nikola Gruevski ve Cumhurbaşkanı Branko Zrvenkovski ile görüşmek üzere Üsküp'e geldi.

A1 televizyonuna verdiği demeçte "NATO'da Makedonya bir sürü yer var, ama isim sorununa çözüm bulmamız gerekiyor." diyen Fried şöyle devam etti: "Benim mesajım da haydi onu bulmaya çalışalım şeklindedir."

Bakan, anlaşmazlığın "yeterli siyasi arzu ve siyasi irade varsa çözülebileceğini" de ekledi.

NATO sözcüsü James Apaturaj, Yunan hükümetinin üç ülkenin NATO'ya birlikte katıldığını görmeyi çok istediğini ve Balkanlar'da kalıcı istikrarın reçetesinin ancak Avrupa-Atlantik entegrasyonu olduğu konusunda son derece net olduğunu söyledi.

Kaynak: http://www.balkantimes.com/

Köye giren vahşi fil 3 kişiyi öldürdü

Nepal'in doğusunda köye giren vahşi bir fil, biri 9 yaşındaki çocuk 3 kişiyi ezerek öldürdü...

Başkent Katmandu'nun 275 kilometre güneydoğusundaki Capa'daki bir orman yetkilisi, telefonla yaptığı açıklamada, filin ilk önce çocuğu fırlattıktan sonra ezerek öldürdüğünü söyledi. Yetkili, vahşi filin başka kimseye zarar vermeden ormana dönmesini sağlamaya çalıştıklarını anlattı.

Nepal'de yaklaşık 100'ü özel oteller tarafından safarilerde kullanılan evcilleştirilmiş olmak üzere yaklaşık 250 fil bulunuyor. Fillerin yasalarla korunduğu Nepal'de, fili öldürmek 15 yıla kadar hapisle cezalandırılıyor.

Tuesday, 11 March 2008

Kalbe dönüşen cep telefonu

Okids phone çocuklar için tasarlanmış, sadece belirlenen 4 telefon numarasını arayabiliyor. Ortasından döndürülerek kalp şeklini alıyor ve bu haliyle tetris oynanabilir hale geliyor.

Tuhaf Japon İcatları

Bu japonlar gerçekten garip adamlar. Yaptıkları sayısız icat ile bizlere bir sürü kolaylık sağladılar, kabul ediyoruz ama gelin bir de bunlara bakın. Gerekli mi, değil mi siz karar verin.

Sepet evler

Sepet üretimi yapan şirket merkez binasını da sepet şeklinde inşa etti. İşte değişik mimari yapılar...

Altın muska

Dünyanın en eski muskalarından biri bulundu. Altın muskanın içinde ise şu cümle yazılı.

Avusturya'nın Burgenland eyaletindeki Halbthurn köyünde dünyanın en eski muskalarından biri bulundu. İnceleme yapan Viyana Üniversitesi arkeologları altın muskanın millattan sonra üçüncü yüzyıla ait olduğunu açıkladı.

Muskanın üzerinde Yunan alfabesiyle şunlar yazılı: "İsrail'i duy, efendimiz tanrıdır. Efendimiz birdir." Muskada yazılı olan İsrail bugünkü İsrail devleti anlamına gelmiyor. Orada bir kişiden bahsediyor.

Altın muskanın basın tanıtımını Avusturyalı arkeolog Nives Doneus yaptı.

En büyük gizli miras parası

Japonya'da kendilerine miras kalan 58 milyon dolarlık parayı vergi vermemek için mukavva kutularda saklayan iki kız kardeş tutuklandı.

Bu, ülkede şimdiye kadar ele geçirilen en büyük gizli miras parası oldu. Polisle Milli Vergi Kurumu arasındaki iş birliği sonucu gerçekleştirilen tutuklama Osaka şehrinde yapıldı.
Hatsue Shimizu (64) ve Yoshiko Ishii (55), 3 sene önce babalarının ölmesiyle mirasa kondular. Babanın, hayattayken gayrimenkul ve finans işleri yaptığı kaydedildi.

Vergi yetkilisi, ele geçirilen paranın, Shimizu'nin evine bitişik barakada tutulduğunu söyledi. Yetkili, "Nakit para dolu 50 mukavva kutuya el koyduk" dedi. Vergiden kaçırılan paranın 5,9 milyar yen (58 milyon dolar) olduğu açıklandı. Güney Kore vatandaşı oldukları kaydedilen kızlara kalan toplam mirasın ise 7,5 milyar yen olduğu ifade edildi.

Üşümesinler diye ağaçlara kazak ördü!

ABD’de örgü sanatlarındaki ustalığıyla tanınan Corrine Bayraktaroğlu, Ohio eyaletinin çeşitli kent ve köylerinde kışın soğuktan üşüyen ağaçların üzerine yünden giysiler örmeye başladı.

Onun bu azmini gören pek çok Amerikalı da diğer eyaletlerden gelerek “Örgücüler” adı altında bu yeni geleneği yaymaya çalışıyor.

Ağaçların önünde hatıra fotoğrafı çektiren ve şiirler de yazan grup sadece ağaçlarla yetinmeyip ülke çapında işaret levhaları, banklar, trafik lambaları gibi gündelik eşyaları da giydirmeye başladı.

5 yaşında ilk kez yemek yedi

Doğduğundan beri yemek yiyemeyen 5 yaşındaki çocuk, ilk kez ne yedi, en çok neyi sevdi?

İngiliz Coning çifti için oğullarının iştahla yemek yediğini görmenin anlamı büyük. Çünkü beş yaşındaki çocukları, yeni yemek yemeye başladı. Sinir sistemindeki bozukluk yüzünden hiç bir şey yiyemeyen Leo Coning, anne sütü bile içemedi. Sürekli burnundan midesine inen hortumlarla beslendi.

Hastalığa tedavi bulamayan aile, geçen ay TV'de izledikleri bir belgeselde Avusturya'daki küçük bir kızın bu hastalığı yendiğini öğrendi. Aile ilk fırsatta Avustralya'ya gitti. Ameliyatla Leo'nun kalbindeki delik de düzeltildi. Oğullarının yemek borusunda yapılan değişiklikle sağlığına kavuştuğunu söyleyen Coning çifti, "Her şeyin tadını yeni öğreniyor. Sosis ve dondurmayı çok seviyor" dedi.


TESADÜF KURTARDI

Aile, İngiliz sağlık sistemini de eleştirerek "Tesadüfen o belgeseli izlemeseydik, oğlumuz kurtulamayabilirdi. Bu büyük sorumsuzluk" diye konuştu.

Kedisini pitonun ağzından aldı

Avustralyalı Ruth Butterworth, kedisinin hayatını kurtarmak için dev bir piton yılanıyla boğuştu.

Butterworth "Yılan, evimin önündeki çitlerin dibinde karşıma çıkınca kedim kaçtı. Ben de gözlerimi kapatarak tüm gücümle yılanın her yerine yumruk attım.

Hatta kendimi kaybetmişim; düşünce kolum kırıldı. Yılan iki kez beni ısırdı. Ama onu def etmeyi başardım. Kedim Tuffy için herşeyi yaparım" dedi.

Elmaslı bisküvi

Bisküviden sert cisim çıkınca kızdı ama elmas olduğunu anlayınca sevince boğuldu...İngiltere'de bir kadının yediği bisküviden çıkan elmasın, bisküvi fabrikasında çalışan bir işçinin kolyesi ya da küpesinden düştüğü sanılıyor.

İngiltere'nin Devon kentindeki bir yüzme kulübünde çalışan Kim Stead (49), inanılmaz

bir sürprizle karşılaştı. Evinde McVitie's marka yulaflı bisküvi yiyen Stead, bir anda sert bir cisim ısırınca, bisküvinin içinden taş çıktığını zannetti. Sinirle parçayı eline alan Stead, aslında sert cismin taş değil elmas olduğunu gördü. Şaşıran İngiliz kadın, "Daha önce içinde çikolata parçaları olan bisküviler yemiştim. Ancak ilk kez elmaslı bisküvi yedim. Gözlerime inanamadım" dedi.

Kendisini istridye içinde inci bulmuş gibi hissettiğini söyleyen Stead, elmasın büyük ihtimalle bir fabrika işçisi tarafından düşürüldüğünü söyledi. Stead, "Bugün benim doğum günüm. Bana güzel bir hediye oldu" dedi. Firma ise inceleme başlattığını kaydetti.

Monday, 10 March 2008

Milyon dolarlık kafatası

8 bin 601 adet elmas bulunan kafatası 99 milyon dolara satışa çıktı.

İngiliz sanatçı Damien Hirst tarafından tasarlanan ve üzerinde tam 8 bin 601 adet elmas bulunan kafatası, Londra'daki White Cube galerisinde 99 milyon dolara satışa çıktı. Hirst, yapabilmek için 20 milyon dolar harcadığı bu platin esere "Tanrı Aşkına" adını verdi.

Gerçek insan kafatası büyüklüğündeki eserin şu ana kadar yapılan en pahalı çağdaş sanat eseri olduğu belirtiliyor.

Dünyanın en büyük köprüsü, 29 kilometre Y şeklinde

Çin'de Hong Kong, Macau ve Zhuhai kentlerini birbirine bağlayan 29 kilometre uzunluğunda köprü yapılacak.

Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, ülkenin güneyindeki 3 önemli ekonomi ve ticaret merkezini birleştirecek olan devasa köprü 5 yılda tamamlanacak ve 6 milyar Dolar'a malolacak. Hong Kong medyasında dün çıkan haberlerde, köprü inşaatının kentin havaalanının yer aldığı Lantau adasında başladığı, 'Y' şeklinde çatallanacak olan köprünün Macau ve Zhuahai'ye ulaşacağı belirtildi. Gelişmekte olan ekonomisini 'dev' projelerle süsleyen Pekin hükümeti, geçtiğimiz yılın Haziran ayında Şanghay ile Ningbo'yu birbirine bağlayan 36 kilometrelik köprüyü hizmete açmıştı. Dünyanın en uzun köprüsü 38.4 kilometre uzunluğu ile, ABD'nin Louisiana eyaletinde Mandaville ve Metairie'yi bağlayan Second Lake Pontchartrain Causeway olarak biliniyor.

Sunday, 9 March 2008

Yaşı tespit eden kamera

Tokyo'daki güvenlik fuarında sergilenen bir kamera, kişinin cinsiyetini, yaşını ve yüzünü tanıyabiliyor.

Japonya, teknolojide sınır tanımıyor. Yaşını söylemekten hoşlanmayan kadınların kameradan uzak durması bekleniyor...

Kişilerin, cinsiyet ve yaşını tespit edebilen kameralar hayatımıza girmek üzere.

Kamera kişinin yaşını ve cinsiyetini, kemik yapısına, göz ve ağız arasındaki aralığa ve göz çevresindeki kırışıklık ve torbalara bakarak tespit ediyor.

Omron firmasının geliştirdiği kamera (OKAO Vision Face Recognition Sensor), henüz yaş dilimleri temelinde çalışıyor. Sözgelimi, 17 yaşındaysanız, sizi 10-19 yaş diliminde gösteriyor.

Cihaz, şimdilik sadece Japon, Çin ve Güney Korelilerin yüzlerini tanıyor. Tek dezavantajı bu değil... Yaşını söylemekten hoşlanmayan kadınların da kameraya pek sıcak bakmayacağı düşünülüyor.

Beyin dalgalarıyla balık pişirdiğini iddia ediyor

Kendisine "Ateş Tanrısı" diyen Çinli mistik He Tieheng, "Qigong" adını verdiği bir teknikle beyin dalgalarını ısıtma amacıyla kullanıp elinde tuttuğu balığı pişirdiğini iddia etti.

Çin’in Guangzu kentinde 7 bin kişinin geldiği bir tiyatroda iddiasını kanıtlamaya çalışan He Tieheng, izleyicileri şaşkına çevirdi.

Tieheng, "Beyin gücü, doğru kullanıldığında doğal güçlerin yerini alabilir. Bir keresinde, bin derecelik ocağı düşünerek, elimde bir sazan balığını pişirdim" dedi.

Silahı 25 metreden gösteren kamera

Elbisenin içinde gizlenen silahı 25 metreden gösterebilen kamera geliştirildi. İngiliz şirketi ThruVision, elbisenin içinde gizlenen silah, uyuşturucu ve patlayıcıları 25 metreden gösterebilen bir kamera geliştirdi.

T5000 adı verilen kameranın güvenlik endüstrisinde yeni bir çığır açacağı bildirilirken, kameranın, Terahertz ya da T-ray denilen doğal elektromanyetik ışınlarla nesnelerin belirlendiği "pasif görüntüleme teknolojisiyle" çalıştığı belirtildi.

Kameranın 25 metre mesafeden, gizlenen nesneleri belirleyebildiği, insanlar hareket halindeyken de işlevsel olduğu ifade edilirken, T5000'in insan vücudunun ayrıntılarını ortaya çıkarmadığı, bu yüzden de görüntülemenin zararsız olduğu kaydedildi.

İşsizlik can aldı

İşsizlik sorunu Makedonya’da can aldı. 55 yaşında olan İliya Zdravevski kendini yakarak intihar etti.

Yaşadığı apartmanın yedinci katından kendini atan Zdravevski, “KENDİMİ MAKEDONYA İÇİN YAKTIM” mesajını bırakmış. Mesajı da kendi kanıyla yazmış.

Tanıklar İliya’nın dürüst bir kişi olduğunu belirterek intihar nedenin işsizlik olduğunu kaydediyorlar.

Makedonya'ya yönelik vize rejimini serbestleştirme süreci devam ediyor

Makedon vatandaşlarına yönelik vize rejimini serbestleştirme konulu yeni bir müzakere turu Şubat ayında başladı. Müzakere masasında biyometrik pasaportlar gibi konular da yer alıyor.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Frattini'nin Şubat ayındaki Makedonya ziyareti, AB ile Makedonya arasındaki vize rejimini serbestleştirme sürecinin başlangıcı oldu. Frattini, Makedon hükümeti bu hızla ilerlemeye devam ettiği takdirde bu serbestleştirme sürecini tamamlama planının yıl sonuna kadar gerçek olabileceğini söyledi.

Başbakan Nikola Gruevski hükümetin vize rejimini kolaylaştırmak için gereken bütün hazırlıkları tamamladığını söyledi.

Gruevski, "Bu değişiklik, son 17 yıldır vize uygulamasının kaldırılmasını beklemiş olan vatandaşlar ve bütün ülkenin çıkarınadır. Yapılacak müzakerelerde Makedon vatandaşlarının Avrupa'nın bir parçası haline geldiklerini hissedeceklerinden umutluyum." dedi.

Başbakan, müzakerelerin başlaması için bütün teknik koşulların tamam olduğunu da belirtti. Yeni biyometrik pasaportlar ve kimlik kartları aylar önce çıkarıldı ve vize-göç politikası müktesebatla -bugüne kadar toplanan bütün AB yasası- uyumlu hale getirildi, bir birleşik sınır yönetim sistemi kuruldu ve Makedon hükümeti yasadışı göç, insan kaçakçılığı ve organize suçla başarılı bir şekilde mücadele etti.

AB ile yapılan daha önceki bir anlaşma kapsamında, Makedon gazeteciler, memurlar, iş için seyahat edenler vize rejimi paketi kapsamında Ocak ayından bu yana vizelerini daha kolay alıyorlar. Bu vatandaşlar vizeleri için para ödemiyorlar.

Bilim adamlarını şaşırtan adam

Adı Win Hof. Hollandalı. Ona "Buzadam" diyorlar... Çırılçıplak buz dolu küvetin içinde saatlerce kalıyor. Daha neler mi?

Adı Win Hof. Hollandalı. Ona "Buzadam" diyorlar: Çırılçıplak buz dolu küvetin içinde saatlerce kalıyor; üzerine sadece şort giyip çıplak ayakla Kuzey kutbu’nda yarım maraton, yani yaklaşık 21 kilometre koşuyor; kutup buzullarıyla kaplı dondurucu soğukluktaki suda 80 metre yüzerek Guiness Rekorlar Kitabı’na giriyor...

Soğuğa dayanıklı olduğunu 20 yıl kadar önce fark eden 48 yaşındaki Buzadam" Hof, doktorları şaşırtmaya devam ediyor. Hof, son olarak ayağında şort ve üzerinde kısa kollu gömlek olduğu halde Everest’e tırmandı. Olağanüstü şartlarda yaşayabilen insanlarla ilgili araştırma yürüten Dr. Ken Kamler, "Everest’e tırmanan bazı kişiler, ilki başarmak peşinde koşar ve çeşitli olumsuzluklar eşliğinde tırmanır veya yarıda bırakırlar. Ama Hof’un neredeyse çıplak tırmandığını duyunca kulaklarıma inanamadım. Nasıl yapıyor bilmiyorum. Doğrusu Hof akıl almaz biri" diye konuştu.

Serdar Akar: Makedonya Vatandaşı Olmak İstiyorum

“Elveda Rumeli” dizisinin yönetmeni Serdar Akar, Makedonya’da çalışmaktan çok mutlu. Makedon dilinde çıkan haftalık Forum dergisine verdiği röportajda, ünlü yönetmen Serdar Akar, Makedonya’ya aşık olduğunu ve ciddi olarak vatandaşı olmak istediğini belirtiyor.

Dizinin reytingleri dolayısıyla önceden belirlenen projenin dışına çıkmak zorunda kaldıklarını kaydeden ünlü yönetmen, her hafta yeni senaryonun hazırlandığını vurguladı.

Serdar Akar, “Elveda Rumeli dizisini seyredenler, Makedonya’nı doğal güzelliklerini görme fırsatı buluyorlar. Şimdiden hikayenin hangi doğrultuda gelişeceğini söylemem mümkün değil. Şu anda Atatürk’ün 16 yaşında olduğu döneme girdik. Belki de 20.ci yüzyıla yetişiriz” diye konuştu.

Dergi için verdiği röportajda Serdar Akar, dizinin yayına girmesi ile Türklerin Makedonya’yı ziyaret etme ilgisinin artığını, dolayısıyla turizim açısından dizi öncesi ve sonrası büyük farkların olacağını kaydediyor.

Saturday, 8 March 2008

200 kiloluk aslan kadına saldırdı

Aslanın safari yapan kadına saldırısı kare kare görüntülendi... Safariye çıkan İngiliz Kate Drew'in bir aslanın saldırısına uğradığı dakikalar gruptaki bir turist tarafından saniye saniye görüntülendi.

Daily Mail gazetesinin haberine göre Drew korucularla birlikte kontrollü bir bölgede dolaşıyordu. Ancak 200 kiloluk bir aslan oyun oynamak için genç kadının üzerine atladı. Drew kurtulmak için mücadele ederken korucular havaya ateş açarak hayvanı uzaklaştırdı. Olaydan sağ sağlim kurtulan 28 yaşındaki öğretmenin başına 13 dikiş atıldı.

Friday, 7 March 2008

Yüksek topuklarla maraton

9 cm’lik topuklarla 300 metre koşan kadınların tek amacı 10 bin Euro’luk hediye çekini kapmaktı...

Kadınlar, yüksek topuklu ayakkabılar üzerinde sadece yürümekle kalmayıp maraton da koşuyor! Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da düzenlenen "Glamour Stiletto Run" maratonuna katılan 125 kadın en az 9 cm'lik topuklu ayakkabılarıyla 300 metre koşarak adeta şov yaptı.

Düşenler ve topukları kırılanlarla renkli görüntülere sahne olan maratonda, topuklu ayakkabısı olmayanlar ise parmak uçlarında yükselerek yarışa katıldı. Koşuyu birincilikle tamamlayıp ipi göğüsleyen yarışmacı ise 10 bin Euro'luk hediye çeki ile Coca-Cola Light sponsorluğunda bir akşam yemeği kazandı.

Ancak yüksek topuklarla maraton koşmanın büyük risk taşıdığını belirten ortapedi uzmanları "Bu tür yarışmaların ardından bilek incinmesi ve kırılmalar meydana gelebilir. Bu şekilde sakatlanmadan koşabilmek için en az 1 yıl antrenman yapmak gerekir" dedi.

Büyüleyen güzellik...

İnsanoğlu, doğanın mucizevi tasarımları karşısında şaşkına düşüyor. İşte buna son örnek!

ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan "Antilop Kanyonu" doğal güzelliğiyle ziyaretçileri büyülüyor. Dünyanın en ünlü ve en çok ziyaret edilen kanyonlarından biri olan bu doğa harikası, kum fırtınalarının sebep olduğu erozyon sonucu meydana geldi.

Her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapan kanyon, özellikle kaya oluşumlarıyla fotoğrafçıların ilgisini çekiyor.

24 ayar altın tuvaleti bozduracaklar

Yükselen altın fiyatları, altın tuvaletin bir kısmının "bozdurulmasına" neden olabilir.

Hong Kong'a giden turistlerin mutlaka uğradığı ünlü altın tuvalet, yükselen altın fiyatları yüzünden 'bozdurulma' tehlikesiyle karşı karşıya.


Tuvaletin sahibi Hang Fung kuyumculuk şirketi, altın fiyatları yükselmeye devam edip ons (28,5 gr) fiyatı 1000 dolara, 24 ayar altın tuvaletin bir tonluk bölümünü paraya çevirmeye karar verdi.

Şirket, elde edilecek parayı Çin'de yeni şubeler açmak için kullanmayı planlıyor.

Mutluluk, doğuştan getiriliyor!

Bilimadamlarının yaptığı araştırma, genlerin mutluluk üzerinde ne kadar büyük bir etkide bulunduğunu ortaya koydu.

İngiltere'den Edinburgh Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü araştırmada, genlerin mutluluk üzerinde ne kadar büyük bir etkide bulunduğunu belirlemek için, tek ve çift yumurta ikizlerinden oluşan 900 kişiye yaşam tarzları ve kendilerini ne kadar mutlu hissettiklerine dair sorular soruldu.

Aynı genleri paylaşan tek yumurta ikizleri ve farklı genlere sahip olan çift yumurta ikizlerinin verdikleri cevapların kıyaslanması sonucunda, genlerin mutluluk üzerinde yüzde 50 oranında etkisi olduğu belirlendi. Diğer yüzde 50’lik oranı ise, yaşam tarzı, iş hayatı gibi dışsal faktörlerin oluşturduğu belirtildi.

Bu fotoğrafa dikkatli bakın!

Farkı fark edince çok şaşıracaksınız. Böyle kurnazlığa tilkilik denir.

İngilizler'in meşhur tilki avı yıllardan beri sürüyor. Hayvanseverler defalarca bunu engellemeye çalıştı. Avam Kamarası'ndan yasaklayıcı kararlar çıkarmaya uğraştı.

Ama sonunda çıkan karara bile aldıran olmadı. Tilki avı vazgeçilmez bir gelenek olarak devam etti. At sırtında avcılar, onlarca av köpekleriyle tilkileri avlamaya devam etti.

Ama bir av sırasında ortaya çıkan bu manzara herkese "vay tilki vay" dedirtti. Bu kurnazlık objektiflere işte böyle takıldı. Can derdine düşen tilki, av köpeklerinin arasına karışınca, paçayı kurtardı.

Thursday, 6 March 2008

İlk çevreci otomobil

Dünyanın tamamı çevreci olan ilk spor otomobili üretildi. 90 mp hız yapabilen otomobilin karbon emisyonu sıfır. Yani çevreyi hiç kirletmiyor.

Geneva motor Show’da gösterilen dünyanın ilk tamamı çevreci otomobili tamamen 21. yözyılın teknolojisine uygun olarak yapıldı. Hidrojen yakıtı kullanan otomobilden çevreye zararlı hiç gaz çıkmıyor. Ayrıca kaporta ve kullanılan mazemeler de tamamen çevreye duyarlı ürünlerden seçildi.

LifeCar adı verilen otomobilin üretilmesinde İngiltere hükümetinin de desteği oldu. Ancak piyasa şartlarında bu otomobilin ticari olarak kalıcı yer bulup bulamayacağı tartışma konusu. Çünkü spor bir otomobilden beklenen hız ve gösteriş yok. Otomobilden çıkan tek kirli şey elektrik üretimi için motorda kullanılan su. Bu teknolojiye ise sadece BMW, Ford ve General Motors sahip.

İspanya'nın 'deli'si çok feci!

Eurovision Şarkı Yarışmasına bu yıl İspanya'dan, Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero ve ana muhalefet lideri Mariano Rajoy'un adlarının kullanıldığı şarkının katılması bekleniyor.

Komedyen Rodolfo Chikilicuatre'nin 9 Mart'ta yapılacak genel seçimlerle bağlantılı olarak siyasi hiciv içeren "Baila el Chiki Chiki" (Çiki çiki dans et) şarkısı, Eurovision'un İspanya elemelerinde en şanslı parça haline geldi.

La Sexta televizyonunda yayınlanan "Buenafuente" adlı talk show programında komedi skeçleri yapan Chilikicuatre'nin şarkısı, büyük olasılıkla, 24 Mayıs'ta Belgrad'da düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışmasında İspanya adına yarışacak.

Şarkıda ilk olarak doğrudan iki liderin soyadlarını kullanan komedyen, daha sonra ön adları kullanmayı tercih etti.

Komedyen, geçen aylarda İspanya ile Venezuela arasında krize neden olan Kral Juan Carlos'un Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'e söylediği "Kes sesini!" sözüne de, Carlos ve Chavez'in adlarını kullanarak yer veriyor.

İŞTE O ŞARKI:


Benim de bir fidanım olacak

Makedonya tarihindeki en kitlevi etkinliğe sadece 7 gün kaldı. 12 Martta ülkenin genelinde her vatandaş için ülkenin ormanlık alanlarına 57 noktada toplam iki milyon fidan dikilecek. Ağaçlandırmanın ana etkinliği, "Ağacın Günü - Geleceğinizi Ekin" sloganı altında, 3 ila 8 bin hektarlık alanlarda yapılacak. Etkinliğe 30 belediye başkanın yanı sıra 200 bin vatandaşın katılması bekleniyor. Vatandaşlara 9 bin kişilik uzman ekip yardımcı olacak.

UNESCO Barış elçisi Makedon opera sanatçısı Boris Trajanov yangınlar yüzünden ormanlık alanlarında ciddi kayba uğrayan Makedonya'yı yeniden ağaçlandırma amaçlı bir girişime önderlik ediyor. Trayanov, 2 milyon ağaç dikme amaçlı bir girişimi, etnik mensubiyeti ve siyasi görüşü fark etmeden tüm vatandaşların olumlu bir şekilde karşıladıklarını vurguladı.

Etkinliğin vatandaşlar arasında birleşme ve birbirine saygı gösterme anlayışlarını güçlendireceğini belirten Trayanov, “etkinlikle NATO zirvesi öncesi siyasi partiler arasında aslında diyaloğun olduğunu ve işbirliğinin yapıldığını gözterecek. Ayrıca, Makedonya’ya yeni bir ışık getirecek” şeklinde konuştu.

Bakanlar kurulu etkinliğin daha başarılı gerçekleşmesi ve katılımn artması için 12 Mart tarihini tatil günü olarak ilan etti.

Geçen yaz çıkan orman yangınlarda ülkemizde yaklaşık 35 bin hektarlık orman yok oldu.

İkramiye sanıyorsanız

Loto ya da piyango ikramiyesi sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Bu parayla bir pazar filesi ancak doluyor.

Kilo işi para. Çuval dolusu para. Zenginlik gibi görünüyor ama acı bir gerçek var. Bu parayla çarşı pazar filesini ancak doldurabiliyor. Çünkü burası Zimbabve. Afrika'nın en fakir ülkelerinden biri. Ekonominin durumunu anlamak için 100 doların karşılığı olan Zimbabve parasına bakmak yeterli. Paranın basıldığı kağıda yazık.

Enflasyon yüzde 100 bin 500 olarak ifade ediliyor. 1 ABD doları 25 milyon Zimbabve doları. Bu parayla ancak bir kutu Cola alınıyor. En küçük banknot 100 binlik. 100 ADB doları ise 20 kilo Zimbabve dolarına denk geliyor.

Rus zenginleri bununla hava atıyor

Jeepleri, Hummer’ları unutun. İşte havalı görünmek için Rus zenginlerinin yeni gözdesi: Lüks zırhlı.

Rus zenginlerini Jeepler, Hummerlar kesmedi. Araçlarının birbirnden havalı olmasından büyük zevk alan bu yeni zenginler, artık alışılmışın dışında “modeller” deniyor.

Son model lüks arabaları bile artık “sıradan” gördükleri için, son yıllarda Hummerların peşine düşen Rus zenginler artık bununla da yetinmiyor. Şimdilerde moda “lüks zırhlılar”. Fiyatı 300 bin dolardan başlıyor. İç donanımına ve aksesuarlarına göre fiyat artıyor.

Özellikle sert kış şartlarında kar, fırtına demeden giden “lüks zırhlılar”la aynı zamanda nehirlerden de geçip gitmek mümkük. Çünkü bunlar amfibi tipi araçlar.

V85.5 dizel motora sahip “lüks zırhlıların”, görünürde dört tekerlekleri var. Ama gizli bir dört teker daha var. Böylelikle en kötü yollarda, en kötü arazide bile, bir düğmeye basarak sekiz tekerlek gücüyle engelleri kolayca aşabiliyor.

Konfor amaçlı ise her türlü yüksek teknoloji donanımına sahip: GPS, TV sistemi, DVD’si, Navigasyon sistemi, sonar ve gece görüşü mevcut. Daha bitmedi… Mini-barı, buzdolabı, deri kaplama koltukları da tamam. Bu araçlara Moskova trafiği onay verdi.

“Lüks zırhlıları” en çok kayak merkezlerinin etrafında görmek mümkün. Ama gece klüpleri ile casinoların otoparklarında da artık sayıları giderek artıyor. İşte yeni Rus zenginler böyle hava atıyor.

Bir Arap işadamı için Türkiye’de üretilen yatta yok yok. 'Nourah of Riyad' (Riyad'ın Işığı) adlı yatın Nisan ayında denize indirilmesi, Haziran ayında da gizemli Arap işadamına teslim edilmesi planlanıyor.

50 milyon euroya mal olan yatta 6 misafir, 1 VIP kamarası, kral dairesi, sinema ve 20 kişilik yemek salonu, ana salon, 10 mürettebat, 1 kaptan kamarası bulunuyor.

HELİKOPTER PİSTİ BİLE VAR

Biri insan, diğeri yük için 2 asansörün olduğu yatın arka kısmında helikopter pisti de mevcut. 2 koridorun bulunduğu ve pencereleri kırılmaz camdan yapılan yatta çok sayıda detay gizli. Koridorlardan biri 2 kral dairesinin yer aldığı, giriş kısmında asansör olan bölüme çıkıyor. Diğer koridor ise yat personelinin servis yapması ve konuklar için tasarlanmış. Seyir feneri, "Şekli bozuyor" diyen yatın sahibinin isteği üzerine teleskokopik olarak düzenlenmiş.

Timsah dehşet saçtı !

Avustralya'da balıkçılık yapan İsrailli Novon Mashiah, az kalsın dev bir timsaha yem oluyordu. Nehirde suyun içinde 4 metrelik bir timsah gören 27 yaşındaki balıkçı, anı olsun diye fotoğraf çekmek istedi.

Ancak suyun içinden aniden fırlayan timsahtan kılpayı kurtuldu. Talihli adam, "Suyun içinde sakince süzülüyordu. Birdenbire fırladı. Canımı zor kurtardım. Korkudan uzun süre titredim" açıklamasını yaptı.

Komik polisler

Dünyanın dört bir yanında polis deyince akla hiç böylesi gelmiyor. Ama onlar da komik olabiliyor.

Çin'den Amerika'ya, İtalya'dan Almanya'ya, polis deyince akla hep ciddi, biraz da korkutucu durumlar geliyor. Polis imajı her yerde böyle Ama bazı durumlarda onlar da komik olabiliyormuş. İşte kanıtı:

Beyin okuma makinesi

Bilim adamları, beyin faaliyetlerini tarayarak zihnindeki imgeleri okuyabilecek bilgisayar tekniği geliştirdi. Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğuruyor.

Bu büyük buluş, ABD’li bilimadamlarının, hastanelerde teşhis sürecinde sıkça kullanılan MRI yani manyetik çözünürlük görüntüleme tekniğiyle, bir dizi siyah beyaz fotoğraf gösterdikleri deneklerin beyinlerini incelemeleri sonucunda geldi.

Uzmanlar, daha sonra bir bilgisayar yoluyla yaptıkları her 10 tahminden 9’unda, deneğin ne tür bir imgeye odaklandığını tespit etmeyi başardılar.

Araştırma, gelecekte insanların hayalleri ya da anılarını görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi ihtimalini doğurdu.

Bu kasabada ölmek yasak

Mezarlıkta yer kalmadı. Çaresiz kalan belediye başkanı ne yapacağını şaşırdı. Bakın halkı nasıl tehdit etti?

Fransa'nın güneybatısında küçük bir köyün belediye başkanı, köyün mezarlığında yer kalmadığı için ahaliye, "ölmeyin, ölenler sertçe cezalandırılacak" tehdidinde bulundu.

260 nüfuslu Sarpourenx köyünün belediye başkanı Gerard Lalanne, "mezarlıkta herkese yer kalmadığı için Sarpourenx'da gömülmek isteyenlerin ölmelerinin yasaklandığını" bildirdi.

Lalanne, yasağa uyulmaması durumunda suçluların sert bir biçimde cezalandırılacağını" kaydetti.

Lalanne, idare mahkemesinin, yandaki özel arazinin mezarlığa dahil edilmesini haksız bulması üzerine böyle bir yasaklayıcı karar almak zorunda kaldığını söyledi.

Bu ay yapılacak yerel seçimlerde 7. kez belediye başkanlığını elde etmeye çalışacak olan 70 yaşındaki Lalanne, konunun ciddiyetine ilişkin olarak da, "Bu, bazıları için komik bir olay olabilir ama benim için değil" dedi.

Boyuna bakıp aldanmayın, her ne kadar dünyanın en küçük silahı olsa da, bu minik revolver büyükleri kadar öldürücü. İsveçli SwissMiniGun şirketi tarafından koleksiyon meraklıları için üretilen bu tabanca sadece 5.5 cm. boyunda.

Ancak gerçek kurşunla dolduruluyor ve ateşlendiğinde 112 metrelik menzil içindeki hedefleri rahatlıkla vurabiliyor. Paslanmaz çelikten üretilen standart modellerin 3 bin sterline satıldığını belirten firma yetkilileri, "Talebe göre altın kaplama ya da pırlanta işlemeli olduğunda fiyatı 30 bin sterline kadar çıkabiliyor" diyor.

Patlayıcı ve silah uzmanı Jonathan Spencer ise, "Silahın kendisi ve mermileri küçük de olsa, insan derisini delebilecek güçte. Bu nedenle öldürücü silahlar kategorisinde değerlendirilerek sadece ruhsat sahiplerine satılıyor" diye konuştu. 3 yıl önce üretime başlayan firma, şimdiye kadar sadece 300 adet üretim yaptı. Silahlara en çok talep Doğu Avrupa ve Ortadoğu'dan geliyor.

Wednesday, 5 March 2008

Kanserli tavukları için 483 kilometre teptiler

İngiltere’de yaşayan çiftçi karı-koca, kansere yakalanan tek bacaklı tavuklarının tedavisi için binlerce sterlin harcadı. ‘Eve’ adlı tavuklarını Avrupa’nın en büyük kanserli hayvanlar tedavi merkezine götüren Chris-Elaine Denny çifti, 483 kilometre yolculuk yaptı.

Çocukları gibi gördükleri tavuklarının başından bir an olsun ayrılmayan Elaine, “Onun kaç ayağının olduğu önemli değil. Önemli olan iyileşmesi.

Bunu diğer 15 tavuğumuz için de yapardık ama Eve bizim için gerçekten çok özel” dedi.

101 yaşında maraton koşacak

İngiltere'de 101 yaşındaki bir adam, Londra maratonunu tamamlayarak, dünyanın en yaşlı maraton yarışçısı olmayı hedefliyor.

Orduda beden eğitimi hocalığı yapmış olan Buster Martin, halen haftanın üç günü bir tesisatçılık firmasında çalışıyor.

Martin, geri kalan vaktinde de 13 Nisan'da yapılacak maratona hazırlanıyor.

"İlle de yarışı kazanması gerekmediğini, ancak kazanırsa hiç de fena olmayacağını" söyleyen Martin, "Yarışı kazanırsa bunu bir bardak bira ve sigara içerek kutlamayı" düşünüyor.

İki yıl emeklilikten sonra sıkıldığı için 99 yaşında yeniden çalışmaya başlayan Martin 17 çocuk sahibi.

Fransız ‘örümcek adam’ Brezilya’dan kovuldu

Dünyanın en yüksek binalarına çıplak elle tırmanan “Örümcek Adam” lakaplı Fransız Alain Robert, Brezilya’nın Sao Paulo kentinin en yüksek binalarından birine tırmandıktan sonra polis tarafından Fransa uçağına bindirildi.

Brezilya’nın ekonomik başkentinin en yüksek gökdelenlerinden İtalia’ya tırmandığı için ilk olarak 24 Şubat, ikinci kez tırmandığı için de 27 Şubatta gözaltına alınan 46 yaşındaki Robert’ten, geçen cuma ülkeyi 8 gün içinde terk etmesi istenmişti.

Gökdelenlere 1994’ten bu yana çıplak elle tırmanmakta uzmanlaşan çılgın Fransız, 151 metre yüksekliğindeki İtalia gökdelenine ilk olarak 24 Şubatta tırmanma girişiminde bulunmuş, tam zirveye ulaşacakken gece bekçileri ayak bileklerinden yakalayarak, onu vazgeçmeye zorlamışlardı. Karakola götürülen “örümcek adam” bir süre sonra serbest bırakılmıştı.

1996’da da tırmanma girişiminde bulunduğu binaya tırmanışının engellenmesinden büyük üzüntü duyduğunu ve bunu mutlaka başarmak üzere geri döneceğini söyleyen Alain Robert, 27 Şubatta başladığı ikinci denemesinde Sao Paulo’nun merkezindeki gökdelene bir saatten biraz fazla bir sürede tırmanmayı başardı.

Fransız “Örümcek Adam”ın çıplak elle tırmandığı yüzlerce bina arasında, San Francisco’daki ünlü Golde Gate köprüsü ve 508 metreyle dünyanın en uzun binası Tayvan’daki Taipei 101 bulunuyor.
Alain Robert kendi web sitesinde, 1982’de geçirdiği iki kazanın izlerini taşıdığını ve özellikle kalıcı baş dönmesinden mustarip olduğunu belirtiyor.

Dünyanın en küçük annesi !

ABD’de bir kız çocuğu dünyaya getiren 71 santim boyundaki kadın, dünyanın en kısa boylu annesi oldu. Daily Telegraph’ın haberine göre, Stacy Herald adlı 33 yaşındaki kadının Makya adını verdiği bebeğinin boyu ise 46 santim.

Doktorlarının, gebe kalmasının iç organlarını sıkıştırarak ölümünes ebebiyet verebileceğini söylemelerine karşın, Stacy Herald’ın doğum yapmakta ısrar ettiği belirtildi.

Yaşamı boyunca kendisine çocuk sahibi olamayacağının söylendiğini anlatan Stacy Herald, hamileliği sırasında yatağa uzandığında tıpkı bir salyangoza ya da "kol ve bacakları olan bir patatese" benzediğini söyledi. Stacey, "O hale geldim ki ayaklarımı görmeniz imkansızdı" diye konuştu.

Kentucky’de yaşayan Stacey’nin dünyanın en "küçük" annesi olup olmadığı kesin olarak saptanırsa, Guinness Rekorlar Kitabına girecek.

Balık istifi hayatlar

Yer Hong Kong. Yer yok, nüfus kalabalık. Binalar büyük ama daireler küçük.
İşte fotoğraflar...

Tuesday, 4 March 2008

Makedonya'da iki milyon ağaç dikilecek

UNESCO Barış Sanatçısı Boris Trajanov, yangınlar yüzünden ormanlık alanlarında ciddi kayba uğrayan Makedonya'yı yeniden ağaçlandırma amaçlı bir girişime önderlik ediyor.

Makedon opera sanatçısı Boris Trajanov, Makedonya'daki her vatandaş için ülkenin dağlarına 2 milyon ağaç dikme amaçlı bir girişim başlattı. Bu yılın başlarında, geçen yaz meydana gelen büyük orman yangınında büyük zarar gören Üsküp yakınlarındaki Breznica'da yaklaşık 200 fidan dikildi.

UNESCO Barış Sanatçısı Trajanov, "Yaşam dikerek dünyayı avuçlarınızda hissetmek büyük bir haz veriyor." dedi.

Trajanov, tekrar Makedonya'nın yüzölçümüne göre Balkanlar'ın en ormanlık ülkesi olduğunu görmek istiyor. Sanatçı, kampanya süresince halka iklim değişimleriyle nasıl başa çıkılacağına dair örnekler verileceğini de sözlerine ekledi.

Ağaçlandırmanın ana etkinliği, 12 Mart'ta "Ağacın Günü - Geleceğinizi Ekin" sloganı altında 25 noktada gerçekleştirilecek. Trajanov halkı etkinliklere katılmaya davet etti.

Geçen yaz çıkan yangınlarda yaklaşık 35 bin hektarlık orman yok oldu. Üsküp'teki Orman Fakültesi'nin dekanı Kole Vasilevski, orman yangınlarının en büyük zararı biyolojik çeşitliliğe verdiğini söylüyor. Tahminlerine göre, zarar gören ekosistemlerin eski haline gelmesi 50 ila 100 yıl alabilir.

"Uçan adam" bilimi kilitledi

Bilim dünyası, havada asılı durabilen insanları inceledi. Gerçek olduğunu gördü ama nasıl olduğunu açıklayamadı.

Bilim dünyası şu sıralar 'levitasyon' ya da havada asılı durabilen insanları inceliyor. Tarih boyunca bu tür olayların yaşandığı biliniyor. Mitolojide uçmak tanrılara özgü bir yetenek sayılıyordu. Ancak çok az sayıda da olsa bazı insanların da uçabildiğinden söz ediliyor. Örneğin Hindu Brahmanlar, Yogiler, Hint fakirler, Saint Hermitler...

Hinduların Sanskrit yazılarında 'havada asılı durmanın yöntemleri' tek tek rehber halinde yer alıyor. Hint tarihi belgeleri, yerden 90 santim yükseklikte havada durabilen ustaların örnekleriyle dolu.

M.Ö 527'de Zen Budizminin kurucusu Bodhidharama'nın Tibet'teki Şaolin Manastırı'nı ziyaret edip, buradaki Budist rahiplere 'levitasyon sanatını' nasıl öğrettiği birçok tarihi belgede yer alıyor. Dahası günümüzde bile Hindistan'da ve Tibet'te 'havada durabilen' insanlar hiç de az değil.

Avrupa'da ise bilinen ilk 'levitasyon ustası' bir rahibe olan Azize Theresa. Onun 'uçuşuyla' ilgili belgeler 1565 yılından kalma ve bu deneyimi 230 kişinin gözleri önünde yaşadığı anlatılıyor.

Ancak asıl önemlisi günümüze 'uçan adam' olarak anılan Amerikalı Chris Angel olayı.

Chris Angel; David Coperfield ya da David Blaine gibi bir sihirbaz değil. Ama uçabiliyor. Ya da havada asılı durabiliyor. Tam bir 'levitasyon' ustası. Bilim adamları onun bu 'uçuşlarını' tekrar tekrar izlediler. "Gerçek mi?" sorusuna "Gerçek" dediler. Buna getirebildikleri açıklama ise beyin enerjisi ile yaratılan bir çeşit yerkeçimsiz ortam sayesinde 'havada asılı durmanın' mümkün olabileceği yönünde... Ancak bu beyinsel enerjinin nasıl oluşturulabildiği sorusu bir cevap bulamadı.



Süper-iletkenlerle yapılan bir deney sonucunda bir insanın bir süper-iletken üzerinde durduğu zaman yerden 5 santim kadar yükselebildiğini gösterdi. Ancak süperiletken kullanmadan 'uçabilen' insanların sırrı hala çözülemedi.

Mermi tren diye bilinen Japonların ve Fransızların süper-hızlı trenleri de "manyetik levitasyon" denilen teknoloji ile saatte 350 km hızı aşabiliyor. Süper-iletkenler sayesinde bu trenler seyir halindeyken raylara deymeden gidiyor. Ancak bu şekilde bu yüksek hızlara ulaşabiliyorlar.

Bu otel tam 24 ayar altından!

Bu otelde banyo armatürlerinden çatal bıçağa kadar herşey 24 ayar altın kaplama. Banyo armatürleri, çatal bıçak, tabaklar 24 ayar altın kaplama. İşte dün açılan New York’un yeni lüks simgesi.

Bir asır once açılışı yapılan New York'taki The Plaza Oteli iki yıl aradan sonra kapılarını yeniden açtı. 400 milyon dolara mal olan 2 yıllık yenileme çalışmalarından sonra otel, lüksün sınırlarını zorluyor. Banyoları altın kaplama armtürlerle donatılmış. Otelin genel Müdürü Shane Krige kaplamaların 24 ayar altın olduğunu övünerek açıkladı.

Dahası restoranın da VIP bölümünde kaşık, çatal, bıçak ve tabakların süslemeleri de 24 ayar altın kaplama. 282 odalı otel New York’un en lüks oteli unvanını aldı bile.

Tek sorun, hatıra olarak havlu alan turistlerin altın kaplama bıçak, çatal alma ihtimalleri. Ancak otel yöneticileri bu konuda da rahat. Çünkü hatıra olarak alınanların üzerinde otelin ablemi olacağından bunu bile reklam sayıyorlar.

İsim müzakereleri hız kazandı

Birleşmiş Milletler’in Makedonya özel temsilcisi Metyu Nimic’, yarın Üsküp’e gelerek devletin üst düzey yetkilileri ile görüşmesi bekleniyor. Arabulucu Nimits’in Makedonya ziyareti, Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorununun çözüme kavuşması doğrultusunda başlatılan geniş operasyonun bir bölümünü oluşturmaktadır.

İsim sorunu operasyonu doğrudan doğruya ABD, özellikle Nimits ve Dışişeri bakanlığını arasında yapılan koordinasyonla yürütülmektedir. Görüşme öncesinde ABD Atina Büyükelçisi dün akşam Yunanistan diplomasi şefi Dora Bakoyani ile bir araya gelmiş. Resmi kaynaklara göre NATO Genel Sekreteri YapDe Hop Şeferin Atina ziyaretinin bir kaç saat öncesinde gerçekleşmiş. Ana konuyu Nisan ayında düzenlenecek NATO zirvesinin hazırlıkları oluşturmuş.

Yunanistan kaynakları ise görüşmelerde Yunanistan’ın Makedonya ismi konusundaki katı tutumunun yumuşatması imkanları masaya yatırılmış. Aynı kaynaklar Üsküp ziyareti öncesi Metyu Nimitsin Yunanistanda da temaslarda buluması ihtimallerinin de olduğunu belirtmektedir.

Teklifin zamanlaması, Bükreş'te yapılacak NATO zirvesi ışığında önemli görülüyor. Gerçekten de Nimetz, iki hükümetten Nisan başında yapılacak zirve öncesinde bir yanıt istedi. Makedonya üyelik daveti almayı beklemesine karşın, Yunanistan bu anlaşmazlık çözülmediği takdirde Makedonya'nın hem NATO hem de AB'ye üyeliğini engellemekle tehdit etti.

İranlı kocaya tuhaf ceza

İran'da bir kadın "çok cimri" olduğu için kocasına dava açtı, kocaya 124 bin kırmızı gül alma cezası verildi. Hengame adlı kadın, İtimad gazetesine yaptığı açıklamada, 10 yıllık evliliğin ardından "çok cimri olan kocasını cezalandırmak istediğini" belirtti.

"On yıl önce evlendik, ancak evliliğin üzerinden çok kısa zaman geçmişti ki Şahin'in cimri olduğunun farkına vardım. Lokantaya gittiğimizde benim kahvemi bile ödemiyor" diyen Hengame, mahkemeden çeyiz bedeli olan 124 bin kırmızı gül talebinde bulundu.

Günde sadece 5 gül alabileceğini söyleyen Şahin ise mahkemede, "Bunu kafasına milyarder arkadaşları soktu" diye yakındı. Mahkeme, yaklaşık 200 bin dolar değerindeki 124 bin gülün tamamı alınana dek Şahin'in 64 bin dolarlık evine el koydu.

İran yasalarına göre evlilik sırasında kadın çeyiz bedelini isteyebiliyor, kocaysa karısının getirdiği çeyizin bedelini vermekle yükümlü. Son yıllarda İranlı kadınlar, evlilik sözleşmesinde astronomik miktarlarda çeyiz bedeli istiyor.

Aşkım, tam arkanda balina var!

Pasifik Okyanusunda kız arkadaşınızla bir kano gezintisi yaparken tam arkanızdan devasal boyutlarda bir balina fırlasa kalp krizi geçirmeniz kaç saniye sürerdi?

Bu çiftin başına gelenler ve şahit oldukları bu muazzam gösteri herhalde kimsenin daha önce başına gelmemiştir. Sakin bir şekilde kanoyla gezerken yanlışlıkla balinaların doğum yaptıkları yere gelen çift, bir anne balinanın bebeğini korumak için ortaya çıkmasıyla şoka uğradı.

Çift bu olayda zarar görmedi ama unutulmaz bir gün yaşadıkları kesin.

Sunday, 2 March 2008

O bir papağan!

Kolombiya polisi, düzenlediği baskında, yasadışı tüccarlar tarafından kötü şartlarda tutulan yaklaşık 50 hayvanı kurtardı.

Kolombiya polisi, başkent Bogota’da düzenlediği baskında, yasadışı tüccarlar tarafından kötü şartlarda tutulan yaklaşık 50 hayvanı kurtardı.

Çoğu "türü tehlikede olan canlılar" listesinde bulunan ve fahiş fiyatlara "evcil hayvan" olarak satılmak istenen "rehineler" arasındaki bu bebek ilgi çekti.

Geçici bir barınağa yerleştirilen bu bebek, aslında bir papağan. Bronceado diye bilinen "Brotogeri Jugulari" cinsi bebek papağan, veterinerin şefkatli ellerine teslim edildi.

Bebeğini bir cep telefonuna sattı!

İtalya'nın Reggio Calabria bölgesinde yaşayan bir anne yeni doğan bebeğini bir cep telefonu karşılığında sattı. İtalya'nın Reggio Calabria bölgesinde yaşayan 27 yaşındaki kadın olay ortaya çıktıktan sonra tutuklandı.

İtalyan kadının daha altı aylık hamileyken bebeğini bir kaç bin euro ve bir cep telefonu karşılığında sattığı ortaya çıktı.

Anne ile birlikte satışa aracı olan başka bir kadın daha tutuklandı. Doğumu gerçekleştiren doktor olaya karıştığı gerekçesiyle ev hapsine alındı.

27 yaşındaki kadının maddi durumunun iyi olduğu ve herhangi bir finansal sorununun olmadığı belirtildi.

Dünyanın en pahalı evi

İçinde yeraltı havuzu bulunan dünyanın en pahalı evini ünlü bir işkadını satın aldı.

Dünyanın en zengin adamlarından Hintli çelik devi Lakshmi Mittal’in Londra'nın Kensington Sarayı yakınlarındaki lüks villasını Ukraynalı işkadını Elena Franchuk satın aldı.

İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, Mittal’in 133 milyon dolara alıp 160 milyon dolara sattığı Victorian tarzı villa, bu astronomik bedelle dünyanın en pahalı evi unvanını kazandı.

Nisan ayına kadar tadilatta kalacak olan evin yeni sahibi Elena Franchuk, İngiliz pop yıldızı Elton John’ın da yakın dostu. Ukrayna’nın eski devlet başkanlarından Leonid Kuchma’nın kızı ve oligarklardan ünlü sanayici Viktor Pinchuk’ın eşi olan Elena Franchuk, HIV ve AIDS’e karşı verilen savaşın en büyük maddi destekçilerinden birisi.

Putin farelere emanet

Putin'i 3 bin 200 beyaz, dişi fare koruyacak. Farelerin alımı için ihale açıldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i korumakla görevli Federal Güvenlik Servisi, 3 bin 200 fare alımı için ihale açtı. Hükümetin resmi internet sitesindeki duyuruda, Federal Güvenlik Servisi'ne "16-18 gram arasında 3 bin 200 beyaz, dişi laboratuvar faresi" alınacağı belirtildi.

Duyuruda farelerin hangi maksatla kullanılacağına dair bir bilgi yer almadı. Kremlin sözcüsü, güvenlik servisinin bu kadar çok sayıda fare ile ne yapacağını bilmediğini söylerken, Komsomolskaya Pravda gazetesi, farelerin üst düzey yetkililerin yemeklerinde zehir olup olmadığını kontrol etmek için kullanılabileceğini yazdı.

Yüzyılın yalanı zengin etti

Hitler'in soykırımından kaçarken kurtlar tarafından kurtarıldığı yalanını uydurdu, milyoner oldu. 8 yaşında Hitler'in soykırımından kaçarken kurtlar tarafından kurtarıldığını anlatan Misha yalancı çıktı. Gerçeği itiraf eden kadın, bu anıyı yazdığı kitaptan 27 milyon dolar kazanmıştı.


Belçika'da 1941 yılında Yahudi soykırımından kurtulmak için ormana kaçtığını ve 3 bin kilometre yürüdükten sonra kurtlar tarafından kurtarıldığını söyleyen 71 yaşındaki Misha Defonseca, hikayesinin gerçek olmadığını itiraf etti.

Gerçekleri Le Soir gazetesine anlatan Defonseca'nın, Yahudi bile olmadığı ortaya çıktı. Misha'nın 18 dile çevrilen "Misha: "Bir Holocaust Hatırası" adlı otobiyografi kitabı, kadına 27 milyon dolar kazandırmış, hayatını anlatan film de 6 milyon kişi tarafından izlenmişti.

Saturday, 1 March 2008

Köpek balığına 3 saat direndiler

İngiltere'de 3 arkadaşın tekneleriyle denize açılması az daha faciayla sonuçlanıyordu. 30 saat boyunca denizin ortasında kalan balıkçılar etraflarında dolaşan köpekbalıklarına yem olmadan kurtarıldı.

Galler'in güneyindeki Barrier Boğazı’nda tekneleri batan üç arkadaş yanlarında bulundurdukları kafese tutunarak 30 saatlik mücadelenin ardından kurtarıldılar.

Balıkçılardan John Jarrett kurtarıldıktan sonra hastanede yaptığı açıklamada olayın korku filmi gibi olduğunu belirterek hayatta kalmalarını mucize olarak niteledi. Suda kafese tutunduğunu ve köpek balıklarının etrafında yüzdüğünü söyleyen Jarret helikopterin ilk önce üzerinden geçtiğini fakat kendisini görmediğini belirtti.

Açık denizde ne tarafa kaçacağını bilemediğini ifade eden Jarret, 30 saat boyunca mücadele ettikten sonra helikopterlerin kendisini ve arkadaşlarını fark ettiğini ve kurtarma ekipleri tarafından vinçle yukarı çekildiklerini anlattı. Hastane yetkilileri Jerret'ın kollarında ve bacaklarında bazı yaralar olduğunu açıkladı.

Kızgın boğalardan böyle kaçtılar

Kosta Rika'daki boğa güreşlerinde yine heyecan dolu dakikalar yaşandı. Kosta Rika'nın başkenti San Jose'de her yıl geleneksel olarak düzenlenen boğa güreşi festivalinde önceki gün, kızgın boğanın önünden kaçmaya çalışan festival katılımcıları çareyi kendilerini arenanın kenarında bulunan bariyerlerin arkasına atmakta buldu. Bir hafta boyunca sürecek bu yılki festivale 250'den fazla boğanın katıldığı belirtildi.

Yenilebilir, altın tozlu çikolatalar

Yenilebilir altın tozlu çikolatalar Avrupa ve ABD’den sonra şimdi de Türkiye’de! Altın tozlu çikolata, ikili kutuda olursa 85 YTL, sekizli kutuda olursa 249 YTL ödüyorsunuz. Çikolata sevmiyorsanız lolipop da var. Peki Türkiye’de hangi ünlüler bu fiyatı tuzlu, kendisi şekerli ürünlerin siparişini veriyor.

Altın tozuna batırılmış lolipopun fiyatı ise 60 YTL. Çikolata ve şekerle aranız yoksa yemeklerinize tuz yerine altın tozu da serpebilirsiniz.

Seçenek bol, keyif sizin!

Peki kim yiyor altın tozuna batırılmış şekerlemeleri? Tabii ki parası olan! Mesela yurt dışındaki en iyi müşterilerin George Clooney, Cameron Diaz, Charlize Theron, Angelina Jolie ve Jennifer Aniston olduğu söyleniyor.

Türkiye’de de sosyetenin bunu sardırdığı belirtiliyor. Germiyanlıgil Ailesi’nin, Ayşe Polat’ın, Serdar Bilgili’nin ve Ajda Pekkan’ın yemeklerine altın tozu kattıkları iddia ediliyor.

Haberin dip notu ise ilginç; altının antioksidan özelliği varmış, toksinleri atmaya yardımcı oluyormuş!

Hırsızlar baltayı taşa vurdu

Barı soymaya kalkıyan iki hırsız neye uğradığını şaşırdı. Yanlış yere girdikleri anlamışlardı ama iş işten geçmişti.

Avustralya’da bir barı soymaya çalışan hırsızlar, barda eğlenen 50 kişilik motosiklet grubunu fark etmedi... Küçük çete soygun sırasında motokisletçileri görünce neye uğradıklarını şaşırdı. İçlerinden biri polis gelmeden hastanelik olmuştu bile.

Soygunculardan biri motorcuların elinden kaçmayı başardı, ancak polis tarafından yakalandı. Arka kapıdan sıvışmaya çalışan diğer soyguncu ise motorculara yakalandı ve fena bir dayak yedikten sonra hastanelik oldu. Motorcular, olay yerine gelen polisin durumdan son derece memnun olduğunu belirterek, soyguncuların bu kadar “aptal” olabildiğine inanamadıklarını ifade etti.

275 milyon dolar dert oldu!

Mega Milyon Dolarlık loto çekilişi 275 milyon dolar verdi. İkramiyeyi kazanan çift parayla ne yapacağını bilmiyor.

Mega Milyon çekilişi ABD’de yapıldı. Tam 275 milyon dolarlık ikramiyenin sahibi belli oldu. Georgia eyaletinin Portal kentinde yaşayan Tonya ve Robert Harris ortaya çıkıp, bol sıfırlı çeki aldı.

Çift, bu kadar parayla ne yapacakları sorusunu ise cevapsız bıraktı. “Çünkü biz de ne yapacağımızı bilmiyoruz” diyen Tonya Harris yine de “iyilik meleği” gibi davranacağını söyledi.